Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
kulli-hi
Diyanet İşleri = O, Allah’a ortak koşanlar hoşlanmasalar bile dinini, bütün dinlere üstün kılmak için, peygamberini hidayetle ve hak dinle gönderendir.
kulli-hi
Abdulbaki Gölpınarlı = Öyle bir mabuttur ki müşrikler istemese de, zorlarına gitse de Peygamberini, insanları doğru yola sevkeden apaçık ve kesin delillerle ve bütün dinlere üst olmak üzere gerçek dinle göndermiştir.
kulli-hi
Abdullah Parlıyan = O Allah ki, Allah'tan başkasına ilahlık yakıştıranlar hoşlanmasa da, dinini bütün dinlerden üstün kılmak için, peygamberlerini doğru yol ve gerçek din üzere göndermiştir.
kulli-hi
Adem Uğur = O (Allah), müşrikler hoşlanmasalar da (kendi) dinini bütün dinlere üstün kılmak için Resûlünü hidayet ve Hak Din ile gönderendir.
kulli-hi
Ahmed Hulusi = "HÛ" ki, Rasûlünü hakikatin ta kendisi olarak ve Hak Din (geçerli Sünnetullah, sistem bilgisi) ile irsâl etti, bütün din anlayışlarının üstüne geçirmek için. . . İsterse müşriklerin hoşuna gitmesin!
kulli-hi
Ahmet Tekin = Allah, Rasulünü toplumda hakça bir düzen gerçekleştirmek için, hak yolu aydınlatan bilgiler ve Hak Din ile hak bir şeriatla, âdil medenî kurallarla özgürce sorumluluklarını yerine getirmek üzere gönderendir. İlâhlığında, otoritesinde, mülkünde, tasarruflarında, Allah’a ortak koşan, başka otoriteleri de olan müşrikler hoşlanmasalar da, dinini, şeriatını bütün inançlara, rejimlere üstün ve hâkim kılmak için göndermiştir.
kulli-hi
Ahmet Varol = Allah'a ortak koşanlar istemese de, hak dini bütün dinlerden üstün kılmak için Peygamber'ini hidayetle ve hak dinle gönderen O'dur.
kulli-hi
Ali Bulaç = Müşrikler istemese de O dini (İslam'ı) bütün dinlere üstün kılmak için elçisini hidayetle ve hak dinle gönderen O'dur.
kulli-hi
Ali Fikri Yavuz = Peygamberini hidayetle ve hak din ile, bütün dinlerin üzerine geçirmek için gönderen O’dur; İsterse müşrikler hoş görmesinler.
kulli-hi
Ali Ünal = Allah, Rasûlü’nü doğrunun ve doğruya giden yolun ta kendisiyle ve (adalet, hakkaniyet ve doğruluk üzerine oturan) Hak Din’le gönderdi ki, o Din’e başka her din ve sistemin üstünde bir mevki versin, müşrikler hiçbir zaman hoşlanmasalar da.
kulli-hi
Bayraktar Bayraklı = Müşrikler hoşlanmasalar da dinini bütün dinlere üstün kılmak için Peygamber'ini hidayet ve hak din ile gönderen O'dur.
kulli-hi
Bekir Sadak = Puta tapanlar hoslanmasa da, dinini butun dinlerden ustun kilmak uzere, peygamberini dogru yol ve hak dinle gonderen Allah'tir.
kulli-hi
Celal Yıldırım = O Allah ki, müşrikler hoşlanmasa da, istemese de dinini bütün dinlerden üstün kılmak için Peygamberini doğru yol ve hak din ile göndermiştir.
kulli-hi
Cemal Külünkoğlu = Müşrikler istemese de, O, dini (İslam'ı) bütün dinlere üstün kılmak için peygamberini hidayetle ve hak dinle gönderendir.
kulli-hi
Diyanet İşleri (eski) = Puta tapanlar hoşlanmasa da, dinini bütün dinlerden üstün kılmak üzere, Peygamberini doğru yol ve hak dinle gönderen Allah'tır.
kulli-hi
Diyanet Vakfi = O (Allah), müşrikler hoşlanmasalar da (kendi) dinini bütün dinlere üstün kılmak için Resûlünü hidayet ve Hak Din ile gönderendir.
kulli-hi
Edip Yüksel = O, elçisini hidayetle ve gerçek dinle gönderdi ki onu tüm dinlere üstün kılsın. Putperestler istemese de...
kulli-hi
Elmalılı Hamdi Yazır = O Allahdır ki o, Resulünü hidâyet kanunu ve hak dini ile bütün dinlerin üzerine geçirmek için gönderdi, müşrikler, isterlerse hoşlanmasınlar
kulli-hi
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = O, peygamberini doğru yol kanunu ve hak dini ile gönderendir, onu bütün dinlerden üstün kılmak için; isterse müşrikler hoşlanmasın.
kulli-hi
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = O öyle bir Allah'dır ki, Resulünü hidayetle ve hak dinle bütün dinlere üstün kılmak için göndermiştir. Müşrikler hoşlanmasalar da.
kulli-hi
Gültekin Onan = Müşrikler istemese de O dini (islamı) bütün dinlere üstün kılmak için elçisini hidayetle ve hak dinle gönderen O'dur.
kulli-hi
Harun Yıldırım = Müşrikler istemese de o dini bütün dinlere üstün kılmak için rasulünü hidayetle ve hak din ile gönderen O’dur.
kulli-hi
Hasan Basri Çantay = O, resulünü hidâyetle, hak dîn ile — (sırf) o dîni her dine gaalib kılmak için — gönderendir, isterse müşrikler hoş görmesin.
kulli-hi
Hayrat Neşriyat = Müşrikler hoşlanmasa da, onu (İslâm’ı) dinlerin hepsine üstün kılmak için, Resûlünü hidâyet ve hak dîn ile gönderen O’dur.
kulli-hi
İbni Kesir = Dinini bütün dinlere üstün kılmak için; Rasulünü hidayet ve hak din ile gönderen O'dur. İsterse müşrikler hoşlanmasınlar.
kulli-hi
Kadri Çelik = Şirk koşanlar hoşlanmasa da dinini bütün dinlerden üstün kılmak üzere peygamberini hidayet ve hak dinle gönderen Allah'tır.
kulli-hi
Muhammed Esed = Odur, dinini bütün (batıl) dinlere karşı üstün kılmak üzere hidayeti ve hak dini (yaymak göreviyle) Elçisini gönderen; Allahtan başkalarına tanrılık yakıştıranlar bundan hoşlanmasalar da.
kulli-hi
Mustafa İslamoğlu = O'dur dinin tümünü kendisine bildirmek için Elçisi'ni doğru yol bilgisiyle ve hak din ile gönderen; tabi ki şirke gömülüp gidenler hoşlanmasa da...
kulli-hi
Ömer Nasuhi Bilmen = O bir Hâlik-ı Zîşan'dır ki, Peygamberini hidâyet ile ve hak din ile gönderdi ki, onu bütün dinlerin üzerine yükseltsin. Velev ki, müşriklerin hoşuna gitmesin.
kulli-hi
Ömer Öngüt = Dinini bütün dinlere üstün kılmak için Peygamber'ini hidayet ve hak din ile gönderen O'dur. İsterse müşrikler hoşlanmasınlar.
kulli-hi
Şaban Piriş = Müşriklerin hoşuna gitmese de, dinini bütün dinlerden üstün kılmak üzere resulünü kılavuz ve hak din ile gönderen Allah’tır!
kulli-hi
Sadık Türkmen = O, Allah’a ortak koşanlar hoşlanmasalar bile dinini, (uydurulmuş) bütün dinlerden üstün olarak, peygamberini doğru yol kılavuzu ile ve hak din ile gönderendir.
kulli-hi
Seyyid Kutub = Müşriklerin hoşuna gitmese de kendi dinini diğer bütün dinlere karşı üstün getirmek üzere peygamberini doğru yol ve gerçek din ile gönderen O'dur.
kulli-hi
Suat Yıldırım = O’dur ki Resulünü, bütün dinlere üstün kılmak için hidâyetle ve hak dini ile gönderdi. Müşrikler isterse hoşlanmasınlar!
kulli-hi
Süleyman Ateş = O, Elçisini hidâyetle ve hak dinle gönderdi ki (Allah'a) ortak koşanlar hoşlanmasa da o (hak di)ni, bütün din(ler)in üstüne çıkarsın.
kulli-hi
Tefhim-ul Kuran = Müşrikler istemese de O dini (İslam'ı) bütün dinlere üstün kılmak için peygamberini hidayetle ve hak dinle gönderen O'dur.
kulli-hi
Ümit Şimşek = Resulünü, bütün dinlere üstün kılmak üzere hidayet ve hak din ile gönderen Odur-müşrikler isterse hoşlanmasınlar.
kulli-hi
Yaşar Nuri Öztürk = O, resulünü hidayet ve hak dinle gönderdi ki, müşrikler hoşlanmasa da o dini dinlerin tümünün üstüne çıkarsın.
kulli-hi
İskender Ali Mihr = Resûl’ünü müşrikler kerih görseler de, hidayetle ve hak dîn ile (bu dîni) bütün dînler üzerine izhar etmesi (hak dîn olduğunu ispat etmesi) için gönderen O’dur.
kulli-hi
İlyas Yorulmaz = Elçisini, en doğru yola götüren kitap ve kendisine ait hak din ile gönderen O dur. Allah’a ortak koşanların hoşlarına gitmese de, batıl olan dinlerini ortadan kaldırıp, onların yerine geçmesi için (nurunu göndermiştir).
kulli-hi
Diyanet İşleri = İşte siz öyle kimselersiniz ki, onları seversiniz; onlar ise, bütün kitaplara iman ettiğiniz hâlde, sizi sevmezler. Onlar sizinle karşılaştıkları zaman “inandık” derler. Ama kendi başlarına kaldıklarında, size karşı kinlerinden dolayı parmaklarını ısırırlar. De ki: “Öfkenizden ölün!” Şüphesiz Allah, göğüslerin özünü (kalplerde olanı) bilir.
kulli-hi
Abdulbaki Gölpınarlı = İşte siz o kişilersiniz ki onları seversiniz, fakat onlar sizi sevmez. Siz, kitabın hepsine inanırsınız, onlarsa sizinle buluştular mı inandık derler, yalnız kaldılar mı size karşı besledikleri kin yüzünden parmaklarını ısırırlar. De ki: Geberin kininizle. Şüphe yok Allah, gönüllerde ne varsa hepsini bilir.
kulli-hi
Abdullah Parlıyan = Sizler işte böylesiniz, o kâfirleri seversiniz ama onlar sizi tüm kitaplara inansanız bile sevmeyecekler. Sizinle karşılaştıklarında “Biz de inandık” derler ama kendi başlarına kaldıklarında, size karşı öfkelerinden parmaklarını ısırırlar. De ki: “Öfkenizle geberin! Unutmayın Allah insanların kalplerinde ne varsa hepsini bilir.”
kulli-hi
Adem Uğur = İşte siz öyle kimselersiniz ki, onlar sizi sevmedikleri halde siz onları seversiniz. Siz, bütün kitaplara inanırsınız; onlar ise, sizinle karşılaştıklarında "İnandık" derler; kendi başlarına kaldıklarında da, size olan kinlerinden dolayı parmaklarının uçlarını ısırırlar. De ki: Kininizden (kahrolup) ölün! Şüphesiz Allah kalplerin içindekini hakkıyla bilmektedir.
kulli-hi
Ahmed Hulusi = İşte siz öyle (inanca sahip) kişilersiniz ki (inandığınız hakikat dolayısıyla) onları seversiniz. Onlar ise (sizinle aynı inançta olmadıkları için) sizi sevmezler! Siz hakikat bilgisinin tümüne iman edersiniz. Sizinle karşılaştıklarında "İman ettik" derler; kendi başlarına kaldıklarında ise size öfkelerinden parmaklarını ısırırlar! "Öfkenizin ateşiyle kahrolun!" de. . . Muhakkak ki Allâh, Esmâ'sıyla varlığınızın hakikati olarak içinizdekini bilir.
kulli-hi
Ahmet Tekin = İşte siz öyle iyi insanlarsınız ki, onlar sizi sevmezken siz onları seversiniz. Onlar sizin kitabınızı inkâr ederken siz kitapların hepsine iman edersiniz. Onlar sizinle karşılaştıkları zaman, sözde:'İman ettik' derler. Kendi takımlarıyla başbaşa kaldıkları zaman size olan kinlerinden dolayı parmak uçlarını ısırırlar. Sen:'Kininizle geberin. Allah kalplerinizdeki kinlerinizi biliyor.' de.
kulli-hi
Ahmet Varol = İşte siz böyle kimselersiniz: Onlar sizi sevmezken siz onları seviyorsunuz ve Kitab'ın tümüne inanıyorsunuz. Sizinle karşılaştıkları zaman 'iman ettik' derler. Yalnız kaldıklarında ise size karşı olan öfkelerinden dolayı parmaklarını ısırırlar. De ki: 'Öfkenizden ölün. Şüphesiz Allah kalplerde olanı bilmektedir.'
kulli-hi
Ali Bulaç = Sizler, işte böylesiniz; onları seversiniz, oysa onlar sizi sevmezler. Siz Kitabın tümüne inanırsınız, onlar sizinle karşılaştıklarında "inandık" derler, kendi başlarına kaldıklarında ise, size olan kin ve öfkelerinden dolayı parmak uçlarını ısırırlar. De ki: "Kin ve öfkenizle ölün." Şüphesiz Allah, sinelerin özünde saklı duranı bilendir.
kulli-hi
Ali Fikri Yavuz = İşte siz (müminler) o kimselersiniz ki, kâfirleri seversiniz. Halbuki onlar sizi sevmezler. Siz kitapların hepsine iman edersiniz. Onlar ise ancak sizinle karşılaştıkları zaman “İman ettik” derler. Tenhada başbaşa kaldıkları vakit ise, size olan kinlerinden ötürü parmaklarının uclarını ısırırlar. Rasûlüm, de ki: “- Kininizle ölün, mahvolun”. Gerçekten Allah kalblerin kin ve hasedlerini tamamıyla bilicidir.
kulli-hi
Ali Ünal = Siz öylesine (safî, kalbleri dupduru ve herkesin iyiliğini isteyen) kimselersiniz ki, o (düşmanlarınızı) bile seviyorsunuz, ama onlar sizi sevmezler; siz, (âyetleri arasında hiçbir ayırım yapmadan) Kitabın bütününe ve Allah’ın gönderdiği bütün kitaplara inanıyorsunuz. Onlar ise, ancak sizinle karşılaştıkları zaman “İnandık!” deyip geçerler; fakat birbirleriyle başbaşa kaldıklarında ise size olan kin ve düşmanlıklarından dolayı parmaklarını ısırır, dişlerini gıcırdatırlar. (Onlara), “Gayzınızda boğulun!” de! Şüphesiz ki Allah, sinelerin özünü, onlarda saklı tutulan bütün sırları hakkıyla bilir.