Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
min ed dâllîne
Diyanet İşleri = Mûsâ, şöyle dedi: “Ben onu, o vakit kendimi kaybetmiş bir hâlde iken (istemeyerek) yaptım.”
min ed dâllîne
Abdulbaki Gölpınarlı = Mûsâ, o işi yaptım ama dedi, o vakit cahillerdendim.
min ed dâllîne
Abdullah Parlıyan = Musa dedi: “Ben o işi, henüz o anda sonucun ne olacağını bilmeyerek yaptım yani öldürmek için vurmadım.
min ed dâllîne
Adem Uğur = Musa: Ben, dedi, o işi o anda sonunun ne olacağını bilmeyerek yaptım.
min ed dâllîne
Ahmed Hulusi = (Musa) dedi ki: "O filli işlediğimde ben ne yaptığımın farkında değildim. "
min ed dâllîne
Ahmet Tekin = Mûsâ: 'Bir yumruğun ölüme sebebiyet vereceğini bilerek yapmışsam, o takdirde düzen, kural tanımayanlardan, helâki hak edenlerden olurum.' dedi.
min ed dâllîne
Ahmet Varol = (Musa) dedi ki: 'Onu daha bilgisizlerden olduğum zaman yaptım.
min ed dâllîne
Ali Fikri Yavuz = Mûsa dedi ki: “- Ben bunu, o vakit cahillerden olduğum halde yaptım.
min ed dâllîne
Ali Ünal = “Ben,” diye cevap verdi Musa, “evet o işi yaptım, ama bilmeden, farkına varmadan yaptım.
min ed dâllîne
Bayraktar Bayraklı = (20-22) Mûsâ, “O işi, daha ne yaptığımı bilmez biriyken işledim. Bu yüzden sizden korkup kaçtım; sonra, Rabbim bana ilim ve hikmet verip beni peygamberlerden kıldı. Başıma kaktığın bu nimet, İsrâiloğulları'nı kendine köle yapmandan dolayıdır” dedi.
min ed dâllîne
Bekir Sadak = (20-22) Musa: «O isi kasden yaptimsa sapiklardan biri sayilirim. Bu yuzden sizden korkunca aranizdan kactim. Sonra, Rabbim bana hikmet verip, beni peygamber yapti. Basima kaktigin bu nimet, Israilogullarini kendine kole ettiginden oturudur» dedi.
min ed dâllîne
Celal Yıldırım = Musâ, «o işi ben henüz (peygamberlik) yolunda değil iken yapmıştım» dedi.
min ed dâllîne
Cemal Külünkoğlu = (20-22) (Musa) dedi ki: “Ben onu, o vakit kendimi kaybetmiş bir hâlde (bir yumruk vurmakla adamın ölebileceğini bilemeden) yaptım. Sizden korktuğum için de hemen aranızdan kaçtım. Derken, Rabbim bana hüküm ve hikmet bahşetti de beni peygamberlerden biri yaptı. Başıma kaktığın o iyilik, İsrailoğullarını kendine köle yaptığın içindi.”
min ed dâllîne
Diyanet İşleri (eski) = (20-22) Musa: 'O işi kasden yaptımsa sapıklardan biri sayılırım. Bu yüzden sizden korkunca aranızdan kaçtım. Sonra, Rabbim bana hikmet verip, beni peygamber yaptı. Başıma kaktığın bu nimet, İsrailoğullarını kendine köle ettiğinden ötürüdür' dedi.
min ed dâllîne
Diyanet Vakfi = Musa: Ben, dedi, o işi o anda sonunun ne olacağını bilmeyerek yaptım.
min ed dâllîne
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = (Musa) dedi ki: «O işi o zaman yaptım, şaşkınlardandım.
min ed dâllîne
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Musa, «Ben, dedi, o işi o anda yaptım ki şaşkınlardandım.»
min ed dâllîne
Gültekin Onan = (Musa) Dedi ki: "Ben onu yaptığım zaman şaşkınlardandım."
min ed dâllîne
Harun Yıldırım = Dedi ki: o işi o anda sonunun ne olacağını bilmeyerek yaptım.
min ed dâllîne
Hasan Basri Çantay = (Muusâ) dedi: «Ben bunu o vakit bilmezlerden olarak yapdım».
min ed dâllîne
Hayrat Neşriyat = (Mûsâ:) 'Ben bunu o zaman (öyle kasdım olmadan, sonu ölüm olacağını)bilmeyen kimselerden olarak yaptım' dedi.
min ed dâllîne
Kadri Çelik = (Musa) Dedi ki: “Ben onu yaptığım zaman şaşkınlardandım.”
min ed dâllîne
Muhammed Esed = (Musa:) "Evet, o fiili daha ne yaptığımı bilmez biriyken işledim" dedi,
min ed dâllîne
Mustafa İslamoğlu = "Evet o işi ben yaptım" dedi, "çünkü o sırada kendimi kaybetmiştim;
min ed dâllîne
Ömer Nasuhi Bilmen = (Hazreti Mûsa) Dedi ki: «Onu o vakit yaptım, fakat ben (o zaman) cahillerden idim.»
min ed dâllîne
Ömer Öngüt = Musa dedi ki: “Ben onu yaptım amma, o zaman câhillerdendim (sonunun ne olacağını bilmeyerek yaptım). ”
min ed dâllîne
Şaban Piriş = -Ben, onu yaptığım zaman dalalet içinde olanlardan biriydim, dedi.
min ed dâllîne
Sadık Türkmen = (Musa) dedi ki: “O dediğini bilmeyerek/hataen/istemeden yapmıştım.
min ed dâllîne
Seyyid Kutub = Musa dedi ki: «O suçu işlediğim sırada ben henüz doğru yolu bulmuş değildim.
min ed dâllîne
Suat Yıldırım = "Ben" dedi, "yanlışlıkla, sonunda ne olacağını bilmeksizin, şaşkın bir vaziyette o işi yapmıştım."
min ed dâllîne
Tefhim-ul Kuran = (Musa) Dedi ki: «Ben onu yaptığım zaman şaşkınlardandım.»
min ed dâllîne
İskender Ali Mihr = Musa (A.S): “Onu yaptığım zaman ben, dalâlette olanlardandım.” dedi.
min ed dâllîne
İlyas Yorulmaz = Musa “Bir an için yoldan çıkmış biri olarak aniden o suçu işledim. ”
min ed dâllîne
Diyanet İşleri = “Babamı da bağışla. Çünkü o gerçekten yolunu şaşıranlardandır.”
min ed dâllîne
Adem Uğur = Babamı da bağışla (ona tevbe ve iman nasip et). Çünkü o sapıklardandır.
min ed dâllîne
Ahmed Hulusi = "Babamı mağfiret et! Muhakkak ki o, doğru inançtan sapanlardandı!"
min ed dâllîne
Ahmet Tekin = 'Babamı da bağışla. O başına buyruk hareket ederek hak yoldan uzaklaşanlardan, dalâleti, bozuk düzeni, helâki tercih edenlerden.'
min ed dâllîne
Ali Fikri Yavuz = Babamı da hidayete ulaştır, çünkü o sapıklardan bulunuyordu.
min ed dâllîne
Ali Ünal = “Atamı da bağışla; çünkü o, sapıp gitmişler içinde bulunuyor.