Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
makâmun
Diyanet İşleri = (Melekler derler ki:) “Bizim her birimizin bilinen bir makamı vardır.”
makâmun
Abdulbaki Gölpınarlı = Ve melekler derler ki: Bizden hiçbir fert yoktur ki onun malûm ve muayyen bir makamı olmasın.
makâmun
Abdullah Parlıyan = Melekler: “Bizim içimizden herkesin belli bir makamı vardır.
makâmun
Adem Uğur = (Melekler derler ki): 'Bizim her birimizin belli bir makamı vardır.
makâmun
Ahmed Hulusi = (Melekler der ki:) "Bizden her birimiz için belli bir makam vardır."
makâmun
Ahmet Tekin = (Cebrail şöyle dedi) “- Bizden (melekler topluluğundan) herkes için belli bir makam vardır, (orada Rabbine ibadet eder).
makâmun
Ahmet Varol = (Melekler derler ki): 'Bizim her birimizin belli bir makamı vardır.
makâmun
Ali Bulaç = (Melekler der ki:) "Bizden her birimiz için belli bir makam vardır."
makâmun
Ali Fikri Yavuz = (Cebrail şöyle dedi) “- Bizden (melekler topluluğundan) herkes için belli bir makam vardır, (orada Rabbine ibadet eder).
makâmun
Ali Ünal = (Haklarında Allah’ın kızları oldukları iftirasında bulundukları melekler derler ki:) “Bizim her birimizin Allah katında belli bir makamı ve vazifesi vardır.
makâmun
Bayraktar Bayraklı = Melekler şöyle derler: “Bizim her birimiz için bilinen bir makam vardır.”
makâmun
Bekir Sadak = (164-16) 6 Melekler soyle derler: «Bizim herbirimizin bilinen bir makami vardir. suphesiz biz sira sira duranlariz, suphesiz biz Allah'i tesbih edenleriz.»
makâmun
Celal Yıldırım = (Melekler), «bizden her birimiz için belli-belirli bir makam vardır.
makâmun
Cemal Külünkoğlu = (164-166) Melekler derler ki: “Bizim her birimiz için belli bir makam (görev yeri) vardır. Biz orada saflar halinde duranlarız. Bizler elbette O'nun sınırsız şanını yüceltenleriz.”
makâmun
Diyanet İşleri (eski) = (164-166) Melekler şöyle derler: 'Bizim her birimizin bilinen bir makamı vardır. Şüphesiz biz sıra sıra duranlarız, şüphesiz biz Allah'ı tesbih edenleriz.'
makâmun
Diyanet Vakfi = (164-166) (Melekler şöyle derler:) Bizim her birimiz için, bilinen bir makam vardır. Şüphesiz biz, orada sıra sıra dururuz ve şüphesiz Allah'ı tesbih ederiz.
makâmun
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = (Melekler): «Bizden her birimizin belli bir makamı vardır.
makâmun
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = (164-166) (Melekler): «Bizden her birimizin belli bir makamı vardır. Biziz o saf saf dizilenler, biziz! Biziz o tesbih edenler, biziz!» derler.
makâmun
Gültekin Onan = (Melekler der ki:) "Bizden her birimiz için belli bir makam vardır."
makâmun
Harun Yıldırım = "(Melekler şöyle derler:) Bizim her birimiz için, bilinen bir makam vardır."
makâmun
Hasan Basri Çantay = Bizden kimse müstesna olmamak üzere her biri için ma'lûm birer makam vardır.
makâmun
Hayrat Neşriyat = (Melekler şöyle derler:) 'Bizden bir kimse yoktur ki mutlaka onun için, bilinen bir makam olmasın!'
makâmun
Kadri Çelik = (Melekler der ki:) “Bizden her birimiz için belli bir makam vardır.”
makâmun
Muhammed Esed = (Bütün tabiat güçleri Allah'a hamdeder ve şöyle derler:) "İçimizden hiç kimse yoktur ki (Allah tarafından) kendisi için tayin edilmiş bir yere sahip olmasın;
makâmun
Mustafa İslamoğlu = Hem, (samimi kullar derler) ki: "İçimizde, (Allah tarafından) kendisine bir yer tayin edilmemiş hiç kimse yoktur:
makâmun
Ömer Nasuhi Bilmen = Ve bizden ise bir kimse yoktur ki, illâ onun için bir malum makam vardır.
makâmun
Sadık Türkmen = (melekler der ki): ”Bizim içimizde herkesin belli bir makamı vardır.
makâmun
Tefhim-ul Kuran = (Melekler der ki:) «Bizden her birimiz için belli bir makam vardır.»
makâmun
Yaşar Nuri Öztürk = Bizim, istisnasız herbirimizin bilinen bir makamı vardır.
makâmun
İskender Ali Mihr = Ve bizden (hiç) kimse yoktur ki, onun bilinen bir makamı olmasın.
makâmun
İlyas Yorulmaz = Melekler “Bizden, Allah’ın yanında belli bir makamı olanlar var. ”