Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

min tînin

  Mü’minûn / 12 -

 Diyanet İşleri = Andolsun, biz insanı, çamurdan (süzülmüş) bir özden yarattık.

min tînin

  Mü’minûn / 12 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Andolsun ki biz insanı, balçık mayasından yarattık.

min tînin

  Mü’minûn / 12 -

 Abdullah Parlıyan = Şimdi gerçek şu ki, biz insanı çamurdan süzülüp çıkarılmış bir özden yarattık.

min tînin

  Mü’minûn / 12 -

 Adem Uğur = Andolsun biz insanı, çamurdan (süzülüp çıkarılmış) bir özden yarattık.

min tînin

  Mü’minûn / 12 -

 Ahmed Hulusi = Andolsun ki insanı tıyn'den (balçıktan; su + mineral terkibinden) meydana gelen bir sülaleden (sperm - genetik yapıdan) yarattık.

min tînin

  Mü’minûn / 12 -

 Ahmet Tekin = Andolsun, biz insanı, organlarının özelliklerini taşıyan çamurdan süzülüp çıkarılmış, bir özden yarattık.

min tînin

  Mü’minûn / 12 -

 Ahmet Varol = Andolsun biz insanı bir çamur süzmesinden yarattık.

min tînin

  Mü’minûn / 12 -

 Ali Bulaç = Andolsun, biz insanı, süzme bir çamurdan yarattık.

min tînin

  Mü’minûn / 12 -

 Ali Fikri Yavuz = Biz insanı (Âdem’i) muhakkak ki çamurun özünden yarattık.

min tînin

  Mü’minûn / 12 -

 Ali Ünal = Gerçek şu ki, Biz insanı (başlangıçta) süzme bir çamurdan (ve müteakiben her bir insanı da, yağmurlarla ekime hazır hale gelmiş toprakta bulunan ve onda yetişip, gıda olarak babaların ve annelerin vücuduna giren madenî, nebatî ve hayvanî unsurlardan) yarattık.

min tînin

  Mü’minûn / 12 -

 Bayraktar Bayraklı = Andolsun ki biz, insanı çamurun özünden yarattık.

min tînin

  Mü’minûn / 12 -

 Bekir Sadak = And olsun ki, insani suzme camurdan yarattik.

min tînin

  Mü’minûn / 12 -

 Celal Yıldırım = And olsun ki, insanı süzülmüş bir çamurdan yarattık.

min tînin

  Mü’minûn / 12 -

 Cemal Külünkoğlu = Andolsun ki, biz, (ilk) insanı süzme çamurdan yarattık.

min tînin

  Mü’minûn / 12 -

 Diyanet İşleri (eski) = And olsun ki, insanı süzme çamurdan yarattık.

min tînin

  Mü’minûn / 12 -

 Diyanet Vakfi = Andolsun biz insanı, çamurdan (süzülüp çıkarılmış) bir özden yarattık.

min tînin

  Mü’minûn / 12 -

 Edip Yüksel = Biz, insanı özel bir balçıktan yarattık

min tînin

  Mü’minûn / 12 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Şanım hakkı için biz insanı çamurdan, bir sülâleden yarattık

min tînin

  Mü’minûn / 12 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Andolsun ki, Biz insanı süzülmüş bir çamurdan yarattık.

min tînin

  Mü’minûn / 12 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = And olsun biz insanı, çamurdan, bir sülâleden (süzülüp çıkarılmış çamurdan) yarattık.

min tînin

  Mü’minûn / 12 -

 Gültekin Onan = Andolsun, biz insanı, süzme bir çamurdan yarattık.

min tînin

  Mü’minûn / 12 -

 Harun Yıldırım = Andolsun biz insanı, çamurdan bir özden yarattık.

min tînin

  Mü’minûn / 12 -

 Hasan Basri Çantay = Andolsun biz insanı çamurdan (süzülmüş) bir hulâsadan yaratdık.

min tînin

  Mü’minûn / 12 -

 Hayrat Neşriyat = Şânım hakkı için, (biz) insanı, çamurdan (süzülmüş) bir hulâsadan yarattık.

min tînin

  Mü’minûn / 12 -

 İbni Kesir = Andolsun ki; Biz, insanı; çamurdan, süzme bir özden yarattık.

min tînin

  Mü’minûn / 12 -

 Kadri Çelik = Şüphesiz biz insanı, süzme bir çamurdan yarattık.

min tînin

  Mü’minûn / 12 -

 Muhammed Esed = İmdi, gerçek şu ki, Biz insanı balçığın özünden yaratıyoruz,

min tînin

  Mü’minûn / 12 -

 Mustafa İslamoğlu = Doğrusu Biz insan türünü, bir nevi konsantre bir balçıktan yarattık;

min tînin

  Mü’minûn / 12 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Ve andolsun ki, insanı çamurdan (ibaret olan) bir hülâsadan yarattık.

min tînin

  Mü’minûn / 12 -

 Ömer Öngüt = Biz insanı (Âdem’i) muhakkak ki çamurun özünden yarattık.

min tînin

  Mü’minûn / 12 -

 Şaban Piriş = İnsanı çamurun özünden yaratmıştık.

min tînin

  Mü’minûn / 12 -

 Sadık Türkmen = Tek gerçek ŞU Kİ; Biz insanı, ilk önce balçıktan/süzme bir çamurdan yarattık.

min tînin

  Mü’minûn / 12 -

 Seyyid Kutub = Andolsun ki, biz insanı süzme çamurdan yarattık.

min tînin

  Mü’minûn / 12 -

 Suat Yıldırım = Şu bir gerçektir ki Biz insanı süzme çamurdan yaratırız.

min tînin

  Mü’minûn / 12 -

 Süleyman Ateş = Andolsun biz insanı çamurdan bir süzmeden yarattık.

min tînin

  Mü’minûn / 12 -

 Tefhim-ul Kuran = Andolsun, biz insanı, süzme bir çamurdan yarattık.

min tînin

  Mü’minûn / 12 -

 Ümit Şimşek = And olsun, Biz insanı çamurun özünden yarattık.

min tînin

  Mü’minûn / 12 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Yemin olsun ki, biz insanı topraktan oluşan bir özden yarattık.

min tînin

  Mü’minûn / 12 -

 İskender Ali Mihr = Ve andolsun ki Biz, insanı balçığın (nemli organik ve inorganik toprağın) özünden yarattık.

min tînin

  Mü’minûn / 12 -

 İlyas Yorulmaz = Biz insanı toprağın özünden yarattık.

min tînin

  En’âm / 2 -

 Diyanet İşleri = O öyle bir Rab’dır ki, sizi çamurdan yaratmış, sonra (her birinize) bir ecel tayin etmiştir. (Kıyametin kopması için) belirlenmiş bir ecel de O’nun katındadır. Siz ise hâlâ şüphe ediyorsunuz.

min tînin

  En’âm / 2 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = O, öyle bir Tanrıdır ki sizi balçıktan yaratmıştır da ölüm vaktini takdîr etmiştir ve kıyâmetin kopacağı zamana ait bilgi de ondadır, onun katındadır, sonra gene de şüphe edersiniz siz.

min tînin

  En’âm / 2 -

 Abdullah Parlıyan = O sizi çamurdan yaratıp, dünyadaki yaşantınızı belli bir süre ile sınırlandırmıştır. Bir de yalnızca O'nun tarafından bilinip, tesbit edilen bir süre yani kıyamet vardır ki; siz ey kâfirler! Diriltileceğiniz o son süreden, hâlâ şüphe mi ediyorsunuz?

min tînin

  En’âm / 2 -

 Adem Uğur = Sizi bir çamurdan yaratan, sonra ölüm zamanını takdir eden ancak O'dur. Bir de O'nun katında muayyen bir ecel (kıyamet günü) vardır. Siz hâla şüphe ediyorsunuz.

min tînin

  En’âm / 2 -

 Ahmed Hulusi = "HÛ" ki, sizi tıynden (su ve toprak elementleri) yarattı; sonra bir ecel (bedenle yaşam süreci) hükmetti. . . Belirlenmiş yaşam süreci O'nun indîndedir. . . (Bütün bunlardan) sonra hâlâ şüphe ediyorsunuz.

min tînin

  En’âm / 2 -

 Ahmet Tekin = O sizi çamurdan yaratandır. Kendi katında kayıtlanmış olan belirlenmiş ecellerden vadesi dolan eceli sonuçlandırandır. Hâlâ Allah’ın kudreti ve diriltilme konusunda şüphe ediyorsunuz.

min tînin

  En’âm / 2 -

 Ahmet Varol = O, sizi camurdan yaratan, sonra size bir ecel tayin edendir. Belirli bir ecel O'nun katindadir; sonra bir de suphe edersiniz.

min tînin

  En’âm / 2 -

 Ali Bulaç = Sizi çamurdan yaratan, sonra bir ecel belirleyen O'dur. Adı konulmuş ecel, O'nun katındadır. Sonra siz (yine) kuşkuya kapılıyorsunuz.

min tînin

  En’âm / 2 -

 Ali Fikri Yavuz = O, sizi bir çamurdan yaratan, sonra ölüm ecelini (zamanını) takdir edendir. Bir de Allah’ın katında takdir edilen bir ecel kıyamet vakti vardır. Sonra da siz, (ey kâfirler dirileceğinize) daha şüphe ediyorsunuz!...

min tînin

  En’âm / 2 -

 Ali Ünal = O, sizi (ilk babanız itibariyle, ayrıca temelde gıdanızın kaynağı olarak, tavına gelmiş) bir tür çamurdan yaratan, sonra da sizin için hayatta kalacağınız bir süre takdir edip uygulamaya koyandır. O’nun katında (ilim ve meşieti dahilinde, bu sürenin ve insanlığın hayatının kesin süresi, ayrıca ötesi hakkında) belirlenmiş bir ecel de vardır. (Bizzat müşahede edip yaşadığınız bu gerçeklere) rağmen, (Allah ve O’nun birliği hakkında) halâ onulmaz şüpheler içinde bulunuyorsunuz.