Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
lâ yuzhiru
Abdulbaki Gölpınarlı = Gizliyi bilen odur, gizlediği şey de hiçbir kimseye açılmaz.
lâ yuzhiru
Abdullah Parlıyan = Yaratılmışların akıl ve duyularıyla kavramaktan aciz oldukları şeyleri ancak O bilir. Erişilmez derinlikteki sırlarını kimseye açmaz.”
lâ yuzhiru
Ahmet Tekin = O, duyu ve bilgi alanı ötesini, gayb âlemini bilir. Sırlarına hiç kimseyi vâkıf etmez.
lâ yuzhiru
Ali Bulaç = O, gaybı bilendir. Kendi gaybını (görülmez bilgi hazinesini) kimseye açık tutmaz (ona muttali kılmaz.)
lâ yuzhiru
Ali Fikri Yavuz = O, bütün gaybi bilendir; gaybe dair ilmini ise, hiç kimseye açmaz.
lâ yuzhiru
Ali Ünal = “O, gaybı (duyuların ötesini) bilendir ve bildiği bu gaybı kimseye açmaz;
lâ yuzhiru
Cemal Külünkoğlu = Yaratılmışların kavrayış sınırlarının ötesindekini sadece O bilir. Erişilmez derinlikteki sırlarını hiç kimseye açmaz.
lâ yuzhiru
Diyanet İşleri (eski) = Görülmeyeni bilen Allah, görülmeyene kimseyi muttali kılmaz.
lâ yuzhiru
Diyanet Vakfi = O bütün görülmeyenleri bilir. Sırlarına kimseyi muttali kılmaz;
lâ yuzhiru
Elmalılı Hamdi Yazır = O bütün gaybi bilir, fakat gaybına kimseyi apaçık agâh etmez.
lâ yuzhiru
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = (26-27) Gaybı bilen, gaybını elçisinden razı olduğu dışında hiç kimseye açıklamaz. Çünkü o, onun önünden ve arkasından gözcüler koyar.
lâ yuzhiru
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = O gaybı bilendir, hiç kimseye gaybını açıklamaz.
lâ yuzhiru
Gültekin Onan = Gaybın bilgisi O'nun tekelindedir. O gaybın sırlarını hiç kimseye açmaz.
lâ yuzhiru
Hasan Basri Çantay = (O bütün) ğaybı bilendir. Öyle ki gaybına kimseyi muttali etmez O.
lâ yuzhiru
Hayrat Neşriyat = O, gaybi bilendir. Kendi gaybını (görülmez bilgi hazinesini) kimseye açık tutmaz (ona muttali kılmaz).
lâ yuzhiru
İbni Kesir = Gaybı bilen Odur; hiç kimseye gayb bilgisini açık bir şekilde bildirmez.
lâ yuzhiru
Kadri Çelik = Gaybı bilendir O. Gaybı konusunda hiç kimseyi yardımcı yapmıyor.
lâ yuzhiru
Muhammed Esed = (Yalnız) O bilir yaratılmışların kavrayış sınırlarının ötesindekini ve hiç kimseye açmaz Kendi erişilmez derinlikteki sırlarını,
lâ yuzhiru
Mustafa İslamoğlu = Gaybı (sadece) O bilir ve O gaybına kimseyi bütünüyle asla muttali kılmaz;
lâ yuzhiru
Ömer Nasuhi Bilmen = O, gaybı bilendir, fakat gaybı üzerine bir kimseyi apaçık haberdar etmez.
lâ yuzhiru
Şaban Piriş = (26-27) Gaybı bilen, gaybını elçisinden razı olduğu dışında hiç kimseye açıklamaz. Çünkü o, onun önünden ve arkasından gözcüler koyar.
lâ yuzhiru
Seyyid Kutub = Gaybın bilgisi O'nun tekelindedir. O gaybın sırlarını hiç kimseye açmaz.
lâ yuzhiru
Suat Yıldırım = (26-28) O bütün gaybı bilir. Fakat gayplarını kimseye açmaz. Ancak, bildirmeyi dilediği bir elçiye bildirir. Bu durumda (mesajı korumak için) o elçisinin önüne ve arkasına gözetleyiciler yerleştirir. Böylece (Allah) elçilerinin, Rab’lerinin mesajlarını gereğince tebliğ ettiklerini bilmek (yani fiilen görmek) ister. Doğrusu Allah, kullarının nezdinde ne var, ne yoksa her şeyi ilmiyle ihata etmiş, her şeyi bir bir kaydetmiştir.
lâ yuzhiru
Tefhim-ul Kuran = O, gaybi bilendir. Kendi gaybını (görülmez bilgi hazinesini) kimseye açık tutmaz (ona muttali kılmaz).
lâ yuzhiru
Ümit Şimşek = Gaybı bilen Odur; hiç kimseye gayb bilgisini açık bir şekilde bildirmez.
lâ yuzhiru
Yaşar Nuri Öztürk = Gaybı bilendir O. Gaybı konusunda hiç kimseyi yardımcı yapmıyor.
lâ yuzhiru
İskender Ali Mihr = O (Allah), gaybı bilendir. Fakat O, gaybını hiç kimseye izhar etmez (açıklamaz).
lâ yuzhiru
İlyas Yorulmaz = Allah bilinmeyenleri (gaybı) bilendir. O gayb bilgisini hiçbir kimseye açıklamaz.