Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
lâ yadıllu
Diyanet İşleri = Mûsâ, şöyle dedi: “Onlar hakkındaki bilgi Rabbimin katında bir kitapta (Levh-i Mahfuz’da yazılı)dır. Rabbim, yanılmaz ve unutmaz.”
lâ yadıllu
Abdulbaki Gölpınarlı = Mûsâ, onlara âit bilgi de dedi, Rabbimin katındadır, yazılmıştır; ne yanılır Rabbim, ne unutur.
lâ yadıllu
Abdullah Parlıyan = Musa: “Onlar hakkındaki bilgi, Rabbimin katında bir kitapta yazılıdır. Rabbim ne yanılır, ne unutur” dedi.
lâ yadıllu
Adem Uğur = Musa: Onlar hakkındaki bilgi, Rabbimin yanında bir kitapta bulunur. Rabbim, ne yanılır ne de unutur, dedi.
lâ yadıllu
Ahmed Hulusi = (Musa) dedi ki: "Onların ilmi Rabbimin indîndeki bilgidir. . . Rabbim yanlış yapmaz ve unutmaz. "
lâ yadıllu
Ahmet Tekin = Mûsâ:'Onların hâli ve amelleriyle ilgili bilgi de, Rabbimin katında bir kitapta, sicilde, bilgi işlem merkezinde, Levh-i Mahfuz’da yazılıdır. Rabbim yanlış yapmaz ve unutmaz.' dedi.
lâ yadıllu
Ahmet Varol = (Musa) dedi ki: 'Onların bilgisi Rabbimin katında bir kitaptadır. Rabbim ne yanılır ne de unutur!
lâ yadıllu
Ali Bulaç = Dedi ki: "Bunun bilgisi Rabbimin katında bir kitaptadır. Benim Rabbim şaşırmaz ve unutmaz."
lâ yadıllu
Ali Fikri Yavuz = (Mûsa aleyhisselâm cevabında) dedi ki: “- Onların (ahvalinin) ilmi, Rabbimin katında bir kitabdadır (Levh-i Mahfuz’dadır). Rabbim hata etmez ve unutmaz.
lâ yadıllu
Ali Ünal = Musa cevap verdi: “Rabbim onları bilmektedir ve hepsini bütün yaptıklarıyla birlikte bir deftere kaydetmiştir. Rabbim şaşırmaz, yanlış yapmaz ve unutmaz.”
lâ yadıllu
Bayraktar Bayraklı = Mûsâ, “Onların bilgisi Rabbimin katında bir kitaptadır. Rabbim yanılmaz ve unutmaz” dedi.
lâ yadıllu
Bekir Sadak = (52-53) Musa: «Onlarin bilgisi Rabbimin katinda yazilidir. Rabbim sasirmaz ve unutmaz. Sizin icin yeryuzunu doseyen, yollar acan, gokten su indiren O'dur.» Biz o su ile turlu turlu, cift cift bitkiler yetistirdik.
lâ yadıllu
Celal Yıldırım = Musâ, «onlar hakkındaki bilgi Rabbimin katında bir kitapta yazılıdır. Rabbim şaşırmaz da, unutmaz da,» dedi.
lâ yadıllu
Cemal Külünkoğlu = Musa, şöyle dedi: “Onlara ilişkin bilgi Rabbimin katındaki kitapta yazılıdır. Benim Rabbim ne yanılır ne de unutur.”
lâ yadıllu
Diyanet İşleri (eski) = Musa: 'Onların bilgisi Rabbimin katında yazılıdır. Rabbim şaşırmaz ve unutmaz.' dedi.
lâ yadıllu
Diyanet Vakfi = Musa: Onlar hakkındaki bilgi, Rabbimin yanında bir kitapta bulunur. Rabbim, ne yanılır ne de unutur, dedi.
lâ yadıllu
Edip Yüksel = 'Onların bilgisi Rabbimin yanında kayıtlıdır. Rabbim yanılmaz, unutmaz.'
lâ yadıllu
Elmalılı Hamdi Yazır = Onun dedi: ılmi rabbımın ındinde bir kitabdadır, rabbım şaşmaz ve unutmaz
lâ yadıllu
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Musa: «Onların bilgisi Rabbimin katında bir kitaptadır; Rabbim şaşmaz ve unutmaz.
lâ yadıllu
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Musa dedi ki: «Onların bilgisi Rabbimin katında bir kitapta (yazılı)dır. Rabbim yanlış yapmaz ve unutmaz.»
lâ yadıllu
Gültekin Onan = Dedi ki: "Bunun bilgisi rabbimin katında bir kitaptadır. Benim rabbim şaşırmaz ve unutmaz."
lâ yadıllu
Harun Yıldırım = Musa: Onlar hakkındaki bilgi, Rabbimin yanında bir kitapta bulunur. Rabbim, ne yanılır ne de unutur, dedi.
lâ yadıllu
Hasan Basri Çantay = (Musa): «Onların ilmi, dedi, Rabbimin nezdindeki bir kitabdadır. Benim Rabbim hataa da etmez, unutmaz da».
lâ yadıllu
Hayrat Neşriyat = (Mûsâ:) 'Onların ilmi Rabbimin katında bir kitabda (Levh-i Mahfûz’da)dır. Rabbim ne şaşırır, ne de unutur!' dedi.
lâ yadıllu
İbni Kesir = Dedi ki: Onların bilgisi Rabbımın katında bir kitabdadır. Benim Rabbım şaşırmaz, unutmaz.
lâ yadıllu
Kadri Çelik = Dedi ki: “Bunun bilgisi Rabbimin katında bir kitaptadır. Benim Rabbim şaşırmaz ve unutmaz.”
lâ yadıllu
Muhammed Esed = (Musa:) "Onlar hakkındaki bilgi yalnızca Rabbimin katında, (O'nun, toplumları bağlı kıldığı) yasalar örgüsünde (yazılı)dır; benim Rabbim asla yanılmaz ve asla unutmaz."
lâ yadıllu
Mustafa İslamoğlu = (Musa): "Onların ne olacağının bilgisi Rabbim katında bir yasaya bağlı kılınmıştır: benim Rabbim ne yanılır, ne de unutur" dedi.
lâ yadıllu
Ömer Nasuhi Bilmen = Hazreti Mûsa da dedi ki: «Onlara ait bilgi, Rabbimin indinde bir kitaptadır ki, Rabbim hata etmez ve unutmaz.»
lâ yadıllu
Ömer Öngüt = Musa: “Onların bilgisi Rabbimin katında bir kitaptadır. Benim Rabbim hata etmez ve unutmaz. ” dedi.
lâ yadıllu
Şaban Piriş = -Onlarla ilgili bilgi Rabbimin katında bir kitaptadır. Rabbim, şaşırmaz ve unutmaz, dedi.
lâ yadıllu
Sadık Türkmen = (Musa) dedi ki: “Onların bilgisi Rabbimin katındaki bir kitaptadır. Rabbim şaşırmaz ve unutmaz.”
lâ yadıllu
Seyyid Kutub = Musa dedi ki; «Onlara ilişkin bilgi Rabb'imin katındaki kitapta yazılıdır benim Rabb'im ne yanılır ne de unutur.»
lâ yadıllu
Suat Yıldırım = "Onların durumu, Rabbimin yanındaki bir kitaptadır. O, ne şaşırır, ne de unutur." dedi.
lâ yadıllu
Süleyman Ateş = Dedi ki: "Onların bilgisi Rabbimin yanında bir Kitâptadır. Rabbim şaşmaz ve unutmaz."
lâ yadıllu
Tefhim-ul Kuran = Dedi ki: «Bunun bilgisi Rabbimin katında bir kitaptadır. Benim Rabbim şaşırmaz ve unutmaz.»
lâ yadıllu
Ümit Şimşek = Musa dedi ki: 'Ona dair bilgi Rabbimin katında bir kitaptadır. Rabbim ne şaşırır, ne unutur.'
lâ yadıllu
Yaşar Nuri Öztürk = "Onlara ilişkin bilgi, Rabbim katında bir Kitap'tadır. Rabbim ne şaşırır ne de unutur."
lâ yadıllu
İskender Ali Mihr = “Onun ilmi, Rabbimin yanında bir kitap (Ümmülkitap)’tadır. Benim Rabbim yanlış yapmaz ve unutmaz.” dedi.
lâ yadıllu
İlyas Yorulmaz = Musa “Daha öncekilere ne olacağının bilgisi Rabbimin katında yazılı bir kitaptadır. Rabbim yapılan hiçbir şeyi kaybetmeyeceği gibi, hiçbir şeyi de unutmaz.
lâ yadıllu
Diyanet İşleri = Allah, şöyle dedi: “Birbirinize düşman olarak hepiniz oradan inin. Eğer tarafımdan size bir yol gösterici (kitap) gelir de, kim benim yol göstericime uyarsa artık o, ne (dünyada) sapar ne de (ahirette) sıkıntı çeker.”
lâ yadıllu
Abdulbaki Gölpınarlı = Hepiniz dedi, inin oradan; bir kısmınız, bir kısmınıza düşman olsun. Fakat benden, size bir yol gösteren geldi mi onu kabûl edip doğru yoluma uyan, ne dünyâda yoldan çıkar, ne âhirette kutsuzluğa düşer.
lâ yadıllu
Abdullah Parlıyan = Yani onlara şöyle dedi: “Birbirinize düşman olarak, hepiniz topluca inin bu cennetten.” Bununla birlikte muhakkak ki, size benden doğru yol bilgisi gelecektir. Kim ki, benim doğru yoluma uyarsa, artık ne sapıtır, ne de sıkıntıya düşer.
lâ yadıllu
Adem Uğur = Dedi ki: Birbirinize düşman olarak hepiniz oradan (cennetten) inin! Artık benden size hidayet geldiğinde, kim benim hidayetime uyarsa o sapmaz ve bedbaht olmaz.
lâ yadıllu
Ahmed Hulusi = (Rabbi) dedi ki: "Birlikte (şuur ve daha sonra terk edilecek beden eşi) inin aşağı ondan! Bir kısmınız bir kısmınıza düşman olarak! Benden size bir Hüda (hakikatinizi hatırlatıcı) geldiğinde, kim benim Hüdama (hatırlattığım hakikatine) tâbi olur ise, işte o sapmaz ve şakî olmaz!"
lâ yadıllu
Ahmet Tekin = Allah onlara:'İkiniz, hepiniz buradan ilişiğinizi keserek yeryüzüne göç edin. Birbirinize düşmanlığınız devam edecek. Artık benden size hidayet rehberi kitap geldiğinde, kim benim hak yoluma, kitabıma, peygamberime uyarsa, haktan uzaklaşmamış, bozuk düzene, helâke maruz kalmamış olur, dalâlete düşmez, bedbaht olmaz.' dedi.
lâ yadıllu
Ahmet Varol = Dedi ki: 'Birbirinize düşman olarak hepiniz oradan inin. Artık size benden hidayet geldiğinde kim hidayetime uyarsa o ne sapar ne de bedbaht olur.
lâ yadıllu
Ali Bulaç = Dedi ki: "Kiminiz kiminize düşman olarak, hepiniz ordan inin. Artık size benden bir yol gösterici gelecektir; kim benim hidayetime uyarsa artık o şaşırıp sapmaz ve mutsuz olmaz."
lâ yadıllu
Ali Fikri Yavuz = Allah şöyle buyurdu: “- Birbirinize (dünyada nesliniz) düşman olmak üzere hepiniz oradan (cennet’den) ininiz. Artık benden size bir hidayet (kitab) geldiği zaman, kim benim hidayetime uyarsa işte o, sapıklığa düşmez ve ahirette zahmet çekmez.
lâ yadıllu
Ali Ünal = Âdem ve eşine, “İnin oradan!” dedi: “hepiniz inin; artık kiminiz kiminize düşmansınız (ve bu şekilde bir hayat süreceksiniz.) Bundan böyle size Benim tarafımdan (bir rasûl vasıtasıyla Kitap gibi) safî bir hidayet kaynağı gelir de, kim Bana ait bulunan o hidayet kaynağına uyar (ve imanla, ibadetle Bana yönelirse,) artık o ne yolu şaşırır, ne de (yolculuğu süresince ve yolun sonunda) bedbaht olur.”