Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
min el meyyiti
Diyanet İşleri = Şüphesiz Allah, taneyi ve çekirdeği yarıp filizlendirendir. Ölüden diriyi çıkarır. Diriden de ölüyü çıkarandır. İşte budur Allah! Peki (O’ndan) nasıl çevriliyorsunuz?
min el meyyiti
Abdulbaki Gölpınarlı = Şüphe yok ki tohumları ve çekirdekleri yarıp nebatları ve ağaçları yetiştiren Allah'tır. Ölüden diri izhâr eder, diriden ölü. Budur Allah işte, nasıl oluyor da ondan yüz çeviriyorsunuz?
min el meyyiti
Abdullah Parlıyan = Şüphesiz ki Allah, daneyi ve çekirdeği yeniden hayat verip yeşertmek için çatlatıp yaratandır. Diriyi ölüden çıkarır, ölüyü de diriden çıkarandır. İşte budur Allah. Bunca delillere rağmen, nasıl oluyor da aklınızı kullanmayıp gerçeklerden çevriliyorsunuz?
min el meyyiti
Adem Uğur = Şüphesiz Allah, tohumu ve çekirdeği çatlatandır, ölüden diriyi çıkaran, diriden de ölüyü çıkarandır. İşte Allah budur. O halde (haktan) nasıl dönersiniz!
min el meyyiti
Ahmed Hulusi = Muhakkak ki Allâh tohumu ve çekirdekleri çatlatıp yarandır (Esmâ tohumundan varlık sûretlerini yaratan)! Ölüden (hakikat ilmi yoksunu) diriyi (Hayy ismi özelliğiyle ölümsüzlüğünü fark edeni) çıkarır. . . Diriden (hakikat bilgisiyle yaşarken - mülhime kavrayışı içindeyken) de ölüyü (kozasını terk edemeyip nefsi emmâreye - bedenselliğe düşeni) çıkarır! İşte Allâh budur! Nasıl (hâlden hâle) çevriliyorsunuz?
min el meyyiti
Ahmet Tekin = Allah tohumu ve çekirdeği çatlatıp filizlendirendir.Ölüden diriyi, tohum ve yumurtadan canlıyı çıkaran, diriden de ölüyü, canlıdan tohum ve yumurtayı çıkarandır.İşte budur Allah. O halde, haktan, Allah’a kulluk ve ibadetten hiç bir fayda sağlamayan, zararı dokunmayan şeylere kulluk ve ibadete nasıl olup da çevriliyorsunuz?
min el meyyiti
Ahmet Varol = Taneyi ve çekirdeği yaran şüphesiz Allah'tır. Ölüden diriyi çıkarır. Diriden de ölüyü çıkarandır. İşte Allah budur. Böyleyken siz nasıl yüz çeviriyorsunuz?
min el meyyiti
Ali Bulaç = Taneyi ve çekirdeği yaran şüphesiz Allah'tır. O, diriyi ölüden çıkarır, ölüyü de diriden çıkarır. İşte Allah budur. Öyleyse nasıl oluyor da çevriliyorsunuz?
min el meyyiti
Ali Fikri Yavuz = Allah, taneleri ve çekirdekleri çimlendirip çatlatandır. Ölüden diri çıkarır; diriden ölü çıkaran da O’dur. (Ölü yumurtadan canlı tavuk ve canlı tavuktan ölü yumurta gibi). İşte Allah! O halde siz O’ndan (ona iman etmekten) nasıl çevriliyorsunuz?
min el meyyiti
Ali Ünal = Allah ki, (toprağa düşmüş) tohumu ve çekirdeği yarıp, (bir yandan onları toprak altında yok ederken, bir yandan da yepyeni bir hayata mazhar kılarak bütün bitkileri yaratan)dır. Ölüden diriyi çıkarır; diriden de ölüyü çıkarandır. Budur Allah; bu gerçek karşısında nasıl oluyor da akıllarınız ve kalbleriniz çelinip, bâtıl sevdalar peşinde başka başka vadilere yöneliyorsunuz?
min el meyyiti
Bayraktar Bayraklı = Şüphesiz Allah, tohumu ve çekirdeği çatlatandır; ölüden diriyi, diriden de ölüyü çıkarandır. İşte Allah budur. O halde haktan nasıl döndürülüyorsunuz?
min el meyyiti
Bekir Sadak = Taneyi ve cekirdegi yaran suphesiz Allah'tir; oluyu cikarir. Iste Allah budur, nasil yuz cevirirsiniz?
min el meyyiti
Celal Yıldırım = Şüphesiz ki Allah dâneyi ve çekirdeği (yeniden hayat verip yeşertmek için) çatlatıp yarandır. Diriyi ölüden çıkarır, ölüyü de diriden çıkarandır. İşte Allah bu! (Hak'tan) nasıl ve neden (oluyor da) döndürülüyorsunuz?
min el meyyiti
Cemal Külünkoğlu = Kuşkusuz Allah, tohumu ve meyve çekirdeğini patlatandır. Ölüden diriyi meydana getiren, diriden de ölüyü çıkarandır. İşte Allah budur. O halde nasıl oluyor da haktan uzaklaştırılıyorsunuz?
min el meyyiti
Diyanet İşleri (eski) = Taneyi ve çekirdeği yaran şüphesiz Allah'tır; ölüyü çıkarır. İşte Allah budur, nasıl yüz çevirirsiniz?
min el meyyiti
Diyanet Vakfi = Şüphesiz Allah, tohumu ve çekirdeği çatlatandır, ölüden diriyi çıkaran, diriden de ölüyü çıkarandır. İşte Allah budur. O halde (haktan) nasıl dönersiniz!
min el meyyiti
Edip Yüksel = ALLAH taneyi ve çekirdeği yarıp filizlendirendir. Ölüden diriyi çıkarır ve diriden de ölüyü çıkarandır. İşte budur ALLAH. Nasıl yüz çevirebilirsiniz!
min el meyyiti
Elmalılı Hamdi Yazır = Allâh o dâneleri, çekirdekleri pörtleten, ölüden diri çıkarır, ve diriden ölü çıkaran, işte size söyliyorum Allâh o, şimdi söyleyin nereden çevriliyorsunuz?
min el meyyiti
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Tane ve çekirdekleri Allah pörtletir. Ölüden diri, diriden ölü çıkarır. İşte size söylüyorum Allah O'dur. Şimdi söyleyin nereden çevriliyorsunuz?
min el meyyiti
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Şüphesiz ki taneleri ve çekirdekleri yaran Allah'tır. O, ölüden diriyi çıkarır, diriden de ölüyü çıkaran O'dur. İşte Allah budur. O halde nasıl yüz çevirirsiniz?
min el meyyiti
Gültekin Onan = Taneyi ve çekirdeği yaran kuşkusuz Tanrı'dır. O, diriyi ölüden çıkarır, ölüyü de diriden çıkarır. İşte Tanrı budur. Öyleyse nasıl oluyor da çevriliyorsunuz?
min el meyyiti
Harun Yıldırım = Şüphesiz ki Allah taneyi ve çekirdeği yaran; ölüden diriyi, diriden de ölüyü çıkarandır. İşte Allah budur. O halde nasıl döndürülüyorsunuz?
min el meyyiti
Hasan Basri Çantay = Şübhesizki Allah (ot bitirmek için) taneleri, (ağaç çıkarmak için) çekirdekleri yaratandır. Ölüden diriyi O çıkarır, diriden ölüyü çıkaran da Odur. İşte Allah bu. O halde (bunca bürhanlara rağmen) nasıl olub da (îmandan) çevriliyorsunuz?
min el meyyiti
Hayrat Neşriyat = Şübhesiz ki Allah, dâneleri ve çekirdekleri (onlardan bitkiler çıkarmak üzere)çatlatıp yarandır. Ölüden diriyi çıkarır; diriden de ölüyü çıkarandır. İşte (Rabbiniz olan)Allah budur; öyle ise (haktan) nasıl çevriliyorsunuz?
min el meyyiti
İbni Kesir = Muhakkak ki Allah; taneyi ve çekirdeği yarandır. Ölüden diriyi çıkarır, diriden de ölüyü çıkarandır. İşte Allah budur. Nasıl olup da yüz çeviriyorsunuz?
min el meyyiti
Kadri Çelik = Taneyi ve çekirdeği yaran şüphesiz Allah'tır. Ölüden diriyi O çıkarır, diriden ölüyü çıkaran da O'dur. İşte Allah budur, nasıl yüz çevirirsiniz?
min el meyyiti
Muhammed Esed = Kuşkusuz Allah, tohumu ve meyve çekirdeğini çatlatarak ölüden diriyi meydana getirendir ve diriden de ölüyü çıkaran. İşte budur Allah: ve akıllarınız hala nasıl da tersyüz oluyor!"
min el meyyiti
Mustafa İslamoğlu = Kuşkusuz Allah'tır tohumu ve çekirdeği yaran, bir süreçte ölüden diriyi var eden ve diriden ölüyü çıkaran. İşte budur Allah! Peki, nasıl oluyor da böylesine savruluyorsunuz!
min el meyyiti
Ömer Nasuhi Bilmen = Şüphe yok ki, daneleri de, çekirdekleri de yaran Allah Teâlâ'dır. Diriyi ölüden çıkarır, ölüyü de diriden çıkaran O'dur. İşte Allah Teâlâ O'dur. Artık nasıl olur da (O'ndan) çevriliyorsunuz?
min el meyyiti
Ömer Öngüt = Tohum ve çekirdeği yaran şüphesiz ki Allah'tır. Ölüden diriyi çıkarır, diriden ölüyü çıkarır. İşte Allah budur! O halde nasıl çevriliyorsunuz?
min el meyyiti
Şaban Piriş = Taneyi ve çekirdeği yarıp filizlendiren, ölüden diriyi çıkaran diriden de ölüyü çıkaran Allah’tır. İşte Allah budur! O halde nasıl aldatılıyorsunuz?
min el meyyiti
Sadık Türkmen = Hiç şüphesiz, tohumu ve çekirdeği yarıp çıkaran Allah’tır. Cansızdan canlıyı, canlıdan da cansızı oluşturur. İşte Allah budur! O halde nasıl çevriliyorsunuz?
min el meyyiti
Seyyid Kutub = Tohumu ve çekirdeği çatlatan Allah'tır. O ölüden diriyi ve diriden ölüyü çıkarır. İşte Allah budur. Nasıl olur da bu gerçeği görmezlikten geliyorsunuz?
min el meyyiti
Suat Yıldırım = Taneleri ve çekirdekleri çatlatıp yararak (her şeyi gelişme yoluna koyan) Allah’tır. Ölüden diriyi O çıkarır, diriden ölüyü çıkaran da O’dur. İşte gerçek İlah bunları yapandır! Artık nasıl oluyor da haktan uzaklaştırılıyorsunuz?
min el meyyiti
Süleyman Ateş = Dâneyi ve çekirdeği yaran, şüphesiz Allah'tır. (O), ölüden diriyi çıkarır, diriden de ölüyü çıkarır. İşte Allâh budur. O halde nasıl (yalnız O'na tapmaktan) çevriliyorsunuz?
min el meyyiti
Tefhim-ul Kuran = Taneyi ve çekirdeği yaran şüphesiz Allah'tır. O, diriyi ölüden çıkarır, ölüyü de diriden çıkarır. İşte Allah budur. Öyleyse nasıl oluyor da çevriliyorsunuz?
min el meyyiti
Ümit Şimşek = Taneleri ve çekirdekleri yaran Allah'tır. O ölüden diriyi çıkarır; diriden ölüyü çıkaran da Odur. Allah işte budur. Nasıl olur da ondan yüz çevirirsiniz?
min el meyyiti
Yaşar Nuri Öztürk = Hiç kuşkusuz, Allah'tır Fâlık olan/dâneyi yaran, çekirdeği patlatan. Ölüden diri çıkarır O; diriden ölüyü çıkaran da O'dur! İşte budur Allah! Peki nasıl ters bir yöne çevriliyorsunuz?
min el meyyiti
İskender Ali Mihr = Muhakkak ki Allah, (taneyi) tohumu ve çekirdeği yarıp çıkarandır. Ölüden canlıyı çıkarır ve canlıdan ölüyü çıkarandır. İşte bu, Allah’tır. Öyleyse nasıl döndürülüyorsunuz?
min el meyyiti
İlyas Yorulmaz = Taneyi ve çekirdeği yaran Allah dır. Ölüden diriyi çıkarıyor ve diriden de ölüyü çıkaran O dur. İşte Allah böyle olduğu halde, siz (O ndan başka ilahlar) uyduruyorsunuz.
min el meyyiti
Diyanet İşleri = De ki: “Sizi gökten ve yerden kim rızıklandırıyor? Ya da işitme ve görme yetisi üzerinde kim mutlak hâkimdir? Ölüden diriyi, diriden ölüyü kim çıkarıyor? İşleri kim yürütüyor?” “Allah” diyecekler. De ki: “O hâlde, Allah’a karşı gelmekten sakınmayacak mısınız?”
min el meyyiti
Abdulbaki Gölpınarlı = De ki: Size gökten, yerden rızık veren kimdir, kulaklarla gözlere mâlik olan kim ve ölüden diriyi izhâr eden, diriden ölüyü meydana getiren kim ve işleri tedbîr eden kim? Diyecekler ki Allah. O vakit de ki: Neden çekinmezsiniz öyleyse?
min el meyyiti
Abdullah Parlıyan = De ki: Sizi göğün ve yerin ürünleriyle rızıklandıran kimdir? Yahut işitme ve görme organlarınızı yaratan ve onların görevlerini devam ettirmek suretiyle, onlara gerçekten sahip olan kimdir? Kimdir ölüden diriyi, diriden de ölüyü çıkaran? Ve yine kimdir, var olan herşeyin hayatını tanzim edip, çekip çeviren? Şüphesiz diyecekler ki: “Elbette Allah.” Öyleyse de ki: “Peki hâlâ yolunuzu, Allah ve O'nun kitabıyla bulmaya çalışmayacak mısınız?
min el meyyiti
Adem Uğur = De ki, 'Size gökten ve yerden kim rızık veriyor? İşitme ve görme duyularınızı kim kontrol ediyor? Ölüden diriyi, diriden ölüyü kim çıkarıyor? Tüm işleri kim yönetiyor?' 'ALLAH,' diyecekler. De ki: 'Öyleyse neden erdemli davranmıyorsunuz?'
min el meyyiti
Ahmed Hulusi = De ki: size gökten ve yerden kim rızk veriyor? Ya o sem' u ebsar kimin milki bulunuyor? Ve kim o ölüden diri çıkarıyor ve diriden ölü çıkarıyor? Ve emri kim tebdir ediyor? Derhal diyecekler ki Allah, de ki, o halde sakınmaz mısınız?
min el meyyiti
Ahmet Tekin = 'Gökten ve yerden size rızık ve servet veren kimdir? Kulaklara ve gözlere hükmeden kimdir? Ölüden diriyi, tohum ve yumurtadan canlıyı kim çıkarır? Diriden ölüyü, canlıdan tohum ve yumurtayı kim çıkarır? Kâinat ve içindeki varlıklarla, dünya ve ötesi ile ilgili ilâhî planlamayı kim yapıp yürütüyor, hayatın devamını ve aslî düzeni kim sağlıyor?' de. Onlar:'Allah!' diyecekler.'Hâlâ Allah’a sığınıp, emirlerine yapışmayacak, günahlardan arınıp, azaptan korunmayacak, kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarınıza ve özgürlüklerinize sahip çıkarak şahsiyetli davranmayacak, dinî ve sosyal görevlerinizin bilincinde olmayacak mısınız?' de.
min el meyyiti
Ahmet Varol = De ki: 'Sizi gökten ve yerden rızıklandıran kimdir? Yahut kulaklara ve gözlere sahip olan kimdir? Ölüden diriyi diriden ölüyü çıkaran kimdir? İşleri düzene koyan kimdir?' 'Allah' diyecekler. De ki: 'Öyleyse sakınmıyor musunuz?'
min el meyyiti
Ali Bulaç = De ki: "Göklerden ve yerden sizlere rızk veren kimdir? Kulaklara ve gözlere malik olan kimdir? Diriyi ölüden çıkaran ve ölüyü diriden çıkaran kimdir? Ve buyruğu evirip çeviren / yöneten / yönlendiren kimdir? Onlar: "Tanrı" diyeceklerdir. Öyleyse de ki: "Peki siz yine de korkup sakınmayacak mısınız?
min el meyyiti
Ali Fikri Yavuz = (Rasûlüm) de ki: “-Size gökten ve yerden kim rızk veriyor? O kulaklara ve gözlere (onların idrakine) kim mâlik bulunuyor? Ölüden diriyi, diriden de ölüyü kim çıkarıyor? Bütün işleri kim idâre ediyor? “ Hemen diyecekler ki “Allah” De ki: “- O halde Allah’dan sakınmaz mısınız? “
min el meyyiti
Ali Ünal = (Ey Rasûlüm,) sor onlara: “Sizi gökten ve yerden kim rızıklandırıyor? İşitme melekenizin ve gözlerinizin gerçek sahibi kim? Ölüden diriyi, diriden ölüyü kim çıkarıyor? Kimdir kâinattaki bütün işleri çekip çeviren, bütün varlığı idare eden?” Hepsi, “Allah!” diye cevap verecektir. O halde de ki: “Öyleyse şu takip ettiğiniz yolun âkıbetinden hiç çekinmez ve O’nun cezalandırmasından hiç endişe duymaz mısınız?