Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

mâ ted’ûne

  En’âm / 41 -

 Diyanet İşleri = Hayır! (Bu durumda) yalnız O’na dua edersiniz, O da dilerse (kurtulmak için) dua ettiğiniz sıkıntıyı giderir ve siz o an Allah’a ortak koştuklarınızı unutursunuz.

mâ ted’ûne

  En’âm / 41 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Hayır; ancak onu çağırırsınız, o da dilerse duânızı kabûl eder de uğradığınız belâyı açıp giderir ve şirk koştuklarınızı unutur, gidersiniz.

mâ ted’ûne

  En’âm / 41 -

 Abdullah Parlıyan = Hayır! Yalnızca O'na yalvarırsınız. O zaman O dilerse, kalkmasını istediğiniz belayı giderir de, o zaman Allah'tan başka ilahlık yakıştırdığınız herşeyi unutmuş olursunuz.

mâ ted’ûne

  En’âm / 41 -

 Adem Uğur = Bilâkis yalnız Allah'a yalvarırsınız. O da (kaldırılması için) kendisine yalvardığınız belâyı dilerse kaldırır; ve siz ortak koştuğunuz şeyleri unutursunuz.

mâ ted’ûne

  En’âm / 41 -

 Ahmed Hulusi = Bilakis yalnız O'na yalvarırsınız. . . O da dilerse O'na yalvardığınız konuda size hakikati açar ve (siz de) ortak koştuğunuz şeyleri unutursunuz!

mâ ted’ûne

  En’âm / 41 -

 Ahmet Tekin = Bilâkis Allah’a yalvarırsınız. O da kaldırılmasını istediğiniz belâyı, sünneti, düzeninin yasaları içinde, iradesinin tecellisine uygunsa kaldırır. Siz de ilâhlığında, otoritesinde, mülkünde, tasarruflarında ona ortak koştuğunuz şeyleri unutursunuz.

mâ ted’ûne

  En’âm / 41 -

 Ahmet Varol = Aksine yalnız O'na yalvarırsınız. O da dilerse, giderilmesi için yalvardığınız sıkıntıyı giderir. Siz de ortak koştuklarınızı unutursunuz.

mâ ted’ûne

  En’âm / 41 -

 Ali Bulaç = Hayır, yalnızca O'nu çağırırsınız, dilerse kendisini çağırdığınız şeyi açar (giderir) ve şirk koşmakta olduklarınızı unutursunuz.

mâ ted’ûne

  En’âm / 41 -

 Ali Fikri Yavuz = Doğrusu, ancak, Allah’a dua edersiniz de, dilerse O, bertaraf edilmesine yalvardığınızı (belâyı) kaldırır. O vakit, ortak koştuğunuz putları unutursunuz.

mâ ted’ûne

  En’âm / 41 -

 Ali Ünal = Hayır hayır, sadece O’na yalvarırsınız –O da, eğer dilemişse (hikmeti öyle gerektirirse), duanıza sebep olan sıkıntıyı, musibeti giderir– ve o ana kadar şirk koşup durduğunuzu da, Allah’a ortak tanıdıklarınızı da unutursunuz.”

mâ ted’ûne

  En’âm / 41 -

 Bayraktar Bayraklı = Hayır, yalnız O'na yalvarırsınız da, O dilerse, yakındığınız belâyı uzaklaştırır. Siz, ortak koştuklarınızı unutuverirsiniz.

mâ ted’ûne

  En’âm / 41 -

 Bekir Sadak = Hayir; sadece O'na yalvarirsiniz; dilerse yalvardiginiz seyi giderir, siz de O'na kostugunuz ortaklari unutursunuz. *

mâ ted’ûne

  En’âm / 41 -

 Celal Yıldırım = Herhalde ancak Allah'a yönelip duâ edersiniz, artık O dilerse, (korkup) kendisine duâ ettiğiniz şeyi giderir; siz de O'na ortak koştuğunuz şeyi unutursunuz.

mâ ted’ûne

  En’âm / 41 -

 Cemal Külünkoğlu = Hayır! Sadece O'na yalvarırsınız. O da dilerse, kaldırılmasını istediğiniz belayı kaldırır da siz, ortak koştuğunuz/putlaştırdığınız şeyleri unutursunuz.

mâ ted’ûne

  En’âm / 41 -

 Diyanet İşleri (eski) = Hayır; sadece O'na yalvarırsınız; dilerse yalvardığınız şeyi giderir, siz de O'na koştuğunuz ortakları unutursunuz.

mâ ted’ûne

  En’âm / 41 -

 Diyanet Vakfi = Bilâkis yalnız Allah'a yalvarırsınız. O da (kaldırılması için) kendisine yalvardığınız belâyı dilerse kaldırır; ve siz ortak koştuğunuz şeyleri unutursunuz.

mâ ted’ûne

  En’âm / 41 -

 Edip Yüksel = Doğrusu, yalnız O'na yalvarırsınız. Dilerse yalvardığınız konudaki probleminizi giderir, siz de ortak koştuklarınızı unutursunuz.

mâ ted’ûne

  En’âm / 41 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Doğrusu yalnız ona dua edersiniz de dilerse o feryada geldiğiniz belâyı üzerinizden kaldırır ve o lâhza siz o şirk koşduklarınızın hepsini unutursunuz

mâ ted’ûne

  En’âm / 41 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Doğrusu yalnız O'na dua edersiniz. O dilerse yalvardığınız belayı üzerinizden kaldırır ve o an O'na koştuğunuz ortakları unutursunuz.

mâ ted’ûne

  En’âm / 41 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Hayır, yalnız o Allah'a yalvarırsınız. O da dilerse kaldırılmasını istediğiniz belayı kaldırır ve o zaman ortak koştuğunuz şeyleri unutursunuz.

mâ ted’ûne

  En’âm / 41 -

 Gültekin Onan = Hayır, yalnızca O'nu çağırırsınız, dilerse kendisini çağırdığınız şeyi açar (giderir) ve şirk koşmakta olduklarınızı unutursunuz.

mâ ted’ûne

  En’âm / 41 -

 Harun Yıldırım = Hayır yalnız O’na yalvarırsınız. O da dilerse yalvardığınız şeyi giderir ve şirk koşmakta olduklarınızı unutursunuz.

mâ ted’ûne

  En’âm / 41 -

 Hasan Basri Çantay = Hayır, (putlarınızı değil) ancak Onu (Allâhı) çağırır (Ona düâ ve iltica eder) siniz. O da kendisine çağırdığınız her hangi bir şey'i (belâyı), dilerse, açar (önler, giderir) ve (o vakit) siz (Allaha) eş tutmakda olduğunuz şeyleri (putları hatırınıza bile getirmeyerek) unutursunuz.

mâ ted’ûne

  En’âm / 41 -

 Hayrat Neşriyat = Bil'akis (dara düştüğünüz her zaman olduğu gibi) yalnız O’na (Allah’a)yalvarırsınız; artık (O da) dilerse (kaldırılması üzere) kendisi için yalvarmakta olduğunuz(belây)ı kaldırır ve (Allah’a) ortak koşmakta olduğunuz şeyleri (o vakit) unutursunuz.

mâ ted’ûne

  En’âm / 41 -

 İbni Kesir = Hayır, ancak O'nu çağırırsınız da; isterse çağırdığınız şeyi giderir ve siz de şirk koştuğunuz eşleri unutursunuz.

mâ ted’ûne

  En’âm / 41 -

 Kadri Çelik = Hayır, sadece O'na yalvarırsınız; O da dilerse, (hakkında) Allah'a yalvardığınız (sıkıntılı) şeyi giderir ve (o zaman artık) koştuğunuz ortakları unutursunuz.

mâ ted’ûne

  En’âm / 41 -

 Muhammed Esed = Hayır, aksine yalvarışınız Onadır, bu durumda O, eğer dilerse sizi Kendisine yalvarmaya yönelten o (bela)yı giderir; ve (o zaman) Allahtan başkasına ilahlık yakıştırdığınız şeyi unutmuş olursunuz".

mâ ted’ûne

  En’âm / 41 -

 Mustafa İslamoğlu = Aksine, yalnızca O'na yalvarırsınız; O da eğer dilerse sizi yalvartan sıkıntıyı giderir; öyle ki, koştuğunuz ortakları bile unutuverirsiniz.

mâ ted’ûne

  En’âm / 41 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = «Hayır, ancak O'na niyaz edersiniz. O da kendisine niyaz ettiğiniz şeyi dilerse açar(husûle getirir) ve siz de (Allah Teâlâ'ya) şerik ittihaz ettiğiniz şeyleri (o zaman) unutursunuz.»

mâ ted’ûne

  En’âm / 41 -

 Ömer Öngüt = Doğrusu siz yalnız O'na duâ edersiniz. O da dilerse (kaldırılması için) kendisine yalvardığınız belâyı kaldırır. Siz o zaman O'na koştuğunuz ortakları unutursunuz.

mâ ted’ûne

  En’âm / 41 -

 Şaban Piriş = Hayır, sadece O’na yalvarırsınız. O da dilerse, kaldırılmasını istediğiniz belayı kaldırır da siz, ortak koştuğunuz şeyleri unutursunuz.

mâ ted’ûne

  En’âm / 41 -

 Sadık Türkmen = Bilakis, yalnızca O’na yalvarırsınız. O da eğer dilerse, yalvardığınız konularda duanızı kabul eder. O anda ortak koştuklarınızı unutursunuz!

mâ ted’ûne

  En’âm / 41 -

 Seyyid Kutub = Hayır, sırf O'na yalvarırsınız, O da dilerse feryadınıza konu olan belayı başınızdan aldırır, o zaman O'na koştuğunuz ortakları unutuverirsiniz.

mâ ted’ûne

  En’âm / 41 -

 Suat Yıldırım = Hayır! Yalnız O’na yalvarırsınız. O da dilerse duanıza sebep olan sıkıntıyı giderir ve o zaman siz de Allah’a kattığınız o ortakları, o batıl mâbudları unutursunuz.

mâ ted’ûne

  En’âm / 41 -

 Süleyman Ateş = "Hayır, yalnız O'na yalvarırsınız; O da dilerse (kaldırmasını) istediğiniz belâyı kaldırır ve o zaman ortak koştuğunuz şeyleri unutursunuz."

mâ ted’ûne

  En’âm / 41 -

 Tefhim-ul Kuran = Hayır, yalnızca O'nu çağırırsanız, dilerse kendisini çağırdığınız şeyi açar (giderir) ve şirk koşmakta olduklarınızı unutursunuz.

mâ ted’ûne

  En’âm / 41 -

 Ümit Şimşek = Siz o zaman yalnız Ona yalvarırsınız; O da eğer dilerse duanıza sebep olan şeyi giderir ve siz, Ona koştuğunuz ortakları unutuverirsiniz.

mâ ted’ûne

  En’âm / 41 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Hayır, yalnız O'na yakarırsınız da O dilerse yakındığınız belayı uzaklaştırır. Ve siz, ortak koştuklarınızı unutuverirsiniz.

mâ ted’ûne

  En’âm / 41 -

 İskender Ali Mihr = Hayır (bilakis), sadece O’na dua edersiniz (yalvarırsınız). Artık O dilerse, O’na dua ettiğiniz şeyi giderir ve şirk (ortak) koştuğunuz şeyleri unutursunuz.

mâ ted’ûne

  En’âm / 41 -

 İlyas Yorulmaz = Elbetteki Allah’ı çağırırsınız, O da dilerse üzerinizden azabı kaldırır ve sizde daha önce O na ortak koştuklarınızı unutursunuz.

ve mâ ted’ûne

  Meryem / 48 -

 Diyanet İşleri = “Sizi ve Allah’tan başka taptıklarınızı terk ediyor ve Rabb’ime ibadet ediyorum. Rabbime ibadet etmekle de mutsuz olmayacağımı umuyorum.”

ve mâ ted’ûne

  Meryem / 48 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Ve sizi ve Allah'tan başka kulluk ettiğiniz şeyleri bırakıyor ve Rabbime duâ ediyorum, umarım ki duâmı kabûl eden, mahrûm etmez beni.

ve mâ ted’ûne

  Meryem / 48 -

 Abdullah Parlıyan = Sizden ve sizin Allah'tan başka yalvarıp, yakardığınız şeylerden uzak duracak ve yalnızca Rabbime yalvaracağım. Böylece Rabbime yalvarmakla, sizin gibi bedbaht olmam.”

ve mâ ted’ûne

  Meryem / 48 -

 Adem Uğur = Sizden de, Allah'ın dışında taptığınız şeylerden de uzaklaşıyor ve Rabbime yalvarıyorum. Umulur ki (senin için) Rabbime dua etmemle bedbaht (emeği boşa gitmiş) olmam.

ve mâ ted’ûne

  Meryem / 48 -

 Ahmed Hulusi = "Sizden de, sizin Allâh dûnundaki yöneldiklerinizden de uzaklaşıp; Rabbime dua ediyorum. Rabbimin yönelişi ile mutsuz sona ermeyeceğimi umarım. "

ve mâ ted’ûne

  Meryem / 48 -

 Ahmet Tekin = 'Sizden de, Allah’ı bırakıp, kulları durumundaki taptığınız, yalvardığınız şeylerden de uzaklaşıyor ve Rabbime kulluk, ibadet ve dua ediyorum. Ümit edilir ki, Rabbime yaptığım dualarımda bedbaht olmam, dualarım kabul olur.'

ve mâ ted’ûne

  Meryem / 48 -

 Ahmet Varol = Sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan ayrılıyor ve Rabbime dua ediyorum. Umarım ki Rabbime duamda mahrum olmam.'

ve mâ ted’ûne

  Meryem / 48 -

 Ali Bulaç = "Sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan kopup ayrılıyorum ve Rabbime dua ediyorum. Umulur ki, Rabbime dua etmekle mutsuz olmayacağım."

ve mâ ted’ûne

  Meryem / 48 -

 Ali Fikri Yavuz = Ben, sizden ve Allah’dan başka taptıklarınızdan (putlardan) çekilip ayrılırım da, Rabbime dua (ibadet) ederim. Umulur ki Rabbime ibadet etmekle mahrum olmam (yaptığım ibadet, sizin putlara ettiğiniz ibadet gibi boşa çıkmaz.)”

ve mâ ted’ûne

  Meryem / 48 -

 Ali Ünal = “(Ey atam ve ey halkım), şimdi sizden ve Allah’ı bırakıp da ilâhlaştırdığınız ve kendilerine dua edip yalvardığınız her şeyden uzaklaşıyorum; ben, sadece Rabbime dua edip yalvarırım. Ümit ediyorum ki, Rabbime karşı duamda mahrum ve bedbaht olmam.”