Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
meyteten
Diyanet İşleri = Bir de dediler ki: “Şu hayvanların karınlarındaki yavrular (canlı olursa) sırf erkeklerimize aittir. Karılarımıza ise haramdır.” Eğer ölü olursa, o vakit onda hepsi ortaktırlar. Allah, onların bu tür nitelemelerinin cezasını verecektir. Şüphesiz O, hüküm ve hikmet sahibidir, hakkıyla bilendir.
meyteten
Abdulbaki Gölpınarlı = Ve şu hayvanların karınlarındaki yavrular, yalnız erkeklerimize helâl, kadınlarımıza haram; ölü doğarsa erkek de ortak, kadın da dediler. Bu çeşit sözleri yüzünden cezâlarını yakında verecek. Şüphe yok ki o, hüküm ve hikmet sahibidir, her şeyi bilir.
meyteten
Abdullah Parlıyan = Ve yine onlar “Şu hayvanların karnında olan yavrular canlı doğarsa, sadece erkeklerimiz için helaldir, kadınlarımıza ise haram kılınmıştır; ama eğer o yavru ölü doğarsa, her iki tarafta ondan pay alabilirler” derler. Allah onları, haksız yere isnat ettikleri şeylerden dolayı cezalandıracaktır. Şüphesiz ki O, yaptığı herşeyi yerli yerince yapar ve herşeyi bilir.
meyteten
Adem Uğur = Dediler ki: "Şu hayvanların karınlarında olanlar yalnız erkeklerimize aittir, kadınlarımıza ise haram kılınmıştır. Şayet (yavru) ölü doğarsa, o zaman (kadın erkek) hepsi onda ortaktır." Allah bu değerlendirmelerinin cezasını verecektir. Şüphesiz ki O hikmet sahibidir, hakkıyla bilendir.
meyteten
Ahmed Hulusi = Dediler ki: "Şu hayvanın karnındakiler yalnız erkeklerimize helaldir, kadınlarımıza haram kılınmıştır. . . Eğer doğan ölü doğarsa, onlar (erkek ve kadın) onda ortaktırlar". . . Bu iftiraları (ile Allâh) onları cezalandıracaktır. . . Muhakkak ki O, Hakiym'dir, Aliym'dir.
meyteten
Ahmet Tekin = Onlar:'Şu hayvanların karınlarında olanlar sadece erkeklerimize ait olup, kadınlarımıza haramdır. Eğer yavru ölü doğarsa erkek-kadın ortaktır' dediler. Allah, böyle değerlendirmelerine karşılık onları cezalandıracaktır. O hikmet sahibi ve hükümrandır. İlmi her şeyi kuşatır.
meyteten
Ahmet Varol = Yine: 'Şu hayvanların karınlarında olanlar yalnız erkeklerimize özeldir ve hanımlarımıza yasaktır. Eğer ölü olursa (ölür doğar veya doğar doğmaz ölürse) o zaman herkes ona ortaktır' dediler. Allah onlara bu nitelendirmelerinin cezasını verecektir. O hakimdir, alimdir.
meyteten
Ali Bulaç = Bir de dediler ki: "Bu hayvanların karınlarında olan, yalnızca bizim erkeklerimize aittir, eşlerimize ise haramdır. Eğer o, ölü doğarsa onlar da bunda ortaktırlar." Allah, (bu) düzmelerinin cezasını verecektir. Şüphesiz O, hüküm sahibi olandır, bilendir.
meyteten
Ali Fikri Yavuz = Bir de dediler ki: “- Şu davarların karınlarında bulunan yavrular sırf erkeklerimiz için halâldır; kadınlarımıza haram edilmiştir. Eğer yavru ölü doğarsa, erkek ve kadınlarımız onu yemekte ortakdırlar.” Allah, onlara, yaptıkları isnadların cezasını yakında verecektir. Muhakkak ki o, hükmünde hikmet sahibidir, her şeyi bilendir.
meyteten
Ali Ünal = Bunlarla da kalmayıp, (bir yana ayırdıkları bazı küçük ve büyük baş hayvanlar için de) şöyle derler: “Şu hayvanların karınlarında olan yavrular, (eğer canlı doğarlarsa) sadece erkeklerimize ait olup eşlerimize haramdır. Eğer ölü doğar veya doğduktan sonra ölürlerse, bu defa hepsi ona ortak olur.” Allah, onların bu kabil iddia ve hükümlerinin cezasını verecektir. Şüphesiz O, her yaptığında pek çok hikmetler bulunandır; her şeyi hakkıyla bilen (ve her icraatı kesin ilme dayanan)dır.
meyteten
Bayraktar Bayraklı = Dediler ki: “Şu hayvanların karınlarında olanlar, yalnız erkeklerimize aittir; kadınlarımıza ise haram kılınmıştır. Şâyet yavru ölü doğarsa, o zaman kadın-erkek hepsi onda ortaktır. Allah, bu değerlendirmelerinin cezasını verecektir. Şüphesiz ki O, hikmet sahibidir; hakkıyla bilendir.”
meyteten
Bekir Sadak = «Bu hayvanlarin karinlarinda olan yavrular yalniz erkeklerimize muhsus olup, eslerimize yasaktir. Olu dogacak olursa hepsi ona ortak olurlar» dediler. Allah bu turlu sozlerin cezasini verecektir, cunku O hakimdir, bilendir.
meyteten
Celal Yıldırım = Yine onlar, «şu davarların karınlarında bulunan yavrular (canlı doğarsa) sadece erkeklerimize mahsustur ; eşlerimize ise haramdır. Ölü olursa, hepsi (hepimiz) ona ortaktırlar» derler. Allah onlara, bu vasıflamalarından dolayı ceza verecektir, Şüphesiz ki Allah, hikmet sahibidir ve (her şeyi) bilendir.
meyteten
Cemal Külünkoğlu = Yine dediler ki: “Şu hayvanların karınlarında olanlar yalnız erkeklerimize aittir, kadınlarımıza ise haram kılınmıştır. Şayet (yavru) ölü doğarsa, o zaman (kadın erkek) hepsi onda ortaktır.” Allah bu değerlendirmelerinin cezasını verecektir. Şüphesiz ki O, hüküm ve hikmet sahibidir, (her şeyi) hakkıyla bilendir.
meyteten
Diyanet İşleri (eski) = 'Bu hayvanların karınlarında olan yavrular yalnız erkeklerimize mahsus olup, eşlerimize yasaktır. Ölü doğacak olursa hepsi ona ortak olurlar' dediler. Allah bu türlü sözlerin cezasını verecektir, çünkü O hakimdir, bilendir.
meyteten
Diyanet Vakfi = Dediler ki: «Şu hayvanların karınlarında olanlar yalnız erkeklerimize aittir, kadınlarımıza ise haram kılınmıştır. Şayet (yavru) ölü doğarsa, o zaman (kadın erkek) hepsi onda ortaktır.» Allah bu değerlendirmelerinin cezasını verecektir. Şüphesiz ki O hikmet sahibidir, hakkıyla bilendir.
meyteten
Edip Yüksel = 'Şu çiftlik hayvanlarının karınlarındakiler sadece erkeklerimize ait olup kadınlarımıza haramdır. Ölü doğarlarsa o zaman paylaşabilirler,' dediler. Bu nitelemelerinin hesabını onlara ödetecektir. O Bilgedir, Bilendir.
meyteten
Elmalılı Hamdi Yazır = Bir de «şu en'âmın karınlarındaki yavrular sırf erkeklerimizin, kadınlarımıza ise haram, eğer ölü doğarsa o vakıt onda hepsi ortak» dediler, Allâh onlara isnadlarının cezâsını yakında verecek, her halde o hakîmdir, alîmdir
meyteten
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Birde: «Şu hayvanların karnındaki yavrular, sadece erkeklerimize ait olup kadınlarımıza haramdır. Eğer ölü doğarsa hepsi ona ortaktırlar.» dediler. Allah, onlara bu isnatlarının cezasını yakında verecektir. Muhakkak O, hikmet sahibidir, herşeyi bilendir.
meyteten
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Dediler ki: «Bu hayvanların karınlarındakiler sadece erkeklerimize ait olup kadınlarımıza haramdır». Eğer ölü doğarsa o zaman hepsi onda ortaktır. Bu nitelemelerinden dolayı Allah onların cezasını verecektir. Çünkü O hikmet sahibidir, her şeyi bilendir.
meyteten
Gültekin Onan = Bir de dediler ki: "Bu hayvanların karınlarında olan, yalnızca bizim erkeklerimize aittir, eşlerimize ise haramdır. Eğer o, ölü doğarsa onlar da bunda ortaktırlar. Tanrı (bu) düzmelerinin cezasını verecektir. Şüphesiz O, hüküm sahibi olandır, bilendir.
meyteten
Harun Yıldırım = Bir de dediler ki: “Bu hayvanların karınlarında olan sadece erkeklerimize aittir, kadınlarımıza ise haramdır. Eğer ölü doğarsa onlar da buna ortaktır.” O, onlara yakıştırmalarının cezasını yakında verecektir. Muhakkak ki O, Hakîm’dir, Alîm’dir.
meyteten
Hasan Basri Çantay = Bir de (şöyle) dediler: «Şu davarların karınlarında bulunan (yavru) lar (canlı doğarsa) sâde erkeklerimiz için (halâldır), kadınlarımıza haram kılınmışdır. Eğer o, ölü (doğar) sa onlar bunda ortakdırlar». (Allah) onların (bu halâldır, bu haramdır yollu) vasıflarının cezasını verecekdir. Şübhesiz ki O, yegâne hüküm ve hikmet saahibidir, hakkıyle bilendir.
meyteten
Hayrat Neşriyat = Bir de dediler ki: 'Bu sağmal hayvanların karınlarında olanlar, sâdece erkeklerimize âiddir; karılarımıza ise haram kılınmıştır.' Eğer (doğan yavru) ölü olursa, artık onlar (erkek-kadın hepsi) onda ortaktırlar. (Allah,) onları (bu) vasıflandırmalarından dolayı yakında cezâlandıracaktır. Şübhesiz ki O, Hakîm (her işi hikmetli olan)dır, Alîm(herşeyi hakkıyla bilen)dir.
meyteten
İbni Kesir = Bir de dediler ki: Şu davarların karınlarında bulunanlar, yalnız erkeklerimiz içindir, kadınlarımıza haram kılınmıştır. Ölü doğacak olursa; hepsi ona ortaktırlar. Allah, onların bu vasıflandırmalarının cezasını verecektir. Muhakkak ki O; Hakim'dir, Alim'dir.
meyteten
Kadri Çelik = “Bu hayvanların karınlarında olan yavrular yalnız erkeklerimize mahsus olup eşlerimize yasaktır. Ölü doğacak olursa hepsi ona ortak olurlar” derler. Allah bu türlü sözlerin cezasını verecektir, şüphesiz O, hikmet sahibidir, bilendir.
meyteten
Muhammed Esed = Ve onlar, "Şu hayvanların karnında olan her şey bizim erkeklerimize tahsis edilmiş, kadınlarımıza ise yasaklanmıştır: ama eğer ölü doğarsa o zaman her iki taraf da ondan paylarını alabilir" derler. (Allah,) onları (Kendisine haksız yere) isnat ettiklerinden dolayı cezalandıracaktır: Unutmayın ki O, hikmet sahibidir, her şeyi bilendir.
meyteten
Mustafa İslamoğlu = Yine onlar şu (çarpık) iddiada bulundular: "Şu hayvanların karnında olan yavrular canlı doğarsa yalnızca erkeklerimize ait olup kadınılarımıza yasaklanmıştır; ama ölü doğarsa, hepsi de ona ortak olacaklardır." Allah onları bu tür isnatlarından dolayı cezalandıracaktır: Çünkü O her hükmünde tam isabet kaydeder, tarifsiz bir bilgiyle bilir.
meyteten
Ömer Nasuhi Bilmen = Ve dediler ki: «Şu hayvanların karınlarındaki, sadece erkeklerimize mahsustur. Ve kadınlarımıza haram kılınmıştır». Ve eğer ölmüş olursa onlar onda ortaklardır. Allah Teâlâ onlara bu vasıflarının cezasını yakında verecektir. Şüphe yok ki O, hakîmdir, alîmdir.
meyteten
Ömer Öngüt = Dediler ki: “Şu hayvanların karınlarında olan yavrular yalnız erkeklerimiz içindir, kadınlarımıza haram kılınmıştır. ” Eğer ölü doğarsa, o zaman hepsi onda ortaktır. Allah onların bu vasıflandırmalarının cezasını verecektir. Şüphesiz ki O hükmünde hikmet sahibidir, hakkıyla bilendir.
meyteten
Şaban Piriş = -Bu hayvanların karınlarındakiler sadece erkeklerimiz içindir. Karılarımıza haramdır, ama eğer ölü (doğar) ise hepsi buna ortaktır, derler. (Allah), onlara uydurduklarının cezasını verecektir. Çünkü O, hakimdir, alimdir.
meyteten
Sadık Türkmen = Dediler ki: ”Bu hayvanların karınlarında olanlar, yalnızca erkeklerimize aittir, kadınlarımıza haramdır! Eğer (yavru) ölü doğarsa, o zaman hepsi onda ortaktırlar.” Bu nitelendirmelerinden Allah onları cezalandıracaktır. Şüphesiz O; bilir ve doğru hüküm/karar verendir.
meyteten
Seyyid Kutub = Yine onlar 'Bu hayvanların karınlarındaki yavrular sadece erkeklerimize aittir, kadınlarımıza ise yasaktır. Eğer hayvanın yavrusu ölü doğarsa her ikisi de O'na ortak olur, dediler. Allah bu yakıştırmalarının cezasını verecektir. Hiç kuşkusuz Allah hikmet sahibidir ve her şeyi bilir.
meyteten
Suat Yıldırım = Bir de şöyle dediler: "Falan hayvanların karınlarında olan yavrular, canlı doğarsa sadece erkeklerimize helâl, kadınlarımıza ise haramdır. Eğer ölü doğarsa, hepsi ona ortak olurlar." Allah, onların bu kabil iddialarının cezasını verecektir. Çünkü O, hakîmdir, alîmdir (tam hüküm ve hikmet sahibidir ve O her şeyi hakkıyla bilir).
meyteten
Süleyman Ateş = Dediler ki: "Bu hayvanların karınlarında olanlar, yalnız erkeklerimize âittir, kadınlarımıza harâmdır". Eğer (hayvanın karnındaki yavru) ölü doğarsa, o zaman hepsi onda ortaktır. Bu nitelendirmelerinden dolayı Allâh onların cezâsını verecektir. Çünkü O, hüküm ve hikmet sâhibidir, bilendir.
meyteten
Tefhim-ul Kuran = Bir de dediler ki: «Bu hayvanların karınlarında olan, yalnızca bizim erkeklerimize aittir, eşlerimize ise haramdır. Eğer o, ölü doğarsa onlar da bunda ortaktırlar.» Allah, (bu) düzmelerinin cezasını verecektir. Şüphesiz O, hüküm ve hikmet sahibi olandır, bilendir.
meyteten
Ümit Şimşek = Bir de 'Şu hayvanların karnındakiler erkeklerimize mahsustur, kadınlarımıza ise haramdır' dediler. Eğer yavru ölü doğarsa o zaman hepsi onda ortak olurlar. Allah onları bu yakıştırmalarından dolayı cezalandıracaktır. Şüphesiz Onun her işi hikmet iledir, O herşeyi bilir.
meyteten
Yaşar Nuri Öztürk = Şunu da söylediler: "Şu hayvanların karınlarındakiler erkeklerimize özgülenmiştir; kadınlarımıza haramdır. Yavru ölü doğarsa kadın-erkek hepsi onda hak sahibidir." Bu nitelendirmeleri yüzünden Allah cezalarını verecektir. Hakîm'dir O, Alîm'dir.
meyteten
İskender Ali Mihr = Ve şöyle dediler: “Bu hayvanların karnında olanlar, yalnız erkeklerimize aittir. Eşlerimize (hanımlarımıza) haramdır. Şâyet ölü olursa, o taktirde (erkek ve kadınlar onu yemekte), onlar ortaktırlar.” (Allah bu) vasıflandırmalarından dolayı onları yakında cezalandıracak. Muhakkak ki O; hüküm sahibidir, en iyi bilendir.
meyteten
İlyas Yorulmaz = Dediler ki “Özellikle şu hayvanların doğuracağı hayvanlar yalnızca erkeklerimize ayrılmış olup, eşlerimiz bunlardan yiyemezler. Eğer bu hayvanların karnındakiler ölü doğarsa, o zaman bizimle birlikte kadınlar da yiyebilirler. Kendilerine yakıştırdıklarının karşılığını çekecekler. Allah her şeyi bilen ve ona göre hüküm verendir.
meyteten
Diyanet İşleri = De ki: “Bana vahyolunan Kur’an’da bir kimsenin yiyecekleri arasında leş, akıtılmış kan, domuz eti -ki o şüphesiz necistir- ya da Allah’tan başkası adına kesilmiş bir (murdar) hayvandan başka, haram kılınmış bir şey bulamıyorum. Fakat istismar etmeksizin ve zaruret ölçüsünü aşmaksızın kim bunlardan yeme zorunda kalırsa yiyebilir.” Şüphesiz Rabbin çok bağışlayandır, çok merhametlidir.
meyteten
Abdulbaki Gölpınarlı = De ki: Bana vahyedilenler arasında ölmüş hayvan etinden, dökülmüş kandan, yahut da domuz etinden başka, yiyene harâm edilen bir şey bulamıyorum ben. Şüphe yok ki domuz, pistir ve bir de Allah'tan başkası için kesilen hayvan haramdır ki bu da pek kötü bir şeydir. Ancak zorda kalana, isyan etmeyi kurmamak ve ihtiyaçtan fazla da yememek şartıyla helâldir bunlar ve hiç şüphe yoktur ki Rabbin, suçları örter, rahîmdir.
meyteten
Abdullah Parlıyan = De ki, ey peygamber! “Bana vahyedilenler de leş veya akan kan veya iğrenç bir şey olan domuz eti, ilâhî sınırı aşıp günah işleyerek, Allah'tan başkası adına boğazlanan hayvandan başka yiyecek bir kimse için, yenmesi haram olan hiçbir şey görmüyorum. Ama kişi, ölüm tehlikesi gibi bir zaruret içindeyse, aç gözlüce saldırmadan ve zaruri ihtiyacını da aşmadan yiyebilir, bilin ki Rabbiniz acıyandır, bağışlayandır.”
meyteten
Adem Uğur = De ki: Bana vahyolunanda, leş veya akıtılmış kan yahut domuz eti -ki pisliğin kendisidir- ya da günah işlenerek Allah'tan başkası adına kesilmiş bir hayvandan başka, yiyecek kimseye haram kılınmış birşey bulamıyorum. Başkasına zarar vermemek ve sınırı aşmamak üzere kim (bunlardan) yemek zorunda kalırsa bilsin ki Rabbin bağışlayan ve esirgeyendir.
meyteten
Ahmed Hulusi = De ki: "Bana vahyolunanlar içinde yemek yiyen birine haram edilmiş (bir şey) bulamıyorum. . . Ancak ölü eti, akıtılmış kan, domuz eti -ki o gerçekten pistir- ve Allâh'tan gayrı adına boğazlanan bozuk inançlı eliyle olursa müstesna. . . Ama kim zorda kalırsa, helal saymayarak ve haddi aşmaksızın (bunlardan yiyebilir)". . . Muhakkak ki senin Rabbin Ğafûr'dur, Rahıym'dir.
meyteten
Ahmet Tekin = 'Bana vahyolunan Kur’ân’da, bu haram dediklerinizi yiyen kimse için haram edilmiş bir şey bulamıyorum. Ancak ölmüş hayvan-leş, veya akıtılmış kan yahut domuz eti-bu gerçekten pistir, zararlıdır- yahut hak dinin kurallarının dışına çıkma, günah işleme, isyan etme kastıyla Allah’tan başkası adına kesilmiş bir hayvan olursa bunlar haramdır. Ama kim çaresiz kalırsa, helâl saymayarak, zarurî ihtiyaç sınırını aşmadan bunlardan yiyebilir. Rabbin kesinlikle kullarını koruma kalkanına alır, çok bağışlayıcı ve engin merhamet sahibidir.' de.
meyteten
Ahmet Varol = De ki: 'Bana vahyedilenler arasında, leş, akıtılan kan, domuz eti -ki bu kesinlikle murdardır- ve yoldan çıkarak Allah'tan başkasının adına kesilmiş olanın dışında (bu sizin haram olduğunu ileri sürdüklerinizden) bir şey yiyene yediğinin haram olduğuna dair bir hüküm bulamıyorum. Kim çaresiz kalarak (haram kılınmış olanlardan) taşkınlık etmeden [17] ve aşırıya gitmeden yerse (bilsin ki) Allah çok bağışlayıcı, çok merhamet edicidir.'
meyteten
Ali Bulaç = De ki, ey peygamber! “Bana vahyedilenler de leş veya akan kan veya iğrenç bir şey olan domuz eti, ilâhî sınırı aşıp günah işleyerek, Allah'tan başkası adına boğazlanan hayvandan başka yiyecek bir kimse için, yenmesi haram olan hiçbir şey görmüyorum. Ama kişi, ölüm tehlikesi gibi bir zaruret içindeyse, aç gözlüce saldırmadan ve zaruri ihtiyacını da aşmadan yiyebilir, bilin ki Rabbiniz acıyandır, bağışlayandır.”
meyteten
Ali Fikri Yavuz = (Ey Rasûlüm) de ki: “- Bana vahyolunanlar içinde, yiyen bir kimsenin yiyeceği arasında, dediğiniz gibi, haram edilmiş bir şey bulmuyorum. Yalnız haram olarak şunlar var: Ölü, yahut akıtılan kan, yahut domuz eti ki, o şüphesiz bir pistir, yahut Allah’dan başkasının adına bir fısk olarak boğazlanan. Bununla beraber her kim bunlarda çaresiz kalırsa, tecavüz etmemek ve zaruret miktarını aşmamak üzere yiyebilir. Çünkü Rabbin çok bağışlayıcıdır, çok merhametlidir.
meyteten
Ali Ünal = De ki: “Bana vahyolunanlar içinde sizin haram dediğiniz bu yiyeceklerin hiçbirinin onları yemek isteyen kimseye haram kılındığını görmüyorum. Haram olanlar, ancak leş, (kesimden sonda ciğer, dalak gibi organların damarlarında kalmış olan değil) akmış kan, domuz eti –çünkü o, murdardır– bir de, yoldan çıkma manâsında bir günah olarak Allah’tan başkası adına kesilmiş hayvanlardır. Bununla birlikte kim yemediği takdirde ölecek derecede mecbur kalırsa, başkasının hakkına tecavüz etmemek ve zaruret sınırını aşmamak kaydıyla (bunlardan da yiyebilir); şüphesiz ki senin Rabbin, çok bağışlayandır, hususî rahmet ve merhameti pek bol olandır.