Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

mugremûne

  Vâkı’a / 66 -

 Diyanet İşleri = “Muhakkak biz çok ziyandayız!”

mugremûne

  Vâkı’a / 66 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Gerçekten de biz derdiniz, ziyan ettik.

mugremûne

  Vâkı’a / 66 -

 Abdullah Parlıyan = Eyvah, borç altında kalıp mahvolduk!

mugremûne

  Vâkı’a / 66 -

 Adem Uğur = Doğrusu borç altına girdik.

mugremûne

  Vâkı’a / 66 -

 Ahmed Hulusi = "Muhakkak ki ziyandayız!"

mugremûne

  Vâkı’a / 66 -

 Ahmet Tekin = 'Doğrusu, borç altına girdik, zarardayız.'

mugremûne

  Vâkı’a / 66 -

 Ahmet Varol = (Derdiniz ki): 'Doğrusu biz ağır borca sokulduk. [3]

mugremûne

  Vâkı’a / 66 -

 Ali Bulaç = (Şöyle de sızlanırdınız:) "Doğrusu biz, ağır bir borç altına girip zorlandık."

mugremûne

  Vâkı’a / 66 -

 Ali Fikri Yavuz = “-Doğrusu biz çok ziyandayız.

mugremûne

  Vâkı’a / 66 -

 Ali Ünal = “Eyvah,” derdiniz, “emeklerimiz boşa gitti.

mugremûne

  Vâkı’a / 66 -

 Bayraktar Bayraklı = (63-67) Düşündünüz mü ektiklerinizi? Siz mi onları ekin haline getiriyorsunuz yoksa biz mi? Dileseydik, onu kuru bir çöp yapardık da şaşar kalırdınız. “Doğrusu borç altına girdik, daha doğrusu biz yoksul kaldık” derdiniz.

mugremûne

  Vâkı’a / 66 -

 Bekir Sadak = (65-67) Dilersek Biz onu cercop yapariz, sasar kalirsiniz da soyle dersiniz: «Dogrusu borc altina girdik, hatta yoksun kaldik".

mugremûne

  Vâkı’a / 66 -

 Celal Yıldırım = (66-67) Ve «doğrusu borç altına girdik, hattâ büsbütün mahrum kaldık» (dersiniz).

mugremûne

  Vâkı’a / 66 -

 Cemal Külünkoğlu = (65-67) Dileseydik, onu kuru bir çöp yapardık da şaşkınlık içinde (şöyle) geveleyip dururdunuz: “Muhakkak biz çok ziyandayız (emeklerimiz boşa gitti). Hatta büsbütün yoksun bırakıldık!”

mugremûne

  Vâkı’a / 66 -

 Diyanet İşleri (eski) = (65-67) Dilersek Biz onu çerçöp yaparız, şaşar kalırsınız; 'Doğrusu borç altına girdik, hatta yoksun kaldık'.

mugremûne

  Vâkı’a / 66 -

 Diyanet Vakfi = «Doğrusu borç altına girdik.

mugremûne

  Vâkı’a / 66 -

 Edip Yüksel = 'Borca girdik.'

mugremûne

  Vâkı’a / 66 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Her halde biz çok ziyandayız

mugremûne

  Vâkı’a / 66 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = «Muhakkak biz çok ziyandayız.

mugremûne

  Vâkı’a / 66 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = «Doğrusu borç altına girdik.»

mugremûne

  Vâkı’a / 66 -

 Gültekin Onan = (Şöyle de sızlanırdınız:) "Doğrusu biz, ağır bir borç altına girip zorlandık."

mugremûne

  Vâkı’a / 66 -

 Harun Yıldırım = “Doğrusu biz ağır bir borç altına giripzorlandık.”

mugremûne

  Vâkı’a / 66 -

 Hasan Basri Çantay = (Şöyle derdiniz:) «Biz hakıykaten ağır borca uğratılmışızdır».

mugremûne

  Vâkı’a / 66 -

 Hayrat Neşriyat = (O vakit:) 'Doğrusu biz, gerçekten zarara uğratılmışlarız!'

mugremûne

  Vâkı’a / 66 -

 İbni Kesir = Doğrusu borç altına girdik,

mugremûne

  Vâkı’a / 66 -

 Kadri Çelik = “Doğrusu biz çok ziyandayız (diye sızlanırdınız ).”

mugremûne

  Vâkı’a / 66 -

 Muhammed Esed = "Eyvah, mahvolduk!

mugremûne

  Vâkı’a / 66 -

 Mustafa İslamoğlu = "Eyvah, borçlu çıkan yine biz olduk!

mugremûne

  Vâkı’a / 66 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = (66-68) «Şüphe yok ki, biz çok ziyana uğramışlarız (derdiniz). Belki biz mahrum kimseleriz (diye söylenirdiniz).» Şimdi gördünüz mü, içer olduğunuz suyu?

mugremûne

  Vâkı’a / 66 -

 Ömer Öngüt = (O zaman şöyle derdiniz): "Doğrusu biz çok zarara uğratıldık. "

mugremûne

  Vâkı’a / 66 -

 Şaban Piriş = (66-67) -Borca battık, hayır biz mahrum bırakıldık, dersiniz.

mugremûne

  Vâkı’a / 66 -

 Sadık Türkmen = “biz ağır bir borç altına girdik,

mugremûne

  Vâkı’a / 66 -

 Seyyid Kutub = Derdiniz ki; «Biz borca battık.»

mugremûne

  Vâkı’a / 66 -

 Suat Yıldırım = "Eyvah! Emeklerimiz boşa gitti."

mugremûne

  Vâkı’a / 66 -

 Süleyman Ateş = "Biz borçlandık, (yaptığmız masraflar boşa gitti)!"

mugremûne

  Vâkı’a / 66 -

 Tefhim-ul Kuran = (Şöyle de sızlanırdınız:) «Doğrusu biz, ağır borç altına girip zorlandık,»

mugremûne

  Vâkı’a / 66 -

 Ümit Şimşek = 'Mahvolduk, borca battık,

mugremûne

  Vâkı’a / 66 -

 Yaşar Nuri Öztürk = "Vallahi, kayba uğrayıp borçlandık."

mugremûne

  Vâkı’a / 66 -

 İskender Ali Mihr = Gerçekten biz ziyana uğrayanlarız.

mugremûne

  Vâkı’a / 66 -

 İlyas Yorulmaz = “Bize ağır bir ceza yüklendi” dersiniz.