Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
lâ teş’urûne
Diyanet İşleri = (55-56) Farkında olmadan azap size ansızın gelmeden önce, Rabbinizden size indirilenin en güzeline uyun ki, kişi, “Allah’ın yanında, işlediğim kusurlardan dolayı vay hâlime! Gerçekten ben alay edenlerden idim” demesin.
lâ teş’urûne
Abdulbaki Gölpınarlı = Ve uyun Rabbinizden size indirilen en güzel kitaba, Kur'ân'a, ansızın ve siz hiç anlamadan size azap gelip çatmadan önce.
lâ teş’urûne
Abdullah Parlıyan = Bu azap siz farkında olmadan, aniden başınıza gelmeden önce, Rabbiniz tarafından size indirilmiş olan en güzel kitaba uyun.
lâ teş’urûne
Adem Uğur = Siz farkında olmadan, ansızın başınıza azap gelmezden önce, Rabbinizden size indirilenin en güzeline (Kur'an'a) tâbi olun.
lâ teş’urûne
Ahmed Hulusi = Siz farkında olmadan, ansızın azap (ölüm) size gelmeden önce, Rabbinizden size inzâl olunan en güzele tâbi olun!
lâ teş’urûne
Ahmet Tekin = Ansızın, siz farkında olmadan, azap ile yüz yüze gelmeden önce, Rabbinizden, Kur’ân’da size indirilen emir ve hükümlerin en güzelini, en faziletlisini tercih edip uygulayın..
lâ teş’urûne
Ahmet Varol = Siz farkında değilken ansızın size azap gelip çatmadan önce Rabbinizden size indirilenin en güzeline uyun.' [3]
lâ teş’urûne
Ali Bulaç = Rabbinizden, size indirilenin en güzeline uyun; siz hiç şuurunda değilken, azab apansız size gelip çatmadan evvel.
lâ teş’urûne
Ali Fikri Yavuz = Haberiniz olmıyarak ansızın tepenize azab inmeden önce, Rabbinizden size indirilenin en güzeline (ruhsatlara değil de azimetlere) tâbi olun.”
lâ teş’urûne
Ali Ünal = Azap başınıza ansızın ve siz hiç farkında değilken gelmeden önce, Rabbinizden size indirilen (Kur’ân’a) en güzel şekilde tâbi olun.
lâ teş’urûne
Bayraktar Bayraklı = (55-56) “Siz farkında olmadan ansızın başınıza azap gelmeden önce, Rabbinizden size indirilen en güzel kitaba uyunuz ki, hiçbir insan, “Allah'a karşı aşırı gittiğim, küçümseyenlerden biri olduğum için yazıklar olsun bana!” demesin.
lâ teş’urûne
Bekir Sadak = «ize ansizin, farkina varmadan azap gelmeden once Rabbinizden size indirilen en guzel soze, Kuran'a uyun.»
lâ teş’urûne
Celal Yıldırım = Farkında olmadığınız halde ansızın size azâb gelmeden önce, Rabbınızdan size indirilen en güzel söze (Kur'ân'a) uyun.
lâ teş’urûne
Cemal Külünkoğlu = Hiç farkında olmadığınız bir sırada azap ansızın gelip çatmadan önce, Rabbinizden size indirilenin en güzeline uyun!
lâ teş’urûne
Diyanet İşleri (eski) = 'Size ansızın, farkına varmadan azap gelmeden önce Rabbinizden size indirilen en güzel söze, Kuran'a uyun.'
lâ teş’urûne
Diyanet Vakfi = Siz farkında olmadan, ansızın başınıza azap gelmezden önce, Rabbinizden size indirilenin en güzeline (Kur'an'a) tâbi olun.
lâ teş’urûne
Edip Yüksel = O azap beklemediğiniz anda sizi ansızın yakalamadan önce, Rabbiniz tarafından size indirilen en güzel öğretiye uyun.
lâ teş’urûne
Elmalılı Hamdi Yazır = Haberiniz olmıyarak ansızın başınıza azâb gelmeden evvel halîs müsliman olun da rabbınızdan size indirilenin en güzelini ta'kıb ve tatbık edin
lâ teş’urûne
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Haberiniz olmadan ansızın başınıza azap gelmeden önce samimi müslüman olun da, Rabbinizden size indirilenin en güzeline uyun ve uygulayın!
lâ teş’urûne
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Haberiniz olmayarak ansızın başınıza azab gelmeden önce (halis müslüman olun da) Rabbinizden size indirilenin en güzelini takib ve tatbik edin.
lâ teş’urûne
Gültekin Onan = Rabbinizden, size indirilenin en güzeline uyun; siz hiç şuurunda değilken, azab apansız size gelip çatmadan evvel.
lâ teş’urûne
Harun Yıldırım = Siz farkında olmadan, ansızın başınıza azap gelmezden önce, Rabbinizden size indirilenin en güzeline (Kur'an'a) tâbi olun.
lâ teş’urûne
Hasan Basri Çantay = «Rabbinizden size indirilenin en güzeline — kendiniz farkında olmayarak, ansızın (başınıza) azâb gelmezden önce — tâbi' olun».
lâ teş’urûne
Hayrat Neşriyat = Siz farkında bile değilken, o azabın size ansızın gelmesinden önce, Rabbinizden size indirilenin en güzeline (Kur’ân’a) tâbi' olun!
lâ teş’urûne
İbni Kesir = Siz, farkında değilken ansızın azab gelmezden önce Rabbınızdan size indirilen sözün en güzeline uyun.
lâ teş’urûne
Kadri Çelik = Siz hiç farkında değilken azap ansızın size gelip çatmadan önce Rabbinizden size indirilenin en güzeline uyun.
lâ teş’urûne
Muhammed Esed = Bu azap, siz farkında olmadan, aniden başınıza gelmeden önce Rabbiniz tarafından size indirilmiş olan en güzel (öğretiye) uyun,
lâ teş’urûne
Mustafa İslamoğlu = Ve bu azap siz farkında değilken ansızın gelip çatmadan önce, Rabbiniz tarafından siz (insanlara) indirilmiş olan en mütekamil vahye uyun
lâ teş’urûne
Ömer Nasuhi Bilmen = «Ve Rabbinizden sizin için indirilmiş olanın en güzeline tâbi olunuz, size, siz farkında olmadığınız halde ansızın azap gelmeden evvel.»
lâ teş’urûne
Ömer Öngüt = Siz farkında değilken ansızın başınıza azap gelmezden önce, Rabbinizden size indirilenin en güzeline uyun!
lâ teş’urûne
Şaban Piriş = Azap size, farkında olmadığınız bir anda ansızın gelmeden önce Rabbinizden indirilenin en güzeline uyun.
lâ teş’urûne
Sadık Türkmen = Rabbinizden size indirilenin en güzeline (Kur’an’a) uyun! Size azap ansızın ve hiç farkına varamayacağınız bir sırada gelmeden önce!
lâ teş’urûne
Seyyid Kutub = Ansızın ve hiç farkına varmadığınız bir sırada size azap gelmeden önce Rabb'inizden size indirilen en güzel söze, Kur'an'a uyun.
lâ teş’urûne
Suat Yıldırım = Size azap farkına varmadığınız yerden ansızın gelip çatmadan önce, Rabbiniz tarafından size gönderilen hükümlerin en güzeline tâbi olun.
lâ teş’urûne
Süleyman Ateş = "Ansızın ve hiç farkına varmadığınız bir sırada, size azâb gelmezden önce Rabbinizden size indirilenin en güzeline uyun."
lâ teş’urûne
Tefhim-ul Kuran = Rabbinizden, size indirilenin en güzeline uyun; siz hiç şuurunda değilken, azab apansız size gelip çatmadan evvel.
lâ teş’urûne
Ümit Şimşek = Hiç farkında olmadığınız bir sırada azap ansızın gelip çatmadan önce, Rabbinizden size indirilenin en güzeline uyun.
lâ teş’urûne
Yaşar Nuri Öztürk = Farkında olmadığınız bir sırada, azap ansızın karşınıza çıkmadan önce size Rabbinizden indirilenin en güzeline uyun!
lâ teş’urûne
İskender Ali Mihr = Ve size Rabbinizden indirilmiş olan ahsen şeye (emre) tâbî olun. Size, farkında olmadan ve ansızın azap gelmesinden önce!
lâ teş’urûne
İlyas Yorulmaz = Ansızın ve haberiniz olmadan, size ölüm (azap) gelmeden önce Rabbinizden size indirilmiş olanın en güzeline (kitaba) tabi olun ki
lâ teş’urûne
Diyanet İşleri = Ey iman edenler! Seslerinizi, Peygamber’in sesinin üstüne yükseltmeyin. Birbirinize bağırdığınız gibi, Peygamber’e yüksek sesle bağırmayın, yoksa siz farkına varmadan işledikleriniz boşa gider.
lâ teş’urûne
Abdulbaki Gölpınarlı = Ey inananlar, seslerinizi, Peygamberin sesinden daha üstün bir tarzda yükseltmeyin ve onunla, yüksek sesle konuşmayın, birbirinizle konuştuğunuz gibi, sonra yaptıklarınız mahvolup gider de anlamazsınız bile.
lâ teş’urûne
Abdullah Parlıyan = Ey iman edenler! Sesinizi peygamberin sesinden daha fazla yükseltmeyin, yani şahsi görüş ve tercihleriniz, peygamber buyruklarının üstüne çıkmamalıdır. Birbirinizle yüksek sesle konuştuğunuz gibi, O'na yüksek sesle hitap etmeyin. Yoksa bütün güzel ve iyi işleriniz, siz farkında olmadan bilmediğiniz ve anlamadığınız bir sebeple boşa gidebilir.
lâ teş’urûne
Adem Uğur = Ey iman edenler! Seslerinizi Peygamber'in sesinin üstüne yükseltmeyin. Birbirinize bağırdığınız gibi, Peygamber'e yüksek sesle bağırmayın; yoksa siz farkına varmadan amelleriniz boşa gidiverir.
lâ teş’urûne
Ahmed Hulusi = Ey iman edenler. . . Seslerinizi (fikirlerinizi) O Nebi'nin sesinin (bildirdiklerinin) üstüne yükseltmeyin! Birbirinize hitap ettiğiniz gibi (lâubali şekilde) yüksek sesle O'na hitap etmeyin! (Yoksa) siz farkında olmadan yaptıklarınız boşa gider!
lâ teş’urûne
Ahmet Tekin = Ey iman nimetine kavuşanlar, seslerinizi, peygamberin sesinden daha fazla yükseltmeyin. Birbirinizle konuştuğunuz gibi, peygamberle ölçüsüz davranarak konuşmayın. Yoksa, siz farkına varmadan, işlediğiniz bilinçli amelleriniz boşa gider.
lâ teş’urûne
Ahmet Varol = Ey iman edenler! Seslerinizi Peygamber'in sesinin üstünde yükseltmeyin ve birbirinize bağırdığınız gibi ona da bağırmayın. Yoksa siz farkında olmadan amelleriniz boşa gider.
lâ teş’urûne
Ali Bulaç = Ey iman edenler, seslerinizi peygamberin sesi üstünde yükseltmeyin ve birbirinize bağırdığınız gibi, ona sözle bağırıp söylemeyin; yoksa siz şuurunda değilken, amelleriniz boşa gider.
lâ teş’urûne
Ali Fikri Yavuz = Ey iman edenler! Seslerinizi Peygamberin sesinden yüksek çıkarmayın ve birbirinize bağırır gibi, O’na bağırmayın; haberiniz olmadan amelleriniz boşa çıkıverir.
lâ teş’urûne
Ali Ünal = Ey iman edenler! (Peygamberliğin zirve temsilcisi olan o Peygamber’le konuşurken ve O’nun huzurunda) sesinizi Peygamber’in sesinden fazla yükseltmeyin ve birbirinize karşı yüksek sesle konuştuğunuz gibi O’nunla da aynı şekilde yüksek sesle konuşmayın. Yoksa yaptığınız sevaplı işler, siz hiç farkında olmadan boşa gidiverir.