Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

lâ merhaben

  Sâd / 59 -

 Diyanet İşleri = (Kendi aralarında şöyle derler:) “İşte sizinle beraber cehenneme tıkılacak bir grup. Onlara rahat ve huzur olmasın! Şüphesiz onlar cehenneme gireceklerdir.”

lâ merhaben

  Sâd / 59 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Bu topluluk, size uyup sizinle berâber cehenneme girenler; rahat yüzü görmesinler; onlar, mutlaka ateşe atılacaklar.

lâ merhaben

  Sâd / 59 -

 Abdullah Parlıyan = İnkarcıların elebaşlarına: “İşte bu topluluk size uyup, sizinle birlikte küfür ve zulümde diretenler. Rahat yüzü görmesin onlar, elbet onlar da ateşe gireceklerdir” denilir.

lâ merhaben

  Sâd / 59 -

 Adem Uğur = (İnkârcıların liderlerine:) İşte bu sizinle beraber cehenneme girecek topluluktur (denildiğinde, liderler:) Onlar rahat yüzü görmesin (derler.) Onlar mutlaka ateşe gireceklerdir.

lâ merhaben

  Sâd / 59 -

 Ahmed Hulusi = İşte bu sizinle beraber (cehenneme) katlanan bir grup. . . (Suça yönlendirenleri der ki): "Onlara 'Merhaba = rahat olma temennisi' geçersizdir. . . Muhakkak ki onlar yanmaya maruz kalanlardır. "

lâ merhaben

  Sâd / 59 -

 Ahmet Tekin = İktidar sahibi âsîlere, küfrün liderlerine:'İşte şunlar da, körü körüne size tâbi olup şimdi sizinle beraber olan gürûhtur' denildiğinde, liderler:'Onlara rahat yüzü görün, işleriniz kolay olsun diyemeyeceğiz, çünkü onlar da ateşe girmeye müstehak oldular.' derler.

lâ merhaben

  Sâd / 59 -

 Ahmet Varol = (Küfrün elebaşılarına şöyle denir): 'İşte bunlar da sizinle birlikte (küfürde) direnenlerdir. [7]' 'Onlar rahatlık görmesinler. Çünkü onlar ateşe gireceklerdir.'

lâ merhaben

  Sâd / 59 -

 Ali Bulaç = (Müşrik olan hakim güçlere:) "İşte bu(nlar) da sizinle birlikte (küfür ve zulümde) göğüs gerenlerdir. Onlara bir merhaba (bile) yok. Çünkü onlar ateşe gireceklerdir." (denilir).

lâ merhaben

  Sâd / 59 -

 Ali Fikri Yavuz = (Melekler, kâfirlerin elebaşlarına, dünyada emirlerine bağlı olanları gösterib şöyle diyecekler): “- İşte sizinle birlikte cehenneme giren güruh.” (Elebaşılar da yardakçıları için şöyle diyecekler): “- Onlar rahatlık görmesinler; ateşe girmeğe hak kazanmışlardır.”

lâ merhaben

  Sâd / 59 -

 Ali Ünal = (Ey küfür ve isyanda başı çekenler!) Şunlar da, dünyada iken maiyetinizde körü körüne günaha dalan, bugün de sizinle birlikte Ateş’e dalacak olan güruhtur. “Rahat yüzü görmesinler!” der (elebaşılar). Elbette onlar da Ateş’e girecek ve orada yanıp kavrulacaklardır.

lâ merhaben

  Sâd / 59 -

 Bayraktar Bayraklı = İnkârcıların önderlerine, “İşte bu, sizinle beraber cehenneme girecek topluluktur” denildiğinde, “Onlar rahat yüzü görmesin, onlar mutlaka ateşe gireceklerdir” derler.

lâ merhaben

  Sâd / 59 -

 Bekir Sadak = Inkarcilarin ileri gelenlerine: «Iste bu topluluk sizinle beraber gercege karsi direnenlerdir. Onlar rahat yuzu gormesin. Behemehal atese gireceklerdir» denir.

lâ merhaben

  Sâd / 59 -

 Celal Yıldırım = İşte (sapıklara uyan) bu topluluk sizinle beraber (ateşe) itilip sokulanlardır ! (Uyulanlar): Onlara hiç rahat ve güven yüzü olmasın ! (derler). Çünkü onlar da ateşe girmişlerdir.

lâ merhaben

  Sâd / 59 -

 Cemal Külünkoğlu = (Cehennemlik liderlere şöyle denir:) “İşte (dünyada size uyup da peşinizden gelen ve hakka karşı direnen) sizinle beraber (cehenneme) girecek olan bir topluluk. (İleri gelenler de şöyle diyecekler:) “Şimdi onlara merhaba (rahat ve huzur dileği) yok. Çünkü onlar (da bizim gibi) ateşe gireceklerdir.”

lâ merhaben

  Sâd / 59 -

 Diyanet İşleri (eski) = (İnkarcıların ileri gelenlerine denir ki;) 'İşte şunlar sizinle beraber girecek olanlardır.' (Derler ki;) 'Onlar rahat yüzü görmesin. Behemehal ateşe gireceklerdir'

lâ merhaben

  Sâd / 59 -

 Diyanet Vakfi = (İnkârcıların liderlerine:) İşte bu sizinle beraber cehenneme girecek topluluktur (denildiğinde, liderler:) Onlar rahat yüzü görmesin (derler). Onlar mutlaka ateşe gireceklerdir.

lâ merhaben

  Sâd / 59 -

 Edip Yüksel = 'Bunlar sizinle birlikte paldır küldür sürüklenen bir gruptur.' (denilince, cehennemdeki liderler:) 'Onlar hoş gelmediler. Onlar ateşte yanacaklar.'

lâ merhaben

  Sâd / 59 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = (59-60) Şu: bir alay maıyyetinizde göğüs germiş; onlara merhaba yok, çünkü onlar Cehenneme salınıyorlar. Hayır derler size merhaba yok, onu bize siz takdim ettiniz, bakın ne fena yatak.

lâ merhaben

  Sâd / 59 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Şu maiyyetiniz, göğüs germiş bir alay! Onlara merhaba (rahatlık) yok; çünkü onlar cehenneme salınıyorlar.

lâ merhaben

  Sâd / 59 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = (Zalim önderlere denir ki:) “İşte şunlar sizinle beraber (elim ateşe) girecek olanlardır.” (Zalimler ise der ki:) “Onlar rahat yüzü görmesinler! Onlar (da bizim gibi) ateşe gireceklerdir”

lâ merhaben

  Sâd / 59 -

 Gültekin Onan = (Ve onlar birbirlerine soracaklar: "Gördünüz mü) sizinle birlikte körükörüne (günaha) dalan bu kalabalığı? Rahat yüzü görmesin onlar! Elbet onlar (da) ateşi tadacaklar!"

lâ merhaben

  Sâd / 59 -

 Harun Yıldırım = İşte bu sizinle beraber cehenneme girecek topluluktur Onlar rahat yüzü görmesin. Onlar mutlaka ateşe gireceklerdir.

lâ merhaben

  Sâd / 59 -

 Hasan Basri Çantay = İşte şu (nlar dünyâda) körü körüne maıyyetinize koşub giren güruhdur. Onlar rahat (huzur) görmesinler. Çünkü onlar (bihakkın) o ateşe gireceklerdir.

lâ merhaben

  Sâd / 59 -

 Hayrat Neşriyat = (İnkârcıların ileri gelenlerine): "İşte şunlar peşinize düşüp sizinle beraber gerçeğe karşı direnenlerdir. " (denildiğinde, liderler): "Onlara merhaba yok, rahat yüzü görmesinler. Çünkü onlar da ateşe gireceklerdir. " (derler).

lâ merhaben

  Sâd / 59 -

 İbni Kesir = -Bu, sizinle birlikte girecek bir grup, rahat yüzü görmeyecekler çünkü ateşe atılacaklar.

lâ merhaben

  Sâd / 59 -

 Kadri Çelik = (Zalim önderlere denir ki:) “İşte şunlar sizinle beraber (elim ateşe) girecek olanlardır.” (Zalimler ise der ki:) “Onlar rahat yüzü görmesinler! Onlar (da bizim gibi) ateşe gireceklerdir”

lâ merhaben

  Sâd / 59 -

 Muhammed Esed = (Ve onlar birbirlerine soracaklar: "Gördünüz mü) sizinle birlikte körükörüne (günaha) dalan bu kalabalığı? Rahat yüzü görmesin onlar! Elbet onlar (da) ateşi tadacaklar!"

lâ merhaben

  Sâd / 59 -

 Mustafa İslamoğlu = (Küfrün rehberlerine denilecek ki): "İşte şu güruh, körü körüne arkanıza takılan yandaşlarınız!" (Onlar şöyle cevap verecek): "Rahat yüzü görmesin onlar! Elbet onların da ateşe girmesi gerek!"

lâ merhaben

  Sâd / 59 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = (59-61) Şunlar, sizinle beraber (ateşe) dalıvermiş bir gürûhtur. Onlara bir merhaba yok. Muhakkak ki, onlar ateşe gidicilerdir. (Onlar da) Derler ki: «Hayır. Sizlersiniz (O bedduaya daha müstehak). Sizin için merhaba yoktur, belki o küfrü bizim için siz takdim ettiniz. Artık ne fena karargâh (O ateş!)» Derler ki: «Ey Rabbimiz! Bize bunu kim takdim etti ise imdi onun için ateşte azabı kat kat artır.»

lâ merhaben

  Sâd / 59 -

 Ömer Öngüt = (İnkârcıların ileri gelenlerine): "İşte şunlar peşinize düşüp sizinle beraber gerçeğe karşı direnenlerdir. " (denildiğinde, liderler): "Onlara merhaba yok, rahat yüzü görmesinler. Çünkü onlar da ateşe gireceklerdir. " (derler).

lâ merhaben

  Sâd / 59 -

 Şaban Piriş = -Bu, sizinle birlikte girecek bir grup, rahat yüzü görmeyecekler çünkü ateşe atılacaklar.

lâ merhaben

  Sâd / 59 -

 Sadık Türkmen = (azdıranlara): “işte şunlar da; körü körüne size uyan bu topluluk da, sizinle beraber cehenneme girecek” (denir). (Uyulanlar, uyanlara): “Onlar rahat yüzü görmesin, onlar mutlaka cehenneme atılacaklardır” (diyerek; onları yanlarında görmek istemeyeceklerdir).

lâ merhaben

  Sâd / 59 -

 Seyyid Kutub = İnkârcıların ileri gelenlerine «işte bu topluluk sizinle beraber gerçeğe karşı direnenlerdir. Onlar rahat yüzü görmesin. Onlar mutlaka ateşe gireceklerdir» denir.

lâ merhaben

  Sâd / 59 -

 Suat Yıldırım = İşte şunlar dünyada körü körüne maiyetinizde koşup giden güruhtur! "Merhaba!" olmasın onlara, rahat yüzü görmesin o zalimler! Zira onlar cehenneme gireceklerdir.

lâ merhaben

  Sâd / 59 -

 Süleyman Ateş = İşte şunlar da sizinle beraber (cehenneme) girecek olanlardır: "Onlara merhaba yok, (yerleri geniş olmasın, rahat yüzü görmesinler)! Onlar ateşe gireceklerdir."

lâ merhaben

  Sâd / 59 -

 Tefhim-ul Kuran = (Müşrik olan hakim güçlere:) «İşte bu(nlar) da sizinle birlikte (küfür ve zulümde) göğüs gerenlerdir. Onlara bir merhaba (bile) yok. Çünkü onlar ateşe gireceklerdir.» (denilir)

lâ merhaben

  Sâd / 59 -

 Ümit Şimşek = 'İşte şunlar da sizinle beraber azaba göğüs gerecek olan güruh' denir. Ateştekiler 'Rahat yüzü görmesinler,' derler. 'Onlar da ateşe girecekler.'

lâ merhaben

  Sâd / 59 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Şöyle denilir: "İşte sizinle birlikte direnişe geçen bir grup. 'Merhaba' yok onlara! Onlar ateşe salınıyorlar."

lâ merhaben

  Sâd / 59 -

 İskender Ali Mihr = Bu grup da sizinle beraber (azaba) dayanacak olandır. Onlara merhaba yoktur. Muhakkak ki onlar ateşe girecek olanlardır.

lâ merhaben

  Sâd / 59 -

 İlyas Yorulmaz = İşte bunlar da sizinle beraber hiç düşünmeden kendiliklerinden yanlışların içine dalanlar. Onlar için asla rahat yok ve mutlaka ateşin içine atılacaklardır.

lâ merhaben

  Sâd / 60 -

 Diyanet İşleri = O grup da, “Hayır, size rahat ve huzur olmasın. Bu cehennemi bizim önümüze siz sürdünüz. Orası ne kötü durak yeridir!” der.

lâ merhaben

  Sâd / 60 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Onlar da hayır diyecekler, asıl siz, rahat yüzü görmeyin; siz getirdiniz başımıza bunu, gerçekten de karar edilecek ne kötü yer.

lâ merhaben

  Sâd / 60 -

 Abdullah Parlıyan = Dünyada onlara uyanlar feryat edecekler: “Hayır, asıl sorumlu sizsiniz siz. Rahat yüzü görmeyin, bunu başımıza siz getirdiniz, ne kötü bir yer burası.”

lâ merhaben

  Sâd / 60 -

 Adem Uğur = (Liderlere uyanlar ise:) Hayır, asıl siz rahat yüzü görmeyin! Onu bize siz sundunuz! Ne kötü bir yerdir! derler.

lâ merhaben

  Sâd / 60 -

 Ahmed Hulusi = (O önderlere uyanlar ise): "Hayır, asıl size 'Merhaba = rahat olmak' yoktur. . . Onu (cehennemi) bize siz önerdiniz! Ne kötü bir karargâhtır bu!" dediler.

lâ merhaben

  Sâd / 60 -

 Ahmet Tekin = Tâbi olanlar ise, kendilerini isyana sevk eden, cehenneme sokan liderlerine:'Asıl rahat yüzü görmeyecek, işleri kolay olmayacak olan sizsiniz. Bu azâbı başımıza getiren de sizsiniz. Ne kötü bir yer burası.' derler.

lâ merhaben

  Sâd / 60 -

 Ahmet Varol = Derler ki: 'Aksine siz rahatlık görmeyin. Bunu bizim başımıza siz getirdiniz. (Bu) ne kötü bir durak!'

lâ merhaben

  Sâd / 60 -

 Ali Bulaç = (Onlara uyanlar) Derler ki: "Hayır, sizler; asıl size bir merhaba yok. Bunu (azabı) siz bizim önümüze sürdünüz. Ne kötü bir durak."

lâ merhaben

  Sâd / 60 -

 Ali Fikri Yavuz = (Yardakçılar elebaşlarına şöyle) derler: “- Hayır, asıl siz rahatlık görmeyin. Bu azabı bizim önümüze siz getirdiniz. Bakın ne kötü karargâh!”

lâ merhaben

  Sâd / 60 -

 Ali Ünal = Berikiler, “Asıl siz rahat yüzü görmeyin!” diye karşılık verirler: “Bu azabı, dünyada yaptıklarınızla bize hazırlayan sizsiniz!” Yerleşip kalmak için ne kötü bir yer burası!