Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

min ameli eş şeytâni

  Mâide / 90 -

 Diyanet İşleri = Ey iman edenler! (Aklı örten) içki (ve benzeri şeyler), kumar, dikili taşlar ve fal okları ancak, şeytan işi birer pisliktir. Onlardan kaçının ki kurtuluşa eresiniz.

min ameli eş şeytâni

  Mâide / 90 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Ey inananlar, şarap, kumar, tapınmak için dikilmiş olan taşlar, fal için kullanılan oklar, ancak Şeytan'ın işlerindendir ve birer pisliktir bunlar. Bunlardan kaçının da muradına erenlerden olun.

min ameli eş şeytâni

  Mâide / 90 -

 Abdullah Parlıyan = Ey iman edenler! Sarhoşluk veren herşey, şans oyunları, putperestçe uygulamaların tümü ve şanstalih okları çekmek, her türlü tahmine dayanan şans oyunu oynamak ve bunlara göre hareket etmek, şeytan işi ve iğrenç kötülüklerden başka bir şey değillerdir. O halde onlardan kaçının ki, mutluluğa eresiniz.

min ameli eş şeytâni

  Mâide / 90 -

 Adem Uğur = Ey iman edenler! Şarap, kumar, dikili taşlar (putlar), fal ve şans okları birer şeytan işi pisliktir; bunlardan uzak durun ki kurtuluşa eresiniz.

min ameli eş şeytâni

  Mâide / 90 -

 Ahmed Hulusi = Ey iman edenler. . . Hamr (sarhoşluk veren içkiler), Meysir (kumar), Ensab (putlar, tanrı - ilâh vasfı atfetmeler) ve Ezlam (fal okları ve kehanet araçları) ancak şeytanî fiiller olarak birer pisliktir! Artık ondan kaçının ki felâha eresiniz.

min ameli eş şeytâni

  Mâide / 90 -

 Ahmet Tekin = Ey iman edenler, mayalanmış, zihnî melekeleri bulandıran şarap ve benzeri içki, kumar, putlar, heykeller, fal ve şans okları, şans kalemleri şeytan, şeytan tıynetli ahlâksız azgın işi çirkin amellerdir, haramdır, lâneti, gazabı ve cezayı muciptir. Bunlardan kaçının ki, kurtuluşa, ebedî nimetlerle mutluluğa eresiniz.

min ameli eş şeytâni

  Mâide / 90 -

 Ahmet Varol = Ey iman edenler! İçki, kumar, dikili taşlar [14] ve fal okları şeytanın işinden olan pisliklerdir. Bunlardan sakının; umulur ki kurtuluşa erersiniz.

min ameli eş şeytâni

  Mâide / 90 -

 Ali Bulaç = Ey iman edenler, içki, kumar, dikili taşlar ve fal okları ancak şeytanın işlerinden olan pisliklerdir. Öyleyse bun(lar)dan kaçının; umulur ki kurtuluşa erersiniz.

min ameli eş şeytâni

  Mâide / 90 -

 Ali Fikri Yavuz = Ey müminler! Şarap (içki içmek), kumar oynamak, ibadet için dikilen putlar, (cahillik devrinde kullanılan) fal okları hep şeytanın işinden pis birer şeydir. Onun için bunlardan sakının ki, kurtulasınız.

min ameli eş şeytâni

  Mâide / 90 -

 Ali Ünal = Ey iman edenler! Sarhoşluk veren nesneler, kumar ve onun cinsinden bütün şans oyunları, put manâsı taşıyan her türlü taş, yapı ve anıtlarla bunlara kurban sunma ve fal okları, piyango kalemi ve zarlarla şans ve kısmet arama, ancak şeytan işi ve onun sizi sürüklediği murdar birer pisliktir. Bunların her birinden kaçının ki, (dünyada da Âhiret’ te de) kurtuluşa ve muradınıza eresiniz.

min ameli eş şeytâni

  Mâide / 90 -

 Bayraktar Bayraklı = Ey İnananlar! Alkol, kumar, dikili taşlar, fal okları şeytan işi birer pisliktir. Bunlardan kaçınınız ki kurtuluşa eresiniz.

min ameli eş şeytâni

  Mâide / 90 -

 Bekir Sadak = Ey Inananlar! Icki, kumar, putlar ve fal oklari suphesiz seytan isi pisliklerdir, bunlardan kacinin ki saadete eresiniz.

min ameli eş şeytâni

  Mâide / 90 -

 Celal Yıldırım = Ey imân edenler! içki, kumar, tapınmak için konulan dikili taşlar ve fal okları (talih zarları) şeytan işi murdar şeylerden başkası değildir. O halde bunlardan kaçınıp sakının ki kurtuluşa eresiniz.

min ameli eş şeytâni

  Mâide / 90 -

 Cemal Külünkoğlu = Ey İnananlar! İçki, kumar, putlar ve fal okları şüphesiz şeytan işi pisliklerdir. Bunlardan kaçının ki saadete eresiniz.

min ameli eş şeytâni

  Mâide / 90 -

 Diyanet İşleri (eski) = Ey İnananlar! İçki, kumar, putlar ve fal okları şüphesiz şeytan işi pisliklerdir, bunlardan kaçının ki saadete eresiniz.

min ameli eş şeytâni

  Mâide / 90 -

 Diyanet Vakfi = Ey iman edenler! Şarap, kumar, dikili taşlar (putlar), fal ve şans okları birer şeytan işi pisliktir; bunlardan uzak durun ki kurtuluşa eresiniz.

min ameli eş şeytâni

  Mâide / 90 -

 Edip Yüksel = İnananlar, sarhoş edici maddeler, kumar, kutsal taş ve türbeler, şans oyunları şeytan işi birer pisliktir. Bunlardan sakının ki kurtulasınız.

min ameli eş şeytâni

  Mâide / 90 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Ey o bütün iyman edenler! İçki, kumar, putlar, kısmet çekilen zarlar hep Şeytan işi murdar bir şeydir, onun için siz ondan kaçının ki yakayı kurtarasınız

min ameli eş şeytâni

  Mâide / 90 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Ey iman edenler, içki, kumar, putlar ve kısmet çekilen zarlar, hep şeytan işi, murdar bir şeydir. Onun için siz ondan kaçın ki yakayı kurtarasınız.

min ameli eş şeytâni

  Mâide / 90 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Ey iman edenler! İçki, kumar, dikili taşlar (putlar) ve fal okları şeytan işi birer pisliktir. Bunlardan kaçının ki, kurtuluşa eresiniz.

min ameli eş şeytâni

  Mâide / 90 -

 Gültekin Onan = Ey inananlar, içki kumar, dikili taşlar ve fal okları ancak şeytanın işlerinden olan pisliklerdir. Öyleyse bun(lar)dan kaçının; umulur ki kurtuluşa erersiniz.

min ameli eş şeytâni

  Mâide / 90 -

 Harun Yıldırım = Ey iman edenler! Muhakkak ki içki, kumar, putlar ve fal okları şeytanın pis işlerindendir. O halde onlardan kaçınınız ki kurtuluşa eresiniz.

min ameli eş şeytâni

  Mâide / 90 -

 Hasan Basri Çantay = Ey îman edenler, içki, kumar, (tapmıya mahsus) dikili taşlar, fal okları ancak şeytanın amelinden birer murdardır. Onun için bun (lardan kaçının ki muradınıza eresiniz.

min ameli eş şeytâni

  Mâide / 90 -

 Hayrat Neşriyat = Ey îmân edenler! Şarab, kumar, dikili taşlar (putlar) ve fâl okları ancak şeytanın işinden bir(er) pisliktir; öyleyse ondan kaçının ki kurtuluşa eresiniz.

min ameli eş şeytâni

  Mâide / 90 -

 İbni Kesir = Ey iman edenler; içki, kumar, dikili taşlar ve fal okları; ancak şeytan işi pisliklerdir. Bunlardan kaçının ki, felaha eresiniz.

min ameli eş şeytâni

  Mâide / 90 -

 Kadri Çelik = Ey iman edenler! İçki, kumar, dikili taşlar (putlar) ve fal okları şüphesiz şeytan işi birer pisliktir, bunlardan kaçının; umulur ki kurtuluşa erersiniz.

min ameli eş şeytâni

  Mâide / 90 -

 Muhammed Esed = Siz ey imana ermiş olanlar! Sarhoşluk veren şeyler, şans oyunları, putperestçe uygulamalar ve gelecek hakkında kehanette bulunmak, Şeytan işi iğrenç kötülüklerden başka bir şey değillerdir: O halde onlardan kaçının ki mutluluğa eresiniz!

min ameli eş şeytâni

  Mâide / 90 -

 Mustafa İslamoğlu = Siz ey iman edenler! Sarhoşluk veren her şey, tüm şans oyunları, Allah'tan başkasına kurban sunmak ve gelecek hakkında kehanette bulunmak şeytan işi pisliklerden başka bir şey değildir. O halde bunlardan kaçının ki ebedi mutluluğa erişebilesiniz.

min ameli eş şeytâni

  Mâide / 90 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Ey imân edenler! Muhakkak ki içki, kumar, putlar ve kısmet için çekilen zarlar şeytanın işinden olan murdar bir şeydir. Artık ondan kaçınınız ki, felâh bulabilesiniz.

min ameli eş şeytâni

  Mâide / 90 -

 Ömer Öngüt = Ey iman edenler! İçki, kumar, putlar ve fal okları, şeytanın işi pisliklerdir. Bunlardan kaçının ki saâdete eresiniz.

min ameli eş şeytâni

  Mâide / 90 -

 Şaban Piriş = - Ey iman edenler! İçki, kumar, putlar ve fal okları sadece şeytanın işinden bir pisliktir, kurtuluşa erebilmeniz için onlardan uzak durun.

min ameli eş şeytâni

  Mâide / 90 -

 Sadık Türkmen = Ey iman EDENLER! (Aklı örten) içki (ve benzeri sarhoşluk veren herşey), Kumar (tüm şans oyunları), dikili taşlar(dan/türbelerden medet ummak) ve fal okları (gelecek hakkında kehanette bulunmak) ancak, şeytan işi birer pisliktir. Onlardan kaçının/uzak durun ki kurtuluşa eresiniz.

min ameli eş şeytâni

  Mâide / 90 -

 Seyyid Kutub = Ey müminler, içki, kumar, anıt taşları, fal okları şeytan işi iğrençliklerdendir, bunlardan uzak durun ki, kurtuluşa eresiniz.

min ameli eş şeytâni

  Mâide / 90 -

 Suat Yıldırım = Ey iman edenler! Şarap, kumar, putlara kurban kesilen sunaklar, fal okları, şeytana ait murdar işlerden başka bir şey değildir. Bunlardan geri durun ki felâh bulasınız.

min ameli eş şeytâni

  Mâide / 90 -

 Süleyman Ateş = Ey inananlar, şarap, kumar, dikili taşlar, şans okları şeytân işi birer pisliktir. Bunlardan kaçının ki kurtuluşa eresiniz.

min ameli eş şeytâni

  Mâide / 90 -

 Tefhim-ul Kuran = Ey iman edenler, içki, kumar, dikili taşlar ve fal okları ancak şeytanın işlerinden olan pisliklerdir. Öyleyse bun(lar) dan kaçının; umulur ki kurtuluşa erersiniz.

min ameli eş şeytâni

  Mâide / 90 -

 Ümit Şimşek = Ey iman edenler! İçki, kumar, sunaklar ve zarlar şeytan işi birer pislikten başka birşey değildir; bunlardan kaçının ki kurtuluşa eresiniz.

min ameli eş şeytâni

  Mâide / 90 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Ey iman edenler! Uyuşturucu/şarap, kumar, tapılmak için dikilen taşlar, fal okları şeytan işi birer pisliktir; bunlardan uzak durun ki kurtuluşa eresiniz.

min ameli eş şeytâni

  Mâide / 90 -

 İskender Ali Mihr = Ey âmenû olanlar! Ancak şarap, kumar, (tapınmak için konulan) dikili taşlar (putlar) ve fal okları, şeytanın işlerinden pis şeylerdir. Artık bunlardan kaçının. Umulur ki böylece siz felâha erersiniz.

min ameli eş şeytâni

  Mâide / 90 -

 İlyas Yorulmaz = Ey İman edenler! İçki, kumar, putperestlerin kutsallarını sembolize eden dikili taşlar ve geleceği öğrenmek için açılan fallar (ve benzeri şeyler) şeytanca (Allah’a kulluktan uzaklaştıran) çirkin uygulamalardır. Artık bu çirkin ve sizi Allah’a olan kulluktan uzaklaştıran uygulamalardan uzaklaşın ki kurtuluşa eresiniz.

min ameli eş şeytâni

  Kasas / 15 -

 Diyanet İşleri = Mûsâ, halkın habersiz olduğu bir sırada şehre girdi. Orada biri kendi tarafından, diğeri düşmanı tarafından; kavga eden iki adam gördü. Kendi tarafından olan, düşmanına karşı ondan yardım istedi. Mûsâ da ona bir yumruk indirip onu öldürdü. Mûsâ, “Bu şeytanın işidir. O, gerçekten apaçık bir saptırıcı düşmandır” dedi.

min ameli eş şeytâni

  Kasas / 15 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Halkı, gaflete dalmış, öğle uykusundayken şehre girdi de orada iki adamın kavga etmekte olduğunu gördü; bu, kendi taraftarlarındandı, öbürü, düşmanlarından. Derken, taraftarlarından olan, düşmanlarından olana karşı Mûsâ'dan yardım istedi, o da düşmanlarından olan kişinin göğsüne bir yumruk indirdi de işini bitiriverdi; bu iş dedi, Şeytan'ın işlerinden; şüphe yok ki o, insanı apaçık sapıklığa sevkeden bir düşman.

min ameli eş şeytâni

  Kasas / 15 -

 Abdullah Parlıyan = Ve Musa, halkının kendisinden habersiz olduğu bir sırada şehre indi. Orada biri kendi taraflarından, öbürü de düşmanlarından olan iki adamın dövüştüklerini gördü. Kendi halkından olan kişi, düşman tarafından olan kişiye karşı, O'nu yardıma çağırdı. Bunun üzerine Musa, bir yumruk indirip onun ölümüne sebeb oldu. Ama hemen sonra kendi kendine: “Bu düpedüz şeytanın işindendir!” dedi. Doğrusu o gözle görülse de görülmese de insanı yoldan çıkaran apaçık bir düşmandır.

min ameli eş şeytâni

  Kasas / 15 -

 Adem Uğur = Musa, ahalisinin habersiz olduğu bir sırada şehre girdi. Orada, biri kendi tarafından, diğeri düşman tarafından olan iki adamı birbiriyle döğüşür buldu. Kendi tarafından olanı, düşmana karşı ondan yardım diledi. Musa da ötekine bir yumruk vurup ölümüne sebep oldu. (Bunun üzerine:) Bu şeytan işidir. O, gerçekten saptırıcı, apaçık bir düşman, dedi.

min ameli eş şeytâni

  Kasas / 15 -

 Ahmed Hulusi = (Musa) herkesin kendi dünyasına çekilmiş olduğu bir saatte şehre girdi. . . Orada birbirini öldürmeye çalışan iki kişi gördü. . . Biri Onun halkından, öbürü de Onun düşmanındandı. . . Onun halkından olan, düşmanına karşı Musa'dan yardım istedi. . . Musa da ona bir yumruk vurup öldürdü. . . (Sonra) dedi ki: "Bu, şeytanın (bedenselliğin - bedensel bağların) işindendir. Muhakkak ki o (şeytan - kendini beden kabullenmek), apaçık saptırıcı bir düşmandır. "

min ameli eş şeytâni

  Kasas / 15 -

 Ahmet Tekin = Mûsâ, idarecilerin, halkın farkına varamayacakları bir sırada şehre girdi. Orada iki kişinin kavga ettiklerini gördü. Şu kendi tarafındandı. Öteki de düşman tarafından. Kendi kabilesinden olan, düşman tarafından olana karşı Mûsâ’dan yardım istedi. Mûsâ da, ötekine yumruk vurma durumunda kaldı, ölümüne sebep oldu. Bunun üzerine:'Bu şeytanın işidir. O düşmandır, insanı başına buyruk hale getirerek, hak yoldan uzaklaştıran, dalâleti, bozuk düzeni, helâki tercihine imkân sağlayandır.' dedi.

min ameli eş şeytâni

  Kasas / 15 -

 Ahmet Varol = Halkının habersiz olduğu bir anda şehire girdi. Orada birbirleriyle kavga eden iki adam gördü. Biri kendi taraftarlarından diğeri de düşmanlarından(dı). Kendi taraftarlarından olan düşmanlarından olana karşı ondan yardım istedi. Bunun üzerine Musa ona bir yumruk vurup canını aldı. 'Bu şeytanın işindendir. Şüphesiz o apaçık saptırıcı bir düşmandır' dedi.

min ameli eş şeytâni

  Kasas / 15 -

 Ali Bulaç = (Musa) Halkının haberi olmadığı bir zamanda şehre girdi, orda kavga etmekte olan iki adam buldu; bu kendi taraftarlarından, şu da düşmanlarından. Derken taraftarlarından olan, düşmanlarından olana karşı ondan yardım istedi. Bunun üzerine ona bir yumruk attı ve işini bitiriverdi. (Sonra da:) "Bu şeytanın işindendir; o, gerçekten açıkca saptırıcı bir düşmandır" dedi.

min ameli eş şeytâni

  Kasas / 15 -

 Ali Fikri Yavuz = Mûsa, halkının meşgul bulunduğu bir zamanda şehire (Mısır’a) girdi de, orada birbirleriyle döğüşen iki adam buldu. Biri kendi taraftarlarından, diğeri de düşmanlarından. Taraftarlarından olan adam, düşmanı olan kimseye karşı, kendisinden (Mûsa’dan) yardım istedi. Bunun üzerine Mûsa ona bir yumruk atıp onu öldürdü. Mûsa dedi ki:”- Bu şeytanın işindendir. O, gerçekten şaşırtıcı açık bir düşmandır.”

min ameli eş şeytâni

  Kasas / 15 -

 Ali Ünal = Bir gün, halkın ortalıkta olmadığı bir saatte şehre indi. Gördü ki, iki adam birbiriyle dövüşüyor: biri kendi cemaatinden, diğeri ise halkının düşmanı olan (Kıptî)lerdendi. Kendi cemaatinden olan düşman taraftan olana karşı kendisinden yardım isteyince Musa adama bir yumruk attı ve adam oracıkta ölüverdi. “Bu (kavga),” dedi Musa, “belli ki şeytanın işi. Doğrusu o, insanı yoldan çıkaran apaçık bir düşmandır.”