Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

mâ yelbisûne

  En’âm / 9 -

 Diyanet İşleri = Eğer onu (Peygamberi) bir melek kılsaydık yine onu bir adam (suretinde) yapardık ve onları yine içinde bulundukları karmaşaya düşürmüş olurduk.

mâ yelbisûne

  En’âm / 9 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Peygamberi, bir melek olarak halk etseydik gene bir erkek şeklinde halk ederdik ve gene düştükleri şüpheden kurtulmazlardı.

mâ yelbisûne

  En’âm / 9 -

 Abdullah Parlıyan = Ve eğer biz, peygamberi bir melek olarak gönderseydik, herhalde onu bir erkek şeklinde görünmesini sağlardık da, yine onlar bu insan mı, melek mi diye kuşkuya düşerlerdi.

mâ yelbisûne

  En’âm / 9 -

 Adem Uğur = Eğer peygamberi bir melek kılsaydık muhakkak ki onu insan sûretine sokar onları yine düşmekte oldukları kuşkuya düşürürdük.

mâ yelbisûne

  En’âm / 9 -

 Ahmed Hulusi = Eğer O'nu (Rasûlullah a. s. ) bir melek kılsaydık (görebilmeniz için) O'nu gene de bir erkek sûretinde yaratırdık. . . Onları yine (içine) düşmüş oldukları şüpheye - ikileme düşürürdük (de "Bu bizim gibi bir beşer" derlerdi).

mâ yelbisûne

  En’âm / 9 -

 Ahmet Tekin = Eğer biz, peygamberi bir melek olarak göndermeyi planlasaydık, onu mutlaka liyâkatli ve güvenilir bir erkek suretine sokar, onları, yine de düşmekte oldukları kuşkuya düşürürdük.

mâ yelbisûne

  En’âm / 9 -

 Ahmet Varol = Eğer onu (peygamberi) bir melek kılsaydık [1], bir adam şeklinde kılardık da onları düştükleri kuşkuya yine düşürürdük.

mâ yelbisûne

  En’âm / 9 -

 Ali Bulaç = Onu eğer bir melek kılsaydık, elbette erkek (suretinde bir melek) kılardık ve mutlaka katmakta oldukları (şüpheleri) yine katardık.

mâ yelbisûne

  En’âm / 9 -

 Ali Fikri Yavuz = Eğer Peygamberleri bir melek yapaydık, yine onu bir adam şeklinde gösterirdik ve elbette onları, düşmekte oldukları şüpheye yine bırakırdık.

mâ yelbisûne

  En’âm / 9 -

 Ali Ünal = Şayet o Rasûlü bir melek yapmış (melek bir rasûl göndermiş) olsa idik, (rasûl olarak onlara her sahada rehberlik yapacağı ve dolayısıyla onlardan biri olacağı için,) onu her halükârda bir erkek şekline koyardık da, düştükleri şüpheye onları yine düşürmüş olurduk.

mâ yelbisûne

  En’âm / 9 -

 Bayraktar Bayraklı = Eğer peygamberi bir melek kılsaydık, elbette onu insan sûretine sokar, onları yine düşmekte oldukları kuşkuya düşürürdük.

mâ yelbisûne

  En’âm / 9 -

 Bekir Sadak = Biz onu melek kilsaydik, bir insan seklinde yapardik da, dustukleri supheye onlari yine dusurmus olurduk.

mâ yelbisûne

  En’âm / 9 -

 Celal Yıldırım = Eğer o indireceğimizi melek kılsaydık, yine onu bir adam (şeklinde) yapardık da düştükleri şüpheye tekrar onları düşürmüş olurduk.

mâ yelbisûne

  En’âm / 9 -

 Cemal Külünkoğlu = Eğer Peygamberi, biz bir melek yapsaydık, yine de onu bir adam (şeklinde) yapardık ve onları yine düştükleri kuşkuya düşürürdük.

mâ yelbisûne

  En’âm / 9 -

 Diyanet İşleri (eski) = Biz onu melek kılsaydık, bir insan şeklinde yapardık da, düştükleri şüpheye onları yine düşürmüş olurduk.

mâ yelbisûne

  En’âm / 9 -

 Diyanet Vakfi = Eğer peygamberi bir melek kılsaydık muhakkak ki onu insan sûretine sokar onları yine düşmekte oldukları kuşkuya düşürürdük.

mâ yelbisûne

  En’âm / 9 -

 Edip Yüksel = Onu bir melek yapsaydık, onu bir adam biçiminde gönderir ve mevcut kuşkuları içinde bırakırdık.

mâ yelbisûne

  En’âm / 9 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Kendisini bir Melek kılaydık yine onu bir er kılacaktık ve düşmekte bulundukları şübheye onları yine düşürecektik

mâ yelbisûne

  En’âm / 9 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Kendisini bir melek de yapsaydık, yine onu bir erkek kılacak ve onları yine düştükleri şüpheye düşürecektik.

mâ yelbisûne

  En’âm / 9 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Eğer Peygamberi, biz bir melek yapsaydık, yine de onu bir adam şeklinde yapardık ve onları yine düştükleri kuşkuya düşürürdük.

mâ yelbisûne

  En’âm / 9 -

 Gültekin Onan = Onu bir melek kılsaydık, elbette erkek (suretinde bir melek) kılardık ve mutlaka katmakta oldukları (kuşkuları) yine katardık.

mâ yelbisûne

  En’âm / 9 -

 Harun Yıldırım = Biz onu bir melek kılsaydık elbette onu bir adam yapardık da düşürmekte oldukları şeye düşürürdük.

mâ yelbisûne

  En’âm / 9 -

 Hasan Basri Çantay = Eğer onu (peygamberi) bir melek yapsaydık onu (o meleği) de her halde bir adam (suretinde) gösterir ve her halde onları yine düşmekde oldukları şüpheye düşürürdük.

mâ yelbisûne

  En’âm / 9 -

 Hayrat Neşriyat = Ve onu (o peygamberi) bir melek kılsaydık, elbette onu (yine) bir adam (sûretinde)kılardık, doğrusu onları, karıştırmakta oldukları şeyde yine şübheye düşürürdük.

mâ yelbisûne

  En’âm / 9 -

 İbni Kesir = Eğer Biz, onu bir melek kılsaydık; onu bir erkek yapardık da düştükleri şüpheye onları yine düşürürdük.

mâ yelbisûne

  En’âm / 9 -

 Kadri Çelik = Biz onu melek kılsaydık, bir adam (insan suretinde) yapardık da düştükleri şüpheye onları yine düşürmüş olurduk.

mâ yelbisûne

  En’âm / 9 -

 Muhammed Esed = Ve Biz, bir meleği elçimiz olarak tayin etmiş olsaydık (bile) onun kesinlikle bir adam olarak (görünmesini) sağlardık ve böylece onları, şimdi içinde bulundukları şaşkınlığa yine düşürürdük.

mâ yelbisûne

  En’âm / 9 -

 Mustafa İslamoğlu = Ama Biz bir melek göndermiş olsaydık, yine de onu insan kılığında gönderirdik; böylece şimdi içine düştükleri şaşkınlığa onları yine düşürürdük.

mâ yelbisûne

  En’âm / 9 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Ve eğer O'nu (peygamberi) bir melek kılsaydık, elbette O'nu yine bir erkek (suretinde) kılardık ve onları yine düşmüş oldukları şüpheye düşürürdük.

mâ yelbisûne

  En’âm / 9 -

 Ömer Öngüt = Eğer peygamberi melekten gönderseydik, insan şeklinde gönderirdik de, onları içine düştükleri şüpheye yine düşürürdük.

mâ yelbisûne

  En’âm / 9 -

 Şaban Piriş = Eğer (Resûlü) melek de yapsaydık, yine onu bir adam şeklinde yapardık ve onları düşürdüğümüz şüpheye düşürürdük.

mâ yelbisûne

  En’âm / 9 -

 Sadık Türkmen = Eğer elçiyi bir melek yapsaydık; yine de onu bir adam/insan şeklinde yapardık. Onlar (akıllarını kullanmayanlar), yine düştükleri kuşkuya düşerlerdi.

mâ yelbisûne

  En’âm / 9 -

 Seyyid Kutub = Eğer meleklerden bir peygamber gönderseydik onu insan kılığında gönderecektik. O zaman da kâfirleri şimdiki yanılgılarının aynısına düşürmüş olurduk.

mâ yelbisûne

  En’âm / 9 -

 Suat Yıldırım = Şayet o elçiyi melek kılsaydık, yine onu bir adam şeklinde gösterir de düştükleri şüpheye onları yine düşürmüş olurduk.

mâ yelbisûne

  En’âm / 9 -

 Süleyman Ateş = Eğer O(Hak Elçisi)ni melek yapsaydık, yine bir adam (şeklinde) yapardık ve onları yine düştükleri kuşkuya düşürürdük.

mâ yelbisûne

  En’âm / 9 -

 Tefhim-ul Kuran = Onu eğer bir melek kılsaydık, elbette erkek (suretinde bir melek) kılardık ve mutlaka katmakta oldukları (şüpheleri) yine katardık.

mâ yelbisûne

  En’âm / 9 -

 Ümit Şimşek = Eğer Peygamberi, biz bir melek yapsaydık, yine de onu bir adam şeklinde yapardık ve onları yine düştükleri kuşkuya düşürürdük.

mâ yelbisûne

  En’âm / 9 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Eğer o peygamberi bir melek kılsaydık kuşkusuz onu bir er kişi yapacaktık ve içine yuvalandıkları kuşku ve karmaşayı onların üzerlerine giydirmiş olacaktık.

mâ yelbisûne

  En’âm / 9 -

 İskender Ali Mihr = Ve şâyet onu melek yapsaydık, onu mutlaka erkek olarak (erkek suretinde) yapardık. Şüphe ettikleri şeyi, mutlaka onlara (gene) şüphe ettirirdik.

mâ yelbisûne

  En’âm / 9 -

 İlyas Yorulmaz = Biz elçiyi meleklerden yapsaydık, onu yine bir adam (suretinde) yapardık ve elçi meleğe, onların üzerlerine giydiği kıyafetlerinden giydirirdik.