KuranMeali / Ayet Ara
Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
mev’ıdu-hum
Hicr / 43 -
onlara vaadedilen yer
Diyanet İşleri = Şüphesiz cehennem, onların hepsinin buluşacağı yerdir.
mev’ıdu-hum
Hicr / 43 -
onlara vaadedilen yer
Abdulbaki Gölpınarlı = Ve şüphe yok ki onların hepsine de vaadedilen yer, cehennemdir.
mev’ıdu-hum
Hicr / 43 -
onlara vaadedilen yer
Abdullah Parlıyan = Ve şüphe yok ki, onların topuna vaadolunan yer cehennemdir.
mev’ıdu-hum
Hicr / 43 -
onlara vaadedilen yer
Adem Uğur = Muhakkak cehennem, onların hepsine vâdolunan yerdir.
mev’ıdu-hum
Hicr / 43 -
onlara vaadedilen yer
Ahmed Hulusi = "Muhakkak ki onların hepsinin vadolunan yeri Cehennem'dir. "
mev’ıdu-hum
Hicr / 43 -
onlara vaadedilen yer
Ahmet Tekin = 'Onların, azgınların hepsinin varacağı yer Cehennem’dir.'
mev’ıdu-hum
Hicr / 43 -
onlara vaadedilen yer
Ahmet Varol = Şüphesiz onların tümü için vaadedilen yer cehennemdir.
mev’ıdu-hum
Hicr / 43 -
onlara vaadedilen yer
Ali Bulaç = "Ve hiç şüphe yok, onların tümünün buluşma yeri cehennemdir."
mev’ıdu-hum
Hicr / 43 -
onlara vaadedilen yer
Ali Fikri Yavuz = Şüphesiz ki cehennem de, o azgınların hepsinin vaad olunan yeridir.
mev’ıdu-hum
Hicr / 43 -
onlara vaadedilen yer
Ali Ünal = Hiç şüphesiz Cehennem de o azgınların hepsi için kararlaştırılmış ve onlara va’dedilmiş yerdir.
mev’ıdu-hum
Hicr / 43 -
onlara vaadedilen yer
Bayraktar Bayraklı = Muhakkak cehennem, onların hepsine vaad olunan yerdir.
mev’ıdu-hum
Hicr / 43 -
onlara vaadedilen yer
Bekir Sadak = «Ee Cehennem onlarin hepsinin toplanacgi yerdir.»
mev’ıdu-hum
Hicr / 43 -
onlara vaadedilen yer
Celal Yıldırım = Ve gerçekten Cehennem hepsine va'dolunan yerdir.
mev’ıdu-hum
Hicr / 43 -
onlara vaadedilen yer
Cemal Külünkoğlu = (43-44) “Ve hiç şüphe yok ki, onların tümünün buluşma yeri cehennemdir. Onun yedi kapısı vardır. Onlardan her kapı için bir grup ayrılmıştır.”
mev’ıdu-hum
Hicr / 43 -
onlara vaadedilen yer
Diyanet İşleri (eski) = 'Ve Cehennem onların hepsinin toplanacağı yerdir.'
mev’ıdu-hum
Hicr / 43 -
onlara vaadedilen yer
Diyanet Vakfi = Muhakkak cehennem, onların hepsine vâdolunan yerdir.
mev’ıdu-hum
Hicr / 43 -
onlara vaadedilen yer
Edip Yüksel = 'Cehennem hepsinin buluşma yeridir.'
mev’ıdu-hum
Hicr / 43 -
onlara vaadedilen yer
Elmalılı Hamdi Yazır = Elbet bunların da hepsinin mevıdleri şüphesiz Cehennem
mev’ıdu-hum
Hicr / 43 -
onlara vaadedilen yer
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Kesinlikle bunların topuna va'dedilen yer, cehennemdir.
mev’ıdu-hum
Hicr / 43 -
onlara vaadedilen yer
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = «Şüphesiz ki onların hepsine vaad edilen yer cehennemdir.»
mev’ıdu-hum
Hicr / 43 -
onlara vaadedilen yer
Gültekin Onan = "Ve hiç şüphe yok, onların tümünün buluşma yeri cehennemdir."
mev’ıdu-hum
Hicr / 43 -
onlara vaadedilen yer
Harun Yıldırım = Muhakkak cehennem, onların hepsine vâdolunan yerdir.
mev’ıdu-hum
Hicr / 43 -
onlara vaadedilen yer
Hasan Basri Çantay = «Şeksiz şübhesiz onların topuna va'd olunan yer cehennemdir».
mev’ıdu-hum
Hicr / 43 -
onlara vaadedilen yer
Hayrat Neşriyat = Artık muhakkak ki Cehennem, onların hepsine gerçekten va'd olunan yerdir.
mev’ıdu-hum
Hicr / 43 -
onlara vaadedilen yer
İbni Kesir = Şüphesiz onların hepsine vaadolunan yer, cehennemdir.
mev’ıdu-hum
Hicr / 43 -
onlara vaadedilen yer
Kadri Çelik = “Ve hiç şüphe yok, onların tümünün buluşma yeri cehennemdir.”
mev’ıdu-hum
Hicr / 43 -
onlara vaadedilen yer
Muhammed Esed = Berikilerin hepsi için vaad edilen varış yeri, muhakkak ki, cehennemdir,
mev’ıdu-hum
Hicr / 43 -
onlara vaadedilen yer
Mustafa İslamoğlu = İşte onların tümünün buluşma yeri cehennemdir;
mev’ıdu-hum
Hicr / 43 -
onlara vaadedilen yer
Ömer Nasuhi Bilmen = «Ve muhakkak ki, onların hepsine elbette vaadolunmuş olan yer, cehennemdir.»
mev’ıdu-hum
Hicr / 43 -
onlara vaadedilen yer
Ömer Öngüt = Cehennem onların hepsine vâdolunan yerdir.
mev’ıdu-hum
Hicr / 43 -
onlara vaadedilen yer
Şaban Piriş = Onların hepsine vaat olunan yer cehennemdir.
mev’ıdu-hum
Hicr / 43 -
onlara vaadedilen yer
Sadık Türkmen = Şüphesiz, onların tümünün buluşma yeri cehennemdir.
mev’ıdu-hum
Hicr / 43 -
onlara vaadedilen yer
Seyyid Kutub = Onların hepsinin buluşma yerleri cehennemdir.
mev’ıdu-hum
Hicr / 43 -
onlara vaadedilen yer
Suat Yıldırım = (43-44) Şüphesiz cehennem de o azgınların hepsinin varacakları yerdir. Oranın yedi kapısı vardır ve her kapıdan kimlerin gireceği belirlenmiştir.
mev’ıdu-hum
Hicr / 43 -
onlara vaadedilen yer
Süleyman Ateş = Cehennem o (şeytâna uya)nların hepsinin buluşma yeridir.
mev’ıdu-hum
Hicr / 43 -
onlara vaadedilen yer
Tefhim-ul Kuran = «Ve hiç şüphe yok, onların tümünün buluşma yeri cehennemdir.»
mev’ıdu-hum
Hicr / 43 -
onlara vaadedilen yer
Ümit Şimşek = Cehennem ise o azgınların hepsine vaad olunan yerdir.
mev’ıdu-hum
Hicr / 43 -
onlara vaadedilen yer
Yaşar Nuri Öztürk = Cehennem onların tümünün şaşmaz buluşma yeridir.
mev’ıdu-hum
Hicr / 43 -
onlara vaadedilen yer
İskender Ali Mihr = Ve onların hepsine vaadedilen yer, elbette, mutlaka cehennemdir.
mev’ıdu-hum
Hicr / 43 -
onlara vaadedilen yer
İlyas Yorulmaz = “Şüphesiz ki cehennem, sana uyanların hepsine vaat edilen yerdir”
mev’ıdu-hum
Kamer / 46 -
onlara vaadedilen
Diyanet İşleri = Hayır, kıyamet, onların (görecekleri asıl azabın) vaktidir. Kıyamet (azabı) ise daha müthiş ve daha acıdır.
mev’ıdu-hum
Kamer / 46 -
onlara vaadedilen
Abdulbaki Gölpınarlı = Onlara vaadedilen azâbın mukadder zamânı kıyâmettir ve kıyâmetin azâbı, daha da zararlıdır ve daha da acı.
mev’ıdu-hum
Kamer / 46 -
onlara vaadedilen
Abdullah Parlıyan = Daha doğrusu onlara vaat edilen asıl azap, kıyamet saatidir. Kıyamet gününün azabı ise, daha korkunç ve daha acı olacaktır.
mev’ıdu-hum
Kamer / 46 -
onlara vaadedilen
Adem Uğur = Bilakis kıyamet onlara vâdedilen asıl saattir ve o saat daha belâlı ve daha acıdır.
mev’ıdu-hum
Kamer / 46 -
onlara vaadedilen
Ahmed Hulusi = Hayır, onların azapla buluşma zamanı O Saat'tir (ölüm)! O saat, (savaş yenilgisinden) daha şiddetli ve daha acıdır.
mev’ıdu-hum
Kamer / 46 -
onlara vaadedilen
Ahmet Tekin = Asıl Kıyamet onların tehdit edildiği cezalandırma ânıdır. O vakit, daha feci ve daha acıdır.
mev’ıdu-hum
Kamer / 46 -
onlara vaadedilen
Ahmet Varol = Daha doğrusu, asıl onlara vaadedilen (azab)ın geleceği vakit kıyamet saatidir. Kıyamet saati ise daha korkulu bir felakettir ve daha acıdır.
mev’ıdu-hum
Kamer / 46 -
onlara vaadedilen
Ali Bulaç = Daha doğrusu onlara va'dedilen (asıl azab) (kıyamet) saatidir. O saat, 'kurtuluş olmayan daha korkunç bir bela' ve daha acıdır.
mev’ıdu-hum
Kamer / 46 -
onlara vaadedilen
Ali Fikri Yavuz = Daha doğrusu onların asıl azab vakti, kıyamettedir. O vaktin azabı daha müdhiş, daha acıdır.
mev’ıdu-hum
Kamer / 46 -
onlara vaadedilen
Ali Ünal = Onları asıl bekleyen ise, Kıyamet’tir; Kıyamet’in dehşeti çok daha müthiş, çok daha acıdır.