Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

ve laibun

  Ankebût / 64 -

 Diyanet İşleri = Bu dünya hayatı ancak bir eğlence ve oyundan ibarettir. Ahiret yurduna gelince, işte gerçek hayat odur. Keşke bilselerdi!

ve laibun

  Ankebût / 64 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Ve bu dünyâ yaşayışı, ancak aslı olmayan bir eğlenceden, bir oyundan başka bir şey değil ve şüphe yok ki âhiret yurdunda gerçek yaşayış, bunu bir bilselerdi.

ve laibun

  Ankebût / 64 -

 Abdullah Parlıyan = Bu dünya hayatı, eğlence ve oyundan başka bir şey değildir. Ahiret yurdu ise, işte asıl hayat odur, keşke bu gerçeği bilselerdi.

ve laibun

  Ankebût / 64 -

 Adem Uğur = Bu dünya hayatı sadece bir eğlenceden, bir oyundan ibarettir. Ahiret yurduna (oradaki hayata) gelince, işte asıl yaşama odur. Keşke bilmiş olsalardı!

ve laibun

  Ankebût / 64 -

 Ahmed Hulusi = Şu dünya hayatı (en sefil yaşam - esfeli sâfîliyn) bir eğlence (kendini avutarak keyifle oyalanma) ve bir oyundan (kurallarına göre oynanan senaryo) başka bir şey değildir! Sonsuz gelecek vatana gelince; işte asıl bilinçlilik - yaşam yurdu odur. Kavrayabilselerdi!

ve laibun

  Ankebût / 64 -

 Ahmet Tekin = Bu dünya hayatı, kesinlikle bir eğlence, bir oyundur. Âhiret yurdundaki hayat ise, bütün canlılığıyla devam eden sonsuz, asıl hayattır. Keşke bilmiş olsalardı.

ve laibun

  Ankebût / 64 -

 Ahmet Varol = Bu dünya hayatı bir eğlence ve oyundan başka bir şey değildir. Ahiret yurdu ise işte asıl hayat odur. Keşke bilselerdi.

ve laibun

  Ankebût / 64 -

 Ali Bulaç = Bu dünya hayatı, yalnızca bir oyun ve '(eğlence türünden) tutkulu bir oyalanmadır'. Gerçekten ahiret yurdu ise, asıl hayat odur. Bir bilselerdi.

ve laibun

  Ankebût / 64 -

 Ali Fikri Yavuz = Bu dünya hayatı, ancak bir eğlence ve bir oyundan ibarettir. Ahiret yurdu ise, ölmez gerçek hayat işte budur. Eğer bilselerdi, (geçici dünya hayatını ebedî ahiret hayatına tercih etmezlerdi)...

ve laibun

  Ankebût / 64 -

 Ali Ünal = Bu dünya hayatı, (kendine bakan yüzüyle) boş bir oyalanma ve oyundan başka bir şey değildir. Âhiret yurdu ise, işte o, (her şeyin diri olduğu) gerçek hayattır. Bunu bir bilselerdi!

ve laibun

  Ankebût / 64 -

 Bayraktar Bayraklı = Bu dünya hayatı oyun ve eğlenceden başka bir şey değildir. Şüphesiz âhiret yurdu ise, çok uzun süreli yaşanacak yerdir. Keşke bilseler![416]

ve laibun

  Ankebût / 64 -

 Bekir Sadak = Bu dunya hayati sadece bir eglence ve oyundan ibarettir. Asil hayat ahiret yurdundaki hayattir. Keske bilseler!

ve laibun

  Ankebût / 64 -

 Celal Yıldırım = Bu Dünya hayatı bir eğlence ve oyundan başka bir şey değildir. Âhiret yurdu ise gerçek hayatın kendisidir. Bunu bir bilselerdi!.

ve laibun

  Ankebût / 64 -

 Cemal Külünkoğlu = Bu dünya hayatı oyundan ve eğlenceden başka bir şey değildir. Ebedî ahiret diyarı ise, hayatın ta kendisidir Keşke bunu bilselerdi.

ve laibun

  Ankebût / 64 -

 Diyanet İşleri (eski) = Bu dünya hayatı sadece bir eğlence ve oyundan ibarettir. Asıl hayat ahiret yurdundaki hayattır. Keşke bilseler!

ve laibun

  Ankebût / 64 -

 Diyanet Vakfi = Bu dünya hayatı sadece bir eğlenceden, bir oyundan ibarettir. Ahiret yurduna (oradaki hayata) gelince, işte asıl yaşama odur. Keşke bilmiş olsalardı!

ve laibun

  Ankebût / 64 -

 Edip Yüksel = Bu dünya hayatı bir eğlence ve oyundan başka bir şey değildir. Ahiret yurdu ise gerçek hayattır; bir bilselerdi.

ve laibun

  Ankebût / 64 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Bu Dünya hayat bir eğlence ve oyundan ıbaret ve hakıkaten son yurd (dâr-ı Âhıret) işte halîs hayat o amma bilselerdi

ve laibun

  Ankebût / 64 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Bu dünya hayatı, bir eğlence ve oyundan ibarettir. Gerçekten son yurt, işte öz hayat odur. Keşke bilselerdi.

ve laibun

  Ankebût / 64 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Bu dünya hayatı sadece bir oyun ve oyalanmadan ibarettir. Ahiret yurduna gelince, işte asıl hayat odur. Keşke bilmiş olsalardı.

ve laibun

  Ankebût / 64 -

 Gültekin Onan = Bu dünya hayatı, yalnızca bir oyun ve '(eğlence türünden) tutkulu bir oyalanmadır'. Gerçekten ahiret yurdu ise, asıl hayat odur. Bir bilselerdi.

ve laibun

  Ankebût / 64 -

 Harun Yıldırım = Bu dünya hayatı sadece bir eğlenceden, bir oyundan ibarettir. Ahiret yurduna (oradaki hayata) gelince, işte asıl yaşama odur. Keşke bilmiş olsalardı!

ve laibun

  Ankebût / 64 -

 Hasan Basri Çantay = Bu dünyâ hayâtı bir eğlenceden, bir oyundan başka (şey) değildir. Âhiret yurdu (na gelince:) Şübhe yok ki o, (asıl) hayâtın tâ kendisidir, (bunu) bilmiş olsalardı...

ve laibun

  Ankebût / 64 -

 Hayrat Neşriyat = Hâlbuki bu dünya hayâtı, bir eğlence ve bir oyundan başka bir şey değildir. Şübhesiz âhiret yurdu ise, elbette asıl hayat odur. Keşke bilselerdi!

ve laibun

  Ankebût / 64 -

 İbni Kesir = Bu dünya hayatı; yalnızca bir oyun ve oyalanmadır. Asıl hayat, ahiret yurdundaki hayattır. Keşki bilseler.

ve laibun

  Ankebût / 64 -

 Kadri Çelik = Bu dünya hayatı, yalnızca bir oyun ve oyalanmadır. Gerçekten ahiret yurdu (var ya), asıl hayat odur. Bir bilselerdi!

ve laibun

  Ankebût / 64 -

 Muhammed Esed = Çünkü (akıllarını kullansalardı bilirlerdi ki) bu dünya hayatı geçici bir zevk ve eğlenceden başka bir şey değildir; oysa sonraki hayat, tek (gerçek) hayattır: keşke bunu bilselerdi!

ve laibun

  Ankebût / 64 -

 Mustafa İslamoğlu = Zaten (akletselerdi, bileceklerdi ki) şu dünya hayatı (tek başına) geçici bir oyun ve oynaştan başka bir şey değildir; bir de hayatın öteki yüzü vardır ki, işte odur capcanlı gerçek hayat: keşke bunu olsun bilebilseydiler.

ve laibun

  Ankebût / 64 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Bu dünya hayatı bir eğlenceden ve bir oyundan başka değildir. Ve hakikaten ahiret yurdu ise elbette ki, daimi hayat odur, eğer bilecekler olsalar idi.

ve laibun

  Ankebût / 64 -

 Ömer Öngüt = Bu dünya hayatı sadece bir eğlence ve oyundan başka bir şey değildir. Asıl hayat ahiret yurdundaki hayattır. Keşke bilmiş olsalardı.

ve laibun

  Ankebût / 64 -

 Şaban Piriş = Bu dünya hayatı, bir eğlence ve bir oyundan başka bir şey değildir. Ahiret yurdu ise, gerçek hayat odur. Bilmiş olsalardı...

ve laibun

  Ankebût / 64 -

 Sadık Türkmen = Bu dünya HAYATI bir eğlenme ve bir çalışma(yurdun)dan başka bir şey değildir. Ahiret yurdu ise, elbette asıl hayat/konaklama yeri/sonsuz vatan odur! Şayet bilmiş olsalardı!..

ve laibun

  Ankebût / 64 -

 Seyyid Kutub = Bu dünya hayatı oyundan ve eğlenceden başka bir şey değildir. Asıl hayat ahiret yurdundaki hayattır. Kâfirler keşki bunun bilincine varsalardı.

ve laibun

  Ankebût / 64 -

 Suat Yıldırım = Düşünseler şunu da anlarlardı ki: bu dünya hayatı geçici bir oyun ve eğlenceden başka bir şey değildir ve ebedî âhiret diyarı ise, hayatın ta kendisidir. Keşke bunu bir bilselerdi!

ve laibun

  Ankebût / 64 -

 Süleyman Ateş = Bu dünyâ hayâtı eğlence ve oyundan başka bir şey değildir. Âhiret yurdu, işte asıl hayât odur (asıl yaşanacak yer orasıdır), keşke bilselerdi!

ve laibun

  Ankebût / 64 -

 Tefhim-ul Kuran = Bu dünya hayatı, yalnızca bir oyun ve (eğlence türünden) tutkulu bir oyalanmadır. Gerçekten ahiret yurdu ise, asıl hayat odur. Bir bilselerdi.

ve laibun

  Ankebût / 64 -

 Ümit Şimşek = Bu dünya hayatı bir eğlence ve oyundan başka birşey değildir. Âhiret yurduna gelince, işte asıl hayat odur. Keşke bilmiş olsalardı!

ve laibun

  Ankebût / 64 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Şu iğreti dünya hayatı, bir eğlence ve oyundan başka şey değil. Âhiret yurduna gelince, asıl hayat işte odur. Ah, bilebilselerdi!

ve laibun

  Ankebût / 64 -

 İskender Ali Mihr = Ve bu dünya hayatı, oyun ve eğlenceden başka bir şey değildir. Muhakkak ki ahiret yurdu, elbette o gerçek hayattır. Keşke bilselerdi.

ve laibun

  Ankebût / 64 -

 İlyas Yorulmaz = Bu dünya hayatı yalnızca eğlence ve oyundan ibarettir. Ahiret hayatı ise gerçek yaşam odur. Keşke bilselerdi.

laibun

  Muhammed / 36 -

 Diyanet İşleri = Şüphesiz dünya hayatı ancak bir oyun ve eğlencedir. Eğer inanır ve Allah’a karşı gelmekten sakınırsanız, O size mükâfatınızı verir ve sizden mallarınızı (tamamen sarf etmenizi) istemez.

laibun

  Muhammed / 36 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Dünyâ yaşayışı, ancak bir oyundur, bir eğlence ve inanır ve çekinirseniz göreceksiniz ki size mükâfâtınızı vermektedir ve bütün mallarınızı istememektedir.

laibun

  Muhammed / 36 -

 Abdullah Parlıyan = Bu dünya hayatı bir oyundan ve geçici bir eğlenceden ibarettir; ama eğer Allah'a inanır ve yolunuzu Allah ve kitabıyla bulmaya çalışırsanız, size hak ettiğiniz her türlü mükâfatı verecektir. Dikkat edin O, sizden sahip olduğunuz tüm malları, kendi davası uğrunda feda etmenizi istemez.

laibun

  Muhammed / 36 -

 Adem Uğur = Doğrusu dünya hayatı ancak bir oyun ve eğlencedir. Eğer iman eder ve sakınırsanız Allah size mükâfatınızı verir. Ve sizden mallarınızı (tamamen sarfetmenizi) istemez.

laibun

  Muhammed / 36 -

 Ahmed Hulusi = Dünya hayatı sadece bir oyun ve eğlencedir! Eğer iman eder ve korunursanız, hem ecirlerinizi verir ve hem de sizden bütün mallarınızı (bu yolda sarf etmenizi) istemez!

laibun

  Muhammed / 36 -

 Ahmet Tekin = Dünya hayatı ancak bir oyun ve eğlencedir. Eğer iman eder, Allah’a sığınıp, emirlerine yapışırsanız, günahlardan arınır, azaptan korunursanız, kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarınıza ve özgürlüklerinize sahip çıkarak şahsiyetli davranır, dinî ve sosyal görevlerinizin bilincinde olursanız, Allah size mükâfatınızı verir. Sizden, mallarınızı tamamen sarf etmenizi istemez.

laibun

  Muhammed / 36 -

 Ahmet Varol = Dünya hayatı ancak bir oyun ve eğlencedir. Eğer iman eder ve sakınırsanız (Allah) size ecirlerinizi verir ve mallarınızı da istemez.

laibun

  Muhammed / 36 -

 Ali Bulaç = Gerçekten dünya hayatı, ancak bir oyun ve tutkulu bir oyalanmadır. Eğer iman ederseniz ve sakınırsanız, O, size ecirlerinizi verir ve mallarınızı da istemez.

laibun

  Muhammed / 36 -

 Ali Fikri Yavuz = Dünya hayatı ancak bir oyun ve eğlenceden ibarettir. Eğer siz iman eder ve (küfürden) sakınırsanız, (Allah ahirette) size mükâfatlarınızı verir. O, sizden mallarınızın tamamını da istemez.

laibun

  Muhammed / 36 -

 Ali Ünal = Dünya hayatı, ancak bir oyun, oyalanma ve eğlenmeden ibarettir. Buna karşılık, eğer iman eder, Allah’a karşı derin bir saygı besler ve O’na itaatsizlikten sakınırsanız, O size yaptıklarınızın karşılığını tam olarak verir; (O’nun yolunda infaka çağırırken de) hiçbir zaman mallarınızın tamamını istiyor değildir.