Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

min ed dâllîne

  Şu’arâ / 20 -

 Diyanet İşleri = Mûsâ, şöyle dedi: “Ben onu, o vakit kendimi kaybetmiş bir hâlde iken (istemeyerek) yaptım.”

min ed dâllîne

  Şu’arâ / 20 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Mûsâ, o işi yaptım ama dedi, o vakit cahillerdendim.

min ed dâllîne

  Şu’arâ / 20 -

 Abdullah Parlıyan = Musa dedi: “Ben o işi, henüz o anda sonucun ne olacağını bilmeyerek yaptım yani öldürmek için vurmadım.

min ed dâllîne

  Şu’arâ / 20 -

 Adem Uğur = Musa: Ben, dedi, o işi o anda sonunun ne olacağını bilmeyerek yaptım.

min ed dâllîne

  Şu’arâ / 20 -

 Ahmed Hulusi = (Musa) dedi ki: "O filli işlediğimde ben ne yaptığımın farkında değildim. "

min ed dâllîne

  Şu’arâ / 20 -

 Ahmet Tekin = Mûsâ: 'Bir yumruğun ölüme sebebiyet vereceğini bilerek yapmışsam, o takdirde düzen, kural tanımayanlardan, helâki hak edenlerden olurum.' dedi.

min ed dâllîne

  Şu’arâ / 20 -

 Ahmet Varol = (Musa) dedi ki: 'Onu daha bilgisizlerden olduğum zaman yaptım.

min ed dâllîne

  Şu’arâ / 20 -

 Ali Bulaç = (Musa) Dedi ki: "Ben onu yaptığım zaman şaşkınlardandım."

min ed dâllîne

  Şu’arâ / 20 -

 Ali Fikri Yavuz = Mûsa dedi ki: “- Ben bunu, o vakit cahillerden olduğum halde yaptım.

min ed dâllîne

  Şu’arâ / 20 -

 Ali Ünal = “Ben,” diye cevap verdi Musa, “evet o işi yaptım, ama bilmeden, farkına varmadan yaptım.

min ed dâllîne

  Şu’arâ / 20 -

 Bayraktar Bayraklı = (20-22) Mûsâ, “O işi, daha ne yaptığımı bilmez biriyken işledim. Bu yüzden sizden korkup kaçtım; sonra, Rabbim bana ilim ve hikmet verip beni peygamberlerden kıldı. Başıma kaktığın bu nimet, İsrâiloğulları'nı kendine köle yapmandan dolayıdır” dedi.

min ed dâllîne

  Şu’arâ / 20 -

 Bekir Sadak = (20-22) Musa: «O isi kasden yaptimsa sapiklardan biri sayilirim. Bu yuzden sizden korkunca aranizdan kactim. Sonra, Rabbim bana hikmet verip, beni peygamber yapti. Basima kaktigin bu nimet, Israilogullarini kendine kole ettiginden oturudur» dedi.

min ed dâllîne

  Şu’arâ / 20 -

 Celal Yıldırım = Musâ, «o işi ben henüz (peygamberlik) yolunda değil iken yapmıştım» dedi.

min ed dâllîne

  Şu’arâ / 20 -

 Cemal Külünkoğlu = (20-22) (Musa) dedi ki: “Ben onu, o vakit kendimi kaybetmiş bir hâlde (bir yumruk vurmakla adamın ölebileceğini bilemeden) yaptım. Sizden korktuğum için de hemen aranızdan kaçtım. Derken, Rabbim bana hüküm ve hikmet bahşetti de beni peygamberlerden biri yaptı. Başıma kaktığın o iyilik, İsrailoğullarını kendine köle yaptığın içindi.”

min ed dâllîne

  Şu’arâ / 20 -

 Diyanet İşleri (eski) = (20-22) Musa: 'O işi kasden yaptımsa sapıklardan biri sayılırım. Bu yüzden sizden korkunca aranızdan kaçtım. Sonra, Rabbim bana hikmet verip, beni peygamber yaptı. Başıma kaktığın bu nimet, İsrailoğullarını kendine köle ettiğinden ötürüdür' dedi.

min ed dâllîne

  Şu’arâ / 20 -

 Diyanet Vakfi = Musa: Ben, dedi, o işi o anda sonunun ne olacağını bilmeyerek yaptım.

min ed dâllîne

  Şu’arâ / 20 -

 Edip Yüksel = Dedi ki, 'O işi yaptığım zaman yanlış yoldaydım.'

min ed dâllîne

  Şu’arâ / 20 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = O vakıt, dedi: o fi'li yaptım şaşkınlardandım

min ed dâllîne

  Şu’arâ / 20 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = (Musa) dedi ki: «O işi o zaman yaptım, şaşkınlardandım.

min ed dâllîne

  Şu’arâ / 20 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Musa, «Ben, dedi, o işi o anda yaptım ki şaşkınlardandım.»

min ed dâllîne

  Şu’arâ / 20 -

 Gültekin Onan = (Musa) Dedi ki: "Ben onu yaptığım zaman şaşkınlardandım."

min ed dâllîne

  Şu’arâ / 20 -

 Harun Yıldırım = Dedi ki: o işi o anda sonunun ne olacağını bilmeyerek yaptım.

min ed dâllîne

  Şu’arâ / 20 -

 Hasan Basri Çantay = (Muusâ) dedi: «Ben bunu o vakit bilmezlerden olarak yapdım».

min ed dâllîne

  Şu’arâ / 20 -

 Hayrat Neşriyat = (Mûsâ:) 'Ben bunu o zaman (öyle kasdım olmadan, sonu ölüm olacağını)bilmeyen kimselerden olarak yaptım' dedi.

min ed dâllîne

  Şu’arâ / 20 -

 İbni Kesir = Dedi ki: Ben, onu yaptım, ama o zaman şaşkınlardandım.

min ed dâllîne

  Şu’arâ / 20 -

 Kadri Çelik = (Musa) Dedi ki: “Ben onu yaptığım zaman şaşkınlardandım.”

min ed dâllîne

  Şu’arâ / 20 -

 Muhammed Esed = (Musa:) "Evet, o fiili daha ne yaptığımı bilmez biriyken işledim" dedi,

min ed dâllîne

  Şu’arâ / 20 -

 Mustafa İslamoğlu = "Evet o işi ben yaptım" dedi, "çünkü o sırada kendimi kaybetmiştim;

min ed dâllîne

  Şu’arâ / 20 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = (Hazreti Mûsa) Dedi ki: «Onu o vakit yaptım, fakat ben (o zaman) cahillerden idim.»

min ed dâllîne

  Şu’arâ / 20 -

 Ömer Öngüt = Musa dedi ki: “Ben onu yaptım amma, o zaman câhillerdendim (sonunun ne olacağını bilmeyerek yaptım). ”

min ed dâllîne

  Şu’arâ / 20 -

 Şaban Piriş = -Ben, onu yaptığım zaman dalalet içinde olanlardan biriydim, dedi.

min ed dâllîne

  Şu’arâ / 20 -

 Sadık Türkmen = (Musa) dedi ki: “O dediğini bilmeyerek/hataen/istemeden yapmıştım.

min ed dâllîne

  Şu’arâ / 20 -

 Seyyid Kutub = Musa dedi ki: «O suçu işlediğim sırada ben henüz doğru yolu bulmuş değildim.

min ed dâllîne

  Şu’arâ / 20 -

 Suat Yıldırım = "Ben" dedi, "yanlışlıkla, sonunda ne olacağını bilmeksizin, şaşkın bir vaziyette o işi yapmıştım."

min ed dâllîne

  Şu’arâ / 20 -

 Süleyman Ateş = (Mûsâ): "Onu yaptığım zaman sapıklardan idim" dedi.

min ed dâllîne

  Şu’arâ / 20 -

 Tefhim-ul Kuran = (Musa) Dedi ki: «Ben onu yaptığım zaman şaşkınlardandım.»

min ed dâllîne

  Şu’arâ / 20 -

 Ümit Şimşek = Musa dedi ki: 'Ben onu yanlışlıkla yaptım.

min ed dâllîne

  Şu’arâ / 20 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Mûsa dedi: "Onu yaptığım zaman şaşkınlardandım."

min ed dâllîne

  Şu’arâ / 20 -

 İskender Ali Mihr = Musa (A.S): “Onu yaptığım zaman ben, dalâlette olanlardandım.” dedi.

min ed dâllîne

  Şu’arâ / 20 -

 İlyas Yorulmaz = Musa “Bir an için yoldan çıkmış biri olarak aniden o suçu işledim. ”

min ed dâllîne

  Şu’arâ / 86 -

 Diyanet İşleri = “Babamı da bağışla. Çünkü o gerçekten yolunu şaşıranlardandır.”

min ed dâllîne

  Şu’arâ / 86 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Atamı da yarlıga, şüphe yok o, sapıklardan.

min ed dâllîne

  Şu’arâ / 86 -

 Abdullah Parlıyan = Sapıklardan olan babamı da bağışla.

min ed dâllîne

  Şu’arâ / 86 -

 Adem Uğur = Babamı da bağışla (ona tevbe ve iman nasip et). Çünkü o sapıklardandır.

min ed dâllîne

  Şu’arâ / 86 -

 Ahmed Hulusi = "Babamı mağfiret et! Muhakkak ki o, doğru inançtan sapanlardandı!"

min ed dâllîne

  Şu’arâ / 86 -

 Ahmet Tekin = 'Babamı da bağışla. O başına buyruk hareket ederek hak yoldan uzaklaşanlardan, dalâleti, bozuk düzeni, helâki tercih edenlerden.'

min ed dâllîne

  Şu’arâ / 86 -

 Ahmet Varol = Babamı da bağışla. Şüphesiz o sapıklardandır.

min ed dâllîne

  Şu’arâ / 86 -

 Ali Bulaç = "Babamı da bağışla, çünkü o şaşırıp sapanlardandır."

min ed dâllîne

  Şu’arâ / 86 -

 Ali Fikri Yavuz = Babamı da hidayete ulaştır, çünkü o sapıklardan bulunuyordu.

min ed dâllîne

  Şu’arâ / 86 -

 Ali Ünal = “Atamı da bağışla; çünkü o, sapıp gitmişler içinde bulunuyor.