Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

min el cibâli

  Nahl / 68 -

 Diyanet İşleri = Rabbin, bal arısına şöyle ilham etti: “Dağlardan, ağaçlardan ve insanların yaptıkları çardaklardan (kovanlardan) kendine evler edin.”

min el cibâli

  Nahl / 68 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Ve Rabbin, bal arısına, dağlarda, ağaçlarda ve çardak kurulan yerlerde kovan yapın diye vahyetti.

min el cibâli

  Nahl / 68 -

 Abdullah Parlıyan = Ve bir de, Rabbinin arıya: “Dağlarda, ağaçlarda ve insanların hazırladıkları kovanlarda, kendine yuva edin” diye vahyettiğini.

min el cibâli

  Nahl / 68 -

 Adem Uğur = Rabbin bal arısına: Dağlardan, ağaçlardan ve insanların yaptıkları çardaklardan kendine evler (kovanlar) edin.

min el cibâli

  Nahl / 68 -

 Ahmed Hulusi = Rabbin bal arısına vahyetti: "Dağlardan, ağaçlardan ve yaptıkları kovanlardan evler edin!" (Düşünen beyinlere, arının {ve diğer mahlûkatın} nasıl vahiy aldığı, bunun nasıl ve ne anlama geldiği konusu, çok şeyler açar. A. H. )

min el cibâli

  Nahl / 68 -

 Ahmet Tekin = Rabbin bal arısına:'Dağlardan, ağaçlardan ve insanların hazırladıkları arılıklardan uygun yerleri kendine yuva haline getir' diye ilham etti.

min el cibâli

  Nahl / 68 -

 Ahmet Varol = Rabbin arıya şöyle ilham etti: 'Kendine dağlardan, ağaçlardan ve (insanların) kurdukları kovanlardan evler edin.

min el cibâli

  Nahl / 68 -

 Ali Bulaç = Rabbin bal arısına vahyetti: Dağlarda, ağaçlarda ve onların kurdukları çardaklarda kendine evler edin.

min el cibâli

  Nahl / 68 -

 Ali Fikri Yavuz = Senin Rabbin, bal arasına da şöyle vahy etti: “- Dağlardan, ağaçlardan ve insanların kuracakları kovanlardan kendine evler edin.

min el cibâli

  Nahl / 68 -

 Ali Ünal = Rabbin, bal arısına da şöyle vahyetti: “Dağlardan kendine göz göz ev edin, ağaçlardan ve insanların kurup yükselttikleri çardak ve benzeri şeylerden de.

min el cibâli

  Nahl / 68 -

 Bayraktar Bayraklı = (68-69) Rabbin bal arısına, “Dağlardan, ağaçlardan ve kurulmuş kovanlardan yuvalar edin, sonra da her türlü üründen ye de, Rabbinin işlek olan yollarından yürü!” diye vahyetti. Karınlarından, insanlara şifa olan türlü türlü renkte içecek çıkar. Düşünen topluma bunda bir ders vardır.[273]

min el cibâli

  Nahl / 68 -

 Bekir Sadak = (68-69) Rabbin bal arisina: «Daglarda, agaclarda ve hazirlanmis kovanlarda yuva edin; sonra her cesit urunden ye; sonra da Rabbinin islemen icin gosterdigi yollardan yuru» diye ogretti. Karinlarindan insanlara sifa olan cesitli renklerde bal cikar. Dusunen bir millet icin bunda ibret vardir.

min el cibâli

  Nahl / 68 -

 Celal Yıldırım = Rabbin, bal arısına, dağlardan, ağaçtan ve kurdukları çardaktan kendine göz göz yuva edin;

min el cibâli

  Nahl / 68 -

 Cemal Külünkoğlu = Senin Rabbin, bal arasına da şöyle vahyetti: “Dağlardan, ağaçlardan ve insanların kuracakları kovanlardan kendine evler edin.”

min el cibâli

  Nahl / 68 -

 Diyanet İşleri (eski) = (68-69) Rabbin bal arısına: 'Dağlarda, ağaçlarda ve hazırlanmış kovanlarda yuva edin; sonra her çeşit üründen ye; sonra da Rabbinin işlemen için gösterdiği yollardan yürü' diye öğretti. Karınlarından insanlara şifa olan çeşitli renklerde bal çıkar. Düşünen bir millet için bunda ibret vardır.

min el cibâli

  Nahl / 68 -

 Diyanet Vakfi = (68-69) Rabbin bal arısına: Dağlardan, ağaçlardan ve insanların yaptıkları çardaklardan kendine evler (kovanlar) edin. Sonra meyvelerin her birinden ye ve Rabbinin sana kolaylaştırdığı yaylım yollarına gir, diye ilham etti. Onların karınlarından renkleri çeşitli bir şerbet (bal) çıkar ki, onda insanlar için şifa vardır. Elbette bunda düşünen bir kavim için büyük bir ibret vardır.

min el cibâli

  Nahl / 68 -

 Edip Yüksel = Ve Rabbin arıya vahyetti: 'Dağlardan, ağaçlardan ve kurdukların (kovanlar) dan evler edin,'

min el cibâli

  Nahl / 68 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Rabbın bal arısına da şöyle vahyetti: dağlardan ve ağaçlardan ve kuracakları köşklerden göz göz evler edin

min el cibâli

  Nahl / 68 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Rabbin bal arısına da şöyle vahyetti: «Dağlardan, ağaçlardan ve insanların kuracakları kovanlardan göz göz evler edin!

min el cibâli

  Nahl / 68 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Senin Rabbin bal arısına şöyle vahyetti: Dağlardan, ağaçlardan ve insanların kuracakları kovanlardan kendine evler edin.

min el cibâli

  Nahl / 68 -

 Gültekin Onan = Rabbin bal arısına vahyetti: Dağlarda, ağaçlarda ve onların kurdukları çardaklarda kendine evler edin.

min el cibâli

  Nahl / 68 -

 Harun Yıldırım = Rabbin bal arısına: Dağlardan, ağaçlardan ve insanların yaptıkları çardaklardan kendine evler (kovanlar) edin.

min el cibâli

  Nahl / 68 -

 Hasan Basri Çantay = (68-69) Rabbin bal arısına: «Dağlardan, ağaçlardan ve (insanların senin için yapacakları) çardaklardan evler (kovanlar) edin, sonra meyve (ve çiçek) lerin her birinden ye de Rabbinin (bal imâlinde öğretdiği ve) kolaylıklar gösterdiği yaylım yollarına git» diye ilham etdi. Onların karınlarından (ağızlarından) renkleri çeşidli şerbet (bal) çıkar ki onda insanlar için şifâ vardır. İşte bunda da tefekkür edecek bir zümre için elbette bir âyet var.

min el cibâli

  Nahl / 68 -

 Hayrat Neşriyat = Ve Rabbin nahl’e (bal arısına) vahyetti (ilhâm etti) ki: 'Dağlardan, ağaçlardan ve(insanların) kurmakta oldukları çardaklardan evler edin!'

min el cibâli

  Nahl / 68 -

 İbni Kesir = Ve Rabbın bal arısına vahyetti ki: Dağlarda, ağaçlarda ve hazırlanmış kovanlarda yuva edin.

min el cibâli

  Nahl / 68 -

 Kadri Çelik = Rabbin bal arısına, “Dağlarda, ağaçlarda ve onların kurdukları çardaklarda kendine evler edin” diye vahyetti.

min el cibâli

  Nahl / 68 -

 Muhammed Esed = Ve bir de, Rabbinin arıya: "Dağlarda, ağaçlarda ve (insanların) hazırladıkları kovanlarda kendine yuva edin" diye vahyetti(ğini)

min el cibâli

  Nahl / 68 -

 Mustafa İslamoğlu = Yine Rabbinin arıya vahyetti(ğini de düşün): "Dağlardan, ağaçlardan ve imal edilmiş kovanlardan kendine yuva edin!

min el cibâli

  Nahl / 68 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Ve Rabbin bal arısına da ilham etmiştir ki, «Dağlardan ve ağaçlardan ve çardaklardan evler ittihaz edin.»

min el cibâli

  Nahl / 68 -

 Ömer Öngüt = Rabbin bal arısına: “Dağlarda, ağaçlarda ve hazırlanmış kovanlarda yuva edin!” diye vahyetti.

min el cibâli

  Nahl / 68 -

 Şaban Piriş = Rabbin bal arısına şöyle vahyetti: “Dağlardan, ağaçlardan ve kovanlardan kendine evler yap.

min el cibâli

  Nahl / 68 -

 Sadık Türkmen = Rabbin bal arısına şöyle vahyetti: “Dağlarda, ağaçlarda ve insanların kurdukları çardaklarda/kovanlarda, kendine evler edin!

min el cibâli

  Nahl / 68 -

 Seyyid Kutub = Rabbin bal arısına ilham etti ki; «Dağ oyuklarında, ağaç kovuklarında ve asma yaprakları arasında petek ör.»

min el cibâli

  Nahl / 68 -

 Suat Yıldırım = (68-69) Rabbin bal arısına şöyle vahyetti: "Dağlardan, ağaçlardan ve insanların kurdukları çardaklardan kendine göz göz ev (kovan) edin. Sonra da her türlü meyveden ye de Rabbinin sana yayılman için belirlediği yolları tut." Onların karınlarından renkleri çeşit çeşit bir şerbet çıkar ki onda insanlara şifa vardır. Elbette düşünen kimseler için bunda alacak ibret vardır.

min el cibâli

  Nahl / 68 -

 Süleyman Ateş = Rabbin, bal arısına şöyle vahyetti: "Dağlardan, ağaçlardan ve kurdukları çardaklardan evler edin!"

min el cibâli

  Nahl / 68 -

 Tefhim-ul Kuran = Rabbin bal arısına vahyetti: Dağlarda, ağaçlarda ve onların kurdukları çardaklarda kendine evler edin.

min el cibâli

  Nahl / 68 -

 Ümit Şimşek = Rabbin balarısına vahyetti: 'Dağlardan, ağaçlardan, insanların kurduğu kovanlardan kendine evler edin.

min el cibâli

  Nahl / 68 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Rabbin, balarısına şöyle vahyetti: "Dağlardan evler edin, ağaçlardan ve insanların kurdukları çardaklardan da..."

min el cibâli

  Nahl / 68 -

 İskender Ali Mihr = Ve senin Rabbin, balarısına, dağlardan, ağaçlardan ve onların (insanların) kurdukları çardaklardan, evler (kovanlar) edinmelerini vahyetti.

min el cibâli

  Nahl / 68 -

 İlyas Yorulmaz = Rabbin arıya “Dağlarda veya ağaçlarda veya insanların yükseklere hazırladıkları yerler (kovanlar) da evler edinin” diye vahy etti.

min el cibâli

  Nahl / 81 -

 Diyanet İşleri = Allah, yarattıklarından sizin için gölgeler yaptı ve dağlarda da sizin için barınaklar var etti. Sizi sıcaktan koruyacak elbiseler ve savaşta sizi koruyacak zırhlar verdi. Böylece Allah, müslüman olasınız diye üzerinizde olan nimetini tamamlıyor.

min el cibâli

  Nahl / 81 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Ve Allah, yarattığı şeylerden gölgeler halketti size ve dağlarda kovuklar, mağaralar meydana getirdi sizin için, sizi sıcaktan, soğuktan koruyacak elbiseler, savaşta zarardan koruyacak zırhlar yapmanızı da sağladı. Ona teslîm olmanız için nîmetlerini böylece tamamlar size.

min el cibâli

  Nahl / 81 -

 Abdullah Parlıyan = Ve Allah, yarattığı şeylerden sizin için gölgeler meydana getirdi. Dağlarda gizlenme ve saklanma yerleri bahşeden ve sizi sıcağa, soğuğa karşı koruyacak elbiseler, savaşlarda zararlardan koruyacak zırhlar yapma imkanı ve becerisini de veren Allah'tır. O'na teslim olarak müslüman olup, kurtulabilmeniz için nimetlerini böylece tamamlar size.

min el cibâli

  Nahl / 81 -

 Adem Uğur = Allah, yarattıklarından sizin için gölgeler yaptı. Dağlarda da sizin için barınaklar yarattı. Sizi sıcaktan koruyacak elbiseler ve savaşta sizi koruyacak zırhlar yarattı. İşte böylece Allah, müslüman olmanız için üzerinize nimetini tamamlıyor.

min el cibâli

  Nahl / 81 -

 Ahmed Hulusi = Allâh, yarattığı şeylerden sizin için gölgeler yaptı ve sizin için dağlardan sığınıp barınılacak yerler oluşturdu; sizin için, sizi sıcaktan koruyan elbiseler ve savaşta koruyan zırhlar yarattı. . . İşte böylece üzerinize nimetini tamamlıyor ki müslimler olasınız!

min el cibâli

  Nahl / 81 -

 Ahmet Tekin = Allah yarattıklarından sizin için gölgeler var etti. Dağlarda da sizin için barınaklar, mağaralar yaptı. Sıcaktan koruyacak elbiseler ve savaşta sizi koruyacak zırhlar yapmayı öğretti. Bunları yarattığı, planladığı gibi, Allah size nimetini, muhtaç olduğunuz şeyleri tamamlıyor. Umulur ki, varlığınızı, benliğinizi Allah’a teslim edip hükmüne razı olursunuz.

min el cibâli

  Nahl / 81 -

 Ahmet Varol = Allah yarattıklarından sizin için gölgeler oluşturdu ve dağlarda sizin için barınaklar varetti. Yine sizi sıcaktan koruyan elbiseler ve savaşta sizi koruyacak giyecekler varetti. İşte O size nimetini böyle tamamlamaktadır; umulur ki teslim olursunuz.

min el cibâli

  Nahl / 81 -

 Ali Bulaç = Allah, sizin için yarattığı şeylerden gölgeler kıldı. Dağlarda da sizin için barınaklar, siperler kıldı, sizi sıcaktan koruyacak elbiseler, sizi savaşınızda (zorluklara karşı) koruyacak giyimlikler de var etti. İşte O, üzerinizdeki nimetini böyle tamamlamaktadır, umulur ki teslim olursunuz.

min el cibâli

  Nahl / 81 -

 Ali Fikri Yavuz = Allah, yarattığı (ev, ağaç ve bulut gibi) şeylerden size gölgeler yaptı; size dağlardan siperler yaptı; size, kendinizi sıcak ve soğuktan koruyacak elbiselerle, harbde sizi koruyacak zırhlı giyim eşyası yaptı. İşte böylece Allah, üzerinizde olan nimetini tamamlıyor ki, emirlerine boyun eğip itaat edesiniz.

min el cibâli

  Nahl / 81 -

 Ali Ünal = Allah, yarattığı şeylerden sizin için gölgeler, gölgelikler, dağlarda barınaklar, sizi sıcaktan (ve soğuktan) koruyacak elbiseler ve savaşta koruyacak zırhlar var etti. Allah, bütün bu nimetler (ve en büyük nimet olan İslâm’la) üzerinizdeki nimetini böylece tamamlamaktadır ki, tam bir teslimiyetle O’na yönelesiniz.