Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
el kebîru
Diyanet İşleri = Bu böyle. Çünkü Allah, hakkın ta kendisidir. O’nu bırakıp da taptıkları ise batılın ta kendisidir. Şüphesiz ki Allah yücedir, büyüktür.
el kebîru
Abdulbaki Gölpınarlı = Böyledir bu, çünkü Allah, gerçektir ve şüphe yok ki ondan başka neyi çağırırlarsa boştur, aslı yoktur ve şüphe yok ki Allah, pek yücedir, pek büyük.
el kebîru
Abdullah Parlıyan = Bunu böylece bilin ki, Allah varlığı kendinden olan tek gerçek zattır. O'nun dışında yalvarıp yakardıkları ise, anlamsız ve amaçsız boş şeylerdir. Çünkü Allah, çok yüce ve çok büyüktür.
el kebîru
Adem Uğur = Böyledir. Çünkü Allah, hakkın ta kendisidir. O'nun dışındaki taptıkları ise bâtılın ta kendisidir. Gerçek şu ki Allah, evet O, uludur, büyüktür.
el kebîru
Ahmed Hulusi = İşte böyle. . . Zira Allâh; "HÛ"dur! Hak'tır (hakiki varlık)! O'nun dûnunda olan yöneldikleri ise, aslı olmayan (bilinçteki yanlış verinin var sandırdığı) şeylerdir! Muhakkak ki Allâh, Alîy'dir, Kebiyr'dir.
el kebîru
Ahmet Tekin = Bu mükemmel kudret ve ilimle tanımlama, Allah’ın bizâtihî varlığında şüphe olmayan hak bir ilâh olmasından, Allah’ı bırakıp, kulları durumundaki taptıkları, yalvardıkları şeylerin bâtıl oluşundan, bizâtihî Allah’ın yüce ve büyük olmasından kaynaklanmaktadır.
el kebîru
Ahmet Varol = Bu böyledir. Çünkü Allah, hakkın kendisidir. O'ndan başka taptıkları ise batılın ta kendisidir ve Allah uludur, büyüktür.
el kebîru
Ali Bulaç = İşte böyle; çünkü Allah, hakkın ta kendisidir. O'nun dışında, onların taptıkları ise, şüphesiz batılın ta kendisidir. Gerçekten Allah, yücedir, büyüktür.
el kebîru
Ali Fikri Yavuz = Bu kâmil kudret şundandır: Çünkü Allah, varlığı kendinden olan Hak’dır. Müşriklerin Allah’ı bırakıb da tapındıkları putlar ise, hep bâtıldır. Şüphesiz Allah her şeyden yücedir, her şeyden büyüktür.
el kebîru
Ali Ünal = Böyledir, çünkü Allah, hakkın ta kendisidir; buna karşılık, müşriklerin O’ndan başka tapınıp yalvardıkları her ne olursa olsun, bâtılın ta kendisidir. Ve Allah, evet O’dur Aliyy (mutlak Yüce) ve Kebîr (mutlak Büyük).
el kebîru
Bayraktar Bayraklı = Bu, böyledir. Çünkü gerçek tanrı Allah'tır. O'ndan başka taptıkları ise bâtıldır. Şüphesiz en yüce ve en büyük olan Allah'tır.
el kebîru
Bekir Sadak = Keza Hak yalniz Allah'tir; O'nu birakip taptiklari sadece batildir. Dogrusu Allah yucedir buyuktur.
el kebîru
Celal Yıldırım = (Gerçek) budur. Çünkü Allah, O'dur Hakk; Ondan başka taptıkları ise bâtıldır ve doğusu Allah çok yücedir, çok büyüktür.
el kebîru
Cemal Külünkoğlu = Bu böyledir! Çünkü Allah Hakk'ın ta kendisidir. Onların (müşriklerin), O'ndan başka yalvardıkları tanrılar ise batılın ta kendisidir. Şüphesiz Allah büyüktür, yücedir!
el kebîru
Diyanet İşleri (eski) = Keza Hak yalnız Allah'tır; O'nu bırakıp taptıkları sadece batıldır. Doğrusu Allah yücedir büyüktür.
el kebîru
Diyanet Vakfi = Böyledir. Çünkü Allah, hakkın ta kendisidir. O'nun dışındaki taptıkları ise bâtılın ta kendisidir. Gerçek şu ki Allah, evet O, uludur, büyüktür.
el kebîru
Edip Yüksel = Bu gerçekleşecektir. Çünkü ALLAH Gerçektir, O'nun dışında yalvardıkları ise asılsızdır ve ALLAH Yücedir, Büyüktür.
el kebîru
Elmalılı Hamdi Yazır = Çünkü Allahdır ancak zati hak, onların ondan başka da'vet ettikleri ise hep bâtıldır, ve Allahdır ancak yegâne yüksek, yegâne büyük
el kebîru
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Çünkü Allah, ancak hakkın ta kendisidir. Müşriklerin O'ndan başka taptıkları ise hep batıldır. Ve tek yüksek yüce ve tek büyük ancak Allah'tır.
el kebîru
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = (Bu sonsuz güç şundandır) Çünkü Allah, varlığı kendinden olan Hak'tır. Müşriklerin O'nu bırakıp da tapındıkları putlar ise hep bâtıldır. Şüphesiz Allah, yücedir, büyüktür.
el kebîru
Gültekin Onan = İşte böyle; çünkü Tanrı, hakkın ta kendisidir. O'nun dışında, onların taptıkları ise, şüphesiz batılın ta kendisidir. Gerçekten Tanrı, yücedir, büyüktür.
el kebîru
Harun Yıldırım = Böyledir. Çünkü Allah, hakkın ta kendisidir. O'nun dışındaki taptıkları ise bâtılın ta kendisidir. Gerçek şu ki Allah, evet O, uludur, büyüktür.
el kebîru
Hasan Basri Çantay = Bu, böyledir. Zîrâ Allah Hakkın ta kendisidir. Onların kendisini bırakıb da tapdıkları (putlar) da hakıykaten baatılın ta kendisidir. Şübhesiz ki Allah, O, (her şeyden) yücedir, çok büyükdür.
el kebîru
Hayrat Neşriyat = İşte böyle! Çünki Allah, O Hakk olandır. O’ndan başka (kendisine) yalvarmaktaoldukları şeyler ise gerçekten bâtıldır; hiç şübhesiz Aliyy (pek yüce olan), Kebîr (pek büyük olan) ancak Allah’dır.
el kebîru
İbni Kesir = İşte böyle. Çünkü Allah; hakkın ta kendisidir. O'nu bırakıp da taptıkları şeyler de doğrudan doğruya batıldır. Muhakkak ki Allah; Aliyy'dir, Kebir'dir.
el kebîru
Kadri Çelik = Bu (sonsuz güç) Allah'ın, hakkın ta kendisi olduğu sebebiyledir. O'nun dışında onların kendilerine tapmakta oldukları ise, şüphesiz batılın ta kendisidir. Şüphesiz Allah, yücedir, büyüktür.
el kebîru
Muhammed Esed = Bu böyledir, çünkü nihai gerçek, şüphesiz, Allah'tır; apaçık sahte ve düzmece olan ise, onların O'ndan başka yalvarıp yakardıkları varlıklardır; ve çünkü Allah ulular ulusu, yüceler yücesidir!
el kebîru
Mustafa İslamoğlu = Bunun böyle olması (doğaldır); zira mutlak hakikat Allah'ın ta kendisidir; ve onların O'nun dışında yalvarıp yakardıklarıysa batılın ta kendisidir: ve şüphe yok ki Allah, yüceler yücesi, büyükler büyüğüdür.
el kebîru
Ömer Nasuhi Bilmen = İşte bu böyledir. Çünkü hak olan ancak Allah'tır. O'ndan başka ibadet ettikleri ise o bâtıldır ve muhakkak ki, en yüce ve en büyük olan ancak Allah'tır.
el kebîru
Ömer Öngüt = Bu böyledir. Çünkü Allah hakkın tâ kendisidir. Onu bırakıp da taptıkları şeyler ise bâtıldan başka bir şey değildir. Şüphesiz ki Allah yücedir, büyüktür.
el kebîru
Şaban Piriş = İşte bu, Allah’ın hakkın kendisi olması, O’nu bırakıp da başkalarına dua etmenin batıl olması sebebiyledir. Allah, yücedir, büyüktür.
el kebîru
Sadık Türkmen = Bu böyle! Çünkü Allah gerçeğin ta kendisidir. O’nu bırakıp da taptıkları ise batılın/yalanın ta kendisidir. Şüphesiz ki Allah; yücedir, büyüktür.
el kebîru
Seyyid Kutub = Bu böyledir. Allah gerçektir ve onların Allah dışındaki imdada çağırdıkları düzmece ilahlar asılsızdır. Allah yüce ve uludur.
el kebîru
Suat Yıldırım = Bu böyle... Çünkü Allah hakkın, gerçeğin ta kendisidir. Müşriklerin O’ndan başka yalvardıkları tanrılar ise batılın ta kendisidir ve tam anlamıyla yüce ve büyük olan da ancak Allah’tır.
el kebîru
Süleyman Ateş = İşte böyle. Çünkü Allâh, Hak'tır, O'ndan başka yalvardıkları ise bâtıldır (aslı olmayan yalan şeylerdir). İşte çok yüce, çok büyük olan, Allah'tır.
el kebîru
Tefhim-ul Kuran = İşte böyle; çünkü Allah, hakkın ta kendisidir. O'nun dışında onların kendilerine tapmakta oldukları ise, şüphesiz batılın ta kendisidir. Şüphesiz Allah, yücedir, büyüktür.
el kebîru
Ümit Şimşek = Bütün bunlar gösterir ki, Allah Hakkın tâ kendisi, Ondan başka dua ettikleri ise bâtılın tâ kendisidir; ve Allah herşeyden yüce, herşeyden büyüktür.
el kebîru
Yaşar Nuri Öztürk = Evet böyledir! Çünkü Allah Hakk'ın ta kendisidir. O'nun berisinden yalvarıp çağırdıkları ise bâtılın ta kendisidir. Hiç kuşkusuz, Allah Aliyy'dir, Kebîr'dir.
el kebîru
İskender Ali Mihr = İşte böyle, çünkü O, “Hakk”tır. Ve Muhakkak ki O’ndan (Allah’tan) başka dua ettiğiniz (taptığınız) şeyler, onlar bâtıldır. Muhakkak ki Allah, O, Âli (yüce)’dir, Kebir’dir (büyüktür).
el kebîru
İlyas Yorulmaz = İşte Allah gerçekten böyledir ve ondan başka dua edip kulluk ettikleri ise batıldır. Allah şüphesiz ki her şeyden yüce ve her şeyden büyük olandır.
min el kiberi(el kebîru)
Diyanet İşleri = Zekeriyya, “Rabbim!” “Hanımım kısır ve ben de ihtiyarlığın son noktasına ulaşmış iken, benim nasıl çocuğum olur?” dedi.
min el kiberi(el kebîru)
Abdulbaki Gölpınarlı = Rabbim dedi, benim nasıl oğlum olabilir ki karım kısır ve ben de ömrümün sonlarına vardım, tamâmıyla ihtiyarladım.
min el kiberi(el kebîru)
Abdullah Parlıyan = Zekeriyya: “Ey Rabbim!” dedi. “Karım kısır olduğu halde ve ben de, yaşlanarak bütünüyle güçsüz bir duruma düşmüşken, benim nasıl oğlum olabilir ki?”
min el kiberi(el kebîru)
Adem Uğur = Zekeriyya: Rabbim! dedi, karım kısır olduğu, ben de ihtiyarlığın son sınırına vardığım halde, benim nasıl oğlum olabilir?
min el kiberi(el kebîru)
Ahmed Hulusi = (Zekeriyya) dedi ki: "Rabbim, karım kısır ve ben de ihtiyarlıkta sınıra ulaşmış olduğum hâlde, benim nasıl bir oğlum olur?"
min el kiberi(el kebîru)
Ahmet Tekin = Zekeriyyâ:'Rabbim, karım kısır, ben de son derece kocamışken nasıl oğlum olabilir?' dedi.
min el kiberi(el kebîru)
Ahmet Varol = Dedi ki: 'Ey Rabbim! Benim nasıl oğlum olur ki? Karım kısırdır, bense yaşlılığın son sınırına vardım.'
min el kiberi(el kebîru)
Ali Bulaç = Dedi ki: "Rabbim, karım kısır (bir kadın) iken, benim nasıl oğlum olabilir? Ben de yaşlılığın son basamağındayım."
min el kiberi(el kebîru)
Ali Fikri Yavuz = Zekeriyya dedi ki: “- Rabbim, benim nereden bir oğlum olacak? Hanımım kısır bulunuyor, ben de ihtiyarlığın son haddine vardım.”
min el kiberi(el kebîru)
Ali Ünal = Zekeriya, (hayret içinde) “Rabbim, karım kısır, ben ise iyice ihtiyarlamışken benim nasıl, hangi yolla çocuğum olacak?! diye sordu.