Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
mâ lâ yemliku
Diyanet İşleri = (Ey Muhammed!) De ki: “Allah’ı bırakıp da, sizin için ne bir zarara ne de bir yarara gücü yeten şeylere mi tapıyorsunuz? Oysa Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.”
mâ lâ yemliku
Abdulbaki Gölpınarlı = De ki: Allah'ı bırakıp size ne bir zararı dokunacak, ne bir faydası gelecek bir varlığa mı kulluk ediyorsunuz? Ve Allah, her şeyi duyar, bilir.
mâ lâ yemliku
Abdullah Parlıyan = De ki: Allah'ı bırakıp O'nun yanısıra size, ne bir fayda sağlama, ne de zarar verme gücüne sahip olmayan şeylere mi taparsınız? Oysa yalnız Allah'tır, herşeyi duyan ve bilen.
mâ lâ yemliku
Adem Uğur = De ki: Allah'ı bırakıp da sizin için fayda ve zarara gücü yetmeyen şeylere mi tapıyorsunuz? Hakkıyla işiten ve bilen yalnız Allah'tır.
mâ lâ yemliku
Ahmed Hulusi = De ki: "Allâh dûnunda, sizin için bir zarar veya faydası olmayanlara mı kulluk ediyorsunuz? Allâh 'HÛ'dur; Semi' ve Aliym. "
mâ lâ yemliku
Ahmet Tekin = 'Allah’ı bırakıp, kulları durumundakilerden, size zarar vermeye ve fayda sağlamaya gücü yetmeyen şeylere mi tapıyorsunuz? Allah her şeyi işitir. İlmi her şeyi kucaklar.' de.
mâ lâ yemliku
Ahmet Varol = De ki: 'Allah'tan ayrı olarak size bir zararı ve yararı olmayacak varlıklara mı tapıyorsunuz? Oysa Allah duyandır, bilendir.'
mâ lâ yemliku
Ali Bulaç = De ki: "Size yarara da, zarara da güç yetirmeyen Allah'tan başka şeylere mi tapıyorsunuz? Oysa Allah, işitendir, bilendir."
mâ lâ yemliku
Ali Fikri Yavuz = De ki: Allah’ı bırakıp da size ne bir zarar, ne de bir fayda sağlamayan şeylere mi tapıyorsunuz? Halbuki Allah, bütün söylediklerinizi işitendir, bütün yaptıklarınızı bilendir.
mâ lâ yemliku
Ali Ünal = De ki: “Yalnızca Allah’a ibadet etmeyi bıraktınız da, (Allah dilemedikçe ve kendiliklerinden) size zarar da fayda da vermeye gücü yetmeyen âciz mahlûklara mı ibadet ediyorsunuz?” Halbuki Allah, (siz ve bütün ihtiyaçlarınız dahil) her şeyi hakkıyla işitendir, her şeyi hakkıyla bilendir.
mâ lâ yemliku
Bayraktar Bayraklı = De ki: Allah'ı bırakıp size zarar ve yarar vermeye gücü yetmeyen şeylere mi tapıyorsunuz? Oysa Allah işitendir; bilendir.
mâ lâ yemliku
Bekir Sadak = «ize zarar da fayda da veremiyecek, Allah'tan baska birine mi kulluk ediyorsunuz?» de. Allah hem isitir, hem bilir.
mâ lâ yemliku
Celal Yıldırım = De ki: Allah'ı bırakıp da size zarar ve yarara sahip olamayan şeylere mi tapıyorsunuz ? Allah (her şeyi) işitendir, bilendir.
mâ lâ yemliku
Cemal Külünkoğlu = De ki: “Size zararı da faydası da olamayan, Allah'tan başka birine mi kulluk ediyorsunuz?” Allah (her şeyi) hakkıyla işitendir, (her şeyi) hakkıyla bilendir.
mâ lâ yemliku
Diyanet İşleri (eski) = 'Size zarar da fayda da veremeyecek, Allah'tan başka birine mi kulluk ediyorsunuz?' de. Allah hem işitir, hem bilir.
mâ lâ yemliku
Diyanet Vakfi = De ki: Allah'ı bırakıp da sizin için fayda ve zarara gücü yetmeyen şeylere mi tapıyorsunuz? Hakkıyla işiten ve bilen yalnız Allah'tır.
mâ lâ yemliku
Edip Yüksel = De, 'ALLAH'tan başka, size zarar ve yarar veremiyenlere mi tapıyorsunuz? ALLAH İşitir, Bilir.'
mâ lâ yemliku
Elmalılı Hamdi Yazır = De ki; ya daha siz Allahı bırakıyorsunuz da siz kendiliklerinden ne bir zarara, ne bir faideye malik olmayan şeylere mi tapıyorsunuz, halbuki Allah işiden, bilen ancak o.
mâ lâ yemliku
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = De ki: «Siz Allah'ı bırakıp da size kendiliklerinden ne zarar ne de yarar verme gücü bulunmayan şeylere mi tapıyorsunuz? Oysa herşeyi işiten ve bilen yalnız Allah'tır.
mâ lâ yemliku
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = De ki: «Allah'ı bırakıp da size ne zarar, ne de fayda vermeye gücü yetmeyen şeylere mi tapıyorsunuz? Oysa Allah işitendir, bilendir».
mâ lâ yemliku
Gültekin Onan = De ki: "Size yarara da, zarara da güç yetirmeyen, Tanrı'dan başka şeylere mi tapıyorsunuz? Oysa Tanrı işitendir, bilendir."
mâ lâ yemliku
Harun Yıldırım = De ki: “Allah’ın yanısıra sizin için bir zarara da bir faydaya da gücü yetmeyen şeylere ibadet mi ediyorsunuz? Şüphesiz Allah O’dur ki Semî’dir, Alîm’dir.”
mâ lâ yemliku
Hasan Basri Çantay = De ki: «Allâhı bırakıp da size ne bir zarar, ne de bir fâide yapmıya gücü yetmeyen şeylere mi tapıyorsunuz? Halbuki (her şey'i) işiden, (her şey'i) bilen Allahın kendisidir».
mâ lâ yemliku
Hayrat Neşriyat = De ki: 'Allah’ı bırakıp, sizin için ne bir zarar ne de bir faydaya mâlik olmayan şeylere mi tapıyorsunuz?' Hâlbuki, Semî' (hakkıyla işiten), Alîm (herşeyi bilen) ancak Allah’dır.
mâ lâ yemliku
İbni Kesir = De ki: Allah'ı bırakıp da size ne bir zarar, ne de bir fayda veremeyecek birine mi ibadet ediyorsunuz? Halbuki Allah, Semi', Ali olanın kendisidir.
mâ lâ yemliku
Kadri Çelik = De ki: “Size zarar da fayda da veremeyecek, Allah'tan başka birine mi ibadet ediyorsunuz? Oysa işiten ve bilen yalnız O'dur.”
mâ lâ yemliku
Muhammed Esed = De ki: "Allahın yanı sıra size ne bir fayda sağlama ne de zarar verme gücü olmayan şeye mi taptınız? Oysa yalnız Allahtır her şeyi duyan, her şeyi bilen!"
mâ lâ yemliku
Mustafa İslamoğlu = De ki: "Allah dışında, size hiçbir zarar veremeyen ve yarar sağlamayan kimselere de mi tapıyorsunuz? Oysa yalnız Allah'tır her şeyi bütünüyle işiten, her şeyi tamamıyla bilen."
mâ lâ yemliku
Ömer Nasuhi Bilmen = De ki: «Allah Teâlâ'dan başkasına mı, sizin için zarara da, faideye de mâlik olmayan şeylere mi tapıyorsunuz? Halbuki, (her şeyi bihakkın) işitici ve bilici olan ancak Allah Teâlâ'dır.»
mâ lâ yemliku
Ömer Öngüt = De ki: “Allah'ı bırakıp da, size ne bir zarar ne de bir fayda vermeye gücü yetmeyen şeylere mi tapıyorsunuz? Oysa Allah işitendir, bilendir. ”
mâ lâ yemliku
Şaban Piriş = De ki: -Siz Allah’ı bırakıp da size zarar da fayda da vermesi mümkün olmayan birine mi kulluk ediyorsunuz? Oysa Allah, hem işitendir, hem bilendir.
mâ lâ yemliku
Sadık Türkmen = (Ey Muhammed!) De ki: “Allah’ı bırakıp da sizin için ne bir zarara ne de bir yarara gücü yeten şeylere mi tapıyorsunuz? Oysa Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.”
mâ lâ yemliku
Seyyid Kutub = De ki; «Allah'ı bırakıp size ne zarar ve ne de yarar dokundurmaya gücü yetmeyen nesnelere mi tapıyorsunuz? Oysa Allah herşeyi işitir ve herşeyi bilir.
mâ lâ yemliku
Suat Yıldırım = De ki: Siz Allah’tan başka, size ne zarar, ne de fayda vermeye gücü yetmeyen âciz mahluklara mı ibadet ediyorsunuz? Halbuki hakkıyla işiten ve bilen yalnız Allah’tır.
mâ lâ yemliku
Süleyman Ateş = De ki: "Allâh'ı bırakıp size ne zarar, ne de yarar vermeğe gücü yetmeyen şeylere mi tapıyorsunuz? Oysa Allâh, işiten, bilendir (O'na tapmanız gerekmez mi?)."
mâ lâ yemliku
Tefhim-ul Kuran = De ki: «Size yarara da, zarara da güç yetirmeyen Allah'tan başka şeylere mi tapıyorsunuz? Oysa Allah, işitendir, bilendir.»
mâ lâ yemliku
Ümit Şimşek = De ki: Allah'ı bırakıp da size ne zararı, ne de faydası dokunmayan şeylere mi kulluk ediyorsunuz? Oysa Allah herşeyi işiten, herşeyi bilendir.
mâ lâ yemliku
Yaşar Nuri Öztürk = Söyle onlara: "Allah'ın yanında bir de, size zarar yahut yarar sağlama gücü olmayan şeylere mi kölelik/kulluk ediyorsunuz? Allah, en iyi duyan, en iyi bilenin ta kendisidir."
mâ lâ yemliku
İskender Ali Mihr = De ki; “Allah’tan başka, size zarar ve fayda (yarar) vermeye gücü yetmeyen (malik olmayan) şeylere mi kul oluyorsunuz?” Ve Allah, O, en iyi işitendir, en iyi bilendir.
mâ lâ yemliku
İlyas Yorulmaz = Deki “Allah her şeyi işiten, her şeyi bilen olduğu halde, size ne zarar, nede bir fayda veremeyen, Allah dan başka şeylere mi kulluk ediyorsunuz?”
lâ yemliku
Diyanet İşleri = Allah’ı bırakıp da, kendilerine göklerden ve yerden hiçbir rızık sağlayamayan ve buna gücü de yetmeyen şeylere tapıyorlar.
lâ yemliku
Abdulbaki Gölpınarlı = Allah'ı bırakırlar da ne göklerde, ne yeryüzünde hiçbir şeye sâhip olmayan ve hiçbir şeye gücü yetmeyen putlara kulluk ederler.
lâ yemliku
Abdullah Parlıyan = Onlar hâlâ, Allah'ı bırakıp ne göklerde, ne de yerde herhangi bir rızık sağlayamayan ve hiç birşeye gücü yetmeyen putlara mı tapınıp duracaklar?
lâ yemliku
Adem Uğur = (Müşrikler) Allah'ı bırakıp da kendilerine göklerde ve yerde olan rızıktan hiçbir şey veremeyen ve buna asla güçleri yetmeyen şeylere (putlara) tapıyorlar.
lâ yemliku
Ahmed Hulusi = Semâlardan ve arzdan Allâh dûnundaki, kendileri için bir şeye mâlik olmayan ve kudreti olmayan şeylere tapınıyorlar!
lâ yemliku
Ahmet Tekin = Onlar, müşrikler Allah’ı bırakıp, kulları durumundakilerden, kendilerine göklerden ve yerden bir parçacık da olsa hiçbir rızık sağlamayanlara, buna asla güçleri de yetmeyenlere tapıyorlar.
lâ yemliku
Ahmet Varol = Allah'tan başka kendilerine göklerden ve yerden rızık olarak bir şey vermeye güç yetiremeyen ve bunu yapamayacak olan şeylere taparlar.
lâ yemliku
Ali Bulaç = Allah'ın dışında, kendileri için göklerden ve yerden hiç bir rızka, hiç bir şeye malik olmayan ve buna güçleri yetmeyen şeylere mi tapıyorlar?
lâ yemliku
Ali Fikri Yavuz = Müşrikler, kendilerine, ne göklerden, ne de yerden hiç bir rızık vermeye sahip olmayan ve buna güçleri yetmiyen Allah’dan başka şeylere (putlara) tapıyorlar.
lâ yemliku
Ali Ünal = Ve (kendileri dahil herhangi bir varlığı) rızıklandırma adına göklerden ve yerden hiçbir şeyin mülkiyetine sahip bulunmayan, esasen böyle bir şeyi yapabilecek güçte de olmayan birtakım varlıklara mı ibadet ediyorlar?