Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
min es sâlihîne
Diyanet İşleri = Zekeriya’yı, Yahya’yı, İsa’yı, İlyas’ı doğru yola erdirmiştik. Bunların hepsi salih kimselerden idi.
min es sâlihîne
Abdulbaki Gölpınarlı = Zekeriyya'ya, Yahya'ya, İsa'ya ve İlyas'a da doğru yolu lütfettik, hepsi de doğru hareket eden kişilerdendi.
min es sâlihîne
Abdullah Parlıyan = Ve Zekeriyya'ya, Yahya'ya, İsa'ya ve İlyas'a da; onların hepsi de dürüst ve erdemli kimselerdi.
min es sâlihîne
Adem Uğur = Zekeriyya, Yahya, İsa ve İlyas'ı da (doğru yola iletmiştik). Hepsi de iyilerden idi.
min es sâlihîne
Ahmed Hulusi = Zekeriyya'ya, Yahya'ya, İsa'ya ve İlyas'a da. . . Hepsi sâlihlerdendi.
min es sâlihîne
Ahmet Tekin = Zekeriyyâ, Yahyâ, Îsâ ve İlyas’a da hidâyet yolunu gösterdik. Hepsi de dindar, ahlâklı, hayır-hasenât sahibi müslüman sâlih kullarımızdandı.
min es sâlihîne
Ahmet Varol = Zekeriya'yı, Yahya'yı, İsa'yı ve İlyas'ı da (doğru yola eriştirdik). Onların hepsi iyilerdendiler.
min es sâlihîne
Ali Bulaç = Zekeriya'yı, Yahya'yı, İsa'yı ve İlyas'ı da (hidayete eriştirdik.) Onların hepsi salihlerdendir.
min es sâlihîne
Ali Fikri Yavuz = Zekeriya, Yahya, Îsa ve İlyas’a da hidayetle peygamberlik verdik. Onların hepsi salihlerdendi.
min es sâlihîne
Ali Ünal = Zekeriya, Yahya, İsa ve İlyas’ı da aynı nimetle nimetlendirdik. Onların hepsi, (inanç, düşünce, söz ve davranışları itibariyle bütünüyle doğru yolda, sağlam, bozgunculuktan uzak, ıslah ve tamir gayesi güden ve her yaptığını kusursuz yapan) salihlerdendi.
min es sâlihîne
Bayraktar Bayraklı = Zekeriyyâ, Yahyâ, Îsâ ve İlyâs'ı da doğru yola iletmiştik. Hepsi de iyilerden idi.
min es sâlihîne
Bekir Sadak = (84-86) Ona Ishak'i, Yakub'u bagisladik, herbirini dogru yola eristirdik. Daha once Nuh'u ve soyundan Davud'u, Suleyman'i, Eyyub'u, Yusuf'u, Musa'yi ve Harun'u (ki islerini iyi yapanlara boylece karsilik veririz), Zekeriya'yi, Yahya'yi, Isa'yi ve Ilyas'i (ki hepsi iyilerdendir), smail'i, Elyesa'Ù, Yunus'u, Lut'u (ki hepsini dnyalara stn kÙldÙk) doru yola eri_tirdik.
min es sâlihîne
Celal Yıldırım = Zekeriyya, Yahya, İsâ ve İlyâs'ı da doğru yolda bulundurduk; hepsi de iyi yararlı kişilerdendi.
min es sâlihîne
Cemal Külünkoğlu = Zekeriya'ya, Yahya'ya, İsa'ya ve İlyas'a da (peygamberlik verdik). Onların hepsi de dürüst ve erdemli kimselerdendi.
min es sâlihîne
Diyanet İşleri (eski) = (84-86) Ona İshak'ı, Yakub'u bağışladık, her birini doğru yola eriştirdik. Daha önce Nuh'u ve soyundan Davud'u, Süleyman'ı, Eyyub'u, Yusuf'u, Musa'yı ve Harun'u -ki işlerini iyi yapanlara böylece karşılık veririz-, Zekeriya'yı, Yahya'yı, İsa'yı ve İlyas'ı -ki hepsi iyilerdendir-, İsmail'i, Elyesa'ı, Yunus'u, Lut'u -ki hepsini dünyalara üstün kıldık- doğru yola eriştirdik.
min es sâlihîne
Diyanet Vakfi = Zekeriyya, Yahya, İsa ve İlyas'ı da (doğru yola iletmiştik). Hepsi de iyilerden idi.
min es sâlihîne
Edip Yüksel = Zekeriyya, Yahya, İsa ve İlyas'a da... Hepsi de iyilerden idi
min es sâlihîne
Elmalılı Hamdi Yazır = Zekeriyyayı da, Yahyayı da, Isâyı da, İlyası da, hep salihînden
min es sâlihîne
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Zekeriyya'yı, Yahya'yı, İsa'yı ve İlyas'ı da... Hepsi iyilerdendir.
min es sâlihîne
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Zekeriyya, Yahya, İsa ve İlyas'a da (hidayet ettik). Hepsi de salih kullarımızdandı.
min es sâlihîne
Gültekin Onan = Zekeriya'yı, Yahya'yı, İsa'yı ve İlyas'ı da (hidayete eriştirdik.) Onların hepsi salihlerdendir.
min es sâlihîne
Harun Yıldırım = Zekeriyya’yı, Yahya’yı, İsa’yı ve İlyas’ı da... Hepsi de salihlerdendi.
min es sâlihîne
Hasan Basri Çantay = Zekeriyyâya, Yahyâya, İsâya, İlyâsa da (böyle hidâyet verdik). (Onların) hepsi saalihlerdendi.
min es sâlihîne
Hayrat Neşriyat = Zekeriyyâ’yı, Yahyâ’yı, Îsâ’yı ve İlyâs’ı da (hidâyete erdirdik). Herbiri sâlih kimselerdendi.
min es sâlihîne
İbni Kesir = Zekeriyya'yı, Yahya'yı, İsa'yı ve İlyas'ı da. Hepsi salihlerdendir.
min es sâlihîne
Kadri Çelik = Zekeriya'yı, Yahya'yı, İsa'yı ve İlyas'ı da (hidayete erdirdik). Hepsi de salihlerden idi.
min es sâlihîne
Muhammed Esed = ve Zekeriyaya, Yahyaya, İsaya ve İlyas(a da): onların hepsi dürüst ve erdemli kimselerdi;
min es sâlihîne
Mustafa İslamoğlu = ve Zekeriyya'yı, Yahya'yı, İsa'yı ve İlyas'ı da (seçtik): hepsi de dürüst ve erdemli kimselerdendi.
min es sâlihîne
Ömer Nasuhi Bilmen = Ve Zekeriya'yı da, Yahya'yı da, İsa'yı da, İlyas'ı da (hidâyete erdirdik). Hepsi de sâlih zâtlardandı.
min es sâlihîne
Ömer Öngüt = Zekeriyyayı da, Yahyayı da, Isâyı da, İlyası da, hep salihînden
min es sâlihîne
Sadık Türkmen = Zekeriya, Yahya, İsa ve İlyas’a da... Hepsi de iyilerdendi.
min es sâlihîne
Seyyid Kutub = Zekeriyya'yı, Yahya'yı, İsa'yı ve İlyas'ı da doğru yola ilettik. Hepsi de iyilerdendi.
min es sâlihîne
Suat Yıldırım = Zekeriyya’yı, Yahya’yı, Îsâ’yı, İlyas’ı da nübüvvete erdirdik. Onların hepsi de salih, hayırlı insanlardandı.
min es sâlihîne
Süleyman Ateş = Zekeriyyâ'ya, Yahyâ'ya, Îsâ ve İlyâs'a da (yol göstermiştik). Hepsi iyilerden idi.
min es sâlihîne
Tefhim-ul Kuran = Zekeriya'yı, Yahya'yı, İsa'yı ve İlyas'ı da (hidayete eriştirdik.) onların hepsi salihlerdendir.
min es sâlihîne
Ümit Şimşek = Zekeriya, Yahya, İsa ve İlyas'a da hidayet verdik. Onların hepsi iyi ve hayırlı kimselerdendi.
min es sâlihîne
Yaşar Nuri Öztürk = Zekeriyya, Yahya, İsa ve İlyas... Hepsi iyilik ve barış için çalışanlardandı.
min es sâlihîne
İskender Ali Mihr = Ve Zekeriya (A.S), Yahya (A.S), İsa (A.S) ve İlyas (A.S); hepsi salihlerdendir.
min es sâlihîne
İlyas Yorulmaz = Zekeriya, Yahya, İsa ve İlyas da, hepsi salih (doğru işler yapan) insanlardı.
min es sâlihîne
Diyanet İşleri = İçlerinden, “Eğer Allah bize lütuf ve kereminden verirse, mutlaka bol bol sadaka veririz ve mutlaka salihlerden oluruz” diye Allah’a söz verenler de vardır.
min es sâlihîne
Abdulbaki Gölpınarlı = Onlardan, bize lûtfuyla, keremiyle ihsanda bulunursa biz de yoksullara tasadduk ederiz ve mutlaka iyi kişilerden oluruz diye Allah'la ahdedenler de var.
min es sâlihîne
Abdullah Parlıyan = Ve o münafıklar arasında, “Doğrusu eğer Allah, bize cömertliğinden birşeyler bahşederse, şüphesiz biz de hayır yollarına harcar, dürüst ve erdemli kimselerden oluruz” diye Allah'a söz verenler de var.
min es sâlihîne
Adem Uğur = Onlardan kimi de, Eğer Allah lütuf ve kereminden bize verirse, mutlaka sadaka vereceğiz ve elbette biz sâlihlerden olacağız! diye Allah'a and içti.
min es sâlihîne
Ahmed Hulusi = Onlardan kimi de Allâh'a vaatte bulundu: "Eğer bize fazlından verirse, andolsun ki kesinlikle sadaka vereceğiz ve elbette sâlihlerden olacağız. "
min es sâlihîne
Ahmet Tekin = Onların içlerinde taahhütte bulunanlar da vardı:'Allah bize lütfundan, ihsanından verirse, mutlaka imanda sadâkatin ve kemalin ifadesi olan sadakayı, vicdanımızı, servetimizi, sosyal bünyemizi arındıran berekete vesile olan zekâtı veririz, malî mükellefiyetleri yerine getiririz, kesinlikle dindar, ahlâklı, hayır-hasenat sahibi müslümanlardan, sâlihlerden oluruz' diyorlardı.
min es sâlihîne
Ahmet Varol = Onlardan: 'Eğer Allah bize kendi lütfundan verirse mutlaka sadaka vereceğiz ve salihlerden olacağız' diye Allah'a kesin söz verenler var.
min es sâlihîne
Ali Bulaç = Onlardan kimi de: "Andolsun, eğer bize bol ihsanından verirse gerçekten sadaka vereceğiz ve salihlerden olacağız" diye Allah'a ahdetmiştir.
min es sâlihîne
Ali Fikri Yavuz = Onlardan kimi de Allah’a şöyle kesin söz (ahd) vermişti: Eğer (Allah) bize lütuf ve kereminden ihsan ederse, muhakkak zekâtını vereceğiz, gerçekten sâlihlerden olacağız.
min es sâlihîne
Ali Ünal = İçlerinden bazıları da, “Eğer Allah lütf u kereminden bize mal verirse, hiç şüphe edilmesin ki zekâtımızı verir, tasadduk ve teberruda bulunur ve yine hiç kuşkusuz, Allah’ın istediği çizgide sağlam, doğru ve yerinde iş yapanlardan oluruz!” diye Allah’a kesin söz vermişlerdi.