Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

le men

  Hac / 13 -

 Diyanet İşleri = Zararı faydasından daha yakın olana tapar. O (taptığı) ne kötü yardımcı, ne fena yoldaştır!

le men

  Hac / 13 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Zararı, faydasından daha yakın olanı çağırır; fakat ne de kötü yardımcıdır o, ne de kötü arkadaş.

le men

  Hac / 13 -

 Abdullah Parlıyan = Ve bazan da zararı, yararından daha akla yakın olan kimselere yalvarıp yakarır ve tapınır. Ne kötü yardımcı ve ne kötü yoldaştır o.

le men

  Hac / 13 -

 Adem Uğur = O, zararı faydasından daha (akla) yakın olan bir varlığa yalvarır. O (yalvardığı), ne kötü bir yardımcı, ne kötü bir dosttur!

le men

  Hac / 13 -

 Ahmed Hulusi = (O), zararı yararından fazla olana yönelir. . . O (taptığı) ne kötü bir mevlâ ve ne kötü arkadaştır!

le men

  Hac / 13 -

 Ahmet Tekin = Onlar, zararı faydasından daha yakın olana taparlar ve yalvarırlar. O yalvardıkları, ne kötü bir otorite, kötü bir koruyucu, kötü bir dost, ne kötü bir yoldaştır.

le men

  Hac / 13 -

 Ahmet Varol = Zararı faydasından daha yakın olana yalvarır. O ne kötü yardımcı ve ne kötü arkadaştır.

le men

  Hac / 13 -

 Ali Bulaç = (Ya da) Zararı, yararından daha yakın olana tapar; ne kötü yardımcı ve ne kötü yoldaştır.

le men

  Hac / 13 -

 Ali Fikri Yavuz = (Hak dinden çıkan) o insan, zararı faydasından daha yakın olana tapar. Taptığı şey ne fena dost, ne de kötü arkadaş!...

le men

  Hac / 13 -

 Ali Ünal = Faydadan çok zarar getirecek kişiye (büyük bildiklerine, reislere, bir takım otoritelere) yalvarır tapınırcasına. Oysa yalvardığı o kişi, gerçekte ne fena bir efendi, ne fena bir yandaştır!

le men

  Hac / 13 -

 Bayraktar Bayraklı = O, zararı faydasından daha yakın olan bir varlığa yalvarır. O, ne kötü bir yardımcı, ne kötü bir dosttur!

le men

  Hac / 13 -

 Bekir Sadak = Kendisine zarari faydasindan daha yakin olana yalvarir. Yalvardigi sey ne kotu yardimci ve ne kotu yoldastir!

le men

  Hac / 13 -

 Celal Yıldırım = Zararı yararından daha yakın olana tapar; taptığı şey ne kötü dost ve yardımcı ve ne fena yandaştır!

le men

  Hac / 13 -

 Cemal Külünkoğlu = (Ve bazen de) kendisine zararı yararından çok olacak olan kimseye yalvarıp yakarır. Böylesi ne fena bir yardımcı ve ne fena bir dosttur!

le men

  Hac / 13 -

 Diyanet İşleri (eski) = Kendisine zararı faydasından daha yakın olana yalvarır. Yalvardığı şey ne kötü yardımcı ve ne kötü yoldaştır!

le men

  Hac / 13 -

 Diyanet Vakfi = O, zararı faydasından daha (akla) yakın olan bir varlığa yalvarır. O (yalvardığı), ne kötü bir yardımcı, ne kötü bir dosttur!

le men

  Hac / 13 -

 Edip Yüksel = Zararı yararından daha yakın olana yalvarır. Ne kötü bir mevla ve ne kötü bir arkadaştır.

le men

  Hac / 13 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Her halde zararı nef'ınden daha yakın olan zat diye yalvarıyor, o ne fena efendi, o ne fena yardak

le men

  Hac / 13 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Herhalde o, zararı yararından daha yakın olana yalvarıyor; o ne kötü koruyucu, o ne kötü yardak (yoldaş)!

le men

  Hac / 13 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Herhalde o, zararı faydasından daha yakın olana yalvarıyor. Yalvardığı şey ne kötü yardımcı ve ne kötü yoldaştır.

le men

  Hac / 13 -

 Gültekin Onan = (Ya da) Zararı, yararından daha yakın olana tapar; ne kötü yardımcı ve ne kötü yoldaştır.

le men

  Hac / 13 -

 Harun Yıldırım = O, zararı faydasından daha (akla) yakın olan bir varlığa yalvarır. O (yalvardığı), ne kötü bir yardımcı, ne kötü bir dosttur!

le men

  Hac / 13 -

 Hasan Basri Çantay = (Evet) o, zararı fâidesinden daha yakın olana tapar. (Tapdığı o nesne) ne kötü yardımcı, ne fena yoldaşdır!

le men

  Hac / 13 -

 Hayrat Neşriyat = (Hem) zararı faydasından daha yakın olana yalvarır. (O yalvardığı şey) ne kötü yardımcı ve ne kötü arkadaştır!

le men

  Hac / 13 -

 İbni Kesir = Kendisine zararı faydasından daha yakın olana tapınır. Tapındığı şey ne kötü yardımcıdır, ne kötü yoldaştır.

le men

  Hac / 13 -

 Kadri Çelik = (Ya da) Zararı, yararından daha yakın olana yakarır; O (yalvardığı), ne kötü mevla ve ne kötü yoldaştır.

le men

  Hac / 13 -

 Muhammed Esed = (Ve bazan da) kendisine zararı yararından çok olacak olan kimseye, (bir başka insana) yalvarıp yakarır: gerçekten de, bu ne kötü efendi ve bu ne kötü uyruk!

le men

  Hac / 13 -

 Mustafa İslamoğlu = (Kimi zaman da) zararı yararından daha fazla olan insanlara yalvarıp yakarır: o ne berbat efendi, o ne kötü yoldaştır!

le men

  Hac / 13 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Zararı faidesinden daha yakın olan kimseye ibadet eder. Ne fena yardımcı ve ne fena sahip.

le men

  Hac / 13 -

 Ömer Öngüt = O, kendisine faydasından çok zararı olana tapınır. O ne kötü bir yardımcı, ne kötü bir arkadaştır!

le men

  Hac / 13 -

 Şaban Piriş = Kendisine zararı faydasından daha yakın olana yalvarır. Ne kötü yardımcı ne kötü yoldaş!

le men

  Hac / 13 -

 Sadık Türkmen = Zararı faydasından daha yakın olana tapar. O (taptığı) ne kötü yardımcı, ne fena yoldaştır!

le men

  Hac / 13 -

 Seyyid Kutub = O, zararı faydasından daha yakında olana yalvarır. Böylesi ne fena bir destekçi ve kötü bir yandaştır.

le men

  Hac / 13 -

 Suat Yıldırım = Hatta bazen da kendisine zararı yararından çok olacak kimselere yalvarıp yakarır. Ne kötü bir efendi, ne fena bir yandaştır o!

le men

  Hac / 13 -

 Süleyman Ateş = Zararı, faydasından daha yakın olana yalvarır. (O), Ne kötü bir yardımcı ve ne kötü bir arkadaştır!

le men

  Hac / 13 -

 Tefhim-ul Kuran = (Ya da) Zararı, yararından daha yakın olana tapar; ne kötü yardımcı ve ne kötü yoldaştır.

le men

  Hac / 13 -

 Ümit Şimşek = O, aslında, yarardan çok zarar beklenecek şeye dua etmektedir. Ne kötü bir dost, ne kötü bir yoldaştır o!

le men

  Hac / 13 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Zararı yararından daha yakın olan kişiye yalvarır/davet eder. Ne kötü bir destekçidir o, ne kötü bir efendidir!

le men

  Hac / 13 -

 İskender Ali Mihr = Gerçekten, zararı yararından daha yakın (daha fazla) olana dua ederler. (Onların taptıkları şeyler), ne kötü dost (yardımcı) ve ne kötü arkadaştır.

le men

  Hac / 13 -

 İlyas Yorulmaz = Bırak onları faydasından daha çok zararı olan kimseleri yardıma çağırsınlar. Yardıma çağırdıkları, ne kötü sığınacak yer ve ne kötü arkadaş.

le men

  Âl-iİmrân / 199 -

 Diyanet İşleri = Kitap ehlinden öyleleri var ki, Allah’a, size indirilene ve kendilerine indirilene, Allah’a derinden saygı duyarak inanırlar. Allah’ın âyetlerini az bir değere satmazlar. Onlar var ya, işte onların, Rableri katında mükâfatları vardır. Şüphesiz Allah, hesabı çabuk görendir.

le men

  Âl-iİmrân / 199 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Şüphe yok ki kitap ehlinden, Allah'a içten bir saygı besleyerek, Allah'a inananlar ve size indirilene de, kendilerine indirilene de, iman edenler var. Allah âyetlerini değersiz bir menfaate satmaz onlar. Onların karşılığı, Rableri katındadır. Şüphe yok ki Allah, pek tez hesap görür.

le men

  Âl-iİmrân / 199 -

 Abdullah Parlıyan = Bize de kitap verildi diyenlerden öyleleri var ki; Allah'a, size indirilene ve kendilerine indirilene tam bir samimiyetle ve Allah'a boyun eğerek inanırlar. Allah'ın mesajlarını küçük bir kazanç için değiştirmezler. Onların mükafatı Rableri katındadır. Şüphesiz Allah hesabı çabucak görendir.

le men

  Âl-iİmrân / 199 -

 Adem Uğur = Ehl-i kitaptan öyleleri var ki, Allah'a, hem size indirilene, hem de kendilerine indirilene tam bir samimiyetle ve Allah'a boyun eğerek iman ederler. Allah'ın âyetlerini az bir paraya satmazlar. İşte onlar için Rableri katında ecirleri vardır. Şüphesiz Allah, hesabı çabuk olandır.

le men

  Âl-iİmrân / 199 -

 Ahmed Hulusi = Muhakkak ki, kendilerine hakikat ilmi verilmiş olanlardan öyleleri vardır ki, hakikatleri olan Allâh Esmâ'sına, size inzâl olunana, kendilerine inzâl olunana Allâh için huşû duyarak iman ederler. Allâh'ın işaretlerindeki varlığı realitesini, kendilerini bu hakikatten perdeleyecek az bir dışsal zevke değişmezler! İşte onlar için Rableri indînde (kendi Esmâ bileşimlerinden açığa çıkan) mükâfatları vardır. Allâh, hesabı anında görendir.

le men

  Âl-iİmrân / 199 -

 Ahmet Tekin = Ehl-i kitaptan bazıları, Allah’a iman ederler, size indirilene Kur’ân’a iman ederler, kendilerine indirilene, diğer kutsal kitaplara iman ederler. Bunu tam bir samimiyetle, Allah’a kulluk ve itaatin şuuruna erip saygı göstererek yaparlar. Allah’ın âyetlerini servet, makam, mevki gibi geçici dünya menfaatlerine, birkaç pula değişmezler. Onlar, işte onlar için Rableri katında mükâfatlar vardır. Allah hesabı çabuk görür.

le men

  Âl-iİmrân / 199 -

 Ahmet Varol = Şüphesiz kitap ehlinden, Allah'a karşı gönülden bir hürmet göstererek, Allah'a, size indirilene ve kendilerine indirilene iman edenler vardır. Bunlar Allah'ın ayetlerini az bir değer karşılığında satmazlar. Onların karşılıkları Rableri katındadır. Allah hesabı çabuk görendir.

le men

  Âl-iİmrân / 199 -

 Ali Bulaç = Şüphesiz, Kitap Ehlinden, Allah'a; size indirilene ve kendilerine indirilene -Allah'a derin saygı gösterenler olarak- inananlar vardır. Onlar Allah'ın ayetlerine karşılık olarak az bir değeri satın almazlar. İşte bunların Rableri katında ecirleri vardır. Şüphesiz Allah, hesabı çok çabuk görendir.

le men

  Âl-iİmrân / 199 -

 Ali Fikri Yavuz = Şüphesiz kitap ehlinden (Hristiyan ve Yahudilerden) kimi de vardır ki, hakka boyun eğer oldukları halde, Allah’a iman ettikleri gibi, size indirilen Kur’ân’a da, kendilerine gönderilen Tevrat ve İncil’e de iman ederler, Allah’ın âyetlerini bir kaç paraya satıp dünya menfaatı elde etmezler. İşte bu müminlere, Rableri katında mükâfatları vardır. Gerçekten Allah hesabını pek çabuk görür.

le men

  Âl-iİmrân / 199 -

 Ali Ünal = Kitap Ehli içinde de hiç kuşkusuz öyleleri var ki, Allah’a, size indirilen (Kur’ân)’a ve kendilerine indirilen (Tevrat’a, İncil’e) iman ederler, tam bir teslimiyet ve gönül ürpertisi içinde Allah’a boyun eğmişlerdir; ve Allah’ın âyetlerini az bir paha karşılığı satmazlar. Onlar da, mükâfatları Rabbileri katında olanlardır. Hiç şüphesiz Allah, hesabı pek çabuk görendir.