Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
muâcizîne
Diyanet İşleri = Âyetlerimizi geçersiz kılmak için çaba gösterenler var ya, işte onlar cehennemliklerdir.
muâcizîne
Abdulbaki Gölpınarlı = Delillerimize karşı gelmeye uğraşanlara gelince: Onlar, alev alev yanan cehennemin ehlidir.
muâcizîne
Abdullah Parlıyan = Ayetlerimize karşı gelmeye uğraşanlarsa, işte onlar cehennemliktirler.
muâcizîne
Adem Uğur = Ayetlerimiz hakkında (onları tesirsiz kılmak için) birbirlerini geri bırakırcasına yarışanlara gelince, işte bunlar, cehennemliklerdir.
muâcizîne
Ahmed Hulusi = Etkisiz kılmak amacıyla işaretlerimizi iptal için koşuşanlara gelince; işte onlar cehennem halkıdır!
muâcizîne
Ahmet Tekin = Bizim kendilerine gücümüzün yetmeyeceğini, bizim koyduğumuz kuralların dışına çıkıp yakalarını kurtaracaklarını zannederek âyetlerimizi, Kur’ân’ımızı ve ilkelerimizi tesirsiz kılmak için birbirlerini geride bırakırcasına çalışan güç ve iktidar sahipleri, ilim adamları ve yazarlar, işte onlar, kaynayan, köpüren cehennem azabına müstehak olanlardır.
muâcizîne
Ahmet Varol = Ayetlerimiz konusunda (mü'minleri) acze düşürmek için koşuşturanlar ise işte onlar alevli ateşin halkıdır.
muâcizîne
Ali Bulaç = Ayetlerimiz konusunda acze düşürücü çabalar harcayanlar, alevli ateşin halkıdır.
muâcizîne
Ali Fikri Yavuz = Ayetlerimiz (Kur’an’ı-mız) hakkında fesad için koşuşanlar ise, işte onlar Cehennemliktirler.
muâcizîne
Ali Ünal = Âyetlerimizi akılları sıra etkisiz bırakmak ve söndürmek için uğraşıp duranlar ise, öyleleri Kızgın, Alevli Ateş’in yârân ve yoldaşlarıdır.
muâcizîne
Bayraktar Bayraklı = Karşı çıkarak âyetlerimizi etkisiz kılmaya gayret edenlere gelince, işte onlar cehennemliklerdir.
muâcizîne
Bekir Sadak = Ayetlerimizi tartisarak bozmaga ugrasanlar, iste onlar cehennemliklerdir.
muâcizîne
Celal Yıldırım = (Karşısındakiler!) acze düşürmek için âyetlerimiz hakkında (kötü niyetle) koşup duranlara gelince, işte onlardır Cehennem yaranları!.
muâcizîne
Cemal Külünkoğlu = Ayetlerimizi geçersiz kılmak için çaba gösterenler var ya, işte onlar cehennemliklerdir.
muâcizîne
Diyanet İşleri (eski) = Ayetlerimizi tartışarak bozmağa uğraşanlar, işte onlar cehennemliklerdir.
muâcizîne
Diyanet Vakfi = Âyetlerimiz hakkında (onları tesirsiz kılmak için) birbirlerini geri bırakırcasına yarışanlara gelince, işte bunlar, cehennemliklerdir.
muâcizîne
Edip Yüksel = Ayetlerimize karşı mücadele edenler ise cehennemin halkı olmayı hakketmişlerdir.
muâcizîne
Elmalılı Hamdi Yazır = Âyetlerimiz hakkında muaccizlik için koşuşanlar ise işte onlar eshabı cehîm
muâcizîne
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Ayetlerimizin başarısız kalması için koşuşanlar ise, işte onlar cehennemliktirler.
muâcizîne
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Âyetlerimizi tartışarak bozmaya uğraşanlara gelince, işte onlar cehennemliktirler.
muâcizîne
Gültekin Onan = Ayetlerimiz konusunda acze düşürücü çabalar harcayanlar, alevli ateşin halkıdır.
muâcizîne
Harun Yıldırım = Ayetlerimiz hakkında (onları tesirsiz kılmak için) birbirlerini geri bırakırcasına yarışanlara gelince, işte bunlar, cehennemliklerdir.
muâcizîne
Hasan Basri Çantay = Âyetlerimiz (in, akıllarınca, red ve ibtaali) hususunda birbirini âciz bırakacak bir halde (fesâd yarışına) koşanlar (a gelince:) onlar da çok alevli ateşin (cehennemin) yaranıdırlar.
muâcizîne
Hayrat Neşriyat = Âyetlerimiz(i ibtâl) husûsunda (güyâ bizi) âciz bırakacak kimseler olarak (bizimle yarışırcasına) koşuşanlara gelince, işte onlar Cehennem ehlidirler.
muâcizîne
İbni Kesir = Ayetlerimizi tartışarak bozmaya uğraşanlar ise; işte onlar, cehennem ashabıdır.
muâcizîne
Kadri Çelik = Ayetlerimiz konusunda acze düşürücü çabalar harcayanlar (var ya), onlar da alevli ateşin yarenleridir.
muâcizîne
Muhammed Esed = ama mesajlarımıza karşı, onları amaçlarında zaafa uğratma niyetiyle, düşmanca çabalara girişenlere gelince; harlı ateşe girecek olanlar işte böyleleridir.
muâcizîne
Mustafa İslamoğlu = Ama ayetlerimizi etkisiz kılmak için çaba harcayanlara gelince: işte onlar, gözlerini faltaşı gibi açacak dehşet bir ateşe duçar olacaklar.
muâcizîne
Ömer Nasuhi Bilmen = Ve o kimseler ki, Bizim âyetlerimiz hakkında müacizler olarak koşuşmuşlardır, işte onlar cehennemin sahipleridir.
muâcizîne
Ömer Öngüt = Âyetlerimiz hakkında (onları boşa çıkarmak için) birbirlerini geri bırakırcasına yarışanlar var ya, işte onlar cehennemliklerdir.
muâcizîne
Şaban Piriş = Ayetlerimizden alıkoymaya çalışanlara ise, işte onlar da alevli ateşin dostlarıdır.
muâcizîne
Sadık Türkmen = Âyetlerimizi geçersiz kılmak için çaba gösterenler var ya, işte onlar cehennemliklerdir.
muâcizîne
Seyyid Kutub = Ayetlerimizi gözden düşürüp etkisiz bırakmak için birbirleri ile kıyasıya yarışanlar ise cehennemliktirler.
muâcizîne
Suat Yıldırım = Âyetlerimizi akılları sıra etkisiz bırakmak için çabalayıp duranlar ise, cehennemlik olanların ta kendileridir.
muâcizîne
Süleyman Ateş = Âyetlerimizi etkisiz bırakmak için çalışanlara gelince, onlar da cehennemin adamlarıdır.
muâcizîne
Tefhim-ul Kuran = Ayetlerimiz konusunda acze düşürücü çabalar harcayanlar, onlar da alevli ateşin halkıdır.
muâcizîne
Ümit Şimşek = Âyetlerimizi etkisiz bırakmak için uğraşanlara gelince, onlar da Cehennem ehlidir.
muâcizîne
Yaşar Nuri Öztürk = Ayetlerimizi işe yaramaz kılmak için gayret gösterenlere gelince, onlar cehennemin dostlarıdır.
muâcizîne
İskender Ali Mihr = Ve âyetlerimiz hakkında onları aciz bırakma gayretinde olanlar, işte onlar, ashabı cehîm (cehennem ehli)dir.
muâcizîne
İlyas Yorulmaz = Ayetlerimizi yaşamlarının dışına atmak için çaba gösterenler de, yakıcı ateşin ashabıdırlar.
muâcizîne
Diyanet İşleri = Âyetlerimizi geçersiz kılmak için yarışırcasına çaba harcayanlar var ya; işte onlar için elem dolu, çok kötü bir azap vardır.
muâcizîne
Abdulbaki Gölpınarlı = Delillerimizi boşa çıkarmaya uğraşanlara gelince: Onlar, öyle kişilerdir ki onlarındır elemli ve kötü bir azap.
muâcizîne
Abdullah Parlıyan = Ayetlerimize karşı gelmek için, uğraşıp didişenlere gelince; yaptıkları çirkin davranışların bir sonucu olarak, onlar için acıklı bir azap vardır.
muâcizîne
Adem Uğur = Âyetlerimizi hükümsüz bırakmak için yarışırcasına uğraşanlar için de, en kötüsünden, elem verici bir azap vardır.
muâcizîne
Ahmed Hulusi = İşaretlerimizi geçersiz kılmak için koşuşturanlara gelince, işte onlar için riczten (pislik, vehim) kaynaklanan feci bir azap vardır!
muâcizîne
Ahmet Tekin = Bizim kendilerine gücümüzün yetmeyeceğini, bizim koyduğumuz kuralların dışına çıkıp yakalarını kurtaracaklarını zannederek, âyetlerimizi, Kur’ân’ımızı, ilkelerimizi, hükümsüz, tesirsiz bırakmak için birbirlerini geride bırakırcasına çalışan, güç ve iktidar sahiplerine, ilim adamlarına, yazarlara en kötüsünden can yakıp inleten müthiş bir azap vardır.
muâcizîne
Ahmet Varol = Ayetlerimiz konusunda (mü'minleri) acze düşürmek için koşuşturanlar ise işte onlar için de en kötüsünden, pek acıklı bir azap vardır.
muâcizîne
Ali Bulaç = (Sözde) Aciz bırakmak için ayetlerimiz hakkında çaba harcamış olanlar, işte onlar; onlar için de (en) iğrenç olanından acı bir azab vardır.
muâcizîne
Ali Fikri Yavuz = Ayetlerimizi iptal etmek için yarışırcasına koşanlara da, azabın en kötüsünden acıklı bir azab vardır.
muâcizîne
Ali Ünal = (İnsanlar tarafından kabul görmesin ve) neticesiz kalsın diye âyetlerimiz aleyhinde koşturup duranlar ise, onlardır (bu kötü ve murdar işlerinin karşılığı olarak) kendilerini pek acı ve murdar bir azabın beklediği kimseler.