Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

lâ yusaddeûne

  Vâkı’a / 19 -

 Diyanet İşleri = (17-21) Ebediyen genç kalan uşaklar, onların etrafında; içmekle başlarının dönmeyeceği ve sarhoş olmayacakları, cennet pınarından doldurulmuş sürahileri, ibrikleri ve kadehleri, beğendikleri meyveleri ve arzu ettikleri kuş etlerini dolaştırırlar.

lâ yusaddeûne

  Vâkı’a / 19 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = O şaraptan başları da ağrımaz ve sarhoş da olmazlar.

lâ yusaddeûne

  Vâkı’a / 19 -

 Abdullah Parlıyan = ki, bu şaraptan baş ağrısı da olmaz, akılları da giderilmez.

lâ yusaddeûne

  Vâkı’a / 19 -

 Adem Uğur = Bu şaraptan ne başları ağrıtılır, ne de akılları giderilir.

lâ yusaddeûne

  Vâkı’a / 19 -

 Ahmed Hulusi = Ne başları ağrır ondan ne de şuurları bulanır!

lâ yusaddeûne

  Vâkı’a / 19 -

 Ahmet Tekin = İçtikçe lezzetleri eksilmez, toplumları perişan edilmez, başları ağrımaz, sarhoş olmazlar, akıllarına zarar gelmez, içtikleri de tükenmez.

lâ yusaddeûne

  Vâkı’a / 19 -

 Ahmet Varol = Ondan dolayı ne başları ağrıtılır ne de akılları giderilir.

lâ yusaddeûne

  Vâkı’a / 19 -

 Ali Bulaç = Ki bundan ne başlarını bir ağrı tutar, ne de kendilerinden geçip akılları çelinir.

lâ yusaddeûne

  Vâkı’a / 19 -

 Ali Fikri Yavuz = Ondan başları ağrımaz, sarhoş da olmazlar...

lâ yusaddeûne

  Vâkı’a / 19 -

 Ali Ünal = –Bu şaraptan ötürü ne baş ağrısı çekerler, ne de sarhoş olurlar.–

lâ yusaddeûne

  Vâkı’a / 19 -

 Bayraktar Bayraklı = (17-19) Hizmetçileri kadehler, ibrikler ve kaynaktan doldurulmuş bardaklar ile etraflarında devamlı dolaşırlar. Ondan başları ağrımaz ve sarhoş da olmazlar.

lâ yusaddeûne

  Vâkı’a / 19 -

 Bekir Sadak = (17-21) Olumsuz gencler yanlarinda, bas agrisi ve donmesi vermeyen bembeyaz bir kaynaktan doldurulmus kaseler, ibrikler, kadehler; sececekleri meyveler, arzulayacaklari kus eti ile dolasirlar.

lâ yusaddeûne

  Vâkı’a / 19 -

 Celal Yıldırım = Ondan ne başlan ağırır, ne de başdönmesi ve bitkinlik meydana gelir.

lâ yusaddeûne

  Vâkı’a / 19 -

 Cemal Külünkoğlu = (17-21) Yaşlanmayan delikanlı hizmetçiler, (içmekle) başları ağrıtmayan ve sarhoş etmeyen (içeceklerin) kaynağından doldurulmuş testiler, ibrikler ve kadehlerle, hem de hoşlarına giden meyveler ve iştahla yiyecekleri kuş etleri ile onların etrafında (servis için) dolanırlar.

lâ yusaddeûne

  Vâkı’a / 19 -

 Diyanet İşleri (eski) = (17-21) Ölümsüz gençler yanlarında, baş ağrısı ve dönmesi vermeyen bembeyaz bir kaynaktan doldurulmuş kaseler, ibrikler, kadehler; seçecekleri meyveler, arzulayacakları kuş eti ile dolaşırlar.

lâ yusaddeûne

  Vâkı’a / 19 -

 Diyanet Vakfi = Bu şaraptan ne başları ağrıtılır, ne de akılları giderilir.

lâ yusaddeûne

  Vâkı’a / 19 -

 Edip Yüksel = Ne ara verirler ne de yorulurlar.

lâ yusaddeûne

  Vâkı’a / 19 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Ne başları ağrıtılır ondan ne de irer zevâle

lâ yusaddeûne

  Vâkı’a / 19 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = bu içkiden ne başları ağrıtılır ne de içtiklerini tüketirler.

lâ yusaddeûne

  Vâkı’a / 19 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Ondan ne başları ağrıtılır, ne de akılları giderilir.

lâ yusaddeûne

  Vâkı’a / 19 -

 Gültekin Onan = Ki bundan ne başlarını bir ağrı tutar, ne de kendilerinden geçip akılları çelinir.

lâ yusaddeûne

  Vâkı’a / 19 -

 Harun Yıldırım = Ondan başları da ağrımaz ve akılları da giderilmez.

lâ yusaddeûne

  Vâkı’a / 19 -

 Hasan Basri Çantay = Ki bundan baş ağrısına uğratılmayacaklar) gibi akılları da giderilmez.

lâ yusaddeûne

  Vâkı’a / 19 -

 Hayrat Neşriyat = Ondan (o şarabdan) ne başları ağrıtılır, ne de sarhoş olurlar!

lâ yusaddeûne

  Vâkı’a / 19 -

 İbni Kesir = Ondan baş ağrısına uğratılmayacakları gibi, akılları da giderilmez.

lâ yusaddeûne

  Vâkı’a / 19 -

 Kadri Çelik = Bundan ne başlarını bir ağrı tutar, ne de akılları giderilir.

lâ yusaddeûne

  Vâkı’a / 19 -

 Muhammed Esed = ne kafalarını dumanlayan ne de onları sarhoş eden (bir su)

lâ yusaddeûne

  Vâkı’a / 19 -

 Mustafa İslamoğlu = ne baş döndürür ne de sarhoş eder.

lâ yusaddeûne

  Vâkı’a / 19 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = (19-20) Onlardan baş ağrısına uğramazlar ve akıllarını da gidermiş olmazlar. Ve (o hizmetçiler) ehl-i Cennet'in ihtiyar ettikleri meyveler ile (dolaşırlar).

lâ yusaddeûne

  Vâkı’a / 19 -

 Ömer Öngüt = Bu şaraptan ne başları ağrıtılır ne de akılları giderilir.

lâ yusaddeûne

  Vâkı’a / 19 -

 Şaban Piriş = Baş ağrısı vermeyen ve sersemleştirmeyen ..

lâ yusaddeûne

  Vâkı’a / 19 -

 Sadık Türkmen = Ondan başları ağrımaz ve akılları gitmez.

lâ yusaddeûne

  Vâkı’a / 19 -

 Seyyid Kutub = Bu içki ne başlarını ağrıtır, ne de sarhoş eder.

lâ yusaddeûne

  Vâkı’a / 19 -

 Suat Yıldırım = Bu içkiden ötürü baş ağrısı çekmezler, sarhoş da olmazlar.

lâ yusaddeûne

  Vâkı’a / 19 -

 Süleyman Ateş = (Bir şarap ki) Ondan ne başları ağrıtılır, ne de akılları giderilir.

lâ yusaddeûne

  Vâkı’a / 19 -

 Tefhim-ul Kuran = Ki bundan ne başlarını bir ağrı tutar, ne de kendilerinden geçip akılları çelinir.

lâ yusaddeûne

  Vâkı’a / 19 -

 Ümit Şimşek = O şaraptan ne başları ağrır, ne sarhoş olurlar.

lâ yusaddeûne

  Vâkı’a / 19 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Ne başları döner ondan ne de akılları karışır.

lâ yusaddeûne

  Vâkı’a / 19 -

 İskender Ali Mihr = Ondan (o şaraptan) başları ağrımaz ve sarhoş olmazlar.

lâ yusaddeûne

  Vâkı’a / 19 -

 İlyas Yorulmaz = İçtiklerinden dolayı ne başları döndürülür, nede sarhoş olurlar.