KuranMeali / Ayet Ara
Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
min zikrâ-hâ
Nâzi’ât / 43 -
onun zikrinden
Diyanet İşleri = Onu bilip söylemek nerede, sen nerede?
min zikrâ-hâ
Nâzi’ât / 43 -
onun zikrinden
Abdulbaki Gölpınarlı = Sen, onu ne bilirsin ki ne anlatacaksın?
min zikrâ-hâ
Nâzi’ât / 43 -
onun zikrinden
Abdullah Parlıyan = Sende ona ait bilgi nerede ki, anlatasın.
min zikrâ-hâ
Nâzi’ât / 43 -
onun zikrinden
Adem Uğur = Sen onu nereden bilip bildireceksin!
min zikrâ-hâ
Nâzi’ât / 43 -
onun zikrinden
Ahmed Hulusi = (Oysa) onun bilgisi sende ne arar!
min zikrâ-hâ
Nâzi’ât / 43 -
onun zikrinden
Ahmet Tekin = Sen onu nereden bilip insanlara anlatacaksın?
min zikrâ-hâ
Nâzi’ât / 43 -
onun zikrinden
Ahmet Varol = Sen onu nereden bilip bildireceksin!
min zikrâ-hâ
Nâzi’ât / 43 -
onun zikrinden
Ali Bulaç = Onu bildirmek, (ey Muhammed) senin görevin değildir.
min zikrâ-hâ
Nâzi’ât / 43 -
onun zikrinden
Ali Fikri Yavuz = Onu anlatmak sana nerden olsun? (Allah bildirmeyince...)
min zikrâ-hâ
Nâzi’ât / 43 -
onun zikrinden
Ali Ünal = Ama sen onu nereden bilebilir, vaktini nasıl söyleyebilirsin ki!?
min zikrâ-hâ
Nâzi’ât / 43 -
onun zikrinden
Bayraktar Bayraklı = (42-46) Sana, kıyametin ne zaman gelip çatacağını soruyorlar. Sen onun hakkında ne söyleyebilirsin ki? Onun bilgisi sadece Rabbine aittir. Sen, sadece kıyametten korkanı uyaransın. Kıyameti gördükleri gün, dünyada ancak bir akşam, yahut bir kuşluk vakti kadar kalmış gibi olurlar.[718]
min zikrâ-hâ
Nâzi’ât / 43 -
onun zikrinden
Bekir Sadak = Nerde senden onu anlatmasi?
min zikrâ-hâ
Nâzi’ât / 43 -
onun zikrinden
Celal Yıldırım = Sende ona ait bilgi nerede ki anlatasın ?!
min zikrâ-hâ
Nâzi’ât / 43 -
onun zikrinden
Cemal Külünkoğlu = (43-44) Sen nerede, onun vaktini söylemek nerede? Onun nihai bilgisi, yalnız Rabbine aittir.
min zikrâ-hâ
Nâzi’ât / 43 -
onun zikrinden
Diyanet İşleri (eski) = Nerde senden onu anlatması?
min zikrâ-hâ
Nâzi’ât / 43 -
onun zikrinden
Diyanet Vakfi = Sen onu nereden bilip bildireceksin!
min zikrâ-hâ
Nâzi’ât / 43 -
onun zikrinden
Edip Yüksel = Onu bildirmek, (ey Muhammed) senin görevin değildir.
min zikrâ-hâ
Nâzi’ât / 43 -
onun zikrinden
Elmalılı Hamdi Yazır = Nerde senden onu anlatması?
min zikrâ-hâ
Nâzi’ât / 43 -
onun zikrinden
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Nerde senden onu anlatması (sen nerede, onu anlatmak nerede)?!
min zikrâ-hâ
Nâzi’ât / 43 -
onun zikrinden
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Sen nerde, onu anlatmak nerde?!
min zikrâ-hâ
Nâzi’ât / 43 -
onun zikrinden
Gültekin Onan = Onunla ilgili bilgi vermekten yana sende ne var ki...
min zikrâ-hâ
Nâzi’ât / 43 -
onun zikrinden
Harun Yıldırım = Sen nerede, onu bilmek nerede!
min zikrâ-hâ
Nâzi’ât / 43 -
onun zikrinden
Hasan Basri Çantay = Sende ona âid şey (bilgi) yokdur ki anlatasın.
min zikrâ-hâ
Nâzi’ât / 43 -
onun zikrinden
Hayrat Neşriyat = Onu anlatmaktan (vaktinden haber vermekten) yana, sende ne (bilgi) var?
min zikrâ-hâ
Nâzi’ât / 43 -
onun zikrinden
İbni Kesir = Senin neyine onun zamanını bildirmek.
min zikrâ-hâ
Nâzi’ât / 43 -
onun zikrinden
Kadri Çelik = Onunla (kıyamet ile) ilgili ne biliyorsun ki?
min zikrâ-hâ
Nâzi’ât / 43 -
onun zikrinden
Muhammed Esed = Sen onun hakkında ne söyleyebilirsin ki?
min zikrâ-hâ
Nâzi’ât / 43 -
onun zikrinden
Mustafa İslamoğlu = Sen nerde onun vaktini bilmek nerde!
min zikrâ-hâ
Nâzi’ât / 43 -
onun zikrinden
Ömer Nasuhi Bilmen = (42-44) Sana Kıyametten sorarlar ki, onun vukû'u ne zamandır? Sen onu yâdetmek hususunda ne haldesin? Onun sonu Rabbine varır.
min zikrâ-hâ
Nâzi’ât / 43 -
onun zikrinden
Ömer Öngüt = Sende ona âit bilgi yoktur ki anlatasın.
min zikrâ-hâ
Nâzi’ât / 43 -
onun zikrinden
Şaban Piriş = Senin neyine ondan haber vermek.
min zikrâ-hâ
Nâzi’ât / 43 -
onun zikrinden
Sadık Türkmen = Onun zamanını bildirmek nerede, sen nerede?!
min zikrâ-hâ
Nâzi’ât / 43 -
onun zikrinden
Seyyid Kutub = Sen nerede, onun vaktini söylemek nerede?
min zikrâ-hâ
Nâzi’ât / 43 -
onun zikrinden
Suat Yıldırım = Sen nerede, onun vaktini bildirmek nerede?
min zikrâ-hâ
Nâzi’ât / 43 -
onun zikrinden
Süleyman Ateş = Sen nerede, onun vaktini söylemek nerede?!
min zikrâ-hâ
Nâzi’ât / 43 -
onun zikrinden
Tefhim-ul Kuran = Onunla ilgili bilgi vermekten yana, sende ne var ki...
min zikrâ-hâ
Nâzi’ât / 43 -
onun zikrinden
Ümit Şimşek = Sen onu nereden bileceksin?
min zikrâ-hâ
Nâzi’ât / 43 -
onun zikrinden
Yaşar Nuri Öztürk = Nerede sende, onu hatırlatacak şey!
min zikrâ-hâ
Nâzi’ât / 43 -
onun zikrinden
İskender Ali Mihr = Sende onun zikrinden (başka) ne var (onun beyanından başka bir bilgin yoktur).
min zikrâ-hâ
Nâzi’ât / 43 -
onun zikrinden
İlyas Yorulmaz = Onu sen nerden bileceksin?