Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
lâ yahlukûne
Diyanet İşleri = Allah’ı bırakıp da taptıkları şeyler, yaratılmış olduklarına göre hiçbir şey yaratamazlar.
lâ yahlukûne
Abdulbaki Gölpınarlı = Allah'tan başka tapıp çağırdıkları putlar, hiçbir şey yaratamaz, kendileri yaratılmıştır onların.
lâ yahlukûne
Abdullah Parlıyan = Allah'tan başka yalvarıp yakardıklarınız, kendileri yaratılmış varlıklar olduklarına göre, hiç birşey yaratamazlar.
lâ yahlukûne
Adem Uğur = Allah'ı bırakıp da taptıkları (putlar), hiçbir şey yaratamazlar. Çünkü onlar kendileri yaratılmışlardır.
lâ yahlukûne
Ahmed Hulusi = Allâh dûnunda yöneldikleri, kendileri yaratılmış oldukları için bir şey yaratamazlar.
lâ yahlukûne
Ahmet Tekin = Allah’ı bırakıp, kulları durumundakilerden taptıkları, yalvardıkları putlar hiçbir şey yaratamazlar. Onlar da yaratılanlar arasındadır.
lâ yahlukûne
Ahmet Varol = Allah'tan başka taptıkları, bir şey yaratamazlar; onlar kendileri yaratılmaktadırlar.
lâ yahlukûne
Ali Bulaç = Allah'tan başka yakardıkları hiç bir şeyi yaratamazlar, üstelik onlar yaratılıp durmaktadırlar.
lâ yahlukûne
Ali Fikri Yavuz = Kâfirlerin, Allah’dan başka yalvardıkları (putlar) ise, hiç bir şey yaratamazlar, halbuki o putlar, (taş veya ağaç gibi şeylerden) yaratılmaktadırlar (şekillendirilmektedirler.)
lâ yahlukûne
Ali Ünal = O müşriklerin Allah’tan başka yönelip yalvardıkları, dua ve ibadet ettikleri (canlıcansız, insanmelekcin ve put her ne varsa), herhangi bir şey yaratmak şöyle dursun, bizzat kendileri yaratılmaktadır.
lâ yahlukûne
Bayraktar Bayraklı = Allah'ı bırakıp da taptıkları varlıklar, hiçbir şey yaratamazlar. Çünkü onlar kendileri yaratılmışlardır.
lâ yahlukûne
Bekir Sadak = Allah'i birakip taptiklari seyler, hicbir sey yaratmazlar; esasen kendileri yaratiktir.
lâ yahlukûne
Celal Yıldırım = Allah'tan başka duâ ve ibâdet edip taptıkları (putlar) hiçbir şey yaratamazlar; kendileri yaratılıyorlar.
lâ yahlukûne
Cemal Külünkoğlu = Müşriklerin Allah'ı bir yana bırakarak taptıkları düzmece ilahlar hiçbir şey yaratamazlar. Çünkü onların kendileri yaratılmıştır.
lâ yahlukûne
Diyanet İşleri (eski) = Allah'ı bırakıp taptıkları şeyler, hiçbir şey yaratmazlar; esasen kendileri yaratıktır.
lâ yahlukûne
Diyanet Vakfi = Allah'ı bırakıp da taptıkları (putlar), hiçbir şey yaratamazlar. Çünkü onlar kendileri yaratılmışlardır.
lâ yahlukûne
Edip Yüksel = ALLAH'ın dışında çağırdıkları kişiler hiç bir şey yaratamazlar, aksine kendileri yaratılmışlardır.
lâ yahlukûne
Elmalılı Hamdi Yazır = Allahdan başka yalvardıklarınız ise hiç bir şey yaratamazlar, halbuki kendileri yaratılıp duruyorlar
lâ yahlukûne
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Allah'tan başka yalvardıkları ise, hiçbir şey yaratamazlar, zaten kendileri yaratılıp duruyorlar.
lâ yahlukûne
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Kâfirlerin Allah'tan başka yalvardıkları (putlar) ise, hiçbir şey yaratamazlar. Çünkü onlar, kendileri yaratılmışlardır.
lâ yahlukûne
Gültekin Onan = Tanrı'dan başka yakardıkları hiç bir şey yaratamazlar, üstelik onlar yaratılıp durmaktadırlar.
lâ yahlukûne
Harun Yıldırım = Allah'ı bırakıp da taptıkları (putlar), hiçbir şey yaratamazlar. Çünkü onlar kendileri yaratılmışlardır.
lâ yahlukûne
Hasan Basri Çantay = Halbuki Allahı bırakıb da çağırdıkları (tapdıkları nesneler) hiç bir şey yaratmazlar. Onların kendileri yaratılıb duruyorlar.
lâ yahlukûne
Hayrat Neşriyat = (Onların) Allah’dan başka (kendisine) yalvarmakta oldukları şeyler ise, hiçbir şey yaratamazlar; çünki (onların) kendileri yaratılıyorlar.
lâ yahlukûne
İbni Kesir = Allah'tan başka taptıkları; hiç bir şey yaratamazlar. Çünkü onların kendileri yaratılmıştır.
lâ yahlukûne
Kadri Çelik = Allah'tan başka yakardıkları, hiç bir şeyi yaratamazlar; üstelik onlar yaratılıp durmaktadırlar.
lâ yahlukûne
Muhammed Esed = Allah'tan başka o yalvarıp yakardıklarınıza gelince -bunların kendileri yaratılmış varlıklar olduklarına göre- hiçbir şey yaratamazlar;
lâ yahlukûne
Mustafa İslamoğlu = Allah'tan başka kendilerine yalvarıp yakardığınız varlıklar hiçbir şey yaratamazlar; zira onların kendileri yaratılmışlardır.
lâ yahlukûne
Ömer Nasuhi Bilmen = Ve Allah Teâlâ'dan başka kendilerine tapındıkları (şeyler) hiçbir şey yaratamazlar. Halbuki, onlar yaratılırlar.
lâ yahlukûne
Ömer Öngüt = Allah'ı bırakıp da taptıkları şeyler, hiçbir şey yaratamazlar. Esasen onlar kendileri yaratıktır.
lâ yahlukûne
Şaban Piriş = Onlar, Allah’tan başkalarına dua ediyorlar. Yaratamayan şeylere, kendileri yaratılmış olanlara.
lâ yahlukûne
Sadık Türkmen = Allah’ın dışında yalvardıkları kimseler hiçbir şey yaratamazlar. Zaten kendileri yaratılmaktadırlar.
lâ yahlukûne
Seyyid Kutub = Müşriklerin Allah'ı bir yana bırakarak taptıkları düzmece ilahlar hiçbir şey yaratamazlar: tersine kendileri birer yaratıktırlar.
lâ yahlukûne
Suat Yıldırım = (20-21) O müşriklerin Allah’tan başka ibadet edip yalvardıkları sahte tanrılar ise, hiçbir şey yaratamazlar. Zaten kendileri yaratılmaktadırlar. Hep ölüdürler, diri değildirler. Kendilerine tapanların bile ne zaman diriltileceklerini bilemezler.
lâ yahlukûne
Süleyman Ateş = Allah'ı bırakıp da taptıkları (putlar), hiçbir şey yaratamazlar. Çünkü onlar kendileri yaratılmışlardır.
lâ yahlukûne
Tefhim-ul Kuran = Allah'tan başka yakardıkları hiç bir şeyi yaratamazlar, üstelik onlar yaratılıp durmaktadırlar.
lâ yahlukûne
Ümit Şimşek = Onların Allah'tan başka dua ettikleri ise hiçbir şey yaratamazlar; çünkü onların kendileri yaratılmıştır.
lâ yahlukûne
Yaşar Nuri Öztürk = Allah dışında yakardıklarınız hiçbir şey yaratamazlar; onların kendileri yaratılmaktadır.
lâ yahlukûne
İskender Ali Mihr = Allah’tan başkasına dua ettikleri şeyler, bir şey yaratamazlar. Onlar, kendileri yaratılmışlardır.
lâ yahlukûne
İlyas Yorulmaz = Allah dan başka dua ettikleriniz (yardıma çağırdıklarınız) hiçbir şey yaratamazlar. Çünkü onlar kendileri yaratılmışlar.
lâ yahlukûne
Diyanet İşleri = (İnkâr edenler), Allah’ı bırakıp hiçbir şey yaratmayan ve zaten kendileri yaratılmış olan, üstelik kendilerine fayda ve zararları dokunmayan, öldürmeye, yaşatmaya ve ölüleri diriltip kabirden çıkarmaya güçleri yetmeyen ilâhlar edindiler.
lâ yahlukûne
Abdulbaki Gölpınarlı = Onu bırakıp da o çeşit tanrılar kabûl etmişlerdir ki onlar, hiçbir şey yaratamazlar ve kendileri yaratılmıştır zâten ve kendilerinden bile bir zararı defedemezler, kendilerine bile bir fayda veremezler, ne öldürmeye güçleri yeter, ne yaşatmaya, ne de ölüleri diriltip kabirden çıkarmaya.
lâ yahlukûne
Abdullah Parlıyan = Hal böyle iken, yine de kâfirler O'nu bırakıp hiç birşey yaratamayan, tersine kendileri yaratılmış bulunan, bizzat kendilerine bile ne zarar, ne de fayda verebilen, hayat vermede, öldürmede, ölümden sonra diriltmede de herhangi bir güçleri bulunmayan düzmece bir takım ilahlar edindiler.
lâ yahlukûne
Adem Uğur = (Kâfirler) O'nu (Allah'ı) bırakıp, hiçbir şey yaratamayan, bilakis kendileri yaratılmış olan, kendilerine bile ne zarar ne de fayda verebilen, öldürmeye, hayat vermeye ve ölüleri yeniden diriltip kabirden çıkarmaya güçleri yetmeyen tanrılar edindiler.
lâ yahlukûne
Ahmed Hulusi = (Gerçek böyle iken) O'nun dûnunda, bir şey yaratmayan; kendileri yaratılmış olan; kendi nefslerine bir zarar ve faydası olmayan; ölüme, hayata ve ölümün tadılışından sonraki yaşantıyı oluşturacak bir özelliğe sahip olmayan tanrılar edindiler.
lâ yahlukûne
Ahmet Tekin = İnkâr edenler, kâfirler Allah’ı bırakıp, kulları durumundakilerden, hiçbir şey yaratmayan, yaratılmış olan, kendilerine zarar verecek ve fayda sağlayacak güce sahip olmayan, ölümü gerçekleştirmeye, hayat vermeye, ölümden önceki vasıflarla diriltip kabirden çıkarmaya güçleri yetmeyen tanrılar edindiler.
lâ yahlukûne
Ahmet Varol = O'ndan başka, bir şey yaratamayan ve kendileri yaratılan, kendilerine bile bir zarar veya yarar sağlayamayan, öldürmeye de, yaşatmaya da, yeniden diriltmeye de güçleri olmayan ilahlar edindiler.
lâ yahlukûne
Ali Bulaç = O'nun dışında, hiç bir şeyi yaratmayan, üstelik kendileri yaratılmış olan, kendi nefislerine bile ne zarar, ne yarar sağlayamayan, öldürmeye, yaşatmaya ve yeniden diriltip yaymaya güçleri yetmeyen bir takım ilahlar edindiler.
lâ yahlukûne
Ali Fikri Yavuz = Böyle iken kâfirler, Allah’dan başka bir takım ilâhlar (putlar) edindiler ki, onlar hiç bir şey yaratamazlar; kendileri yaratılmaktadırlar. Kendilerinden, ne bir zararı kaldırmağa, ne de bir menfaat kazanmağa sahib olamazlar. Öldürmeye, diriltmeye ve öldükten sonra tekrar diriltmeye de güçleri yetmez.
lâ yahlukûne
Ali Ünal = Böyle iken bazıları O’ndan başka ilâhlar ediniyorlar ki, bunlar herhangi bir şey yaratamadıkları gibi, üstelik kendileri yaratılmaktadır. Sonra, ne başlarına gelecek bir zararı savma ve ne de kendilerine herhangi bir fayda celbetme gücüne sahiptirler. Ayrıca, tek bir canlıya ölümü vermeye de, tek bir varlığı hayata getirmeye de, öldükten sonra diriltmeye de muktedir değillerdir.