Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

mâ yerkebûne

  Yâsîn / 42 -

 Diyanet İşleri = Biz, onlar için o gemi gibi binecekleri nice şeyler yarattık.

mâ yerkebûne

  Yâsîn / 42 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Ve daha da buna benzer nice binecekleri şeyler yarattık onlara.

mâ yerkebûne

  Yâsîn / 42 -

 Abdullah Parlıyan = Ve yine yolculuklarında, binek olarak kullanabilecekleri, bunun gibi araçlar yaratmamızda da ibretler ve dersler vardır.

mâ yerkebûne

  Yâsîn / 42 -

 Adem Uğur = Onlar için, bunun gibi binecekleri başka şeyler de yarattık.

mâ yerkebûne

  Yâsîn / 42 -

 Ahmed Hulusi = Onlar için onun misli, binecekleri şeyleri yaratmış olmamız!

mâ yerkebûne

  Yâsîn / 42 -

 Ahmet Tekin = Yine onlar için, onun gibi, nakil vasıtaları, şilepler, trenler, uçaklar, yaratmamızdır.

mâ yerkebûne

  Yâsîn / 42 -

 Ahmet Varol = Ve onlar için üzerine bindikleri bunun gibi şeyler yaratmamız da.

mâ yerkebûne

  Yâsîn / 42 -

 Ali Bulaç = Ve onlar için binmekte oldukları bunun benzeri (nice) şeyleri yaratmamız da.

mâ yerkebûne

  Yâsîn / 42 -

 Ali Fikri Yavuz = Ve kendilerine bunun gibi, binecekleri şeyler (türlü vasıtalar) yaratmamızdır.

mâ yerkebûne

  Yâsîn / 42 -

 Ali Ünal = Gemiler gibi, üzerlerine binip seyahat ettikleri daha nice binekler yarattık onlar için.

mâ yerkebûne

  Yâsîn / 42 -

 Bayraktar Bayraklı = Onun gibi bindikleri binekler yaratmamız da bir delildir.

mâ yerkebûne

  Yâsîn / 42 -

 Bekir Sadak = (41-42) Onlara bir delil de: Soylarini dolu gemiyle tasimamiz ve kendileri icin bunun gibi daha nice binekler yaratmis olmamizdir.

mâ yerkebûne

  Yâsîn / 42 -

 Celal Yıldırım = Ve bunun benzeri binecekleri şeyleri onlar için yaratmamızdır.

mâ yerkebûne

  Yâsîn / 42 -

 Cemal Külünkoğlu = Biz, onlar için, gemiye benzer, daha nice binekler yarattık.

mâ yerkebûne

  Yâsîn / 42 -

 Diyanet İşleri (eski) = (41-42) Onlara bir delil de: Soylarını dolu gemiyle taşımamız ve kendileri için bunun gibi daha nice binekler yaratmış olmamızdır.

mâ yerkebûne

  Yâsîn / 42 -

 Diyanet Vakfi = Onlar için, bunun gibi binecekleri başka şeyler de yarattık.

mâ yerkebûne

  Yâsîn / 42 -

 Edip Yüksel = Aynı şekilde, sürmeleri için onun bir benzerini yarattık.

mâ yerkebûne

  Yâsîn / 42 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = ve kendilerine o misilliden binecekleri şeyler yaratmamızdır

mâ yerkebûne

  Yâsîn / 42 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = ve kendilerine o gibisinden binecek şeyler yaratmamızdır.

mâ yerkebûne

  Yâsîn / 42 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Yine kendileri için onun gibi binecek şeyler yaratmamızdır.

mâ yerkebûne

  Yâsîn / 42 -

 Gültekin Onan = Ve onlar için binmekte oldukları bunun benzeri (nice) şeyleri yaratmamız da.

mâ yerkebûne

  Yâsîn / 42 -

 Harun Yıldırım = Onlar için, bunun gibi binecekleri başka şeyler de yarattık.

mâ yerkebûne

  Yâsîn / 42 -

 Hasan Basri Çantay = Ve kendilerine bunun gibi binecekleri (nice) şeyleri yaratmış bulunmamızdır.

mâ yerkebûne

  Yâsîn / 42 -

 Hayrat Neşriyat = Ve onlar için bunun gibi binecekleri (daha nice) şeyleri (vâsıtaları) yarattık.

mâ yerkebûne

  Yâsîn / 42 -

 İbni Kesir = Ve kendilerine bunun gibi nice binecek şeyler yapmamız da.

mâ yerkebûne

  Yâsîn / 42 -

 Kadri Çelik = Ve kendileri için binmekte oldukları bunun benzeri (nice) şeyleri yarattık.

mâ yerkebûne

  Yâsîn / 42 -

 Muhammed Esed = ve (yolculuklarında) binek olarak kullanabilecekleri benzer araçlar yaratmamız da (bulunmakta)dır;

mâ yerkebûne

  Yâsîn / 42 -

 Mustafa İslamoğlu = ve onları, benzer nitelikte taşıma araçları (yapacak kabileyette) yaratmamızda da...

mâ yerkebûne

  Yâsîn / 42 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Ve onlar için onun mislinden biner oldukları şeyleri de yarattık.

mâ yerkebûne

  Yâsîn / 42 -

 Ömer Öngüt = Kendileri için bunun gibi daha nice binecek şeyler yarattık.

mâ yerkebûne

  Yâsîn / 42 -

 Şaban Piriş = Ve onlar için, daha başka taşıtlar da yarattık.

mâ yerkebûne

  Yâsîn / 42 -

 Sadık Türkmen = Kendileri için, bunun benzeri binecekleri daha nice şeyler yarattık.

mâ yerkebûne

  Yâsîn / 42 -

 Seyyid Kutub = Ve kendilerine onun gibi binecekleri nice şeyler yaratmamızdır.

mâ yerkebûne

  Yâsîn / 42 -

 Suat Yıldırım = Biz, onlar için, gemiye benzer, daha nice binekler yaratırız...

mâ yerkebûne

  Yâsîn / 42 -

 Süleyman Ateş = Ve kendilerine onun gibi binecekleri nice şeyler yaratmamızdır.

mâ yerkebûne

  Yâsîn / 42 -

 Tefhim-ul Kuran = Ve kendileri için binmekte oldukları bunun benzeri (nice) şeyleri yaratmamız da.

mâ yerkebûne

  Yâsîn / 42 -

 Ümit Şimşek = Bunun gibi, binecekleri daha nice şeyleri Biz onlar için yarattık.

mâ yerkebûne

  Yâsîn / 42 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Onlar için gemilere benzer, binecekleri başka şeyler de yarattık.

mâ yerkebûne

  Yâsîn / 42 -

 İskender Ali Mihr = Ve onlar için, onun gibi (gemiler gibi) binecekleri şeyler yarattık.

mâ yerkebûne

  Yâsîn / 42 -

 İlyas Yorulmaz = Binmiş olduklarının bir benzerini onlar için yaratmıştık.