Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

min el evvelîne

  Sâffât / 168 -

 Diyanet İşleri = (167-169) Müşrikler) şunu da söylüyorlardı: “Eğer yanımızda öncekilere verilen kitaplardan bir kitap olsaydı, elbette biz ihlâslı kullar olurduk.”

min el evvelîne

  Sâffât / 168 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Katımızda evvelkilere âit bir kitap olsaydı.

min el evvelîne

  Sâffât / 168 -

 Abdullah Parlıyan = “Eğer yanımızda evvelkilere gelen kitaplardan bir kitap olsaydı,

min el evvelîne

  Sâffât / 168 -

 Adem Uğur = Eğer öncekilere verilenlerden bizde de bir kitap olsaydı,

min el evvelîne

  Sâffât / 168 -

 Ahmed Hulusi = "Eğer bizim yanımızda da atalarımızdan bize ulaşmış bir bilgi olsa idi. . . "

min el evvelîne

  Sâffât / 168 -

 Ahmet Tekin = 'Eğer yanımızda, önceki ümmetlerinkine benzer bir kitap olsaydı, biz de hâlis kul olurduk.'

min el evvelîne

  Sâffât / 168 -

 Ahmet Varol = 'Eğer yanımızda öncekiler(e inenler)den bir zikir (kitap) olsaydı,

min el evvelîne

  Sâffât / 168 -

 Ali Bulaç = "Eğer yanımızda öncekilerden bir zikir (kitap) bulunmuş olsaydı."

min el evvelîne

  Sâffât / 168 -

 Ali Fikri Yavuz = “- Eğer yanımızda evvelkilerin kitablarından bir kitab olsaydı,

min el evvelîne

  Sâffât / 168 -

 Ali Ünal = “Bizden önce yaşamış ümmetlerin elinde bulunan Kitap gibi bir Kitap bizde de olsaydı,

min el evvelîne

  Sâffât / 168 -

 Bayraktar Bayraklı = (167-169) Müşrikler, “Öncekilere verilenlerden bizde de bir kitap olsaydı, mutlaka Allah'ın ihlaslı kulları olurduk!” diyorlardı.

min el evvelîne

  Sâffât / 168 -

 Bekir Sadak = (167-16) 9 Putperestler: «Oncekilerde oldugu gibi bizde de bir kitap olsaydi, Allah'in O'na icten baglanan kullari olurduk» derlerdi.

min el evvelîne

  Sâffât / 168 -

 Celal Yıldırım = (167-168-169) Her ne kadar müşrikler, «yanımızda öncekilerden kalma bir kitap bulunsaydı, elbette bizler, Allah'ın hâlis kullarından olurduk» dlyorlardıysa da,

min el evvelîne

  Sâffât / 168 -

 Cemal Külünkoğlu = (167-169) Onlar (inkârcılar) ise şöyle deyip duruyorlardı: “Eğer yanımızda öncekilerden bir zikir (kitap) bulunmuş olsaydı elbette biz Allah'ın temiz kulları olurduk.”

min el evvelîne

  Sâffât / 168 -

 Diyanet İşleri (eski) = (167-169) Putperestler: 'Öncekilerde olduğu gibi bizde de bir kitap olsaydı, Allah'ın O'na içten bağlanan kulları olurduk' derlerdi.

min el evvelîne

  Sâffât / 168 -

 Diyanet Vakfi = (167-169) Putperestler: Eğer öncekilere verilenlerden bizde de bir kitap olsaydı, mutlaka Allah'ın ihlâslı kulları olurduk! diyorlardı.

min el evvelîne

  Sâffât / 168 -

 Edip Yüksel = 'Yanımızda öncekilerden bir uyarı bulunsaydı,'

min el evvelîne

  Sâffât / 168 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = eğer yanımızda evvelkilerinkinden bir zikr olsa idi

min el evvelîne

  Sâffât / 168 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Eğer yanımızda önceki (ümmet)lerden bir kitap olsaydı,

min el evvelîne

  Sâffât / 168 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = (167-169) (Müşrikler) şöyle diyorlardı: «Eğer yanımızda önceki (ümmet)lerden bir kitap olsaydı, elbette biz de Allah'ın ihlas ile seçilmiş kullarından olurduk.»

min el evvelîne

  Sâffât / 168 -

 Gültekin Onan = "Eğer yanımızda öncekilerden bir zikir (kitap) bulunmuş olsaydı."

min el evvelîne

  Sâffât / 168 -

 Harun Yıldırım = "Eğer öncekilere verilenlerden bizde de bir kitap olsaydı",

min el evvelîne

  Sâffât / 168 -

 Hasan Basri Çantay = «Eğer nezdimizde evvelki (ümmetlere inen) lerden bir kitab olsaydı»,

min el evvelîne

  Sâffât / 168 -

 Hayrat Neşriyat = (167-169) Ve (o müşrikler) doğrusu diyorlardı ki: 'Eğer şübhesiz bizim yanımızda(da) öncekiler(e verilenler)den bir kitab olsaydı, (biz de) elbette Allah’ın ihlâsa erdirilmiş kulları olurduk.'

min el evvelîne

  Sâffât / 168 -

 İbni Kesir = Öncekilerde olduğu gibi bizde de bir zikir bulunsaydı;

min el evvelîne

  Sâffât / 168 -

 Kadri Çelik = “Eğer yanımızda öncekilerden bir zikir (kitap) bulunmuş olsaydı.”

min el evvelîne

  Sâffât / 168 -

 Muhammed Esed = "Eğer atalarımızdan (bu yönde) bir gelenek devralmış olsaydık,

min el evvelîne

  Sâffât / 168 -

 Mustafa İslamoğlu = Eğer geçmiş atalarımızdan bize tevarüs edilen ilahi bir uyarı devralmış olsaydık,

min el evvelîne

  Sâffât / 168 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = (167-169) Ve elbette ki, (kâfirler, evvelce) diyorlardı ki: «Eğer bizim yanımızda evvelkilerden bir kitap bulunmuş olsa idi. Elbette ki, biz Allah'ın ihlâsa nâil olmuş kullarından olur idik.»

min el evvelîne

  Sâffât / 168 -

 Ömer Öngüt = "Evvelkilere verildiği gibi bize de kitap verilseydi. "

min el evvelîne

  Sâffât / 168 -

 Şaban Piriş = -Öncekilerden yanımızda bir zikir/kitap olsaydı

min el evvelîne

  Sâffât / 168 -

 Sadık Türkmen = “eğer evvelkilere verilenden bir uyarı yanımızda olsaydı,

min el evvelîne

  Sâffât / 168 -

 Seyyid Kutub = Eğer yanımızda evvelkilere gelen bir uyarı kitabı olsaydı.

min el evvelîne

  Sâffât / 168 -

 Suat Yıldırım = (167-169) Müşrikler önceleri: "Eğer, derlerdi, daha önceki milletlere verilen kitap gibi bir kitap bizde de olsaydı, Biz de yalnız Allah’a ibadet eden halis kullarından olurduk."

min el evvelîne

  Sâffât / 168 -

 Süleyman Ateş = "Eğer yanımızda öncekiler(e gelen Kitap'lar)dan bir uyarı olsaydı."

min el evvelîne

  Sâffât / 168 -

 Tefhim-ul Kuran = «Eğer yanımızda öncekilerden bir zikir (kitap) bulunmuş olsaydı,»

min el evvelîne

  Sâffât / 168 -

 Ümit Şimşek = 'Öncekilerin kitapları gibi bizim de bir kitabımız olsaydı,

min el evvelîne

  Sâffât / 168 -

 Yaşar Nuri Öztürk = "Eğer katımızda öncekilere verilenlerden bir öğüt/bir düşündürücü olsaydı,

min el evvelîne

  Sâffât / 168 -

 İskender Ali Mihr = Keşke bizim yanımızda (elimizde) evvelkilere verilenlerden bir zikir (bir kitap) olsaydı.

min el evvelîne

  Sâffât / 168 -

 İlyas Yorulmaz = “Önceden bizim yanımızda da bir hatırlatıcı (Kur’an) olsaydı. ”

min el evvelîne

  Vâkı’a / 13 -

 Diyanet İşleri = (13-14) Onların çoğu öncekilerden, azı da sonrakilerdendir.

min el evvelîne

  Vâkı’a / 13 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Öncekilerin bir çoğu.

min el evvelîne

  Vâkı’a / 13 -

 Abdullah Parlıyan = Önceki toplumların veya peygamberlere önce inananların pek çoğu,

min el evvelîne

  Vâkı’a / 13 -

 Adem Uğur = (Onların) çoğu önceki ümmetlerden,

min el evvelîne

  Vâkı’a / 13 -

 Ahmed Hulusi = Çoğunluğu önceki (devir)lerdendir.

min el evvelîne

  Vâkı’a / 13 -

 Ahmet Tekin = Çoğu önceki ümmetlerdendir.

min el evvelîne

  Vâkı’a / 13 -

 Ahmet Varol = Çoğu öncekilerden.

min el evvelîne

  Vâkı’a / 13 -

 Ali Bulaç = Bir çoğu geçmiş (ümmet)lerden,

min el evvelîne

  Vâkı’a / 13 -

 Ali Fikri Yavuz = Evvelki ümmetlerin (hayırda ileri geçenlerinden) çok kimseler,

min el evvelîne

  Vâkı’a / 13 -

 Ali Ünal = Çoğu, Allah’ın dinine herkesten önce girip omuz verenlerden;