Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

fe kulillâhu (kul allâhu)

  Hac / 68 -

 Diyanet İşleri = Eğer seninle mücadele ederlerse, de ki: “Allah, yapmakta olduğunuzu daha iyi bilmektedir.”

fe kulillâhu (kul allâhu)

  Hac / 68 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Seninle mücâdele ederlerse artık Allah de, ne yaptığınızı bilir.

fe kulillâhu (kul allâhu)

  Hac / 68 -

 Abdullah Parlıyan = Ama seninle tartışmaya çalışırlarsa, onlara de ki: “Yapıp ettiklerinizi en iyi bilen Allah'tır”

fe kulillâhu (kul allâhu)

  Hac / 68 -

 Adem Uğur = Eğer seninle münakaşa ve mücâdeleye girişirlerse: "Allah yaptığınızı çok iyi bilmektedir" de.

fe kulillâhu (kul allâhu)

  Hac / 68 -

 Ahmed Hulusi = Şayet seninle mücadele ederler ise de ki: "Allâh, yapmakta olduğunuzu (yaratanı olarak) daha iyi bilir. "

fe kulillâhu (kul allâhu)

  Hac / 68 -

 Ahmet Tekin = Eğer dinî konularda doğru deliller, Kur’ân ortaya konduktan sonra seninle tartışırlarsa:' Allah işlediğiniz, dayanaksız boşa giden amelleri, yalanlamalarınızı ve inkârlarınızı iyi biliyor.' diyerek tartışmalarına fırsat verme.

fe kulillâhu (kul allâhu)

  Hac / 68 -

 Ahmet Varol = Eğer seninle tartışmaya girerlerse de ki: 'Allah yaptıklarınızı daha iyi bilmektedir.'

fe kulillâhu (kul allâhu)

  Hac / 68 -

 Ali Bulaç = Eğer seninle mücadeleye girişirlerse, de ki: "Allah, yapmakta olduklarınızı daha iyi bilir."

fe kulillâhu (kul allâhu)

  Hac / 68 -

 Ali Fikri Yavuz = Böyle iken eğer seninle din işinde mücadele ederlerse, de ki: “- Allah yaptıklarınızı pek âlâ bilir.”

fe kulillâhu (kul allâhu)

  Hac / 68 -

 Ali Ünal = Eğer başkaları seninle mücadeleye girişecek olurlarsa sen, “Allah, yapıp ettiklerinizi çok daha iyi biliyor; (benim hesabım bana, sizinki size)!” de.

fe kulillâhu (kul allâhu)

  Hac / 68 -

 Bayraktar Bayraklı = Eğer seninle mücadeleye girişirlerse, “Allah yaptıklarınızı çok iyi bilmektedir” de!

fe kulillâhu (kul allâhu)

  Hac / 68 -

 Bekir Sadak = (67-69) Her ummete, yerine getirmeleri gerekli ibadetler koyduk. Oyleyse, bu konuda seninle cekismelerine firsat verme; Rabbine davet et, sen suphesiz dogru yol uzerindesin. Seninle tartisirlarsa: «Allah yaptiginizi cok iyi bilir; ayriliga dustugunuz seyler hakkinda, kiyamet gunu aranizda Allah hukmedecektir» de.

fe kulillâhu (kul allâhu)

  Hac / 68 -

 Celal Yıldırım = Bununla beraber seninle mücâdele ederlerse, de ki: Allah sizin neler yaptığınızı bilir.

fe kulillâhu (kul allâhu)

  Hac / 68 -

 Cemal Külünkoğlu = Eğer seninle mücadele ederlerse, de ki: “Allah, yaptıklarınızı daha iyi bilmektedir.”

fe kulillâhu (kul allâhu)

  Hac / 68 -

 Diyanet İşleri (eski) = (67-69) Her ümmete, yerine getirmeleri gerekli ibadetler koyduk. Öyleyse, bu konuda seninle çekişmelerine fırsat verme; Rabbine davet et, sen şüphesiz doğru yol üzerindesin. Seninle tartışırlarsa: 'Allah yaptığınızı çok iyi bilir; ayrılığa düştüğünüz şeyler hakkında, kıyamet günü aranızda Allah hükmedecektir' de.

fe kulillâhu (kul allâhu)

  Hac / 68 -

 Diyanet Vakfi = Eğer seninle münakaşa ve mücâdeleye girişirlerse: «Allah yaptığınızı çok iyi bilmektedir» de.

fe kulillâhu (kul allâhu)

  Hac / 68 -

 Edip Yüksel = Seninle çekişirlerse de ki, 'ALLAH yaptığınız her şeyi en iyi bilendir.'

fe kulillâhu (kul allâhu)

  Hac / 68 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Ve eğer sana mücadele ederlerse de ki: ne yapıyorsunuz Allah pekâlâ biliyor

fe kulillâhu (kul allâhu)

  Hac / 68 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Eğer seninle tartışırlarsa de ki: «Yaptıklarınızı Allah pekala biliyor.»

fe kulillâhu (kul allâhu)

  Hac / 68 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Eğer seninle tartışırlarsa, de ki: «Allah yaptıklarınızı çok iyi bilir.»

fe kulillâhu (kul allâhu)

  Hac / 68 -

 Gültekin Onan = Eğer seninle mücadeleye girişirlerse de ki: "Tanrı yapmakta olduklarınızı daha iyi bilir."

fe kulillâhu (kul allâhu)

  Hac / 68 -

 Harun Yıldırım = Eğer seninle münakaşa ve mücâdeleye girişirlerse: "Allah yaptığınızı çok iyi bilmektedir" de.

fe kulillâhu (kul allâhu)

  Hac / 68 -

 Hasan Basri Çantay = Eğer seninle (dîn mes'elelerinde) mücâdele ederlerse de ki: «Allah, ne yapar olduğunuzu çok iyi bilendir».

fe kulillâhu (kul allâhu)

  Hac / 68 -

 Hayrat Neşriyat = Eğer seninle mücâdele ederlerse artık de ki: 'Allah, yapmakta olduklarınızı en iyi bilendir.'

fe kulillâhu (kul allâhu)

  Hac / 68 -

 İbni Kesir = Seninle tartışırlarsa de ki: Allah, yapmakta olduğunuzu en iyi bilendir.

fe kulillâhu (kul allâhu)

  Hac / 68 -

 Kadri Çelik = Eğer seninle mücadeleye girişirlerse de ki: “Allah, yapmakta olduklarınızı daha iyi bilir.”

fe kulillâhu (kul allâhu)

  Hac / 68 -

 Muhammed Esed = Ama eğer seninle tartışmaya (çalışırlarsa, onlara sadece) de ki: "yapıp ettiklerinizi en iyi bilen Allah'tır".

fe kulillâhu (kul allâhu)

  Hac / 68 -

 Mustafa İslamoğlu = Ve eğer seninle ille de tartışmak isterlerse, onlara de ki: "Allah, yaptıklarınızın (altında yatan gerçek nedenleri) çok iyi biliyor".

fe kulillâhu (kul allâhu)

  Hac / 68 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Ve eğer seninle mücadelede de bulunurlarsa artık de ki: «Sizin ne yapar olduğunuzu Allah pek iyi bilendir.»

fe kulillâhu (kul allâhu)

  Hac / 68 -

 Ömer Öngüt = Eğer seninle mücadeleye girişirlerse de ki: “Allah yaptıklarınızı çok iyi bilmektedir. ”

fe kulillâhu (kul allâhu)

  Hac / 68 -

 Şaban Piriş = Seninle tartışırlarsa: -Ne yaptığınızı, Allah daha iyi biliyor de!

fe kulillâhu (kul allâhu)

  Hac / 68 -

 Sadık Türkmen = Eğer seninle mücadele ederlerse, de ki: “Allah yapmakta olduğunuzu daha iyi bilmektedir.”

fe kulillâhu (kul allâhu)

  Hac / 68 -

 Seyyid Kutub = Eğer onlar seninle tartışmaya girerlerse de ki; «Allah, yaptıklarınızı çok iyi bilir.»

fe kulillâhu (kul allâhu)

  Hac / 68 -

 Suat Yıldırım = Eğer seninle mücadele ederlerse de ki: "Allah sizin yaptıklarınızı pek iyi bilmektedir."

fe kulillâhu (kul allâhu)

  Hac / 68 -

 Süleyman Ateş = Eğer seninle mücâdele ederlerse: "Allâh yaptıklarınızı daha iyi bilir" de.

fe kulillâhu (kul allâhu)

  Hac / 68 -

 Tefhim-ul Kuran = Eğer seninle mücadeleye girişirlerse, de ki: «Allah, yapmakta olduklarınızı daha iyi bilir.»

fe kulillâhu (kul allâhu)

  Hac / 68 -

 Ümit Şimşek = Yine de seninle tartışacak olurlarsa, 'Sizin ne yaptığınızı en iyi Allah bilir' de.

fe kulillâhu (kul allâhu)

  Hac / 68 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Seninle mücadele ederlerse şöyle de: "Yapmakta olduklarınızı Allah daha iyi bilir."

fe kulillâhu (kul allâhu)

  Hac / 68 -

 İskender Ali Mihr = Ve eğer seninle mücâdele ederlerse o taktirde (onlara): “Allah yaptıklarınızı çok iyi bilir.” de.

fe kulillâhu (kul allâhu)

  Hac / 68 -

 İlyas Yorulmaz = Eğer seninle mücadele ederlerse, onlara deki “Rabbin yaptıklarınızı en iyi bilendir. ”

kul allâhu

  En’âm / 91 -

 Diyanet İşleri = Allah’ın kadrini gereği gibi bilemediler. Çünkü, “Allah, hiç kimseye hiçbir şey indirmedi” dediler. De ki: “Mûsâ’nın insanlara bir nur ve hidayet olarak getirdiği, parça parça kâğıtlar hâline koyup ortaya çıkardığınız, pek çoğunu ise gizlediğiniz; (kendisiyle) sizin de, babalarınızın da bilmediği şeylerin size öğretildiği Kitab’ı kim indirdi?” (Ey Muhammed!) “Allah” (indirdi) de, sonra bırak onları, içine daldıkları batakta oynayadursunlar.

kul allâhu

  En’âm / 91 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Allah, hiçbir kimseye hiçbir şey indirmedi dedikleri zaman Allah'ı lâyıkıyla tanımadılar, ululamadılar. De ki: Mûsâ'nın, insanlara bir ışık ve onları doğru yola sevk eden bir vâsıta olarak getirdiği kitabı kim indirdi? Hani, siz onu kâğıtlara yazdınız da yayıp açıklarsınız, hükümlerinden çoğunu da gizlersiniz, hani siz de, atalarınız da, bilmediğiniz şeyleri onun sayesinde bildiniz, öğrendiniz. De ki: Allah indirdi, sonra da bırak onları, düştükleri boş iddialarla oyalanıp dursunlar.

kul allâhu

  En’âm / 91 -

 Abdullah Parlıyan = Nitekim Allah'tan gelen gerçekleri örtbas etmeye çalışanların hepsi, Allah hiçbir insana hiçbir vahiy ve kitap indirmemiştir, derken Allah'ı gereği gibi tanımadıklarını göstermişlerdir. De ki: “Kim indirdi, Musa'nın insanlara bir ışık ve rehber olarak getirdiği ve sizin de parça parça kağıtlar haline koyup, işinize geleni gösterip açıkladığınız, fakat çoğunu gizlediğiniz kitap ki, o kitapla size ve atalarınıza bilmediğiniz şeyler öğretilmiştir.” Ey peygamber! O ilâhî kelâmı Allah vahyetmiştir diye haykır ve sonra da bırak, onlar boş laflarla oyalanıp dursunlar.

kul allâhu

  En’âm / 91 -

 Adem Uğur = (Yahudiler) Allah'ı gereği gibi tanımadılar. Çünkü "Allah hiçbir beşere bir şey indirmedi" dediler. De ki: Öyle ise Musa'nın insanlara bir nûr ve hidayet olarak getirdiği Kitab'ı kim indirdi? Siz onu kâğıtlara yazıp (istediğinizi) açıklıyor, çoğunu da gizliyorsunuz. Sizin de atalarınızın da bilemediği şeyler (Kur'an'da) size öğretilmiştir. (Resûlüm) sen "Allah" de, sonra onları bırak, daldıkları bataklıkta oynayadursunlar!

kul allâhu

  En’âm / 91 -

 Ahmed Hulusi = Allâh'ı hakkıyla takdir edemediler. . . "Allâh, hiçbir beşere bir şey inzâl etmemiştir" demekle! De ki: "Musa'nın hakikatinden insanlar için Nur ve Hüda olarak getirdiği Kitabı (BİLGİyi) kim inzâl etti? Siz Onu (BİLGİyi) kâğıtlar haline getirip gösteriyorsunuz, birçoğu (BİLGİyi de) gizliyorsunuz. . . Oysa ne sizin ne de babalarınızın bilmediği şeyler öğretildi size!". . . "Allâh" de, sonra bırak onları daldıklarında oynayıp dursunlar!

kul allâhu

  En’âm / 91 -

 Ahmet Tekin = Onlar, Allah’ın, yüceliğini, kudretini, kadrini, zâtını vasfının, sıfatlarının tecellisinin ifade ettiği şekilde künhüyle kavrayamadılar, Allah’ı hakkıyla tanıyıp saygıyla hafsalalarına yerleştiremediler.'Allah insanların iyiliği, kurtuluşu için hiçbir şey indirmedi' deme cehaletinde bulundular.'Öyleyse, Mûsâ’nın, insanların iyiliği, kurtuluşu için bir nur ve hidâyet rehberi olarak getirdiği kitabı kim indirdi? Siz onları kâğıt parçaları olarak görüyor, çoğunu gizlediğiniz halde, bir kısım ilâhî kelâmı da gösteri aracı haline getiriyorsunuz. Sizin de, atalarınızın da, bilmediği şeyler Kur’ân’da size öğretilmiştir' de.'Allah' de. Sonra onları bırak. Daldıkları bataklıkta, dünya hayatında oynamaya devam etsinler.

kul allâhu

  En’âm / 91 -

 Ahmet Varol = Onlar: 'Allah bir insana herhangi bir şey indirmemiştir' derken Allah'ı hakkıyla değerlendiremediler. De ki: 'Musa'nın insanlara bir nur ve hidayet rehberi olarak getirdiği, sizin de parça parça kağıtlar haline getirip gösterdiğiniz, çoğunu da gizlediğiniz Kitab'ı kim indirdi? Size (bu kitapla) sizin de babalarınızın da bilmediği şeyler öğretildi.' Sen: 'Allah (indirdi)' de. Sonra bırak onları daldıkları şeyde oynayadursunlar.

kul allâhu

  En’âm / 91 -

 Ali Bulaç = Onlar: "Allah, beşere hiç bir şey indirmemiştir" demekle Allah'ı, kadrinin hakkını vererek takdir edemediler. De ki: "Musa'nın insanlara bir nur ve hidayet olarak getirdiği ve sizin de (parça parça) kâğıtlar üzerinde yazılı kılıp (bir kısmını) açıkladığınız ve çoğunu gözardı ettiğiniz kitabı kim indirdi? Sizin ve atalarınızın bilmediği şeyler size öğretilmiştir." De ki: "Allah." Sonra Onları bırak, içine 'daldıkları saçma uğraşılarında' oyalanıp dursunlar.

kul allâhu

  En’âm / 91 -

 Ali Fikri Yavuz = Yahudî’ler, Allah’ın kadrini gereği gibi tanıyamadılar. Çünkü: “- Allah, hiç bir insana bir şey indirmedi”, dediler. (Vahy ve kitabları inkâr ettiler.) Onlara de ki: “- Mûsâ’nın insanlara bir nur ve hidayet olarak getirdiği ve sizin de parça parça kağıtlar haline koyup hesabınıza geleni açıkladığınız, fakat çoğunu gizlediğiniz o kitabı kim indirdi? Sizin bilmediğiniz ve atalarınızın da bilmediği şeyler, size, (Peygamber diliyle Kur’an’da) öğretilmiştir. Ey Rasûlüm, sen, Allah (o kitabı indirdi) de. Sonra onları bırak, batıl dedikodularında oynaya dursunlar.

kul allâhu

  En’âm / 91 -

 Ali Ünal = (Bazı Yahudiler,) “Allah kimseye bir şey indirmedi!” demekle, Allah’ı Allah oluşunun gerektirdiği şekilde tanıyıp takdir etmediklerini ortaya koydular. Onlara de ki: “Peki, Musa’nın insanlar için (zihinlerini, kalblerini ve yollarını aydınlatan) bir nur ve doğruya ulaştıran bir rehber olarak getirdiği, ama sizin hiç korumayıp kâğıt parçaları haline dönüştürdüğünüz, (işinize gelen) bir kısmını açıklayıp, çoğunu gizlediğiniz ve sizin de, atalarınızın da bilmediği birçok şeyi sayesinde öğrendiğiniz o Kitabı kim indirdi?” (Ey Rasûlüm,) sen “Allah indirdi.” de ve sonra bırak onları, daldıkları bataklıkta oynayadursunlar!