Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

mea-hû

  Furkân / 35 -

 Diyanet İşleri = Andolsun, Biz, Mûsâ’ya Kitab’ı (Tevrat’ı) verdik ve kardeşi Hârûn’u da ona yardımcı kıldık.

mea-hû

  Furkân / 35 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Andolsun ki biz Mûsâ'ya kitap verdik ve kardeşi Hârûn'u, ona vezîr ettik.

mea-hû

  Furkân / 35 -

 Abdullah Parlıyan = Gerçek şu ki, Muhammed'den çok önce, biz Musa'ya kitap verdik ve kardeşi Harûn'u, görevinde O'na yardımcı kıldık.

mea-hû

  Furkân / 35 -

 Adem Uğur = Andolsun biz Musa'ya Kitab'ı verdik, kardeşi Harun'u da ona yardımcı yaptık.

mea-hû

  Furkân / 35 -

 Ahmed Hulusi = Andolsun ki, Musa'ya Hakikat bilgisi ve uygulama kurallarını verdik ve Onunla beraber kardeşi Harun'u da yardımcısı kıldık.

mea-hû

  Furkân / 35 -

 Ahmet Tekin = Andolsun, biz, Mûsâ’ya kutsal kitabı verdik. Kardeşi Hârûn’u da ona vezir olarak tayin ettik.

mea-hû

  Furkân / 35 -

 Ahmet Varol = Andolsun biz Musa'ya kitabı verdik ve kardeşi Harun'u onun yanında yardımcı kıldık.

mea-hû

  Furkân / 35 -

 Ali Bulaç = Andolsun, biz Musa'ya kitabı verdik ve onunla birlikte kardeşi Harun'u yardımcı kıldık.

mea-hû

  Furkân / 35 -

 Ali Fikri Yavuz = Gerçekten Mûsa’ya o kitabı (Tevrat’ı) verdik ve ona kardeşi Harûn’u beraberinde vezir (yardımcı) yaptık.

mea-hû

  Furkân / 35 -

 Ali Ünal = (İşte tarihteki benzerleri:) Musa’ya (hidayet rehberi) o Kitabı verdik ve kardeşi Harun’u yanında yardımcı yaptık.

mea-hû

  Furkân / 35 -

 Bayraktar Bayraklı = Andolsun biz, Mûsâ'ya kitabı verdik, kardeşi Hârûn'u da ona yardımcı tayin ettik.

mea-hû

  Furkân / 35 -

 Bekir Sadak = And olsun ki Musa'ya Kitap verdik, kardesi Harun'u da kendisine vezir yaptik.

mea-hû

  Furkân / 35 -

 Celal Yıldırım = And olsun ki Musâ'ya kitap verdik ve kardeşi Harun'u maiyetinde (bulunmak üzere) vezîr yaptık.

mea-hû

  Furkân / 35 -

 Cemal Külünkoğlu = Andolsun ki, biz Musa'ya Kitab'ı (Tevrat'ı) verdik ve kardeşi Harun'u görevinde ona yardımcı kıldık.

mea-hû

  Furkân / 35 -

 Diyanet İşleri (eski) = And olsun ki Musa'ya Kitap verdik, kardeşi Harun'u da kendisine vezir yaptık.

mea-hû

  Furkân / 35 -

 Diyanet Vakfi = Andolsun biz Musa'ya Kitab'ı verdik, kardeşi Harun'u da ona yardımcı yaptık.

mea-hû

  Furkân / 35 -

 Edip Yüksel = Biz Musa'ya kitabı vermiş ve kardeşi Harun'u da kendisine yardımcı olarak atamıştık.

mea-hû

  Furkân / 35 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Celâlim hakkı için Musâya o kitabı verdik, biraderi Harûnu da maıyyetinde vezir yaptık

mea-hû

  Furkân / 35 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Andolsun ki, Musa'ya Kitab'ı verdik, kardeşi Harun'u da yardımcısı yaptık.

mea-hû

  Furkân / 35 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Andolsun ki Musa'ya kitap verdik, kardeşi Harun'u da ona yardımcı yaptık.

mea-hû

  Furkân / 35 -

 Gültekin Onan = Andolsun, biz Musa'ya kitabı verdik ve onunla birlikte kardeşi Harun'u yardımcı kıldık.

mea-hû

  Furkân / 35 -

 Harun Yıldırım = Andolsun biz Musa'ya Kitab'ı verdik, kardeşi Harun'u da ona yardımcı yaptık.

mea-hû

  Furkân / 35 -

 Hasan Basri Çantay = Andolsun biz Musâya o kitabı verdik. Biraderi Hârunu da maiyyetine vezîr yapdık.

mea-hû

  Furkân / 35 -

 Hayrat Neşriyat = Celâlim hakkı için, Mûsâ’ya Kitâb’ı verdik; kardeşi Hârûn’u da berâberinde yardımcı yaptık.

mea-hû

  Furkân / 35 -

 İbni Kesir = Andolsun ki; Biz, Musa'ya kitabı verdik. Kardeşi Harun'u da kendisine vezir yaptık.

mea-hû

  Furkân / 35 -

 Kadri Çelik = Şüphesiz biz Musa'ya kitabı verdik ve onunla birlikte kardeşi Harun'u yardımcı kıldık.

mea-hû

  Furkân / 35 -

 Muhammed Esed = Gerçek şu ki, (Muhammed'den çok önce) Biz Musa'ya da kitap verdik ve kardeşi Harun'u görevinde o'na yardımcı kıldık;

mea-hû

  Furkân / 35 -

 Mustafa İslamoğlu = Doğrusu, yine Biz Musa'ya ilahi mesajı gönderdik. Kardeşi Harun'u da onun yanına yardımcı olarak verdik.

mea-hû

  Furkân / 35 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Ve celâlim hakkı için Mûsa'ya kitabı verdik ve O'nun maiyetinde kardeşi Harun'u vezir kıldık.

mea-hû

  Furkân / 35 -

 Ömer Öngüt = Andolsun ki Musa'ya kitap verdik, kardeşi Harun'u da ona yardımcı yaptık.

mea-hû

  Furkân / 35 -

 Şaban Piriş = Musa’ya da kitap vermiş, kardeşi Harun’u da ona vezir yapmıştık.

mea-hû

  Furkân / 35 -

 Sadık Türkmen = Ant olsun, Biz Musa’ya Kitabı verdik ve onunla birlikte kardeşi Harun’u da yardımcı kıldık.

mea-hû

  Furkân / 35 -

 Seyyid Kutub = Andolsun ki, biz Musa'ya Kitabı (Tevratı) gönderdik ve kardeşi Harun'u' da yanına yardımcı olarak verdik.

mea-hû

  Furkân / 35 -

 Suat Yıldırım = Gerçekten Biz, Mûsâ’ya kitabı verdik ve kardeşi Harun’u da ona yardımcı yaptık.

mea-hû

  Furkân / 35 -

 Süleyman Ateş = Andolsun biz Mûsâ'ya Kitabı verdik ve kardeşi Hârûn'u kendisinin yanında vezir yaptık.

mea-hû

  Furkân / 35 -

 Tefhim-ul Kuran = Andolsun, biz Musa'ya kitabı verdik ve onunla birlikte kardeşi Harun'u yardımcı kıldık.

mea-hû

  Furkân / 35 -

 Ümit Şimşek = Biz Musa'ya da kitap vermiş, kardeşi Harun'u ise ona yardımcı yapmıştık.

mea-hû

  Furkân / 35 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Yemin olsun ki, biz Mûsa'ya Kitap verdik. Kardeşi Hârun'u da onun yanında vezir yaptık.

mea-hû

  Furkân / 35 -

 İskender Ali Mihr = Ve andolsun ki Musa (A.S)’a Kitab’ı (Tevrat’ı) verdik. Ve onunla beraber kardeşi Harun’u, (ona) vezir (yardımcı) kıldık.

mea-hû

  Furkân / 35 -

 İlyas Yorulmaz = Musa’ya kitabı vermiş ve kardeşi Harun’u da ona yardımcı yapmıştık.

mea-hû

  Şu’arâ / 65 -

 Diyanet İşleri = Mûsâ’yı ve beraberindekilerin hepsini kurtardık.

mea-hû

  Şu’arâ / 65 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Mûsâ'yı ve onunla berâber bulunanların hepsini kurtardık.

mea-hû

  Şu’arâ / 65 -

 Abdullah Parlıyan = Musa ve beraberinde bulunanları hep kurtardık.

mea-hû

  Şu’arâ / 65 -

 Adem Uğur = Musa ve beraberinde bulunanların hepsini kurtardık.

mea-hû

  Şu’arâ / 65 -

 Ahmed Hulusi = Musa'yı ve Onunla beraber olanların hepsini kurtardık.

mea-hû

  Şu’arâ / 65 -

 Ahmet Tekin = Mûsâ’yı ve beraberindekilerin hepsini kurtardık.

mea-hû

  Şu’arâ / 65 -

 Ahmet Varol = Musa'yı ve beraberinde olanların tümünü kurtardık.

mea-hû

  Şu’arâ / 65 -

 Ali Bulaç = Musa'yı ve onunla birlikte olanların hepsini kurtarmış olduk.

mea-hû

  Şu’arâ / 65 -

 Ali Fikri Yavuz = Mûsa’yı ve beraberinde bulunanların hepsini kurtardık.

mea-hû

  Şu’arâ / 65 -

 Ali Ünal = Musa’yı ve beraberinde bulunan herkesi kurtardık.