Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
mâ yerkebûne
Diyanet İşleri = Biz, onlar için o gemi gibi binecekleri nice şeyler yarattık.
mâ yerkebûne
Abdulbaki Gölpınarlı = Ve daha da buna benzer nice binecekleri şeyler yarattık onlara.
mâ yerkebûne
Abdullah Parlıyan = Ve yine yolculuklarında, binek olarak kullanabilecekleri, bunun gibi araçlar yaratmamızda da ibretler ve dersler vardır.
mâ yerkebûne
Ahmed Hulusi = Onlar için onun misli, binecekleri şeyleri yaratmış olmamız!
mâ yerkebûne
Ahmet Tekin = Yine onlar için, onun gibi, nakil vasıtaları, şilepler, trenler, uçaklar, yaratmamızdır.
mâ yerkebûne
Ahmet Varol = Ve onlar için üzerine bindikleri bunun gibi şeyler yaratmamız da.
mâ yerkebûne
Ali Bulaç = Ve onlar için binmekte oldukları bunun benzeri (nice) şeyleri yaratmamız da.
mâ yerkebûne
Ali Fikri Yavuz = Ve kendilerine bunun gibi, binecekleri şeyler (türlü vasıtalar) yaratmamızdır.
mâ yerkebûne
Ali Ünal = Gemiler gibi, üzerlerine binip seyahat ettikleri daha nice binekler yarattık onlar için.
mâ yerkebûne
Bayraktar Bayraklı = Onun gibi bindikleri binekler yaratmamız da bir delildir.
mâ yerkebûne
Bekir Sadak = (41-42) Onlara bir delil de: Soylarini dolu gemiyle tasimamiz ve kendileri icin bunun gibi daha nice binekler yaratmis olmamizdir.
mâ yerkebûne
Celal Yıldırım = Ve bunun benzeri binecekleri şeyleri onlar için yaratmamızdır.
mâ yerkebûne
Cemal Külünkoğlu = Biz, onlar için, gemiye benzer, daha nice binekler yarattık.
mâ yerkebûne
Diyanet İşleri (eski) = (41-42) Onlara bir delil de: Soylarını dolu gemiyle taşımamız ve kendileri için bunun gibi daha nice binekler yaratmış olmamızdır.
mâ yerkebûne
Diyanet Vakfi = Onlar için, bunun gibi binecekleri başka şeyler de yarattık.
mâ yerkebûne
Elmalılı Hamdi Yazır = ve kendilerine o misilliden binecekleri şeyler yaratmamızdır
mâ yerkebûne
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = ve kendilerine o gibisinden binecek şeyler yaratmamızdır.
mâ yerkebûne
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Yine kendileri için onun gibi binecek şeyler yaratmamızdır.
mâ yerkebûne
Gültekin Onan = Ve onlar için binmekte oldukları bunun benzeri (nice) şeyleri yaratmamız da.
mâ yerkebûne
Harun Yıldırım = Onlar için, bunun gibi binecekleri başka şeyler de yarattık.
mâ yerkebûne
Hasan Basri Çantay = Ve kendilerine bunun gibi binecekleri (nice) şeyleri yaratmış bulunmamızdır.
mâ yerkebûne
Hayrat Neşriyat = Ve onlar için bunun gibi binecekleri (daha nice) şeyleri (vâsıtaları) yarattık.
mâ yerkebûne
Kadri Çelik = Ve kendileri için binmekte oldukları bunun benzeri (nice) şeyleri yarattık.
mâ yerkebûne
Muhammed Esed = ve (yolculuklarında) binek olarak kullanabilecekleri benzer araçlar yaratmamız da (bulunmakta)dır;
mâ yerkebûne
Mustafa İslamoğlu = ve onları, benzer nitelikte taşıma araçları (yapacak kabileyette) yaratmamızda da...
mâ yerkebûne
Ömer Nasuhi Bilmen = Ve onlar için onun mislinden biner oldukları şeyleri de yarattık.
mâ yerkebûne
Sadık Türkmen = Kendileri için, bunun benzeri binecekleri daha nice şeyler yarattık.
mâ yerkebûne
Seyyid Kutub = Ve kendilerine onun gibi binecekleri nice şeyler yaratmamızdır.
mâ yerkebûne
Suat Yıldırım = Biz, onlar için, gemiye benzer, daha nice binekler yaratırız...
mâ yerkebûne
Süleyman Ateş = Ve kendilerine onun gibi binecekleri nice şeyler yaratmamızdır.
mâ yerkebûne
Tefhim-ul Kuran = Ve kendileri için binmekte oldukları bunun benzeri (nice) şeyleri yaratmamız da.
mâ yerkebûne
Ümit Şimşek = Bunun gibi, binecekleri daha nice şeyleri Biz onlar için yarattık.
mâ yerkebûne
Yaşar Nuri Öztürk = Onlar için gemilere benzer, binecekleri başka şeyler de yarattık.
mâ yerkebûne
İskender Ali Mihr = Ve onlar için, onun gibi (gemiler gibi) binecekleri şeyler yarattık.
mâ yerkebûne
İlyas Yorulmaz = Binmiş olduklarının bir benzerini onlar için yaratmıştık.