Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
mâ amilet
Diyanet İşleri = Herkesin nefsi için mücadele ederek geleceği, kendilerine zulmedilmeksizin herkese yaptığının karşılığının eksiksiz ödeneceği günü düşün.
mâ amilet
Abdulbaki Gölpınarlı = Bir gün gelir ki herkes, ancak canıyla uğraşır ve herkese, ne yaptıysa karşılığı tastamam verilir ve onlar, zulüm görmezler.
mâ amilet
Abdullah Parlıyan = Öyleyse haberiniz olsun ki, o kıyamet günü herkes kendi başının çaresini aramaya çabalayacak ve herkese yapıp ettiğinin karşılığı, tam olarak ödenecek ve kimseye de haksızlık yapılmayacaktır.
mâ amilet
Adem Uğur = O gün, herkes gelip kendi canını kurtarmak için uğraşır ve herkese yaptığının karşılığı eksiksiz ödenir, onlara asla zulmedilmez.
mâ amilet
Ahmed Hulusi = O süreç ki, her nefs kendini kurtarmak için mücadele eder. . . Her nefse yaptığı şeylerin karşılığı tam verilir. . . Onlar haksızlığa uğratılmazlar.
mâ amilet
Ahmet Tekin = O gün, herkes gelir, kendi adına haklarını savunur. Herkese devamlı, bilinçli olarak yaptığının karşılığı tam ödenir, yüklendiği günahların cezaları âdil infaz edilir. Onlara asla haksızlık edilmez.
mâ amilet
Ahmet Varol = O gün herkes yalnız kendi canı için mücadele ederek gelir. Her cana yaptığının karşılığı eksiksiz verilir ve onlar haksızlığa uğratılmazlar.
mâ amilet
Ali Bulaç = O gün, herkes kendi nefsi adına mücadele eder ve herkese yaptığının karşılığı eksiksiz ödenir. Onlar zulme uğratılmazlar.
mâ amilet
Ali Fikri Yavuz = O kıyamet günü, herkes nefsini kurtarmak için uğraşarak gelir ve herkese yaptığı işin karşılığı tamamiyle ödenir, hiç birine de zulüm yapılmaz.
mâ amilet
Ali Ünal = Gün gelecek, herkes sadece kendisini kurtarmak için uğraşacak, her şahsa dünyada iken yaptıklarının karşılığı eksiksiz ödenecek ve kimseye haksızlık edilmeyecektir.
mâ amilet
Bayraktar Bayraklı = O gün, herkes gelip kendi canını kurtarmak için uğraşır. Herkese yaptığının karşılığı eksiksiz ödenir. Onlara asla zulmedilmez.
mâ amilet
Bekir Sadak = O gun, herkesin kendi derdine dusup cabalayacagi ve herkesin islediginin haksizliga ugratilmadan kendisine odenecegi bir gundur.
mâ amilet
Celal Yıldırım = O günde her can kendi nefsiyle mücâdele edip gelecek ve herkese işlediği amellerinin karşılığı —kimseler haksızlığa uğratılmadan— noksansız ödenecek.
mâ amilet
Cemal Külünkoğlu = O gün (kıyamette/mahşerde) herkes kendi başının çaresine bakacak, herkese yaptığının karşılığı tam olarak ödenecek ve kimseye haksızlık yapılmayacaktır.
mâ amilet
Diyanet İşleri (eski) = O gün, herkesin kendi derdine düşüp çabalayacağı ve herkesin işlediğinin haksızlığa uğratılmadan kendisine ödeneceği bir gündür.
mâ amilet
Diyanet Vakfi = O gün, herkes gelip kendi canını kurtarmak için uğraşır ve herkese yaptığının karşılığı eksiksiz ödenir, onlara asla zulmedilmez.
mâ amilet
Edip Yüksel = O gün herkes gelir kendini kurtarmaya çalışır ve herkese yaptığının karşılığı tam ödenir ve onlara asla zulmedilmez.
mâ amilet
Elmalılı Hamdi Yazır = O gün ki; herkes nefsi için mücadele ederek gelir, her nefse işlemiş olduğu amel tamamile ödenir ve hiç birine zulmedilmez
mâ amilet
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = O gün herkes gelir, kendi canını kurtarmak için uğraşır ve herkese yaptığının karşılığı eksiksiz ödenir ve onlar aslâ haksızlığa uğratılmazlar.
mâ amilet
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = O gün, herkes nefsini kurtarmak için uğraşarak gelir ve herkese yaptığı işin karşılığı tamamiyle ödenir ve hiç kimseye de zulmedilmez.
mâ amilet
Gültekin Onan = O gün, herkes kendi nefsi adına mücadele eder ve herkese yaptığının karşılığı eksiksiz ödenir. Onlar zulme uğratılmazlar.
mâ amilet
Harun Yıldırım = O gün, herkes gelip kendi canını kurtarmak için uğraşır ve herkese yaptığının karşılığı eksiksiz ödenir, onlara asla zulmedilmez.
mâ amilet
Hasan Basri Çantay = O gün herkes (ancak) öz canı (nın halâsı) için uğraşacak, herkes ne yaptıysa (onun karşılığı) kendisine eksiksiz verilecek, onlar asla haksızlığa uğratılmayacaklardır.
mâ amilet
Hayrat Neşriyat = O gün (mahşer günü) herkes gelir, kendi nefsi(ni kurtarmak) için uğraşır. Ve herkese, yaptığının karşılığı tam olarak verilip, onlara haksızlık edilmez.
mâ amilet
İbni Kesir = O gün herkes öz nefsi için uğraşacaktır. Herkes ne yaptıysa kendisine eksiksiz olarak verilecek, onlar; asla haksızlığa uğratılmayacaklardır.
mâ amilet
Kadri Çelik = O gün, herkes kendi nefsi adına mücadele eder ve herkese yaptığının karşılığı eksiksiz ödenir. Onlar zulme uğratılmazlar.
mâ amilet
Muhammed Esed = (Öyleyse, haberiniz olsun,) o Gün herkes kendi başının çaresini aramaya çabalayacak ve herkese yapıp ettiğinin karşılığı tam olarak ödenecek; kimseye haksızlık yapılmayacaktır.
mâ amilet
Mustafa İslamoğlu = Gün gelecek, her can kendi derdine düşecek; ve herkes yapıp ettiklerinin karşılığını tastamam bulacak: zira (orada) hiç kimse zulme uğramayacaktır.
mâ amilet
Ömer Nasuhi Bilmen = O gün ki herkes kendi nefsinden dolayı mücadelede bulunur ve her nefse işlemiş olduğu amel tamamen ödenir ve onlar zulme uğratılmazlar.
mâ amilet
Ömer Öngüt = O gün herkes gelir, kendi canını kurtarmak için uğraşır ve herkese yaptığının karşılığı eksiksiz ödenir ve onlar aslâ haksızlığa uğratılmazlar.
mâ amilet
Şaban Piriş = O gün herkes kendi canını kurtarmaya çalışır. Herkese çalışmasının bedeli haksızlık yapılmadan ödenir.
mâ amilet
Sadık Türkmen = O gün herkes gelir, kendi nefsini kurtarmak için uğraşır. Herkese yaptıklarının tam karşılığı verilir. Onlara asla haksızlık edilmez.
mâ amilet
Seyyid Kutub = O gün herkes gelip kendini savunur ve hiç kimseye haksızlık yapılmaksızın herkese yaptıklarının karşılığı tam olarak verilir.
mâ amilet
Suat Yıldırım = Gün gelecek, herkes sadece kendisini kurtarmaya bakacak, gözü başkasını görmeyecek, her şahsa, yaptıklarının karşılığı tamtamına ödenecek, kendilerine asla haksızlık edilmeyecektir.
mâ amilet
Süleyman Ateş = O gün herkes gelir, kendi canını kurtarmak için uğraşır ve herkese yaptığının tam karşılığı verilir, onlara asla haksızlık edilmez.
mâ amilet
Tefhim-ul Kuran = O gün, herkes kendi nefsi adına mücadele eder ve herkese yaptığının karşılığı eksiksiz ödenir. Onlar zulme uğratılmazlar.
mâ amilet
Ümit Şimşek = O gün huzurumuza gelen herkes kendisini kurtarmaya çalışır. Ancak herkese yaptığı işin karşılığı eksiksiz ödenir ve kimse haksızlığa uğratılmaz.
mâ amilet
Yaşar Nuri Öztürk = Gün olur, herkes kendi nefsi için mücadele eder ve herkese, yaptığının karşılığı tam tamına ödenir; onlar asla zulme uğratılmazlar.
mâ amilet
İskender Ali Mihr = O gün, bütün nefsler gelir. Herkes (hayat filmini görerek, kaybettiği ve kazandığı dereceler açısından) kendi nefsi ile mücâdele eder. Ve herkese amelleri (yaptıkları) ödenir. Ve onlara zulmedilmez (haksız olarak negatif derece yazılmaz).
mâ amilet
İlyas Yorulmaz = O gün (kıyamet günü) her nefis, kendini kurtarmanın mücadelesini vererek gelir. Ama her nefse yapmış olduklarının karşılığı ödenir ve asla haksızlığa uğratılmazlar.
mâ amilet
Diyanet İşleri = Herkesin yaptığı iyiliği ve yaptığı kötülüğü hazır bulacağı günde kişi, kötülükleri ile kendi arasında uzak bir mesafe bulunmasını ister. Yine Allah, sizi kendisine karşı dikkatli olmanız hakkında uyarmaktadır. Allah, kullarını çok esirgeyicidir.
mâ amilet
Abdulbaki Gölpınarlı = O gün bir gündür ki herkes, yaptığı hayrı hazırlanmış bir halde karşısında bulacak, işlediği kötülükle de arasında pek uzun bir mesafe olmasını arzulayacak. Tanrı, kendinden korunmanızı buyurur ve Allah, kullarını pek esirgeyicidir.
mâ amilet
Abdullah Parlıyan = Herkesin iyilik ve kötülük olarak yaptığı herşeyi karşısında hazır bulacağı günde, kötülük yapan insanlar o günde, kötülükleriyle kendi arasının çok uzak olmasını isteyecek. Allah sizi kendisinin emirlerine karşı gelmekten sakındırıyor. Allah kullarına çok şefkatlidir.
mâ amilet
Adem Uğur = Herkesin, iyilik olarak yaptıklarını da kötülük olarak yaptıklarını da karşısında hazır bulduğu günde (insan) isteyecek ki kötülükleri ile kendisi arasında uzun bir mesafe bulunsun. Allah, kendisine karşı (gelmekten) sizi sakındırıyor. Allah kullarına çok şefkatlidir.
mâ amilet
Ahmed Hulusi = Her nefs, hayır veya kötülük olarak ne yaptıysa, o gün karşısında bulacaktır. Arzu eder ki, onunla arasında erilmez mesafeler bulunsun! Allâh sizi (yaptıklarınızın sonucunu kesin yaşatacağı içindir ki) kendisinden sakınmanız için uyarır. Allâh kullarına hakikatlerinden Rauf'tur.
mâ amilet
Ahmet Tekin = Herkes, devamlı, bilinçli, amaçla örtüşen niyete dayalı, yaptığı iyilikleri de, bilinçli olarak işlediği kötülükleri de önünde hazır bulacağı bir günde, keşke kendisiyle işlediği kötülükler arasında uzak bir mesafe olsa diye arzu eder. Allah sizi, asıl kendisinin cezasından korunmanız için uyarıyor. Allah kullarına karşı çok merhametlidir.
mâ amilet
Ahmet Varol = O gün her kişi iyilik adına işlediği her şeyi karşısında bulacaktır. Kötülük adına ne işlediğini de! Kendisiyle bunlar arasında uzun bir mesafenin bulunmasını ister. Allah size kendi zatından sakınmanızı emrediyor. Allah kullarına karşı şefkatlidir.
mâ amilet
Ali Bulaç = Her bir nefsin hayırdan yaptıklarını hazır bulduğu ve her ne kötülük işlediyse onunla kendisi arasında uzak bir mesafe olmasını istediği o günü (düşünün). Allah, sizi kendisinden sakındırır. Allah, kullarına karşı şefkatli olandır.
mâ amilet
Ali Fikri Yavuz = Kıyamet gününde herkes, dünyada hayır ve kötülükten yaptığı şeyi hazır bulacak; ve ister ki, o kötülüklerle arasında uzak bir mesafe bulunsaydı. Yine Allahü Tealâ size kendinden korkmanızı emreder. Allah kullarını çok esirgeyicidir.
mâ amilet
Ali Ünal = Gün gelir, her şahıs (dünyada iken) hayır adına ne işlemişse önünde hazır bulur; kötülük adına ne işlemişse de. İster ki, o kötülükle kendisi arasında upuzun bir mesafe olsun! Allah, sizi Kendisi’ne karşı gelmekten sakındırıyor. Allah, kullar(ın)a pek çok acıyandır.