Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

kavmun lâ ya’kılûne

  Mâide / 58 -

 Diyanet İşleri = Siz namaza çağırdığınız vakit onu alaya alıp eğlence yerine koyuyorlar. Bu, şüphesiz onların akılları ermeyen bir toplum olmalarındandır.

kavmun lâ ya’kılûne

  Mâide / 58 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Birbirinizi namaza çağırdığınız, ezan okuduğunuz zaman, bununla alay ederler, bir oyun sayarlar bunu. Bu da şüphe yok ki akılları olmayan, akıl edemeyen bir kavim olduklarındandır.

kavmun lâ ya’kılûne

  Mâide / 58 -

 Abdullah Parlıyan = Ezanla birbirinizi namaza çağırdığınız zaman, onu bir eğlence ve oyun konusu edinirler. Çünkü o Yahudi ve Hıristiyanlar ve diğer kâfirler akıllarını kullanmayan bir topluluktur.

kavmun lâ ya’kılûne

  Mâide / 58 -

 Adem Uğur = Namaza çağırdığınız zaman onu alay ve eğlence konusu yaparlar. Bu davranış, onların düşünemeyen bir toplum olmalarındandır.

kavmun lâ ya’kılûne

  Mâide / 58 -

 Ahmed Hulusi = Salât için ezan okuduğunuzda, ezanı alay ve eğlence edindiler. . . Bu, onların aklını kullanamayan bir güruh olmalarından ötürüdür.

kavmun lâ ya’kılûne

  Mâide / 58 -

 Ahmet Tekin = Namaza davet ettiğiniz vakitlerde, namazı alay ve eğlence konusu haline getirirler. Onlar, ibadetin mahiyetini kavrayamayan, akıllarını faydalı kullanamayan, gelişmemiş cahil bir kavim olmaları sebebiyle böyle yapıyorlar.

kavmun lâ ya’kılûne

  Mâide / 58 -

 Ahmet Varol = Siz namaza çağırdığınızda onu alaya ve eğlenceye alırlar. Böyle yapmaları onların akıl etmeyen bir topluluk olmalarındandır.

kavmun lâ ya’kılûne

  Mâide / 58 -

 Ali Bulaç = Onlar, siz birbirinizi namaza çağırdığınızda onu alay ve oyun (konusu) edinirler. Bu, gerçekten onların akıl erdirmeyen bir topluluk olmalarındandır.

kavmun lâ ya’kılûne

  Mâide / 58 -

 Ali Fikri Yavuz = (Ezanla) birbirinizi namaza çağırdığınız zaman (onu) bir eğlence ve oyun yerine koyuyorlar. Bu davranışları, kendilerinin akıl ermez bir topluluk olmalarındandır.

kavmun lâ ya’kılûne

  Mâide / 58 -

 Ali Ünal = Siz ezan okuyup namaza davette bulunduğunuz zaman onlar bunu alay ve eğlence konusu yaparlar. Böyle yaparlar, çünkü onlar, akletmeyen ve gerçeği anlamayan bir topluluktur.

kavmun lâ ya’kılûne

  Mâide / 58 -

 Bayraktar Bayraklı = Namaza çağrıldığınız zaman onu alay ve eğlence konusu yaparlar. Bu davranış, onların düşünmeyen bir toplum olmalarındandır.

kavmun lâ ya’kılûne

  Mâide / 58 -

 Bekir Sadak = Namaza cagirdiginizda onu alay ve eglenceye alirlar. Bu, onlarin akletmeyen bir topluluk olmasindandir.

kavmun lâ ya’kılûne

  Mâide / 58 -

 Celal Yıldırım = Namaza (eron okuyup) çağırdığınızda, onu eğlence ve alaya alırlar. Bu onların akletmiyen bir topluluk olmasındandır.

kavmun lâ ya’kılûne

  Mâide / 58 -

 Cemal Külünkoğlu = (Ezanla birlikte) namaza çağırdığınız zaman onu alay ve eğlenceye alırlar. Bu, onların akılsız bir topluluk olmasındandır.

kavmun lâ ya’kılûne

  Mâide / 58 -

 Diyanet İşleri (eski) = Namaza çağırdığınızda onu alay ve eğlenceye alırlar. Bu, onların akletmeyen bir topluluk olmasındandır.

kavmun lâ ya’kılûne

  Mâide / 58 -

 Diyanet Vakfi = Namaza çağırdığınız zaman onu alay ve eğlence konusu yaparlar. Bu davranış, onların düşünemeyen bir toplum olmalarındandır.

kavmun lâ ya’kılûne

  Mâide / 58 -

 Edip Yüksel = Namaza çağırdığınızda onunla alay edip eğlendiler. Düşünmeyen bir topluluktur onlar.

kavmun lâ ya’kılûne

  Mâide / 58 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Namaza ezan okuduğunuz zaman onu bir eğlence ve oyun yerine koyuyorlar, bu işte onların akılları ermez bir güruh olmalarından

kavmun lâ ya’kılûne

  Mâide / 58 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Namaz için ezan okuduğunuz zaman, onu bir eğlence ve oyun yerine koyuyorlar. İşte bu, onların akılları ermez bir topluluk olmalarındandır.

kavmun lâ ya’kılûne

  Mâide / 58 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Namaza çağırdığınız zaman, onu alay ve eğlence konusu yaparlar. Bu onların, akıllarını kullanmayan bir toplum olmalarından dolayıdır.

kavmun lâ ya’kılûne

  Mâide / 58 -

 Gültekin Onan = Onlar, siz birbirinizi namaza çağırdığınızda onu alay ve oyun (konusu) edinirler. Bu gerçekten onların akletmeyen bir topluluk olmalarındandır.

kavmun lâ ya’kılûne

  Mâide / 58 -

 Harun Yıldırım = Namaza çağırdığınız zaman onu eğlence ve oyun edinirler. İşte bu onların akıllarını kullanamayan bir toplum olmalarındandır.

kavmun lâ ya’kılûne

  Mâide / 58 -

 Hasan Basri Çantay = (Ezanla) birbirinizi namaza çağırdığınız zaman (onu) bir eğlence ve bir oyun (mevzuu) edinirler. Bu, kendilerinin hakıykaten akıllarını kullanmaz bir günûh olmalarındandır.

kavmun lâ ya’kılûne

  Mâide / 58 -

 Hayrat Neşriyat = Hem (siz ezan okuyarak) namaza çağırdığınız zaman, onu alaya ve eğlenceye alırlar. Bu, şübhesiz onların akıl erdirmeyen bir kavim olmalarındandır.

kavmun lâ ya’kılûne

  Mâide / 58 -

 İbni Kesir = Birbirinizi namaza çağırdığınızda; onu alay ve eğlenceye alırlar. Bu, onların gerçekten kabul edemez bir topluluk olmalarındandır.

kavmun lâ ya’kılûne

  Mâide / 58 -

 Kadri Çelik = Namaza çağırdığınızda onu alay ve oyalanmaya alırlar. Bu, onların akıl etmeyen bir topluluk olmasındandır.

kavmun lâ ya’kılûne

  Mâide / 58 -

 Muhammed Esed = Onları namaza çağırdığınızda onu küçümserler ve alaya alırlar- Çünkü onlar akıllarını kullanmayan bir topluluktur.

kavmun lâ ya’kılûne

  Mâide / 58 -

 Mustafa İslamoğlu = Onları salat'a çağırdığınız zaman, onu hafife alırlar ve oyun ederler. Bu, onların kafalarını kullanmayan bir topluluk olduğunu göstermektedir.

kavmun lâ ya’kılûne

  Mâide / 58 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Ve namaza çağırdığınız zaman onu bir eğlence ve bir oyuncak ittihaz ederler. Bu da şüphe yok ki, onların âkilâne düşünmez bir kavim olmalarındandır.

kavmun lâ ya’kılûne

  Mâide / 58 -

 Ömer Öngüt = (Onları ezan ile) namaza çağırdığınız zaman, namazınızı alay ve eğlence konusu yaparlar. Böyle yapmaları, akıl erdirmeyen bir topluluk olmalarındandır.

kavmun lâ ya’kılûne

  Mâide / 58 -

 Şaban Piriş = Namaza çağırdığınızda, onu alaya ve eğlenceye alırlar. Bu, onların akletmeyen bir toplum olmasındandır.

kavmun lâ ya’kılûne

  Mâide / 58 -

 Sadık Türkmen = Siz namaza çağırdığınız zaman, onu alaya alıp eğlence yerine koyuyorlar. Bu şüphesiz onların, ilerisini düşünmeyen bir ekip/grup/takım olmalarındandır.

kavmun lâ ya’kılûne

  Mâide / 58 -

 Seyyid Kutub = Birbirinizi namaza çağırmak için ezan okuduğunuz zaman, onlar bu çağrınızı alaya alırlar, eğlence konusu yaparlar. Bu davranış onların aklı başında olmayan kimseler olmalarından kaynaklanıyor.

kavmun lâ ya’kılûne

  Mâide / 58 -

 Suat Yıldırım = Siz ezan okuyarak namaza dâvet edince, bunu alay ve eğlence konusu yaparlar. Onların böyle yapmalarının sebebi, akıllarını kullanmayıp bu güzelliği anlamamalarıdır.

kavmun lâ ya’kılûne

  Mâide / 58 -

 Süleyman Ateş = Namaza çağırıldığınız zaman onu eğlence ve oyun yerine koydular. Düşüncesiz bir topluluk oldukları için böyle yaptılar.

kavmun lâ ya’kılûne

  Mâide / 58 -

 Tefhim-ul Kuran = Onlar, siz birbirinizi namaza çağırdığınızda onu alay ve oyun (konusu) edinirler. Bu, gerçekten onların akıl erdirmeyen bir topluluk olmalarındandır.

kavmun lâ ya’kılûne

  Mâide / 58 -

 Ümit Şimşek = Siz namaz için ezan okuduğunuzda, onlar bunu eğlence ve oyun edinirler; çünkü onlar akılları ermeyen bir güruhtur.

kavmun lâ ya’kılûne

  Mâide / 58 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Namaza çağırdığınızda onu oyun ve eğlence edindiler. Böyle yaptılar; çünkü onlar akıllarını işletmeyen bir topluluktur.

kavmun lâ ya’kılûne

  Mâide / 58 -

 İskender Ali Mihr = Ve namaza çağırdığınız (ezan okuduğunuz) zaman, onu oyun ve alay konusu edindiler. Bu, onların akıl etmeyen (aklını kullanmayan) bir kavim olmaları sebebiyledir.

kavmun lâ ya’kılûne

  Mâide / 58 -

 İlyas Yorulmaz = Onları namaza çağırdığınız zaman, namazı eğlence ve oyun haline getirip alaya alırlar. Bu davranış biçimi onların aklını kullanmayan bir topluluk olduğunu gösterir.

lâ ya’kılûne

  Mâide / 103 -

 Diyanet İşleri = Allah, ne “Bahîre”, ne “Sâibe”, ne “Vasîle”, ne de “Hâm” diye bir şey meşru kılmamıştır. Fakat, inkâr edenler Allah’a karşı yalan uyduruyorlar. Zaten çoklarının aklı da ermez.

lâ ya’kılûne

  Mâide / 103 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Allah, ne bahîreyi meşru kılmıştır, ne sâibeyi, ne vasîlayı, ne de hâmı; fakat kâfir olanlar, Allah'a, yalan yere iftirâ ederler ve onların çoğunun da aklı ermez.

lâ ya’kılûne

  Mâide / 103 -

 Abdullah Parlıyan = Bazı hayvan cinslerinin, batıl inanç ve düşüncelerle binilmemesi, kesilmemesi ve batıl ilahlara adanması şeklinde işaretlenmesi ve insanların kullanımından alıkonması, Allah'ın emri değildir. Ama Allah'tan gelen gerçekleri örtbas edenler, kendi uydurdukları yalanları Allah'a yakıştırırlar ve onların çoğu akıllarını asla kullanmazlar.

lâ ya’kılûne

  Mâide / 103 -

 Adem Uğur = Allah bahîra, sâibe, vasîle ve hâm diye bir şey (meşru) kılmamıştır. Fakat kâfirler, yalan yere Allah'a iftira etmektedirler ve onların çoğunun da kafaları çalışmaz.

lâ ya’kılûne

  Mâide / 103 -

 Ahmed Hulusi = Allâh Bahire, Saibe, Vasıyle ve Ham (isimleriyle tanımlanan bir kısım kurbanlıklar) diye bir şey hükmetmemiştir (bu bir kısım insanların uydurmacılık geleneğidir). Ne var ki, hakikat bilgisini inkâr edenler, Allâh üzerine yalan uyduruyorlar! Onların çoğunluğu aklını kullanmaz!

lâ ya’kılûne

  Mâide / 103 -

 Ahmet Tekin = Beş batın yavru veren, beşinci batın yavrusu erkek olan devenin, faydalanılmaktan vazgeçilerek kulağının yarılıp salıverilmesinin; dertten kurtuluş adağı olarak bir hayvanın faydalanılmaktan vazgeçilip putlara adanarak salma gezer halde bırakılmasının; peşpeşe birkaç dişi yavru doğuran devenin (veya koyunun) doğurduğu erkek yavrunun putlara adanmasının; on batın döl veren erkek devenin sırtına yük vurulmamasının, başıboş bırakılarak yayılmasının ve su içmesinin engellenmemesinin kutsallığının meşruiyyetiyle ilgili Allah herhangi bir hüküm koymamıştır. Fakat kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenler, kâfirler Allah adına yalan uydurarak iftira etmektedirler. Onların çoğu akıllarını kullanarak dinin hakikatini kavrayamıyorlar.

lâ ya’kılûne

  Mâide / 103 -

 Ahmet Varol = Kulağı yarılıp salıverilen, putlara adanan, erkek dişi ikizler doğuran ve on defa yavru yapmasından dolayı sırtına yük vurulmayan hayvanlarla ilgili uygulamaların hiçbirini Allah emretmemiştir. Ancak kâfirler Allah'a karşı yalan uyduruyorlar. Onların çoğu akıl erdiremiyor. [18]

lâ ya’kılûne

  Mâide / 103 -

 Ali Bulaç = Allah Bahiyre'den Saibe'den Vasiyle'den ve Ham'dan hiç birini (meşru) kılmamıştır. Ancak inkâr edenler, Allah'a karşı yalan düzüp uyduruyorlar. Onların çoğu akıl erdirmez.

lâ ya’kılûne

  Mâide / 103 -

 Ali Fikri Yavuz = Allah, (câhiliyyet devrindeki âdet üzere) kulağı yarılıp salıverilen ve putlara adak yapılan develerle, putlar için kesilen erkek koyunların ve sırtı yüke haram kılınan develerin hiç birini meşru kılmamıştır. Fakat, küfredenler, Allah’a yalan uydururlar. Onların çoğunun akılları ermez.

lâ ya’kılûne

  Mâide / 103 -

 Ali Ünal = Allah, beşincide erkek doğuran devenin sütünü putlara bırakmayı da, adak adayıp adağı yerine gelince dişi veya erkek deveyi salıverip ondan faydalanmayı nefsine haram etmeyi de, biri erkek diğeri dişi ikiz doğuran koyun veya devenin erkek yavrusunu putlar için serbest bırakmayı da, on nesli dölleyen erkek deveyi salıp ondan istifadeyi nefsine haram kılmayı da emretmedi (insanların kendiliklerinden hükümler koyup, sonra da bunları Allah’a, Din’e atfetmelerine kesinlikle izin vermedi). Fakat o küfredenler, (Din adına) yalanlar uydurup, sanki bunları Allah emretmiş gibi O’na iftirada bulunmaktadırlar. Esasen o küfredenlerin çoğu, düşünüp akletmekte değillerdir.