Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

lâ tekun

  Nisâ / 105 -

 Diyanet İşleri = (Ey Muhammed!) Biz sana Kitab’ı (Kur’an’ı) hak olarak indirdik ki, insanlar arasında Allah’ın sana öğrettikleri ile hüküm veresin. Sakın hainlerin savunucusu olma.

lâ tekun

  Nisâ / 105 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Biz sana kitabı, insanlar arasında Allah'ın sana gösterdiği gibi hükmedesin diye bir gerçek olarak indirdik, hainleri savunma.

lâ tekun

  Nisâ / 105 -

 Abdullah Parlıyan = Allah'ın sana gösterdiği şekilde insanlar arasında hükmedesin diye bu kitabı gerçekleri içeren bir kitap olarak indirdik. Sakın hainlerin savunucusu olma.

lâ tekun

  Nisâ / 105 -

 Adem Uğur = Allah'ın sana gösterdiği şekilde insanlar arasında hükmedesin diye sana Kitab'ı hak ile indirdik; hainlerden taraf olma!

lâ tekun

  Nisâ / 105 -

 Ahmed Hulusi = Kesinlikle biz inzâl ettik sana hakikat bilgisini, Hak olarak insanlar arasında Allâh'ın gösterdiği ile hüküm vermen için. Hainleri savunma!

lâ tekun

  Nisâ / 105 -

 Ahmet Tekin = Allah’ın sana gösterdiğini, öğrettiğini esas alıp, insanlar arasında idareci, hâkim ve hakem olarak, icraat yapasın diye sana kitabı, Kur’ân’ı gerekçeli, hikmete dayalı olarak, toplumda hakça düzeni gerçekleştirmen için indirdik. Hâinlerin, haksızların savunucusu olma.

lâ tekun

  Nisâ / 105 -

 Ahmet Varol = Biz, Allah'ın sana gösterdiği şekilde insanlar arasında hükmetmen için hak üzere sana Kitab'ı indirdik. Hainlerin savunucusu olma!

lâ tekun

  Nisâ / 105 -

 Ali Bulaç = Şüphesiz, Allah'ın sana gösterdiği gibi insanlar arasında hükmetmen için biz sana Kitabı hak olarak indirdik. (Sakın) Hainlerin savunucusu olma.

lâ tekun

  Nisâ / 105 -

 Ali Fikri Yavuz = Gerçekten biz sana kitabı hak olarak indirdik ki, insanlar arasında Allah’ın sana gösterdiği şekilde hüküm veresin. Hâinlere yardımcı olma.

lâ tekun

  Nisâ / 105 -

 Ali Ünal = (Ey Rasûlüm!) Biz sana Kitabı insanlar arasında Allah’ın sana gösterdiği şekilde hükmedesin diye, kendisinde hiçbir şüphe olmayacak şekilde ve gerçeğin ta kendisi olarak indirdik. Şu halde, (suçlu ile suçsuzu tam ayırt edip, suçsuz aleyhinde) hainlere yardımcı ve müdafaacı olma!

lâ tekun

  Nisâ / 105 -

 Bayraktar Bayraklı = Allah'ın sana gösterdiği şekilde insanlar arasında hükmedesin diye, sana kitabı bir amaç için indirdik; o halde ihanet edenlere taraf olma!.

lâ tekun

  Nisâ / 105 -

 Bekir Sadak = Dogrusu, insanlar arasinda Allah'in sana gosterdigi gibi hukmedesin diye Kitap'i sana hak olarak indirdik; hakki gozet, hainlerden taraf olma.

lâ tekun

  Nisâ / 105 -

 Celal Yıldırım = Allah'ın sana gösterdiği ölçü ve anlamda, insanlar arasında hükmedesin diye bu Kitab'ı hak olarak şüphesiz ki sana indirdik. Artık hâinlerden yana savunucu olma !.

lâ tekun

  Nisâ / 105 -

 Cemal Külünkoğlu = (Ey Muhammed!) Doğrusu biz sana gerçeğin ta kendisi olan Kur'an'ı indirdik ki insanlar arasında Allah'ın sana gösterdiği şekilde hükmedesin. Sakın hainlerin savunucusu olma!

lâ tekun

  Nisâ / 105 -

 Diyanet İşleri (eski) = Doğrusu, insanlar arasında Allah'ın sana gösterdiği gibi hükmedesin diye Kitap'ı sana hak olarak indirdik; hakkı gözet, hainlerden taraf olma.

lâ tekun

  Nisâ / 105 -

 Diyanet Vakfi = Allah'ın sana gösterdiği şekilde insanlar arasında hükmedesin diye sana Kitab'ı hak ile indirdik; hainlerden taraf olma!

lâ tekun

  Nisâ / 105 -

 Edip Yüksel = Halkın arasında ALLAH'ın sana gösterdiği gibi yargı veresin diye Biz sana gerçeği içeren kitabı indirdik. Hainlerden yana olma.

lâ tekun

  Nisâ / 105 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Elhak biz sana bihakkın kitab indirdik ki insanlar arasında Allahın sana gösterdiği vechile hukm edesin; hâinlere müdafaa vekili olma

lâ tekun

  Nisâ / 105 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Doğrusu Biz sana gerçeğin ta kendisi olan kitab (Kur'an)'ı indirdik ki insanlar arasında Allah'ın sana gösterdiği şekilde hükmedesin. Sakın hainlerin savunucusu olma!

lâ tekun

  Nisâ / 105 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Biz sana Kitab (Kur'ân)ı hak olarak indirdik ki, insanlar arasında Allah'ın sana gösterdiği şekilde hüküm veresin. Sakın hainlerin savunucusu olma!

lâ tekun

  Nisâ / 105 -

 Gültekin Onan = Şüphesiz, Tanrı'nın sana gösterdiği gibi insanlar arasında hükmetmen için biz sana Kitabı hak olarak indirdik. (Sakın) Hainlerin savunucusu olma.

lâ tekun

  Nisâ / 105 -

 Harun Yıldırım = Muhakkak ki biz sana kitabı hak ile indirdik ki insanlar arasında Allah’ın sana gösterdiği şekilde hükmedesin. Hainlerin savunucusu olma!

lâ tekun

  Nisâ / 105 -

 Hasan Basri Çantay = Hakıykat, biz sana kitabı — Allahın sana gösterdiği vech ile insanlar arasında hükmetmen için — hak olarak indirdik, Haainlere bir müdâfaacı olma.

lâ tekun

  Nisâ / 105 -

 Hayrat Neşriyat = (Habîbim, yâ Muhammed!) Şübhesiz ki biz, bu Kitâb’ı sana hak ile indirdik ki, insanlar arasında Allah’ın sana gösterdiği şekilde hüküm veresin! Hâinler için ise, müdâfaa edici olma!

lâ tekun

  Nisâ / 105 -

 İbni Kesir = Dosdoğrusu Biz, sana kitabı hak olarak indirdik ki insanlar arasında Allah'ın sana gösterdiği gibi hüküm veresin. Hainlerin savunucusu olma.

lâ tekun

  Nisâ / 105 -

 Kadri Çelik = Doğrusu, insanlar arasında Allah'ın sana gösterdiği gibi hükmedesin diye kitabı sana hak olarak indirdik; (o halde sakın) hainlerden taraf olma.

lâ tekun

  Nisâ / 105 -

 Muhammed Esed = Biz sana, hakikati ortaya koyan bu ilahi kelamı indirdik ki insanlar arasında Allahın sana öğrettiğine göre hüküm verebilesin. O halde ihanet edenlerle tartışmaya girme,

lâ tekun

  Nisâ / 105 -

 Mustafa İslamoğlu = Biz sana, insanlar arasında Allah'ın sana gösterdiği gibi hüküm verebilesin diye hakikatin ifadesi olan bu vahyi indirdik; sakın hainlere taraftar olma!

lâ tekun

  Nisâ / 105 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Şüphesiz Biz sana kitabı hak olarak indirdik ki insanlar arasında Allah Teâlâ'nın sana bildirdiği vech ile hükmedesin ve hainler için müdafaacı olma.

lâ tekun

  Nisâ / 105 -

 Ömer Öngüt = Doğrusu biz sana Kitab'ı hak olarak indirdik ki, insanların arasında Allah'ın sana gösterdiği gibi hüküm veresin. Hâinlerden taraf olma!

lâ tekun

  Nisâ / 105 -

 Şaban Piriş = Şüphesiz biz, sana kitabı insanlar arasında Allah’ın sana gösterdiği gibi hüküm veresin diye hak olarak indirdik, hainlerin savunucusu olma.

lâ tekun

  Nisâ / 105 -

 Sadık Türkmen = (Ey Muhammed!) Biz sana Kitab’ı (Kur’an’ı) hak olarak indirdik ki, insanlar arasında, Allah’ın sana öğrettikleri ile hüküm veresin. Sakın hainlerin savunucusu olma!

lâ tekun

  Nisâ / 105 -

 Seyyid Kutub = Biz sana bu hak içerikli kitabı indirdik ki, insanlar arasında Allah'ın gösterdiği gibi hüküm veresin. Sakın hainlerin savunucusu olma.

lâ tekun

  Nisâ / 105 -

 Suat Yıldırım = İnsanlar arasında Allah’ın sana bildirdiği şekilde hükmetmen için Biz sana kitabı gerçeğin, hakkın ta kendisi olarak indirdik. Artık hainlerin müdafaacısı (avukatı) olma.

lâ tekun

  Nisâ / 105 -

 Süleyman Ateş = Biz sana Kitabı gerçek ile indirdik ki, insanlar arasında Allâh'ın sana gösterdiği biçimde hüküm veresin; hâinlerin savunucusu olma!

lâ tekun

  Nisâ / 105 -

 Tefhim-ul Kuran = Şüphesiz, Allah'ın sana gösterdiği gibi insanlar arasında hükmetmen için biz sana Kitabı hak olarak indirdik. (Sakın) Hainlerin savunucusu olma.

lâ tekun

  Nisâ / 105 -

 Ümit Şimşek = Biz sana, insanlar arasında Allah'ın gösterdiği şekilde hüküm vermen için, kitabı hak ile indirdik. Onun için hainlerin savunucusu olma.

lâ tekun

  Nisâ / 105 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Kuşku yok ki, biz bu Kitap'ı sana, insanlar arasında Allah'ın sana gösterdiği ile hükmedesin diye hak olarak indirdik. Sakın hainlere yardakçı olma!

lâ tekun

  Nisâ / 105 -

 İskender Ali Mihr = Muhakkak ki insanlar arasında Allah’ın sana gösterdiği şekilde hükmetmen için Biz, sana Kitab’ı hak olarak indirdik. Ve ihanet edenlere taraftar olma.

lâ tekun

  Nisâ / 105 -

 İlyas Yorulmaz = Sana kitabı insanlar arasında, Allah’ın sana öğrettiği şekilde hüküm vermen için, hak olarak indirdik. O halde (hüküm vermede) Allah’a ihanet edenlerle, verdiğin hükümleri tartışma.

ve lâ tekun

  A’râf / 205 -

 Diyanet İşleri = Rabbini, içinden yalvararak ve korkarak, yüksek olmayan bir sesle sabah-akşam zikret ve gafillerden olma.

ve lâ tekun

  A’râf / 205 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Sabah ve akşam çağları, yalvarıp yakararak ve ondan korkarak, fakat fazla bağırmamak şartıyla ve içinden gelerek an Rabbini ve gaflet edenlerden olma.

ve lâ tekun

  A’râf / 205 -

 Abdullah Parlıyan = Ve sen ey peygamber! Alçak gönüllülükle, korku ve duyarlılık içinde, sesini yükseltmeden, sabah akşam Rabbini an ve sakın umursamaz kimselerden olma.

ve lâ tekun

  A’râf / 205 -

 Adem Uğur = Kendi kendine, yalvararak ve ürpererek, yüksek olmayan bir sesle sabah akşam Rabbini an. Gafillerden olma.

ve lâ tekun

  A’râf / 205 -

 Ahmed Hulusi = Rabbini nefsinde, haddini bilerek, hissederek ve gizlice, gösterişsiz, sesini yükseltmeden, sabah - akşam zikret, hatırla ve derinliğine düşün! Gâfillerden olma!

ve lâ tekun

  A’râf / 205 -

 Ahmet Tekin = 'İçinden, yalvara yakara, korka korka, alçak bir sesle, gündüzün ilk ve son saatlerinde Rabbini zikre, şükre devam et, ibadet et, dinini ve şeriatını anlat. Gafillerden olma.'

ve lâ tekun

  A’râf / 205 -

 Ahmet Varol = Rabbini gönülden yalvararak ve korku ile, yüksek olmayan bir sesle sabah akşam an. Gafillerden olma.

ve lâ tekun

  A’râf / 205 -

 Ali Bulaç = Rabbini, sabah akşam, yüksek olmayan bir sesle, kendi kendine, ürpertiyle, yalvara yalvara ve için için zikret. Gaflete kapılanlardan olma.

ve lâ tekun

  A’râf / 205 -

 Ali Fikri Yavuz = Sabah ve akşam, içinden yalvararak ve korkarak, aşikâreden (içten hafif) bir sesle Rabbini an (dua ve zikret). Gâfillerden olma.

ve lâ tekun

  A’râf / 205 -

 Ali Ünal = Rabbini sabah ve akşam içten içe, yalvararak, ürpererek, yüksek olmayan (fakat kendinin işitebileceği) bir sesle zikret ve sakın gafillerden olma.