Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
min el evvelîne
Diyanet İşleri = (167-169) Müşrikler) şunu da söylüyorlardı: “Eğer yanımızda öncekilere verilen kitaplardan bir kitap olsaydı, elbette biz ihlâslı kullar olurduk.”
min el evvelîne
Abdullah Parlıyan = “Eğer yanımızda evvelkilere gelen kitaplardan bir kitap olsaydı,
min el evvelîne
Adem Uğur = Eğer öncekilere verilenlerden bizde de bir kitap olsaydı,
min el evvelîne
Ahmed Hulusi = "Eğer bizim yanımızda da atalarımızdan bize ulaşmış bir bilgi olsa idi. . . "
min el evvelîne
Ahmet Tekin = 'Eğer yanımızda, önceki ümmetlerinkine benzer bir kitap olsaydı, biz de hâlis kul olurduk.'
min el evvelîne
Ahmet Varol = 'Eğer yanımızda öncekiler(e inenler)den bir zikir (kitap) olsaydı,
min el evvelîne
Ali Bulaç = "Eğer yanımızda öncekilerden bir zikir (kitap) bulunmuş olsaydı."
min el evvelîne
Ali Fikri Yavuz = “- Eğer yanımızda evvelkilerin kitablarından bir kitab olsaydı,
min el evvelîne
Ali Ünal = “Bizden önce yaşamış ümmetlerin elinde bulunan Kitap gibi bir Kitap bizde de olsaydı,
min el evvelîne
Bayraktar Bayraklı = (167-169) Müşrikler, “Öncekilere verilenlerden bizde de bir kitap olsaydı, mutlaka Allah'ın ihlaslı kulları olurduk!” diyorlardı.
min el evvelîne
Bekir Sadak = (167-16) 9 Putperestler: «Oncekilerde oldugu gibi bizde de bir kitap olsaydi, Allah'in O'na icten baglanan kullari olurduk» derlerdi.
min el evvelîne
Celal Yıldırım = (167-168-169) Her ne kadar müşrikler, «yanımızda öncekilerden kalma bir kitap bulunsaydı, elbette bizler, Allah'ın hâlis kullarından olurduk» dlyorlardıysa da,
min el evvelîne
Cemal Külünkoğlu = (167-169) Onlar (inkârcılar) ise şöyle deyip duruyorlardı: “Eğer yanımızda öncekilerden bir zikir (kitap) bulunmuş olsaydı elbette biz Allah'ın temiz kulları olurduk.”
min el evvelîne
Diyanet İşleri (eski) = (167-169) Putperestler: 'Öncekilerde olduğu gibi bizde de bir kitap olsaydı, Allah'ın O'na içten bağlanan kulları olurduk' derlerdi.
min el evvelîne
Diyanet Vakfi = (167-169) Putperestler: Eğer öncekilere verilenlerden bizde de bir kitap olsaydı, mutlaka Allah'ın ihlâslı kulları olurduk! diyorlardı.
min el evvelîne
Elmalılı Hamdi Yazır = eğer yanımızda evvelkilerinkinden bir zikr olsa idi
min el evvelîne
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Eğer yanımızda önceki (ümmet)lerden bir kitap olsaydı,
min el evvelîne
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = (167-169) (Müşrikler) şöyle diyorlardı: «Eğer yanımızda önceki (ümmet)lerden bir kitap olsaydı, elbette biz de Allah'ın ihlas ile seçilmiş kullarından olurduk.»
min el evvelîne
Gültekin Onan = "Eğer yanımızda öncekilerden bir zikir (kitap) bulunmuş olsaydı."
min el evvelîne
Harun Yıldırım = "Eğer öncekilere verilenlerden bizde de bir kitap olsaydı",
min el evvelîne
Hasan Basri Çantay = «Eğer nezdimizde evvelki (ümmetlere inen) lerden bir kitab olsaydı»,
min el evvelîne
Hayrat Neşriyat = (167-169) Ve (o müşrikler) doğrusu diyorlardı ki: 'Eğer şübhesiz bizim yanımızda(da) öncekiler(e verilenler)den bir kitab olsaydı, (biz de) elbette Allah’ın ihlâsa erdirilmiş kulları olurduk.'
min el evvelîne
Kadri Çelik = “Eğer yanımızda öncekilerden bir zikir (kitap) bulunmuş olsaydı.”
min el evvelîne
Muhammed Esed = "Eğer atalarımızdan (bu yönde) bir gelenek devralmış olsaydık,
min el evvelîne
Mustafa İslamoğlu = Eğer geçmiş atalarımızdan bize tevarüs edilen ilahi bir uyarı devralmış olsaydık,
min el evvelîne
Ömer Nasuhi Bilmen = (167-169) Ve elbette ki, (kâfirler, evvelce) diyorlardı ki: «Eğer bizim yanımızda evvelkilerden bir kitap bulunmuş olsa idi. Elbette ki, biz Allah'ın ihlâsa nâil olmuş kullarından olur idik.»
min el evvelîne
Sadık Türkmen = “eğer evvelkilere verilenden bir uyarı yanımızda olsaydı,
min el evvelîne
Seyyid Kutub = Eğer yanımızda evvelkilere gelen bir uyarı kitabı olsaydı.
min el evvelîne
Suat Yıldırım = (167-169) Müşrikler önceleri: "Eğer, derlerdi, daha önceki milletlere verilen kitap gibi bir kitap bizde de olsaydı, Biz de yalnız Allah’a ibadet eden halis kullarından olurduk."
min el evvelîne
Süleyman Ateş = "Eğer yanımızda öncekiler(e gelen Kitap'lar)dan bir uyarı olsaydı."
min el evvelîne
Tefhim-ul Kuran = «Eğer yanımızda öncekilerden bir zikir (kitap) bulunmuş olsaydı,»
min el evvelîne
Ümit Şimşek = 'Öncekilerin kitapları gibi bizim de bir kitabımız olsaydı,
min el evvelîne
Yaşar Nuri Öztürk = "Eğer katımızda öncekilere verilenlerden bir öğüt/bir düşündürücü olsaydı,
min el evvelîne
İskender Ali Mihr = Keşke bizim yanımızda (elimizde) evvelkilere verilenlerden bir zikir (bir kitap) olsaydı.
min el evvelîne
İlyas Yorulmaz = “Önceden bizim yanımızda da bir hatırlatıcı (Kur’an) olsaydı. ”
min el evvelîne
Diyanet İşleri = (13-14) Onların çoğu öncekilerden, azı da sonrakilerdendir.
min el evvelîne
Abdullah Parlıyan = Önceki toplumların veya peygamberlere önce inananların pek çoğu,
min el evvelîne
Ali Fikri Yavuz = Evvelki ümmetlerin (hayırda ileri geçenlerinden) çok kimseler,
min el evvelîne
Ali Ünal = Çoğu, Allah’ın dinine herkesten önce girip omuz verenlerden;