Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
a’mâlun
Diyanet İşleri = Ancak kâfirlerin kalbleri bu Kur’an’a karşı bir gaflet içindedir. Onların bundan başka yapageldikleri birtakım (kötü) işleri de vardır.
a’mâlun
Abdulbaki Gölpınarlı = Hayır, onların gönülleri, bu hususta sapıklık içindedir ve onların, bundan başka işledikleri işler var, onlar, o işleri işlerler.
a’mâlun
Abdullah Parlıyan = Hayır, o inkârcıların kalpleri, bu gerçeklerden yana bilgisizlik ve dalgınlık içindedir. Ayrıca onların bu şirk ve inkârcılıklarından öte, bir takım kötü işleri daha vardır ki, hep o tür eylemlerine devam edip dururlar.
a’mâlun
Adem Uğur = Hayır, onların (o inkârcıların) kalpleri bu hususta cehâlet içindedir. Ayrıca onların bundan (bu şirk ve inkârcılıklarından) öte birtakım (kötü) işleri vardır ki, onlar bu işleri yapar dururlar.
a’mâlun
Ahmed Hulusi = Fakat onların şuurları bundan koza içindedir. . . Bundan başka (nefsanî dürtülerle, bedensel zaaflarla) yapageldikleri o işler de vardır.
a’mâlun
Ahmet Tekin = Doğrusunu söylemek gerekirse, inkâr edenlerin akılları ve kalpleri doğruları ortaya koyan bir kitaptan, doğru kayıtlar yapan bu amel defterinden habersizdir, cehalet içindeler. Onların bunlardan öte bir takım kötü işler yapmaya niyetleri var, onları yapmaya da devam ediyorlar.
a’mâlun
Ahmet Varol = Fakat onların kalpleri bundan gaflet içindedir ve onların bundan başka işleri vardır, onlar o işler için çalışırlar.
a’mâlun
Ali Bulaç = Hayır, onların kalpleri bundan dolayı bir gaflet içindedir. Üstelik onların, bunun dışında yapmakta oldukları (birtakım şeyler) vardır; onlar bunun için çalışmaktadırlar.
a’mâlun
Ali Fikri Yavuz = Fakat kâfirlerin kalbleri bu Kur’an’dan bir gaflet içindedir. Onların, müminlerin amelinden başka bir takım kötü işleri vardır ki, hep onlar için çalışıp dururlar.
a’mâlun
Ali Ünal = Fakat o inanmayanların kalbleri, bu gerçekten bütün bütün gafildir; bundan başka, işlemeyi âdet haline getirdikleri öyle çirkin işleri de var ki, (onları gerçeği görmekten, görseler de kabullenmekten alıkoymaktadır).
a’mâlun
Bayraktar Bayraklı = Ama, inkârcıların kalpleri bundan habersizdir. Bundan başka onların yapageldikleri işler de vardır.
a’mâlun
Bekir Sadak = Ama, kafirlerin kalbleri bundan habersizdir. Bundan baska da onlarin yapageldikleri isler de vardir.
a’mâlun
Celal Yıldırım = Ne var ki, onların (o inkarcı sapıkların) kalbi bundan bilgisizlik ve dalgınlık içindedir; onların bundan başka işleyip durdukları birtakım işleri daha vardır (ki onunla oyalanıp ömür tüketirler).
a’mâlun
Cemal Külünkoğlu = Fakat inkârcıların kalpleri, inananların bu davranışlarından tamamen habersizdir. Onların, bunlar dışında, birtakım (kötü) işleri var ki, sürekli olarak onlarla meşguldürler.
a’mâlun
Diyanet İşleri (eski) = Ama, kafirlerin kalbleri bundan habersizdir. Bundan başka da onların yapageldikleri işler de vardır.
a’mâlun
Diyanet Vakfi = Hayır, onların (o inkârcıların) kalpleri bu hususta cehâlet içindedir. Ayrıca onların bundan (bu şirk ve inkârcılıklarından) öte birtakım (kötü) işleri vardır ki, onlar bu işleri yapar dururlar.
a’mâlun
Edip Yüksel = Zihinleri bundan (mesajdan) gafil olup buna aykırı işlerde çalışıp durmaktadırlar.
a’mâlun
Elmalılı Hamdi Yazır = Fakat onların kalbleri bundan bir dalgınlık içindedir, hem onların ondan başka bir takım işleri vardır ki hep onlar için çalışırlar
a’mâlun
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Fakat onların kalpleri bu konuda bir dalgınlık içindedir ve onların bundan başka bir takım işleri vardır ki, hep onlar için çalışırlar.
a’mâlun
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Hayır, onların kalpleri bu hususta cehalet içindedir. Ayrıca onların bundan öte birtakım kötü işleri vardır ki, onlar bu işleri yapar dururlar.
a’mâlun
Gültekin Onan = Hayır, onların kalpleri bundan dolayı bir gaflet içindedir. Üstelik onların, bunun dışında yapmakta oldukları (birtakım şeyler) vardır onlar bunun için çalışmaktadırlar.
a’mâlun
Harun Yıldırım = Hayır, onların kalpleri bu hususta cehâlet içindedir. Ayrıca onların bundan öte birtakım işleri vardır ki, onlar bu işleri yapar dururlar.
a’mâlun
Hasan Basri Çantay = Hayır, onların (kâfirlerin) kalbleri bundan (derin bir) cehalet içindedirler. Hem Onların bundan başka bizzat işlemekde oldukları daha nice (kötü) amel (ve hareket) leri de vardır.
a’mâlun
Hayrat Neşriyat = Hayır! (Kâfirlerin) kalbleri bundan gaflet içindedir ve onların bundan başka (kötü)amelleri de vardır, kendileri onlar (o işler) ile amel eden kimselerdir.
a’mâlun
İbni Kesir = Hayır, onların kalbleri bundan habersizdir. Onların bundan başka da yapageldikleri işler vardır.
a’mâlun
Kadri Çelik = Hayır, onların kalpleri bundan dolayı bir gaflet içindedir. Üstelik onların, bunun dışında da yapmakta oldukları (birtakım şeyler) vardır; onlar bu işleri yapar dururlar.
a’mâlun
Muhammed Esed = Ama, (din ve inanç birliğini bozanlara gelince,) onların kalpleri bütün bu gerçeklerden yana aymazlık içindedir! Fakat, onların (içlerinde) bu (bozgunculuk eğiliminden) başka (daha kötü) eylemlere kalkışma (eğilimleri) de var; ve onlar bu tür eylemlere devam edip gidecekler;
a’mâlun
Mustafa İslamoğlu = Fakat kalpleri, bu (ilahi kayıt işlemine) karşı derin bir gaflet içinde olanlar da (var). İşte onlar, bundan daha aşağılık işler de çeviriyorlar: bunlar da o yolda çabalayıp giderler;
a’mâlun
Ömer Nasuhi Bilmen = Fakat kâfirlerin kalpleri bundan derin bir cehalet içindedir ve onlar için bundan başka işler vardır. Onlar o işler için çalışanlardır.
a’mâlun
Ömer Öngüt = Hayır! Onların kâlpleri bundan habersizdir. Onların bunun dışında da bir takım işleri vardır, bu işleri yapar dururlar.
a’mâlun
Şaban Piriş = Oysa (müşriklerin) kalpleri bundan gaflet içindedir ve onların yapmakta oldukları daha başka işler de vardır.
a’mâlun
Sadık Türkmen = Ama inkârcıların kalpleri bundan bir sıkıntı içindedir. Üstelik onların bunun dışında bazı işleri daha vardır; onlar, o işler için çalışanlardır!..
a’mâlun
Seyyid Kutub = Fakat kâfirlerin kalpleri, mü'minlerin bu davranışlarından tamamen habersizdir. Onların, bunlar dışında, birtakım kötü işleri var ki, sürekli olarak onlarla meşguldürler.
a’mâlun
Suat Yıldırım = Fakat onların kalbleri bundan gafildir. Ayrıca onların bundan başka birtakım pis işleri daha var ki onları işler dururlar.
a’mâlun
Süleyman Ateş = Fakat onların kalbleri, bundan gaflet içindedir. Onların bundan başka (birtakım pis) işleri daha var ki, onlar hep o işler için çalışırlar.
a’mâlun
Tefhim-ul Kuran = Hayır, onların kalpleri bundan dolayı bir gaflet içindedir. Üstelik onların, bunun dışında da yapmakta oldukları (birtakım şeyler) vardır; onlar bunun için çalışmaktadırlar.
a’mâlun
Ümit Şimşek = Fakat o inkârcıların kalpleri bundan gafildir. Üstelik onların daha başka kötülükleri de var ki, hâlâ işleyip dururlar.
a’mâlun
Yaşar Nuri Öztürk = Fakat onların kalpleri bundan gaflet içindedir. Onların bundan başka da işleri vardır ki, hep o işler için çalışmaktadırlar.
a’mâlun
İskender Ali Mihr = Hayır, onların kalpleri bundan dolayı gaflette (dalâlette)dir. Ve onların bundan başka yaptıkları amelleri (de) vardır. Onlar, onu yapanlardır.
a’mâlun
İlyas Yorulmaz = Onların kalpleri iyiliklerin dışındakilerle meşgul olmakta ve kötü işleri alışkanlık haline getirdikleri için, her zaman bu kötülükleri yapar dururlar.
cemâlun
Diyanet İşleri = Onları akşamleyin getirirken, sabahleyin salıverirken de sizin için bir güzellik (ve zevk) vardır.
cemâlun
Abdulbaki Gölpınarlı = Akşamleyin yayımdan getirir, sabahleyin yayıma götürürken de güzellikleri var, zevk alırsınız onlardan.
cemâlun
Abdullah Parlıyan = Akşamleyin mer'adan getirir, sabahleyin meraya götürürken de, güzellikleri var, zevk alırsınız o davarlardan.
cemâlun
Adem Uğur = Sizin için onlardan ayrıca akşamleyin getirirken, sabahleyin salıverirken bir güzellik (bir zevk) vardır.
cemâlun
Ahmed Hulusi = Akşamları (otlağından) getirdiğinizde ve sabahları (o otlağa) saldığınızda onlarda sizin için bir güzellik vardır.
cemâlun
Ahmet Tekin = Akşamleyin getirirken, sabahleyin salıverirken, onlardaki güzellik ve verdikleri zevk sizi cezbeder.
cemâlun
Ahmet Varol = Akşamleyin (otlaktan) getirirken ve sabah salarken onlarda sizin için güzellik vardır.
cemâlun
Ali Bulaç = Akşamları getirir, sabahları götürürken onlarda sizin için bir güzellik vardır.
cemâlun
Ali Fikri Yavuz = O hayvanları, akşam vakti getirirken ve sabahleyin salarken, onlarda sizin için bir zevk ve güzellik var.
cemâlun
Ali Ünal = Onları akşamleyin ağıllarına getirir ve sabahleyin otlağa sürerken bambaşka bir zevk alırsınız.