Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

muâcizîne

  Hac / 51 -

 Diyanet İşleri = Âyetlerimizi geçersiz kılmak için çaba gösterenler var ya, işte onlar cehennemliklerdir.

muâcizîne

  Hac / 51 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Delillerimize karşı gelmeye uğraşanlara gelince: Onlar, alev alev yanan cehennemin ehlidir.

muâcizîne

  Hac / 51 -

 Abdullah Parlıyan = Ayetlerimize karşı gelmeye uğraşanlarsa, işte onlar cehennemliktirler.

muâcizîne

  Hac / 51 -

 Adem Uğur = Ayetlerimiz hakkında (onları tesirsiz kılmak için) birbirlerini geri bırakırcasına yarışanlara gelince, işte bunlar, cehennemliklerdir.

muâcizîne

  Hac / 51 -

 Ahmed Hulusi = Etkisiz kılmak amacıyla işaretlerimizi iptal için koşuşanlara gelince; işte onlar cehennem halkıdır!

muâcizîne

  Hac / 51 -

 Ahmet Tekin = Bizim kendilerine gücümüzün yetmeyeceğini, bizim koyduğumuz kuralların dışına çıkıp yakalarını kurtaracaklarını zannederek âyetlerimizi, Kur’ân’ımızı ve ilkelerimizi tesirsiz kılmak için birbirlerini geride bırakırcasına çalışan güç ve iktidar sahipleri, ilim adamları ve yazarlar, işte onlar, kaynayan, köpüren cehennem azabına müstehak olanlardır.

muâcizîne

  Hac / 51 -

 Ahmet Varol = Ayetlerimiz konusunda (mü'minleri) acze düşürmek için koşuşturanlar ise işte onlar alevli ateşin halkıdır.

muâcizîne

  Hac / 51 -

 Ali Bulaç = Ayetlerimiz konusunda acze düşürücü çabalar harcayanlar, alevli ateşin halkıdır.

muâcizîne

  Hac / 51 -

 Ali Fikri Yavuz = Ayetlerimiz (Kur’an’ı-mız) hakkında fesad için koşuşanlar ise, işte onlar Cehennemliktirler.

muâcizîne

  Hac / 51 -

 Ali Ünal = Âyetlerimizi akılları sıra etkisiz bırakmak ve söndürmek için uğraşıp duranlar ise, öyleleri Kızgın, Alevli Ateş’in yârân ve yoldaşlarıdır.

muâcizîne

  Hac / 51 -

 Bayraktar Bayraklı = Karşı çıkarak âyetlerimizi etkisiz kılmaya gayret edenlere gelince, işte onlar cehennemliklerdir.

muâcizîne

  Hac / 51 -

 Bekir Sadak = Ayetlerimizi tartisarak bozmaga ugrasanlar, iste onlar cehennemliklerdir.

muâcizîne

  Hac / 51 -

 Celal Yıldırım = (Karşısındakiler!) acze düşürmek için âyetlerimiz hakkında (kötü niyetle) koşup duranlara gelince, işte onlardır Cehennem yaranları!.

muâcizîne

  Hac / 51 -

 Cemal Külünkoğlu = Ayetlerimizi geçersiz kılmak için çaba gösterenler var ya, işte onlar cehennemliklerdir.

muâcizîne

  Hac / 51 -

 Diyanet İşleri (eski) = Ayetlerimizi tartışarak bozmağa uğraşanlar, işte onlar cehennemliklerdir.

muâcizîne

  Hac / 51 -

 Diyanet Vakfi = Âyetlerimiz hakkında (onları tesirsiz kılmak için) birbirlerini geri bırakırcasına yarışanlara gelince, işte bunlar, cehennemliklerdir.

muâcizîne

  Hac / 51 -

 Edip Yüksel = Ayetlerimize karşı mücadele edenler ise cehennemin halkı olmayı hakketmişlerdir.

muâcizîne

  Hac / 51 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Âyetlerimiz hakkında muaccizlik için koşuşanlar ise işte onlar eshabı cehîm

muâcizîne

  Hac / 51 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Ayetlerimizin başarısız kalması için koşuşanlar ise, işte onlar cehennemliktirler.

muâcizîne

  Hac / 51 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Âyetlerimizi tartışarak bozmaya uğraşanlara gelince, işte onlar cehennemliktirler.

muâcizîne

  Hac / 51 -

 Gültekin Onan = Ayetlerimiz konusunda acze düşürücü çabalar harcayanlar, alevli ateşin halkıdır.

muâcizîne

  Hac / 51 -

 Harun Yıldırım = Ayetlerimiz hakkında (onları tesirsiz kılmak için) birbirlerini geri bırakırcasına yarışanlara gelince, işte bunlar, cehennemliklerdir.

muâcizîne

  Hac / 51 -

 Hasan Basri Çantay = Âyetlerimiz (in, akıllarınca, red ve ibtaali) hususunda birbirini âciz bırakacak bir halde (fesâd yarışına) koşanlar (a gelince:) onlar da çok alevli ateşin (cehennemin) yaranıdırlar.

muâcizîne

  Hac / 51 -

 Hayrat Neşriyat = Âyetlerimiz(i ibtâl) husûsunda (güyâ bizi) âciz bırakacak kimseler olarak (bizimle yarışırcasına) koşuşanlara gelince, işte onlar Cehennem ehlidirler.

muâcizîne

  Hac / 51 -

 İbni Kesir = Ayetlerimizi tartışarak bozmaya uğraşanlar ise; işte onlar, cehennem ashabıdır.

muâcizîne

  Hac / 51 -

 Kadri Çelik = Ayetlerimiz konusunda acze düşürücü çabalar harcayanlar (var ya), onlar da alevli ateşin yarenleridir.

muâcizîne

  Hac / 51 -

 Muhammed Esed = ama mesajlarımıza karşı, onları amaçlarında zaafa uğratma niyetiyle, düşmanca çabalara girişenlere gelince; harlı ateşe girecek olanlar işte böyleleridir.

muâcizîne

  Hac / 51 -

 Mustafa İslamoğlu = Ama ayetlerimizi etkisiz kılmak için çaba harcayanlara gelince: işte onlar, gözlerini faltaşı gibi açacak dehşet bir ateşe duçar olacaklar.

muâcizîne

  Hac / 51 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Ve o kimseler ki, Bizim âyetlerimiz hakkında müacizler olarak koşuşmuşlardır, işte onlar cehennemin sahipleridir.

muâcizîne

  Hac / 51 -

 Ömer Öngüt = Âyetlerimiz hakkında (onları boşa çıkarmak için) birbirlerini geri bırakırcasına yarışanlar var ya, işte onlar cehennemliklerdir.

muâcizîne

  Hac / 51 -

 Şaban Piriş = Ayetlerimizden alıkoymaya çalışanlara ise, işte onlar da alevli ateşin dostlarıdır.

muâcizîne

  Hac / 51 -

 Sadık Türkmen = Âyetlerimizi geçersiz kılmak için çaba gösterenler var ya, işte onlar cehennemliklerdir.

muâcizîne

  Hac / 51 -

 Seyyid Kutub = Ayetlerimizi gözden düşürüp etkisiz bırakmak için birbirleri ile kıyasıya yarışanlar ise cehennemliktirler.

muâcizîne

  Hac / 51 -

 Suat Yıldırım = Âyetlerimizi akılları sıra etkisiz bırakmak için çabalayıp duranlar ise, cehennemlik olanların ta kendileridir.

muâcizîne

  Hac / 51 -

 Süleyman Ateş = Âyetlerimizi etkisiz bırakmak için çalışanlara gelince, onlar da cehennemin adamlarıdır.

muâcizîne

  Hac / 51 -

 Tefhim-ul Kuran = Ayetlerimiz konusunda acze düşürücü çabalar harcayanlar, onlar da alevli ateşin halkıdır.

muâcizîne

  Hac / 51 -

 Ümit Şimşek = Âyetlerimizi etkisiz bırakmak için uğraşanlara gelince, onlar da Cehennem ehlidir.

muâcizîne

  Hac / 51 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Ayetlerimizi işe yaramaz kılmak için gayret gösterenlere gelince, onlar cehennemin dostlarıdır.

muâcizîne

  Hac / 51 -

 İskender Ali Mihr = Ve âyetlerimiz hakkında onları aciz bırakma gayretinde olanlar, işte onlar, ashabı cehîm (cehennem ehli)dir.

muâcizîne

  Hac / 51 -

 İlyas Yorulmaz = Ayetlerimizi yaşamlarının dışına atmak için çaba gösterenler de, yakıcı ateşin ashabıdırlar.

muâcizîne

  Sebe’ / 5 -

 Diyanet İşleri = Âyetlerimizi geçersiz kılmak için yarışırcasına çaba harcayanlar var ya; işte onlar için elem dolu, çok kötü bir azap vardır.

muâcizîne

  Sebe’ / 5 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Delillerimizi boşa çıkarmaya uğraşanlara gelince: Onlar, öyle kişilerdir ki onlarındır elemli ve kötü bir azap.

muâcizîne

  Sebe’ / 5 -

 Abdullah Parlıyan = Ayetlerimize karşı gelmek için, uğraşıp didişenlere gelince; yaptıkları çirkin davranışların bir sonucu olarak, onlar için acıklı bir azap vardır.

muâcizîne

  Sebe’ / 5 -

 Adem Uğur = Âyetlerimizi hükümsüz bırakmak için yarışırcasına uğraşanlar için de, en kötüsünden, elem verici bir azap vardır.

muâcizîne

  Sebe’ / 5 -

 Ahmed Hulusi = İşaretlerimizi geçersiz kılmak için koşuşturanlara gelince, işte onlar için riczten (pislik, vehim) kaynaklanan feci bir azap vardır!

muâcizîne

  Sebe’ / 5 -

 Ahmet Tekin = Bizim kendilerine gücümüzün yetmeyeceğini, bizim koyduğumuz kuralların dışına çıkıp yakalarını kurtaracaklarını zannederek, âyetlerimizi, Kur’ân’ımızı, ilkelerimizi, hükümsüz, tesirsiz bırakmak için birbirlerini geride bırakırcasına çalışan, güç ve iktidar sahiplerine, ilim adamlarına, yazarlara en kötüsünden can yakıp inleten müthiş bir azap vardır.

muâcizîne

  Sebe’ / 5 -

 Ahmet Varol = Ayetlerimiz konusunda (mü'minleri) acze düşürmek için koşuşturanlar ise işte onlar için de en kötüsünden, pek acıklı bir azap vardır.

muâcizîne

  Sebe’ / 5 -

 Ali Bulaç = (Sözde) Aciz bırakmak için ayetlerimiz hakkında çaba harcamış olanlar, işte onlar; onlar için de (en) iğrenç olanından acı bir azab vardır.

muâcizîne

  Sebe’ / 5 -

 Ali Fikri Yavuz = Ayetlerimizi iptal etmek için yarışırcasına koşanlara da, azabın en kötüsünden acıklı bir azab vardır.

muâcizîne

  Sebe’ / 5 -

 Ali Ünal = (İnsanlar tarafından kabul görmesin ve) neticesiz kalsın diye âyetlerimiz aleyhinde koşturup duranlar ise, onlardır (bu kötü ve murdar işlerinin karşılığı olarak) kendilerini pek acı ve murdar bir azabın beklediği kimseler.