Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
ma’lûmin
Diyanet İşleri = Hiçbir şey yoktur ki hazineleri yanımızda olmasın. Biz onu ancak belli bir ölçüyle indiririz.
ma’lûmin
Abdulbaki Gölpınarlı = Hiçbir şey yoktur ki hazîneleri, katımızda olmasın ve biz onu ancak malûm bir miktarda indiririz.
ma’lûmin
Abdullah Parlıyan = Çünkü hiç birşey yoktur ki, hazinesi bizim katımızda olmasın ve biz hiçbir şey indirmeyiz ki, kusursuzca belirlenmiş bir ölçüye ve bir uyuma dayanmasın.
ma’lûmin
Adem Uğur = Her şeyin hazineleri yalnız bizim yanımızdadır. Biz onu ancak belli bir ölçüyle indiririz.
ma’lûmin
Ahmed Hulusi = Hiçbir şey yoktur ki onun hazineleri (oluşturan kuvveleri) bizim indîmizde olmasın! Biz onu (o kuvveleri - özellikleri) gereken ölçüsüyle inzâl ederiz (açığa çıkartırız).
ma’lûmin
Ahmet Tekin = Her şeyin hazineleri yalnız bizim yanımızdadır. Biz, o hazinelerden, ancak bir hesap, bir plan dahilinde, belli ölçülerde, düzenli olarak veririz, indiririz.
ma’lûmin
Ahmet Varol = Hiçbir şey yoktur ki hazineleri bizim katımızda olmasın. Onu ancak belirli bir ölçüye göre indiririz.
ma’lûmin
Ali Bulaç = Hiç bir şey yoktur ki, hazineleri bizim katımızda olmasın; ancak onu belirlenmiş bir miktar olarak indiririz.
ma’lûmin
Ali Fikri Yavuz = Kulların faydalandığı hiç bir şey yoktur ki, onu meydana getiren hazinelerin anahtarları katımızda olmasın, (muhakkak her şey bizim kudretimizle meydana gelir). Fakat biz, onu, ancak ihtiyaca göre, malum bir miktarda veririz.
ma’lûmin
Ali Ünal = Hiçbir varlık yoktur ki, hayatı ve bekası için gerekli her şeyin hazineleri Bizim yanımızda bulunmamış olsun. Şu kadar ki, Biz onları belirli bir ölçü ile indiririz.
ma’lûmin
Bayraktar Bayraklı = Katımızda hazineleri olmayan hiçbir şey yoktur. Biz onu ancak bilinen bir ölçüye göre indiririz.
ma’lûmin
Bekir Sadak = Hazinesi Bizim katimizda olmayan hicbir sey yoktur. Biz onu ancak belli bir olcuye gore indiririz.
ma’lûmin
Celal Yıldırım = Hiç bir şey yoktur ki, onun hazineleri katımızda olmasın ve biz onu ancak belirli bir ölçüde indiririz.
ma’lûmin
Cemal Külünkoğlu = Evrende kaynağı yanımızda olmayan hiçbir şey yoktur. Ve biz her şeyi belirli bir ölçüye göre indiririz.
ma’lûmin
Diyanet İşleri (eski) = Hazinesi Bizim katımızda olmayan hiçbir şey yoktur. Biz onu ancak belli bir ölçüye göre indiririz.
ma’lûmin
Diyanet Vakfi = Her şeyin hazineleri yalnız bizim yanımızdadır. Biz onu ancak belli bir ölçüyle indiririz.
ma’lûmin
Edip Yüksel = Hiçbir şey (haaric) olmamak üzere (hepsinin) hazîneleri bizim nezdimizdedir.. Biz on (lar) ı ma'lûm bir mıkdar dışında indirmeyiz.
ma’lûmin
Elmalılı Hamdi Yazır = Hiç bir şey yoktur ki bizim yanımızda hazineleri olmasın, fakat biz, onu ancak ma'lüm bir mıkdar ile indiririz
ma’lûmin
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Hazineleri, Bizim yanımızda olmayan hiçbir şey yoktur. Fakat Biz onu, ancak belirli bir ölçü ile indiririz.
ma’lûmin
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Hazineleri bizim katımızda olmayan hiç bir şey yoktur; ancak biz onu belirlenmiş bir miktar olarak indiririz.
ma’lûmin
Gültekin Onan = Çünkü hiçbir şey yoktur ki, kaynağı Bizim katımızda olmasın; ve Biz hiçbir şey indirmeyiz ki, kusursuzca belirlenmiş bir ölçüye, bir uyuma dayanmasın.
ma’lûmin
Harun Yıldırım = Her şeyin hazineleri yalnız bizim yanımızdadır. Biz onu ancak belli bir ölçüyle indiririz.
ma’lûmin
Hasan Basri Çantay = Ve hiçbir şey yoktur ki illâ onun hazineleri Bizim nezdimizdedir. Ve onu indirmeyiz. Ancak malum bir miktar ile (indiririz).
ma’lûmin
Hayrat Neşriyat = Hiçbir şey de yoktur ki, onun hazîneleri yanımızda olmasın; artık onu ancak belli bir mikdarda indiririz.
ma’lûmin
İbni Kesir = Hiç bir şey yoktur ki; hazinesi Bizim katımızda olmasın. Ve Biz, onu ancak belli bir ölçüye göre indiririz.
ma’lûmin
Kadri Çelik = Hazineleri bizim katımızda olmayan hiç bir şey yoktur; ancak biz onu belirlenmiş bir miktar olarak indiririz.
ma’lûmin
Muhammed Esed = Çünkü hiçbir şey yoktur ki, kaynağı Bizim katımızda olmasın; ve Biz hiçbir şey indirmeyiz ki, kusursuzca belirlenmiş bir ölçüye, bir uyuma dayanmasın.
ma’lûmin
Mustafa İslamoğlu = Hiçbir şey yoktur ki, onun kaynağı Bizim katımızda olmamış olsun; fakat Biz her bir şeyi tesbit ve tayin edilmiş bir ölçüye göre indiririz.
ma’lûmin
Ömer Nasuhi Bilmen = Ve hiçbir şey yoktur ki illâ onun hazineleri Bizim nezdimizdedir. Ve onu indirmeyiz. Ancak malum bir miktar ile (indiririz).
ma’lûmin
Ömer Öngüt = Hiçbir şey yoktur ki onun hazineleri, bizim yanımızda olmasın, ama biz onu, bilinen bir miktar ile indiririz.
ma’lûmin
Şaban Piriş = Kaynağı yanımızda olmayan hiçbir şey yoktur. Ancak biz onu belli bir ölçüye göre indiririz.
ma’lûmin
Sadık Türkmen = Hiçbir şey yoktur ki, onun hazineleri Bizim yanımızda olmasın! Ve Biz onu ancak bilinen bir ölçüyle indiririz.
ma’lûmin
Seyyid Kutub = Evrende varolan her şeyin hazinesi, ana kaynağı bizim yanımızdadır. Ve biz her şeyi size belirli bir ölçüye göre indiririz.
ma’lûmin
Suat Yıldırım = Hiçbir şey yoktur ki onu meydana getiren hazinelerin anahtarları elimizde olmasın. Biz onu ancak belirli bir ölçü ile indiririz.
ma’lûmin
Süleyman Ateş = Hiçbir şey yoktur ki onun hazineleri, bizim yanımızda olmasın, ama biz onu, bilinen bir miktar ile indiririz.
ma’lûmin
Tefhim-ul Kuran = Hiç bir şey yoktur ki, hazineleri bizim katımızda olmasın; ancak biz onu belirlenmiş bir miktar olarak indiririz.
ma’lûmin
Ümit Şimşek = Hiçbir şey yoktur ki, hazineleri Bizim katımızda olmasın. Biz onu ancak belirli bir miktar ile indiririz.
ma’lûmin
Yaşar Nuri Öztürk = Hiçbir şey yoktur ki, hazineleri bizim yanımızda olmasın. Ama biz onu ancak belirli bir ölçüde/bir kaderle indiririz.
ma’lûmin
İskender Ali Mihr = Hazinesi bizim yanımızda olmayan hiçbir şey yoktur. Malûm (bilinen) bir kaderi (takdir edilmiş miktarı) olmaksızın onu indirmeyiz.
ma’lûmin
İlyas Yorulmaz = Hiçbir şey yoktur ki, onların yaşam kaynakları bizim yanımızda olmasın. Biz belli bir ölçü ile kaynakları yeryüzüne indiririz.
ma’lûmin
Diyanet İşleri = Böylece sihirbazlar, belli bir günün belirlenen bir vaktinde bir araya getirildiler.
ma’lûmin
Abdulbaki Gölpınarlı = Muayyen bir günün muayyen bir zamânında büyücüler toplandı.
ma’lûmin
Abdullah Parlıyan = Ve böylece büyücüler, belirli bir günün, belirli bir saatinde bir araya geldiler.
ma’lûmin
Adem Uğur = Böylece sihirbazlar belli bir günün tayin edilen vaktinde biraraya getirildi.
ma’lûmin
Ahmed Hulusi = Nihayet sihirbazlar belirlenen zamanda, bilinen bir yerde toplandılar.
ma’lûmin
Ahmet Tekin = Sihirbazlar, belli günün tayin edilen saatinde bir araya geldiler.
ma’lûmin
Ahmet Varol = Böylece büyücüler belli bir günün belirlenen bir vaktinde biraraya getirildiler.
ma’lûmin
Ali Bulaç = Böylelikle büyücüler, bilinen bir günün belli vaktinde bir araya getirildi.
ma’lûmin
Ali Fikri Yavuz = Böylece maruf bir günün tayin edilen bir vaktinde bütün sihirbazlar bir araya getirildi.
ma’lûmin
Ali Ünal = Derken, kararlaştırılan malûm (bayram) gününde (Musa ile karşılaşmak üzere) bütün büyücüler bir araya toplandı.