Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
lâ tebdîle
Diyanet İşleri = Dünya hayatında da, ahirette de onlar için müjde vardır. Allah’ın sözlerinde hiçbir değişme yoktur. İşte bu büyük başarıdır.
lâ tebdîle
Abdulbaki Gölpınarlı = Onlara müjde var dünyâ yaşayışında da, âhirette de. Allah'ın sözlerinin değişmesine imkân yok. Budur en büyük kurtuluş ve saâdet.
lâ tebdîle
Abdullah Parlıyan = Onlar için hem bu dünya hayatında, hem de sonraki hayatta müjdeler var. Allah'ın vaadinde asla değişme yoktur. O verdiği sözü mutlaka yerine getirir. İşte büyük kurtuluş ve mutluluk da budur.
lâ tebdîle
Adem Uğur = Dünya hayatında da ahirette de onlara müjde vardır. Allah'ın sözlerinde asla değişme yoktur. İşte bu, büyük kurtuluşun kendisidir.
lâ tebdîle
Ahmed Hulusi = Dünya hayatında da sonsuz gelecekte de müjde vardır onlara. . . Allâh sözleri için asla değişme söz konusu değildir! İşte bu aziym kurtuluştur!
lâ tebdîle
Ahmet Tekin = Dünya hayatında da, âhirette, ebedî yurtta da onlara müjdeler var. Allah’ın sözlerinde, va’dinde, hükümlerinde, kanunlarında bir değişiklik olmaz, onların yerini başka kanunlar dolduramaz. İşte bu büyük bir mutluluktur.
lâ tebdîle
Ahmet Varol = Onlar için dünya hayatında da ahirette de müjde vardır. Allah'ın sözlerinde bir değişme olmaz. İşte bu, büyük kurtuluştur.
lâ tebdîle
Ali Bulaç = Müjde, dünya hayatında ve ahirette onlarındır. Allah'ın sözleri için değişiklik yoktur. İşte büyük 'kurtuluş ve mutluluk' budur.
lâ tebdîle
Ali Fikri Yavuz = Onlar için dünya hayatında da (Kur’an’ın ve Peygamberin haberleriyle), ahirette de (cennet’le) müjdeler vardır. Allah’ın kelimelerinde (verdiği sözlerde) asla bir değişme yoktur. İşte bu (cennetle müjdelenme), en büyük kurtuluştur.
lâ tebdîle
Ali Ünal = Onlar için dünya hayatında da Âhiret’te de (Allah’ın rızası, ebedî saadet ve başarı) müjdesi vardır. Allah’ın hükümlerinde olsun, verdiği sözlerde olsun asla değiştirme olmaz. İşte budur çok büyük kazanç, çok büyük başarı.
lâ tebdîle
Bayraktar Bayraklı = Dünya hayatında da âhirette de onlara müjde vardır. Allah'ın sözlerinde asla değişme yoktur. İşte bu, büyük kurtuluşun tâ kendisidir.
lâ tebdîle
Bekir Sadak = Dunya hayatinda da, ahirette de mujde onlaradir. Allah'in sozlerinde hicbir degisme yoktur. Bu buyuk basaridir.
lâ tebdîle
Celal Yıldırım = Dünya hayatında da, Âhiret'te de müjde onlara ! Allah'ın sözlerinde hiçbir değişme, değiştirme yoktur ve işte bu büyük bir kurtuluş ve başarıdır.
lâ tebdîle
Cemal Külünkoğlu = Onlar için dünya hayatında da ahiret hayatında da müjdeler vardır. Ve Allah'ın kelimelerinde (hükümlerinde, verdiği sözlerde) bir değişme yoktur. İşte budur en büyük zafer, en büyük kurtuluş!
lâ tebdîle
Diyanet İşleri (eski) = Dünya hayatında da, ahirette de müjde onlaradır. Allah'ın sözlerinde hiçbir değişme yoktur. Bu büyük başarıdır.
lâ tebdîle
Diyanet Vakfi = Dünya hayatında da ahirette de onlara müjde vardır. Allah’ın sözlerinde asla değişme yoktur. İşte bu, büyük kurtuluşun kendisidir.
lâ tebdîle
Edip Yüksel = Dünya hayatında da ahirette de mutluluk onlarındır. ALLAH'ın kelimeleri (verdiği söz) değişmez. İşte bu, en büyük zaferdir.
lâ tebdîle
Elmalılı Hamdi Yazır = Müjde onların Dünya hayatta da Âhırette de, Allahın kelimatına tebdil yok o işte fevzi azim o
lâ tebdîle
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Onlara dünya hayatında da ahirette de müjde vardır. Allah'ın sözlerinde değişme yoktur; İşte bu büyük kurtuluş!
lâ tebdîle
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Onlara dünya hayatında da, ahiret hayatında da müjdeler vardır. Allah'ın sözlerinde değişiklik yoktur. İşte bu en büyük kurtuluştur.
lâ tebdîle
Gültekin Onan = Müjde, dünya hayatında ve ahirette onlarındır. Tanrı'nın sözleri için değişiklik yoktur. İşte büyük 'kurtuluş ve mutluluk' budur.
lâ tebdîle
Harun Yıldırım = Onlar için dünya hayatında da ahirette de müjde vardır. Allah’ın sözlerinde asla değişiklik olmaz. İşte bu, en büyük kurtuluşun ta kendisidir.
lâ tebdîle
Hasan Basri Çantay = Dünyâ hayaatında da, âhiretde de onlar için müjde (ler) vardır. Allahın sözlerinde asla değişme (imkânı) yokdur. Bu, en büyük seâdetin ta kendisidir.
lâ tebdîle
Hayrat Neşriyat = Dünya hayâtında da, âhirette de (en büyük) müjde onlaradır. Allah’ın kelimelerinde (size verdiği sözlerde) değişme yoktur! İşte büyük kurtuluş ancak budur!
lâ tebdîle
İbni Kesir = Onlar için dünya hayatında da, ahirette de müjde vardır. Allah'ın sözleri değişmez. Bu, büyük kurtuluşun kendisidir.
lâ tebdîle
Kadri Çelik = Dünya hayatında da ahirette de müjde onlaradır. Allah'ın sözlerinde hiç bir değişme yoktur. İşte budur o büyük kurtuluş!
lâ tebdîle
Muhammed Esed = Onlar için hem bu dünya hayatında hem de sonraki hayatta müjdeler var. Ve Allah'ın vaadlerinde asla bir değişme olmayacak (olduğuna göre), işte budur en büyük zafer, en büyük başarı!
lâ tebdîle
Mustafa İslamoğlu = Onlar için hem bu dünya hayatında, hem de öteki hayatta müjdeler vardır. Allah'ın vaadlerinde bir değişiklik olmayacaktır: bu, işte budur muhteşem zafer!
lâ tebdîle
Ömer Nasuhi Bilmen = Onlar için dünya hayatında da ve ahirette de (tam bir) müjde vardır. Allah Teâlâ'nın kelimeleri için değişmek yoktur.İşte en büyük necât budur.
lâ tebdîle
Ömer Öngüt = Dünya hayatında da ahirette de onlar için müjdeler vardır. Allah'ın verdiği sözlerde aslâ değişme yoktur. Bu en büyük saâdetin tâ kendisidir.
lâ tebdîle
Şaban Piriş = Dünya hayatında da ahirette de müjde onlaradır. Allah’ın sözlerinde hiç bir değişme yoktur. Bu büyük kurtuluştur.
lâ tebdîle
Sadık Türkmen = Işte onlara; dünya hayatında da ahirette de müjde vardır. Allah’ın kelimeleri için değişiklik yoktur. İşte bu, büyük başarı/en büyük kurtuluş ve mutluluktur!
lâ tebdîle
Seyyid Kutub = Onlar için dünya hayatında da ahirette de müjde vardır. Allah'ın verdiği sözlerin değişmesi sözkonusu değildir. Büyük kurtuluş, büyük başarı işte budur.
lâ tebdîle
Suat Yıldırım = Dünya hayatında da âhirette de müjde vardır onlara. Allah’ın hükümlerinde olsun, verdiği sözlerde olsun, asla değişiklik olmaz. İşte bu müjdeler en büyük mutluluktur.
lâ tebdîle
Süleyman Ateş = Dünyâ hayâtında da, âhirette de müjde onlara! Allâh'ın kelimeleri değişmez (O'nun verdiği söz, mutlaka yerine getirilir). İşte bu, büyük kurtuluştur.
lâ tebdîle
Tefhim-ul Kuran = Onlar için dünya hayatında da, ahirette de müjde vardır. Allah'ın sözleri değişmez. Bu, büyük kurtuluşun kendisidir.
lâ tebdîle
Ümit Şimşek = Dünya hayatında da, âhirette de müjde vardır onlara. Allah'ın sözlerinde asla değişme olmaz. Asıl büyük bahtiyarlık işte budur.
lâ tebdîle
Yaşar Nuri Öztürk = Dünya hayatında da âhirette de müjde vardır onlara. Allah'ın kelimelerinde değişme/değiştirme olmaz. İşte budur o büyük kurtuluş.
lâ tebdîle
İskender Ali Mihr = Onlara, dünya hayatında ve ahirette müjdeler (mutluluklar) vardır. Allah’ın sözü değişmez. İşte O, fevz-ül azîmdir.
lâ tebdîle
İlyas Yorulmaz = Onlar için dünya ve ahiret hayatında müjdeler vardır. Allah’ın sözlerinde asla bir değişiklik bulunmaz. (İşte bu müjde) Büyük bir kurtuluştur.
lâ tebdîle
Diyanet İşleri = Hakka yönelen bir kimse olarak yüzünü dine çevir. Allah’ın insanları üzerinde yarattığı fıtrata sımsıkı tutun. Allah’ın yaratmasında hiçbir değiştirme yoktur. İşte bu dosdoğru dindir. Fakat insanların çoğu bilmezler.
lâ tebdîle
Abdulbaki Gölpınarlı = Artık, yüzünü tam doğru dine döndür, Allah'ın ilk yarattığı selâmet haline ki insanları, o tabîî halde, selâmet halinde yaratmıştır; Allah'ın yaratışı, dîn, değiştirilemez; budur en doğru dîn ve fakat insanların çoğu bilmez.
lâ tebdîle
Abdullah Parlıyan = Artık sen, batıl olan herşeyden uzaklaşarak, yönünü tam bir samimiyetle hak olan dine çevir ki, O insanları bunun üzerine yaratmıştır. Allah'ın yaratışı, yani dini değiştirilemez. İşte budur dosdoğru din. Fakat insanların çoğu bu gerçeği bilmezler.
lâ tebdîle
Adem Uğur = (Resûlüm!) Sen yüzünü hanîf olarak dine, Allah insanları hangi fıtrat üzere yaratmış ise ona çevir. Allah'ın yaratışında değişme yoktur. İşte dosdoğru din budur; fakat insanların çoğu bilmezler.
lâ tebdîle
Ahmed Hulusi = Vechini (şuurunu) Hanîf olarak (tanrıya tapınmaksızın, Allâh'a şirk koşmaksızın) o Tek Din'e yönelt! O Allâh Fıtratı'na (beynin ana çalışma sistem ve mekanizması) ki, insanları onun üzerine (o ana sistem ve mekanizmayla) yaratmıştır! Allâh yaratışında değişme olmaz! İşte bu, Din-i Kayyim'dir (sonsuz geçerli Sistem, Sünnetullah'tır). . . Ne var ki insanların çoğunluğu (bu gerçeği) bilmezler.
lâ tebdîle
Ahmet Tekin = Açıkça varlığını, benliğini, Hakka ve tevhide yönelik dine, medeniyete, şeriata ada. Allah’ın, insanları dinî, ahlâkî, insanî kabiliyetler ve özelliklerle donatarak yarattığı, kulluk sözleşmesi yaptığı; yaratılışa uygun, insan tabiatında mevcut tabii din İslâm’ı, şeriatı hayata geçir. Hakkı anlamaya ve kabule uygun yarattığı, yaratılış dini, tabii din İslâm’ı, tevhid inancını şirk ile değiştirmek doğru değildir. Allah’ın yaratılışa uygun kanunlarının benzerini yapmak mümkün değildir. İşte doğru ve insanlığı, insanî değerleri ayakta tutan din, zamanla değişmeyen tabii hukuk kurallarını içeren şeriat, düzen budur. Fakat insanların çoğu bilmezler.
lâ tebdîle
Ahmet Varol = (tm)yleyse sen dosdoğru bir inançla yüzünü dine, Allah'ın fıtratına çevir ki O insanları bu (fıtrat) üzere yaratmıştır. Allah'ın yaratması değiştirilemez. İşte dosdoğru din budur. Ancak insanların çoğu bilmezler.
lâ tebdîle
Ali Bulaç = Öyleyse sen yüzünü Allah'ı birleyen (bir hanif) olarak dine, Allah'ın o fıtratına çevir; ki insanları bunun üzerine yaratmıştır. Allah'ın yaratışı için hiç bir değiştirme yoktur. İşte dimdik ayakta duran din (budur). Ancak insanların çoğu bilmezler.
lâ tebdîle
Ali Fikri Yavuz = O halde (ey Rasûlüm), gerçek müslüman (muvahhid) olarak kendini dine doğrult, (başka şeye iltifat etme); Allah’ın dinine ki, insanları onun üzerine yaratmıştır (zira herkes, hak dini kabul edebilecek yaratılıştadır). Allah’ın yarattığı bu dini değiştirmeye kimsenin gücü yetmez. İşte dosdoğru din budur; fakat insanların çoğu, (hak dinin İslâm olduğunu) bilmezler.
lâ tebdîle
Ali Ünal = Ama sen, her türlü şirk ve nifaktan uzak dupduru bir tevhid inancı içinde bütün varlığınla hak din olan İslâm üzerinde sabit ol. Bu Din, Allah’ın (bütün varlık ve) bütün insanlar için ortaya koyduğu aslî bir model, ona yönelme de, Allah’ın insanları yaratmaktaki gayesidir. Allah’ın yaratmasında bir değişiklik olmaz ve yapılmaz. Gerçek ve kusursuz din budur. Ne var ki, insanların çoğu bunu bilmemektedirler.