Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
le mef’ûlen
Diyanet İşleri = “Rabbimizin şanı yücedir. Rabbimizin va’di mutlaka gerçekleşecektir” derler.
le mef’ûlen
Abdulbaki Gölpınarlı = Ve noksan sıfatlardan münezzehtir Rabbimiz diyorlar, gerçekten de Rabbimizin vaadi, yerine gelmiştir.
le mef’ûlen
Abdullah Parlıyan = Ve şöyle derler: “Sınırsız kudretiyle ne yücedir Rabbimiz, işte Rabbimizin vaadi apaçık gerçekleşti.”
le mef’ûlen
Adem Uğur = Ve derlerdi ki: Rabbimizi tesbih ederiz. Rabbimizin vâdi mutlaka yerine getirilir.
le mef’ûlen
Ahmed Hulusi = Ve derler ki: "Subhan'dır Rabbimiz! Muhakkak ki Rabbimizin vaadi elbette yerine gelecektir. "
le mef’ûlen
Ahmet Tekin = 'Rabbimizi tenzih ve tesbih ederiz. Rabbimizin va’di mutlaka yerine getirilir.' de.
le mef’ûlen
Ahmet Varol = Ve: 'Rabbimizi tenzih ederiz. Rabbimizin vaadi kesinlikle yerine gelmiştir' derler.
le mef’ûlen
Ali Bulaç = Ve derler ki: "Rabbimiz yücedir, Rabbimizin va'di gerçekten gerçekleşmiş bulunuyor."
le mef’ûlen
Ali Fikri Yavuz = Ve şöyle diyorlar: “- Rabbimizi tenzih ederiz (vaadini yerine getirir). Gerçekten Rabbimiz vaadi yerine getirilmiş bulunuyor.”
le mef’ûlen
Ali Ünal = Ve şöyle derler: “Ey her türlü noksanlıktan, ortakları olmaktan münezzeh yüce Rabbimiz! Eğer Rabbimiz bir şey va’detmişse, o mutlaka gerçekleşir.”
le mef’ûlen
Bayraktar Bayraklı = Derler ki: “Rabbimizi noksan sıfatlardan uzak tutarız. Rabbimizin vaadi mutlaka yerine getirilir.”
le mef’ûlen
Bekir Sadak = (107-10) 8 De ki: «Kuran'a ister inanin, isten inanmayin, O'ndan onceki bilginlere o okundugu zaman, yuzleri uzerine secdeye varirlar» ve «Rabbimiz munezzehtir. Rabbimiz'in sozu suphesiz yerine gelecektir» derler.
le mef’ûlen
Celal Yıldırım = «Rabbımızı tenzîh ederiz; Rabbınızın va'di mutlaka yerine gelmiş bulunuyor» derler.
le mef’ûlen
Cemal Külünkoğlu = (107-108) De ki: “Ona ister inanın, ister inanmayın (bu tutumunuz, Kur'an'ın hak kitap olduğunu değiştirmez). Şu bir gerçektir ki daha önce kendilerine ilim verilen (Ehli Kitap mü'minleri)ne Kur'an okununca derhal yüzüstü secdeye kapanırlar. Ve derler ki, “Rabbimizin şanı yücedir, O'nun verdiği söz kesinlikle yerine gelecektir.”
le mef’ûlen
Diyanet İşleri (eski) = (107-108) De ki: 'Kuran'a ister inanın, isten inanmayın, O'ndan önceki bilginlere o okunduğu zaman, yüzleri üzerine secdeye varırlar' ve 'Rabbimiz münezzehtir. Rabbimiz'in sözü şüphesiz yerine gelecektir' derler.
le mef’ûlen
Diyanet Vakfi = Ve derlerdi ki: Rabbimizi tesbih ederiz. Rabbimizin vâdi mutlaka yerine getirilir.
le mef’ûlen
Elmalılı Hamdi Yazır = Ve diyorlar ki tesbih rabbımıza, hakıkat rabbımızın va'di kat'ıyyen fi'le çıkarılmış bulunuyor
le mef’ûlen
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Rabbimizi tenzih ederiz. Gerçekten Rabbimizin va'di kesinlikle gerçekleşmiş bulunuyor;
le mef’ûlen
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Ve derler ki: Rabbimizi tenzih ederiz. Şüphesiz ki Rabbimizin vaadi gerçekleşir.
le mef’ûlen
Gültekin Onan = Ve derler ki: "Rabbimiz yücedir, rabbimizin vaadi gerçekten gerçekleşmiş bulunuyor."
le mef’ûlen
Harun Yıldırım = Ve derlerdi ki: Rabbimizi tesbih ederiz. Rabbimizin vâdi mutlaka yerine getirilir.
le mef’ûlen
Hasan Basri Çantay = Ve: «Rabbimizi tenzîh ederiz. Hakıykat, Rabbimizin va'di kat'iyyen fi'le çıkarılmışdır» diyorlar.
le mef’ûlen
Hayrat Neşriyat = Ve derler ki: 'Rabbimizi tenzîh ederiz; gerçekten Rabbimizin (kitablarımızda haber verdiği üzere âhir zaman peygamberi hakkındaki) va'di, doğrusu yerine getirilmiş oldu.'
le mef’ûlen
İbni Kesir = Ve derler ki: Tenzih ederiz Rabbımızı. Rabbımızın vaadi şüphesiz yerine gelmiş olacaktır.
le mef’ûlen
Kadri Çelik = Ve derler ki: “Rabbimiz münezzehtir. Rabbimizin vaadi mutlaka gerçekleşir.”
le mef’ûlen
Muhammed Esed = ve şöyle derler: "Sınırsız kudretiyle ne yücedir Rabbimiz! İşte Rabbimizin vaadi apaçık gerçekleşti!"
le mef’ûlen
Mustafa İslamoğlu = ve derler ki: "Kudred ve yüceliğine piyan olmayan Rabbimizin şanı ne yücedir! İşte Rabbimizin sözü kesin olarak gerçekleşmiş bulunuyor!"
le mef’ûlen
Ömer Nasuhi Bilmen = Ve derler ki, «Rabbimizi takdis ve tenzih ederiz. Rabbimizin vaadı hakikaten fiile çıkarılmış oldu.»
le mef’ûlen
Ömer Öngüt = Ve derler ki: “Rabbimiz münezzehtir, Rabbimizin vaadi mutlaka yerine getirilir. ”
le mef’ûlen
Şaban Piriş = Ve şöyle derler: “Rabbimiz sen her türlü eksiklikten uzaksın, Eğer Rabbimiz bir söz verdiyse o elbette yerine gelecektir."
le mef’ûlen
Sadık Türkmen = Ve şöyle derler: “Sınırsız kudretiyle ne yücedir Rabbimiz, işte Rabbimizin vaadi apaçık gerçekleşti.”
le mef’ûlen
Seyyid Kutub = Ve derler ki, «Rabbimizin şanı yücedir, O'nun verdiği söz kesinlikle yerine gelecektir.»
le mef’ûlen
Suat Yıldırım = "Ulu Rabbimizin şanı yücedir. Ne vaad ederse mutlaka gerçekleşir." derler.
le mef’ûlen
Süleyman Ateş = 'Rabbimizi tenzih ve tesbih ederiz. Rabbimizin va’di mutlaka yerine getirilir.' de.
le mef’ûlen
Tefhim-ul Kuran = Ve derler ki: «Rabbimiz yücedir, Rabbimizin va'di gerçekten gerçekleşmiş bulunuyor.»
le mef’ûlen
Ümit Şimşek = 'Rabbimizi her türlü kusurdan uzak tutarız,' derler. 'Hiç kuşku yok ki, Rabbimizin vaadi gerçekleşecektir.'
le mef’ûlen
Yaşar Nuri Öztürk = Ve diyorlar: "Rabbimizin şanı yücedir, Rabbimizin vaadi mutlaka gerçekleşecektir!"
le mef’ûlen
İskender Ali Mihr = Ve derler ki: “Rabbimiz, Sübhan’dır (herşeyden münezzehtir). Eğer Rabbimiz vaadettiyse, (o) mutlaka ifa edilmiştir.”
le mef’ûlen
İlyas Yorulmaz = Sonra “Rabbimiz her türlü noksan sıfatlardan uzaktır. Rabbimizin vaat ettikleri mutlaka yerine gelecektir” derlerdi.