Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
lâ temûtunne
Diyanet İşleri = İbrahim, bunu kendi oğullarına da vasiyet etti, Yakub da öyle: “Oğullarım! Allah, sizin için bu dini (İslâm’ı) seçti. Siz de ancak müslümanlar olarak ölün” dedi.
lâ temûtunne
Abdulbaki Gölpınarlı = İbrahîm de bunu oğullarına vasiyet etti, Yakup da, oğullarım dedi, Allah şüphesiz sizin için bir din seçti, siz de artık ancak Müslüman olarak ölün.
lâ temûtunne
Abdullah Parlıyan = İbrahim de, Yakub da çocuklarına şu vasiyette bulundu: “Evlatlarım! Bakın Allah size en saf ve en temiz inancı bahşetti. Öyleyse müslümanlar olarak ölün.”
lâ temûtunne
Adem Uğur = Bunu İbrahim de kendi oğullarına vasiyet etti, Yakub da: Oğullarım! Allah sizin için bu dini (İslâm'ı) seçti. O halde sadece müslümanlar olarak ölünüz (dedi).
lâ temûtunne
Ahmed Hulusi = İbrahim (bu gerçek doğrultusunda) oğullarına vasiyette bulundu, Yakup da: "Oğullarım, Allâh sizin için bu dini (sistem anlayışını) seçti. Allâh'a teslim olmuşluğunuzun farkında olmadan sakın ölmeyin. " (Müslim, Allâh'a tam - kesin teslim olmuş olduğunun bilincine ermiş olan. )
lâ temûtunne
Ahmet Tekin = Bu dini, İbrâhim oğullarına tekrar tekrar tavsiye etti. Yâkub da:'Ey benim oğullarım, Allah bu dini, İslâm’ı sizin için seçti. Kesinlikle, İslâm’ı yaşayan müslümanlar olarak ruhunuzu teslim edin' diye tekrar tekrar tavsiyede bulundu.
lâ temûtunne
Ahmet Varol = İbrahim, oğullarına da bunu tavsiye etti. Ya'kub da aynı tavsiyede bulunarak şöyle dedi: 'Ey oğullarım! Allah sizin için bu dini seçti. Artık ancak Müslüman kimseler olarak ölün.'
lâ temûtunne
Ali Bulaç = Bunu İbrahim, oğullarına vasiyet etti, Yakup da: "Oğullarım, şüphesiz Allah sizlere bu dini seçti, siz de ancak müslüman olarak can verin" (diye benzer bir vasiyette bulundu.)
lâ temûtunne
Ali Fikri Yavuz = Bu dini, Hazreti İbrahim, kendi oğullarına vasiyyet ettiği gibi, Hazreti Yakub da vasiyyet etti: “-Ey oğullarım, şüphe yok ki, Allah, râzı olduğu İslâm dinini sizin için seçti. O halde siz, (ölüm gelmeden önce müslüman bulunun da) ancak müslüman olarak can verin” dedi.
lâ temûtunne
Ali Ünal = (Âlemlerin Rabbi’ne tam manâsıyla teslimiyeti) İbrahim, oğulları (İsmail ve İshak’la birlikte) Yakub’a da vasiyet buyurdu ve şöyle dedi: “Oğullarım, şüphesiz Allah, (farklı farklı yollar, inanç ve yaşayış sistemleri içinde) sizin için, (razı olduğu ve her türlü şirkten uzak olarak O’na tam teslimi yet esasına dayanan İslâm) Dini’ni seçti. Siz de, (başka hiçbir din aramadan) ancak Müslümanlar olarak can vermeye bakın.”
lâ temûtunne
Bayraktar Bayraklı = Bunu İbrâhim de oğullarına vasiyet etti. Yakub da, “Ey oğullarım! Allah sizin için bu dini seçti. O halde Müslüman olarak ölünüz” dedi.
lâ temûtunne
Bekir Sadak = Ibrahim bunu ogullarina vasiyet etti. Yakub da: «Ogullarim! Allah dini size secti, siz de ancak O'na teslim olmus olarak can verin» dedi.
lâ temûtunne
Celal Yıldırım = Bunu (dini ve teslimiyeti) İbrahim kendi oğullarına tavsiye etti. Yâkub da tavsiyede bulunarak (dedi ki): «Oğullarım! Allah bu dini sizin için beğenip seçmiştir. Artık siz de ancak müslüman olarak (Hakk'a gönülden bağlanıp boyun eğerek) can verin.»
lâ temûtunne
Cemal Külünkoğlu = Aynı şeyi, İbrahim, oğullarına da tavsiye etti. (Torunu) Yakup da (öyle yaptı ve): “Ey oğullarım! Allah size bu dini seçmiş bulunuyor. O halde (Müslüman olarak yaşayın ki) ancak Müslümanlar olarak ölün.”
lâ temûtunne
Diyanet İşleri (eski) = İbrahim bunu oğullarına vasiyet etti. Yakub da: 'Oğullarım! Allah dini size seçti, siz de ancak O'na teslim olmuş olarak can verin' dedi.
lâ temûtunne
Diyanet Vakfi = Bunu İbrahim de kendi oğullarına vasiyet etti, Ya'kub da, «Oğullarım! Allah sizin için bu dini (İslâm'ı) seçti. O halde sadece müslümanlar olarak ölünüz» (dediler).
lâ temûtunne
Edip Yüksel = İbrahim ve daha sonra Yakup şunu çocuklarına öğütledi: 'Evlatlarım! ALLAH sizin için bu dini seçti; müslüman olarak ölmeye bakın.'
lâ temûtunne
Elmalılı Hamdi Yazır = İbrâhim de bunu kendi oğullarına vasiyyet etti, Ya'kub da: "Oğullarım, Allâh, sizin için o dini seçti, bundan dolayı sadece müslümanlar olarak ölünüz." (dedi).
lâ temûtunne
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Bunu İbrahim, oğlullarına vasiyet etti, Yakup da: «Oğullarım, şüphesiz Allah sizlere bu dini seçti, siz de ancak müslüman olarak can verin» (diye benzer vasiyette bulundu.)
lâ temûtunne
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Bu dini İbrahim, kendi oğullarına vasiyyet etti, Yakub da öyle yaptı: «Ey oğullarım! Muhakkak ki, bu dini size Allah seçti, başka dinlerden uzak durun, yalnızca müslüman olarak can verin!» dedi.
lâ temûtunne
Gültekin Onan = Bunu İbrahim oğullarına vasiyet etti. Yakup da: "Oğullarım, kuşkusuz Tanrı sizlere bu dini seçti, siz de ancak / yalnızca müslüman olarak can verin [diye benzer bir vasiyette bulundu].
lâ temûtunne
Harun Yıldırım = İbrahim onu oğullarına vasiyet etti, Yakub da… "Oğullarım, şüphesiz Allah sizin için bu dini seçti; öyleyse, siz de ancak müslümanlar olarak can verin!"
lâ temûtunne
Hasan Basri Çantay = İbrahim, bunu (ayni şey'i) oğullarına da tavsiye etdi. (Torunu) Ya'kûb da (öyle yapdi:) «Ey oğullarım, Allah sizin için (İslâm) dîni (ni) beğenib seçdi. O halde siz de (başka değil) ancak müslümanlar olarak can verin (dedi)».
lâ temûtunne
Hayrat Neşriyat = Ve İbrâhîm bunu oğullarına vasiyet etti, Ya'kub da. (O böylece dedi ki:) 'Ey oğullarım! Şübhesiz ki Allah, sizin için bu dîni seçti; öyleyse siz ancak (Allah’a) teslîm olmuş kimseler olarak can verin!'
lâ temûtunne
İbni Kesir = İbrahim bunu oğullarına da tavsiye etti. Ya'kub da: Ey oğullarım, Allah sizin için dinini seçti. Onun için siz de yalnız Müslüman olarak can verin, dedi.
lâ temûtunne
Kadri Çelik = İbrahim bunu (teslimiyeti) oğullarına vasiyet etti. Yakup da “Oğullarım! Allah dini size seçti, siz de ancak teslim olmuş kimseler olarak can verin” dedi.
lâ temûtunne
Muhammed Esed = Ve İbrahim çocuklarına bunu aynen vasiyet etti; Yakup da (böyle yaptı): "Evlatlarım! Bakın, Allah size en saf ve temiz inancı bahşetti; öyleyse O'na teslim olmadan ölümün sizi alt etmesine izin vermeyin."
lâ temûtunne
Mustafa İslamoğlu = İşte İbrahim, kendi oğullarına bu dini vasiyet etmişti; nitekim Yakub da öyle yaptı: "Yavrucuklarım! Allah size en saf, en temiz inancı seçti! Şu halde (Allah'a) tam teslim olmadan can verecekseniz sakın ölmeyin!"
lâ temûtunne
Ömer Nasuhi Bilmen = Ve bununla (diyanet-i İslâmiyye ile) İbrahim de oğullarına vasiyette bulundu, Yakup da. Her biri dedi ki: «Oğullarım, şüphe yok ki Allah Teâlâ sizin için din-i İslâm'ı ihtiyar buyurdu. Binaenaleyh siz ölmeyiniz, ancak müslüman olduğunuz halde ölünüz.»
lâ temûtunne
Ömer Öngüt = İbrahim de bunu kendi oğullarına vasiyet etti. Yakup da: “Oğullarım! Allah bu dini sizin için beğenip seçmiştir. Siz de ancak müslümanlar olarak can verin. ” dedi.
lâ temûtunne
Şaban Piriş = İbrahim, bunu oğullarına da tavsiye etti. Yakup da öyle yaptı (ve onun da oğullarından son dileği şuydu:) -Ey oğullarım, Allah sizin için bu dini seçti. Öyleyse, siz de ancak müslüman olarak can verin!
lâ temûtunne
Sadık Türkmen = Ibrahim bunu kendi oğullarına da vasiyet etti, Yakup ta öyle: “Oğullarım! Allah sizin için bu dini seçti. Siz de ancak müslümanlar olarak ölün” dedi.
lâ temûtunne
Seyyid Kutub = İbrahim (bu ilâhî buyruğu) oğullarına tavsiye etti. Yakub da; «Ey oğullarım, Allah sizin için bu dini seçti, mutlaka müslüman olarak ölünüz» dedi.
lâ temûtunne
Suat Yıldırım = Bu dini İbrâhim kendi evlatlarına vasiyet ettiği gibi Yâkub da böyle yaptı ve: "Evlatlarım! dedi, Allah sizin için bu dini seçti. Sakın Müslümanlıktan başka bir din üzere ölmeyin."
lâ temûtunne
Süleyman Ateş = İbrâhim de bunu kendi oğullarına vasiyyet etti, Ya'kub da: "Oğullarım, Allâh, sizin için o dini seçti, bundan dolayı sadece müslümanlar olarak ölünüz." (dedi).
lâ temûtunne
Tefhim-ul Kuran = Bunu İbrahim, oğlullarına vasiyet etti, Yakup da: «Oğullarım, şüphesiz Allah sizlere bu dini seçti, siz de ancak müslüman olarak can verin» (diye benzer vasiyette bulundu.)
lâ temûtunne
Ümit Şimşek = Aynı şeyi, İbrahim, oğullarına da vasiyet etti. Yakub da öyle yaptı: 'Oğullarım, Allah size bu dini seçmiş bulunuyor. Siz de ancak Müslüman olarak can verin.'
lâ temûtunne
Yaşar Nuri Öztürk = İbrahim de oğullarına şunu vasiyet etti, Yakub da: "Oğullarım! Allah sizin için bu dini seçmiştir. O halde ancak müslümanlar olarak can verin."
lâ temûtunne
İskender Ali Mihr = Ve, İbrâhîm (a.s) onu (Allah’a teslim olmayı) kendi oğullarına vasiyet etti. Ve Yâkub (a.s) da: “Ey oğullarım! Muhakkak ki Allah, bu dîni sizin için seçti. Artık siz, Allah’a teslim olmadan ölmeyin.” diye (vasiyet etti)..
lâ temûtunne
İlyas Yorulmaz = İbrahim de, Yakup da oğullarına “Ey Oğullarım! Allah sizin için bir din seçti (belirledi). Ancak ve ancak bu dine teslim olmuşlar (müslümanlar) olarak ölün” dediler.
ve lâ temûtunne (temûtu enne)
Diyanet İşleri = Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten nasıl sakınmak gerekiyorsa, öylece sakının ve siz ancak müslümanlar olarak ölün.
ve lâ temûtunne (temûtu enne)
Abdulbaki Gölpınarlı = Ey inananlar, Allah'tan nasıl sakınmak lâzımsa öyle sakının ve ancak Müslüman olarak can verin.
ve lâ temûtunne (temûtu enne)
Abdullah Parlıyan = Siz ey iman edenler! Mutlaka yolunuzu Allah ve kitabıyla bulmaya çalışın ve ancak müslüman olarak can verin.
ve lâ temûtunne (temûtu enne)
Adem Uğur = Ey iman edenler! Allah'tan, O'na yaraşır şekilde korkun ve ancak müslümanlar olarak can verin.
ve lâ temûtunne (temûtu enne)
Ahmed Hulusi = Ey iman edenler. . . Allâh'tan (size yaptıklarınızın sonuçlarını kesinlikle yaşatacağı için) hakkıyla korunun ve ancak teslim olmuşluğunu yaşayanlar olarak ölün.
ve lâ temûtunne (temûtu enne)
Ahmet Tekin = Ey iman nimetine kavuşanlar, müttakî olmanın bütün icaplarını yerine getirerek, takva esaslarını hayata geçirerek lâyıkı vechile Allah’a sığının, emirlerine yapışarak günahlardan arınıp kendinizi Allah’ın azabından koruyun. Kesinlikle İslâm’ı yaşayan müslüman olarak ruhunuzu teslim edin.
ve lâ temûtunne (temûtu enne)
Ahmet Varol = Ey iman edenler! Allah'tan gereği gibi sakının ve ancak Müslümanlar olarak ölün.
ve lâ temûtunne (temûtu enne)
Ali Bulaç = Ey iman edenler! Allah'tan, O'na yaraşır şekilde korkun ve ancak müslümanlar olarak can verin.
ve lâ temûtunne (temûtu enne)
Ali Fikri Yavuz = Ey müminler! Gerçek takvâya yaraştığı gibi, Allah’dan korkup sakının ve her halde müslüman olarak can verin.
ve lâ temûtunne (temûtu enne)
Ali Ünal = Ey iman edenler! O’na karşı gelmekten ne ölçüde sakınmak gerekiyorsa o ölçüde Allah’a karşı gelmekten sakının ve ancak (O’na gönülden teslim olmuş) Müslümanlar olarak can vermeye bakın.