Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

innî lâ emliku

  Mâide / 25 -

 Diyanet İşleri = Mûsa, “Ey Rabbim! Ben ancak kendime ve kardeşime söz geçirebilirim. Artık bizimle, o yoldan çıkmışların arasını ayır” dedi.

innî lâ emliku

  Mâide / 25 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Mûsâ, ya Rabbi demişti, benim hükmüm ancak kendime, bir de kardeşime geçiyor. Şu kötülük eden kavimle aramızı sen ayır.

innî lâ emliku

  Mâide / 25 -

 Abdullah Parlıyan = Musa: “Ey Rabbim! Benim sadece kendime ve kardeşim Harun'a sözüm geçiyor. Bu yüzden bizimle, bu yoldan çıkmış toplumun arasını sen ayır” diye yalvardı.

innî lâ emliku

  Mâide / 25 -

 Adem Uğur = Musa: "Rabbim! Ben kendimden ve kardeşimden başkasına hakim olamıyorum; bizimle, bu yoldan çıkmış toplumun arasını ayır" dedi.

innî lâ emliku

  Mâide / 25 -

 Ahmed Hulusi = (Musa) şöyle dedi: "Rabbim. . . Muhakkak ki ben, sadece kendime ve kardeşime söz geçirebiliyorum. . . Artık bizimle o fâsıklar (inancı bozulmuşlar) topluluğunun arasını ayır. "

innî lâ emliku

  Mâide / 25 -

 Ahmet Tekin = Mûsâ ise:'Rabbim, ben kendimden ve kardeşimden başkasına söz geçiremiyorum. Artık, bizimle bu doğru ve mantıklı düşünmenin, hak bir dinin dışına çıkmış fâsık, âsi, bozguncu bir kavmin arasında hükmünü ver' dedi.

innî lâ emliku

  Mâide / 25 -

 Ahmet Varol = (Musa): 'Ey Rabbim! Ben kendimle kardeşimden başkasına söz geçiremiyorum. Bizimle şu yoldan çıkmış topluluğun arasını ayır' dedi.

innî lâ emliku

  Mâide / 25 -

 Ali Bulaç = (Musa:) "Rabbim, gerçekten kendimden ve kardeşimden başkasına malik olamıyorum. Öyleyse bizimle fasıklar topluluğunun arasını Sen ayır." dedi.

innî lâ emliku

  Mâide / 25 -

 Ali Fikri Yavuz = Mûsa: “- Ya Rab! Ben kendimle kardeşimden başkasına sâhip değilim, diğerlerine söz geçiremiyorum; bizimle bu fâsık kavmin arasını sen ayır.” dedi.

innî lâ emliku

  Mâide / 25 -

 Ali Ünal = (Musa döndü ve Allah’a şöyle) yalvardı: “Rabbim! Ben, ancak kendime ve kardeşime söz geçirebiliyorum. Ne olur, bizimle bu yoldan çıkmış âsî topluluk arasındaki hükmü Sen ver!”

innî lâ emliku

  Mâide / 25 -

 Bayraktar Bayraklı = Mûsâ, “Rabbim! Ben kendimden ve kardeşimden başkasına hâkim olamıyorum; bizimle bu yoldan çıkmış toplumun arasını ayır” diye yalvardı.

innî lâ emliku

  Mâide / 25 -

 Bekir Sadak = Musa: «Rabbim! Ben ancak kendime ve kardesime soz gecirebiliyorum; artik bizimle bu yoldan cikmis milletin arasini ayir» dedi.

innî lâ emliku

  Mâide / 25 -

 Celal Yıldırım = Musa dedi ki: Ey Rabbim! Doğrusu ben ancak kendimle kardeşime sahip bulunuyorum; artık bizimle (Allah) yolundan çıkıp yozan milletin arasını ayır.

innî lâ emliku

  Mâide / 25 -

 Cemal Külünkoğlu = Musa: “Ya Rabbi, ben kendimden ve kardeşimden başkasına söz geçiremiyorum. Artık bizimle bu itaatsiz, bu yoldan çıkmış topluluk arasında sen hükmünü ver!” dedi.

innî lâ emliku

  Mâide / 25 -

 Diyanet İşleri (eski) = Musa: 'Rabbim! Ben ancak kendime ve kardeşime söz geçirebiliyorum; artık bizimle bu yoldan çıkmış milletin arasını ayır' dedi.

innî lâ emliku

  Mâide / 25 -

 Diyanet Vakfi = Musa: «Rabbim! Ben kendimden ve kardeşimden başkasına hakim olamıyorum; bizimle, bu yoldan çıkmış toplumun arasını ayır» dedi.

innî lâ emliku

  Mâide / 25 -

 Edip Yüksel = O da bunun üzerine: 'Rabbim, ben ancak kendime ve kardeşime söz geçirebiliyorum. Bizimle yoldan çıkmış bu topluluğun arasını ayır,' dedi.

innî lâ emliku

  Mâide / 25 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Dedi: Yarab, görüyorsun ben nefsimle kardeşimden başkasına söz geçiremiyorum, artık bizimle o fasıkler kavminin arasını ayır

innî lâ emliku

  Mâide / 25 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Musa: «Ey Rabbim, görüyorsun, ben kendimden ve kardeşimden başkasına söz geçiremiyorum; artık bizimle o doğru yoldan çıkmış topluluğun arasını ayır!» dedi.

innî lâ emliku

  Mâide / 25 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Musa: «Ey Rabbim! Ben, kendimle kardeşimden başkasına söz geçiremiyorum, artık bizimle bu fâsık kavmin arasını ayır» dedi.

innî lâ emliku

  Mâide / 25 -

 Gültekin Onan = (Musa:) "Rabbim, gerçekten kendimden ve kardeşimden başkasına malik olamıyorum. Öyleyse bizimle fasıklar kavminin arasını sen ayır" dedi.

innî lâ emliku

  Mâide / 25 -

 Harun Yıldırım = Dedi ki: “Rabbim, muhakkak ki ben kendim ve kardeşimden başkasına malik değilim. Artık sen bizim aramızla fasıklar toplumunun arasını ayır!”

innî lâ emliku

  Mâide / 25 -

 Hasan Basri Çantay = (Musa) : «Yârab, ben kendimle kardeşimden başkasına mâlik olmuyorum. Artık bizim aramızla o faasıklar güruhunun arasını sen ayır» dedi.

innî lâ emliku

  Mâide / 25 -

 Hayrat Neşriyat = (Mûsâ:) 'Rabbim! Şübhe yok ki ben, kendimden ve kardeşimden başkasına sâhib olamıyorum; bu sebeble bizimle bu fâsıklar topluluğunun arasını ayır!' dedi.

innî lâ emliku

  Mâide / 25 -

 İbni Kesir = Demişti ki: Rabbım; ben, ancak kendime ve kardeşime sahibim. Artık bizimle fasıklar güruhunun arasını ayır.

innî lâ emliku

  Mâide / 25 -

 Kadri Çelik = Musa, “Rabbim! Ben ancak kendime ve kardeşime malikim; artık bizimle, bu fasıklar topluluğunun arasını ayır” dedi.

innî lâ emliku

  Mâide / 25 -

 Muhammed Esed = (Musa,) "Ey Rabbim! Benim sadece kendime ve kardeşim (Harun)a sözüm geçiyor! O zaman, bizimle bu sapkın halk arasına bir çizgi çek!" diye yalvardı.

innî lâ emliku

  Mâide / 25 -

 Mustafa İslamoğlu = (Musa) "Rabbim! Sözüm kendimden ve kardeşimden başkasına geçmiyor. O halde, bizimle şu sapkın halk arasındaki farkı gözet!" diye yalvardı.

innî lâ emliku

  Mâide / 25 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Dedi ki: «Yarabbi! Şüphe yok ki, ben kendi nefsim ile kardeşimden başkasına mâlik olamam, artık bizim aramızla o fâsıklar olan kavmin arasını ayır.»

innî lâ emliku

  Mâide / 25 -

 Ömer Öngüt = Musa: “Rabbim! Ben ancak kendime ve kardeşime söz geçirebiliyorum. Artık bizimle, yoldan çıkmış bu fâsıklar güruhunun arasını ayır. ” dedi.

innî lâ emliku

  Mâide / 25 -

 Şaban Piriş = Musa: -Rabbim, ben, kendimden ve kardeşimden başkasına söz geçiremiyorum. Artık bizimle bu fasık toplumun arasını ayır, dedi.

innî lâ emliku

  Mâide / 25 -

 Sadık Türkmen = Musa; “ey Rabbim! Ben ancak kendime ve kardeşime söz geçirebilirim. Artık bizimle, o yoldan çıkmışların arasını ayır” dedi.

innî lâ emliku

  Mâide / 25 -

 Seyyid Kutub = Musa dedi ki; «Ya Rabbi, kendimden ve kardeşimden başka hiç kimseye söz geçiremiyorum. Bizi bu yoldan çıkmış kavimden ayır.»

innî lâ emliku

  Mâide / 25 -

 Suat Yıldırım = Mûsâ: "Ya Rabbî, dedi, ben kendi nefsimden ve kardeşimden başkasına söz geçiremiyorum. Artık bizimle bu itaatsiz, bu yoldan çıkmış topluluk arasında Sen hükmünü ver!"

innî lâ emliku

  Mâide / 25 -

 Süleyman Ateş = (Mûsâ), "Ya Rabbi, dedi, ben kendimden ve kardeşimden başkasına mâlik değilim. Bizimle, o yoldan çıkmış toplumun arasını ayır."

innî lâ emliku

  Mâide / 25 -

 Tefhim-ul Kuran = (Musa:) «Rabbim, gerçekten kendimden ve kardeşimden başkasına malik olamıyorum. Öyleyse bizimle fasıklar topluluğunun arasını Sen ayır.» dedi.

innî lâ emliku

  Mâide / 25 -

 Ümit Şimşek = Musa dedi ki: 'Yâ Rabbi, kendimle kardeşimden başkasına söz geçiremiyorum. Bizimle fasıklar topluluğu arasında Sen hükmünü ver.'

innî lâ emliku

  Mâide / 25 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Şöyle yakardı Mûsa: "Rabbim! Nefsimle kardeşimden başkasına söz geçiremiyorum. Artık sapıklar topluluğu ile bizim aramızı ayır."

innî lâ emliku

  Mâide / 25 -

 İskender Ali Mihr = (Hz. Mûsa) Dedi ki; “Ey Rabb’im! Muhakkak ki ben, kendimden ve kardeşimden başkasına sahip değilim. Artık fâsık kavimle bizim aramızı ayır.”

innî lâ emliku

  Mâide / 25 -

 İlyas Yorulmaz = Musa “Rabbim! Kendi nefsim ve kardeşimden başkasına güç yetiremiyorum. Bizim ve şu yoldan çıkmış topluluğun arasını ayır. ” dedi.

lâ emliku

  A’râf / 188 -

 Diyanet İşleri = De ki: “Allah dilemedikçe ben kendime bir zarar verme ve bir fayda sağlama gücüne sahip değilim. Eğer ben gaybı biliyor olsaydım, daha çok hayır elde etmek isterdim ve bana kötülük dokunmazdı. Ben inanan bir kavim için sadece bir uyarıcı ve bir müjdeciyim.”

lâ emliku

  A’râf / 188 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = De ki: Allah'ın dilediğinden başka kendime ne bir fayda vermeye gücüm yeter, ne bir zarardan kaçınmaya. Gaibi bilseydim daha fazla hayır elde etmek isterdim ve bana bir kötülük gelmezdi. Fakat ben ancak inanan topluluğu korkutan ve müjdeleyen biriyim.

lâ emliku

  A’râf / 188 -

 Abdullah Parlıyan = Ey peygamber! De ki: “Allah dilemedikçe, kendime bir yarar sağlamak, ya da kendimden bir zararı uzaklaştırmak, benim elimde değil. Eğer insan kavrayışının ötesinde akılla bilinemeyip, sadece vahiyle bildirilen gerçekleri bir bilseydim, elbette daha çok hayır yapmak isterdim veya çok hayırlara ulaşmış olurdum ve bundan dolayı da, bana hiçbir fenalık dokunmazdı. Ama ben, sadece bir uyarıcıyım ve inanan bir topluma iyi haberler getiren bir müjdeci.”

lâ emliku

  A’râf / 188 -

 Adem Uğur = De ki: "Ben, Allah'ın dilediğinden başka kendime herhangi bir fayda veya zarar verecek güce sahip değilim. Eğer ben gaybı bilseydim elbette daha çok hayır yapmak isterdim ve bana hiçbir fenalık dokunmazdı. Ben sadece inanan bir kavim için bir uyarıcı ve müjdeleyiciyim."

lâ emliku

  A’râf / 188 -

 Ahmed Hulusi = De ki: "Allâh'ın dilediği dışında, nefsim için ne bir fayda ve ne de bir zarar oluşturabilirim. . . (Mutlak) gaybı biliyor olsaydım, elbette hayrına çoğaltırdım. . . Bana kötülük de dokunmazdı. . . Ben ancak bir uyarıcı ve iman eden topluluğa bir müjdeleyiciyim. "

lâ emliku

  A’râf / 188 -

 Ahmet Tekin = 'Benim, kendime, Allah’ın sünneti, düzeninin yasaları içinde, iradesinin tecellisine uygun olanın dışında ne bir menfaat elde etmeye, ne de bir zararı önlemeye gücüm yetebilir. Ben, eğer duyu ve bilgi alanı ötesini, gayb âlemini bilseydim, kazancımı, menfaatlerimi çoğaltmayı, durumumu iyileştirmeyi, mutluluğumu artırmayı isterdim. İnsan cinsinin başına gelen hiçbir kötülük, hiçbir sıkıntı da bana dokunmazdı. Ben sadece iman edecek bir kavmi, sorumluluk, hesap ve cezayı hatırlatarak uyaran ve Allah’ın rahmetini, merhametini, ihsanını, sevgisini müjdeleyen bir peygamberim.' de.

lâ emliku

  A’râf / 188 -

 Ahmet Varol = De ki: 'Allah dilemedikçe ben kendime herhangi bir yarar veya zarar verecek güce sahip değilim. Eğer gaybı biliyor olsaydım, hayrı artırırdım ve bana bir kötülük dokunmazdı. [16] Ben sadece iman eden bir topluluk için bir uyarıcı ve müjdeciyim.'

lâ emliku

  A’râf / 188 -

 Ali Bulaç = De ki: "Allah'ın dilemesi dışında kendim için yarardan ve zarardan (hiç bir şeye) malik değilim. Eğer gaybı bilebilseydim muhakkak hayırdan yaptıklarımı arttırırdım ve bana bir kötülük dokunmazdı. Ben, iman eden bir topluluk için, bir uyarıcı ve bir müjde vericiden başkası değilim."

lâ emliku

  A’râf / 188 -

 Ali Fikri Yavuz = De ki: “- Ben Allah’ın dilediğinden başka, kendi kendime ne bir menfaatı kazanmağa, ne de bir zararı defetmeğe sahip değilim. Eğer ben gaybi bilseydim, (zarar ve tehlikelerden sakınıp) elbet daha çok hayır yapardım ve bana hiç bir fenalık dokunmazdı, (hiç yenilmez ve bir ihtiyaç içinde kalmazdım.) Ben ancak kâfirleri cehennemle korkutucu ve imân edecekleri cennetle müjdeleyici bir Peygamberim.”

lâ emliku

  A’râf / 188 -

 Ali Ünal = De ki: “Ben, Allah dilemedikçe, (O müsaade edip yolumu açmadıkça, gerekli gücü ve vasıtayı nasip etmedikçe) kendi adıma yarayışlı veya yarayışsız hiçbir şeye muvaffak olamam. Eğer mutlak manâda gaybı, (dolayısıyla gelecekte ne olacağını) da bilmiş olsaydım, (hiç zarar etmeden) sürekli kârda olurdum; hem (ona göre tedbirimi alırdım da,) bana ne bir zarar dokunurdu, ne de başıma bir kötülük gelirdi. Ben sadece, inanmaya açık bir topluluk için onları (her türlü dalâlet yollarına ve bu yolların sonuçlarına karşı) uyarıcı, (iman ve salih amelin karşılığında ise Allah’ın af, rahmet ve mükâfatını) müjdeleyiciyim.