Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

medînûne

  Sâffât / 53 -

 Diyanet İşleri = “Gerçekten biz, ölüp bir toprak ve kemik yığını hâline geldikten sonra mı, biz mi hesaba çekileceğiz?”

medînûne

  Sâffât / 53 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Ölüp bir yığın toprak ve kemik olduktan sonra mı sorguya çekileceğiz, cezâlanacağız?

medînûne

  Sâffât / 53 -

 Abdullah Parlıyan = Ölüp toz ve kemik yığını haline geldikten sonra, yeniden dirilip sorguya çekilip, cezalanacağız öyle mi?

medînûne

  Sâffât / 53 -

 Adem Uğur = Biz ölüp kemik, sonra da toprak haline geldiğimiz zaman (diriltilip) cezalanacak mıyız?

medînûne

  Sâffât / 53 -

 Ahmed Hulusi = "Gerçekten biz öldüğümüz, toprak ve kemikler olduğumuzda mı cezalandırılacağız?"

medînûne

  Sâffât / 53 -

 Ahmet Tekin = 'Öldüğümüz zaman, toprak ve kemik yığını haline geldiğimiz zaman mı, biz mi yargılanarak cezaya maruz kalacağız; mükâfata nail olacağız? derdi.'

medînûne

  Sâffât / 53 -

 Ahmet Varol = Biz öldüğümüz, toprak ve kemik olduğumuz zaman gerçekten cezalandırılacak mıyız?'

medînûne

  Sâffât / 53 -

 Ali Bulaç = "Bizler öldüğümüz, toprak ve kemikler olduğumuzda mı, gerçekten biz mi (yeniden diriltilip sonra da) sorguya çekilecekmişiz?"

medînûne

  Sâffât / 53 -

 Ali Fikri Yavuz = Biz öldüğümüz ve bir toprakla çürümüş bir yığın kemik olduğumuz vakit, gerçekten biz cezalanacakmıyız?”

medînûne

  Sâffât / 53 -

 Ali Ünal = ‘Biz ölüp toprak olduktan, bir kemik yığını haline geldikten sonra, yani şimdi biz o halde iken diriltilip hesaba çekileceğiz öyle mi?’

medînûne

  Sâffât / 53 -

 Bayraktar Bayraklı = “Biz ölüp kemik ve toprak haline geldiğimiz zaman, dirilip cezalandırılacak mıyız?”

medînûne

  Sâffât / 53 -

 Bekir Sadak = (51-53) Iclerinden biri soyle der: «Benim bir dostum vardi, bana: 'Sen de mi, olup toprak ve kemik oldugumuz zaman dirilerek ceza gorecegimizi tasdik edenlerdensin?' derdi.»

medînûne

  Sâffât / 53 -

 Celal Yıldırım = Biz mi ölüp toprak ve kemik yığını haline geldiğimizde (yeniden dirilip) hesap ve ceza göreceğiz ?» diyordu.

medînûne

  Sâffât / 53 -

 Cemal Külünkoğlu = (52-53) (Bana:) “Sen de tekrar dirilmeyi tasdik edenlerden misin? Biz, ölüp toprak ve kemik haline geldikten sonra, gerçekten cezalandırılacakmışız?” derdi.

medînûne

  Sâffât / 53 -

 Diyanet İşleri (eski) = (51-53) İçlerinden biri şöyle der: 'Benim bir dostum vardı, bana: 'Sen de mi, ölüp toprak ve kemik olduğumuz zaman dirilerek ceza göreceğimizi tasdik edenlerdensin?' derdi.'

medînûne

  Sâffât / 53 -

 Diyanet Vakfi = (52-53) Derdi ki: Sen de (dirilmeye) inananlardan mısın? Biz ölüp kemik, sonra da toprak haline geldiğimiz zaman (diriltilip) cezalanacak mıyız?

medînûne

  Sâffât / 53 -

 Edip Yüksel = ' 'Biz toprak ve kemik olduktan sonra mı, biz mi dirileceğiz?' '

medînûne

  Sâffât / 53 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Öldüğümüz de bir toprakla bir yığın kemik olduğumuz vakıt hakıkaten biz cezalanacak mıyız?»

medînûne

  Sâffât / 53 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Öldüğümüz ve bir toprakla bir yığın kemik olduğumuz zaman gerçekten biz cezalanacak mıyız?»

medînûne

  Sâffât / 53 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = «Öldüğümüz ve bir toprakla bir yığın kemik olduğumuz zaman biz hakikaten cezalanacak mıyız?»

medînûne

  Sâffât / 53 -

 Gültekin Onan = "Bizler öldüğümüz, toprak ve kemikler olduğumuzda mı, gerçekten biz mi (yeniden diriltilip sonra da) sorguya çekilecekmişiz?"

medînûne

  Sâffât / 53 -

 Harun Yıldırım = Biz ölüp kemik, sonra da toprak haline geldiğimiz zaman (diriltilip) cezalanacak mıyız?

medînûne

  Sâffât / 53 -

 Hasan Basri Çantay = «Biz öldüğümüz ve bir toprak, bir yığın kemik olduğumuz zaman mı, hakîkaten biz mi cezalanmış olacağız»?

medînûne

  Sâffât / 53 -

 Hayrat Neşriyat = '(Ve bana:) '(Biz) öldüğümüz ve bir toprak, bir kemik (yığını) hâline geldiğimiz zaman mı, gerçekten biz mi cezâlandırılacak kimseler olacağız?’ (derdi).'

medînûne

  Sâffât / 53 -

 İbni Kesir = Öldüğümüz, toprak ve bir yığın kemik olduğumuz zaman mı, biz mi ceza göreceğiz?

medînûne

  Sâffât / 53 -

 Kadri Çelik = “Bizler öldüğümüz, toprak ve kemikler olduğumuzda, gerçekten cezalandırılanlar olacak mıyız?”

medînûne

  Sâffât / 53 -

 Muhammed Esed = ölüp toz ve kemik yığını haline geldikten sonra yargılanacağımıza!"

medînûne

  Sâffât / 53 -

 Mustafa İslamoğlu = "Ne yani, biz ölüp gittikten, toza toprağa karışmış bir iskelet halini aldıktan sonra hesap vereceğiz, öyle mi?" (diye eklerdi).

medînûne

  Sâffât / 53 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = «Biz öldüğümüz ve biz toprak ve kemikler olduğumuz vakit mi, hakikaten biz mi tekrar hayat bulup cezalandırılanlar (olacağız?)».

medînûne

  Sâffât / 53 -

 Ömer Öngüt = "Biz ölüp toprak ve kemik olduğumuz zaman mı, biz mi sorguya çekileceğiz?"

medînûne

  Sâffât / 53 -

 Şaban Piriş = Ölüp, toprak ve kemik olduktan sonra, biz hesap mı vereceğiz?

medînûne

  Sâffât / 53 -

 Sadık Türkmen = Öldüğümüz zaman, toprak ve kemik yığını olduğumuz zaman mı? Gerçekten biz cezalandırılacak mıyız?”

medînûne

  Sâffât / 53 -

 Seyyid Kutub = Biz ölüp toprak ve kemik olduğumuz zaman mı dirilip yaptığımız işlere göre cezalanacağız?

medînûne

  Sâffât / 53 -

 Suat Yıldırım = (51-53) Derken biri der ki: "Sahi, benim de yakın bir arkadaşım vardı. Yanıma gelir, iğneli iğneli "Sen de mi, derdi, bu masala inananlar arasında yer alıyorsun? Yani biz ölüp çürümüş kemik, toz toprak haline geldikten sonra, biz mi dirilip hesap vereceğiz, buna da inanılır mı?"

medînûne

  Sâffât / 53 -

 Süleyman Ateş = Biz ölüp toprak ve kemik olduğumuz zaman mı, biz mi (diriltilip yaptığımız işlere göre) cezâlanacağız?"

medînûne

  Sâffât / 53 -

 Tefhim-ul Kuran = «Bizler öldüğümüz, toprak ve kemikler olduğumuzda mı, gerçekten biz mi (yeniden diriltilip sonra da) sorguya çekilecekmişiz?»

medînûne

  Sâffât / 53 -

 Ümit Şimşek = 'Ölüp de topraktan ve kemikten ibaret hale geldikten sonra hesaba çekileceğimize?'

medînûne

  Sâffât / 53 -

 Yaşar Nuri Öztürk = "Biz, ölüp toprak ve kemik haline geldikten sonra, gerçekten cezalandırılacak mıyız?"

medînûne

  Sâffât / 53 -

 İskender Ali Mihr = Öldüğümüz, toprak ve kemik olduğumuz zaman mı? Gerçekten biz mutlaka cezalandırılacak olanlar mıyız?

medînûne

  Sâffât / 53 -

 İlyas Yorulmaz = “Biz öldüğümüzde, toprak ve kemik yığını olduğumuzda, diriltilip, yaptıklarımızın karşılığını mı ödeyeceğiz?”