Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

kavlî

  Tâ-Hâ / 28 -

 Diyanet İşleri = (27-28) “Dilimdeki tutukluğu çöz ki sözümü anlasınlar.”

kavlî

  Tâ-Hâ / 28 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Anlasınlar sözümü iyice.

kavlî

  Tâ-Hâ / 28 -

 Abdullah Parlıyan = Söylediklerimi tam olarak anlayabilsinler.

kavlî

  Tâ-Hâ / 28 -

 Adem Uğur = Ki sözümü anlasınlar.

kavlî

  Tâ-Hâ / 28 -

 Ahmed Hulusi = "Ki sözümü (derinliğine) anlasınlar. "

kavlî

  Tâ-Hâ / 28 -

 Ahmet Tekin = 'Sözümü iyi anlasınlar.'

kavlî

  Tâ-Hâ / 28 -

 Ahmet Varol = Ki sözümü iyi anlasınlar.

kavlî

  Tâ-Hâ / 28 -

 Ali Bulaç = "Ki söyleyeceklerimi kavrasınlar."

kavlî

  Tâ-Hâ / 28 -

 Ali Fikri Yavuz = Böylece sözümü iyi anlasınlar.

kavlî

  Tâ-Hâ / 28 -

 Ali Ünal = “Ta ki, sözümü iyi anlasınlar.

kavlî

  Tâ-Hâ / 28 -

 Bayraktar Bayraklı = Anlasınlar sözümü iyice.

kavlî

  Tâ-Hâ / 28 -

 Bekir Sadak = (25-35) Musa: «Rabbim! Gogsumu genislet, isimi kolaylastir, dilimin dugumunu coz ki sozumu iyi anlasinlar. Ailemden kardesim Harun'u bana vezir yap, beni onunla destekle, onu gorevimde ortak kil ki Seni daha cok tesbih edelim ve cokca analim. suphesiz Sen bizi grmektesin» dedi.

kavlî

  Tâ-Hâ / 28 -

 Celal Yıldırım = (25-26-27-28) Musâ dedi ki: Ey Rabbim! Benim göğsümü geniş let. işimi kolaylaştır, dilimin düğümünü çöz ki sözümü anlayabilsinler.

kavlî

  Tâ-Hâ / 28 -

 Cemal Külünkoğlu = (25-28) Musa, dedi ki: “Ey Rabbim! Gönlüme ferahlık ver. İşimi bana kolaylaştır. Dilimin bağını (düğümünü) çöz. (Böylelikle) sözümü iyi anlasınlar.”

kavlî

  Tâ-Hâ / 28 -

 Diyanet İşleri (eski) = (25-35) Musa: 'Rabbim! Göğsümü genişlet, işimi kolaylaştır, dilimin düğümünü çöz ki sözümü iyi anlasınlar. Ailemden kardeşim Harun'u bana vezir yap, beni onunla destekle, onu görevimde ortak kıl ki Seni daha çok tesbih edelim ve çokça analım. Şüphesiz Sen bizi görmektesin' dedi.

kavlî

  Tâ-Hâ / 28 -

 Diyanet Vakfi = Ki sözümü anlasınlar.

kavlî

  Tâ-Hâ / 28 -

 Edip Yüksel = 'Ki sözümü anlasınlar.'

kavlî

  Tâ-Hâ / 28 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Sözümü iyi anlasınlar

kavlî

  Tâ-Hâ / 28 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = sözümü iyi anlasınlar.

kavlî

  Tâ-Hâ / 28 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Ki, sözümü iyi anlasınlar.

kavlî

  Tâ-Hâ / 28 -

 Gültekin Onan = "Ki söyleyeceklerimi kavrasınlar (yefkahu)."

kavlî

  Tâ-Hâ / 28 -

 Harun Yıldırım = Ki sözümü anlasınlar.

kavlî

  Tâ-Hâ / 28 -

 Hasan Basri Çantay = «Sözümü iyi anlasınlar».

kavlî

  Tâ-Hâ / 28 -

 Hayrat Neşriyat = (27-28) 'Dilimden de düğümü çöz ki sözümü iyice anlasınlar!'

kavlî

  Tâ-Hâ / 28 -

 İbni Kesir = Sözümü iyi anlasınlar.

kavlî

  Tâ-Hâ / 28 -

 Kadri Çelik = “Ki söyleyeceklerimi kavrasınlar.”

kavlî

  Tâ-Hâ / 28 -

 Muhammed Esed = ki söyleyeceklerimi tam olarak anlayabilsinler

kavlî

  Tâ-Hâ / 28 -

 Mustafa İslamoğlu = ki anlasınlar beni!

kavlî

  Tâ-Hâ / 28 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = (28-29) «Sözümü iyice anlayabilsinler.» «Ve bana ailemden bir vezir kıl!»

kavlî

  Tâ-Hâ / 28 -

 Ömer Öngüt = “Ki, sözümü iyi anlasınlar. ”

kavlî

  Tâ-Hâ / 28 -

 Şaban Piriş = Ki sözümü iyi anlasınlar.

kavlî

  Tâ-Hâ / 28 -

 Sadık Türkmen = Sözümü anlayıp kavrasınlar.

kavlî

  Tâ-Hâ / 28 -

 Seyyid Kutub = Böylece söyleyeceklerimi anlayabilsinler.

kavlî

  Tâ-Hâ / 28 -

 Suat Yıldırım = Ta ki anlasınlar sözümü!

kavlî

  Tâ-Hâ / 28 -

 Süleyman Ateş = "Ki sözümü anlasınlar"

kavlî

  Tâ-Hâ / 28 -

 Tefhim-ul Kuran = «Ki söyleyeceklerimi kavrasınlar.»

kavlî

  Tâ-Hâ / 28 -

 Ümit Şimşek = 'Tâ ki sözümü anlasınlar.

kavlî

  Tâ-Hâ / 28 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Ki sözümü iyi anlasınlar."

kavlî

  Tâ-Hâ / 28 -

 İskender Ali Mihr = Sözlerimi idrak etsinler.

kavlî

  Tâ-Hâ / 28 -

 İlyas Yorulmaz = “Ki sözlerimi (doğru) anlasınlar. ”

kavlî

  Tâ-Hâ / 94 -

 Diyanet İşleri = Hârûn: “Ey anam oğlu! Saçımı sakalımı çekme. Şüphesiz ben, İsrailoğullarının arasını açtın, sözüme uymadın demenden korktum” dedi.

kavlî

  Tâ-Hâ / 94 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Anam oğlu dedi, sakalımı, başımı bırak benim, gerçekten de, sözüme tam uymadın da İsrâiloğullarının arasına ayrılık saldın diyeceğinden korktum.

kavlî

  Tâ-Hâ / 94 -

 Abdullah Parlıyan = Harun: “Ey anamın oğlu!” dedi. “Saçımdan sakalımdan tutma benim; gerçek şu ki ben senin, “Bak İsrailoğullarının arasına ayrılık düşürdün sözümü tutmadın demenden korktum.”

kavlî

  Tâ-Hâ / 94 -

 Adem Uğur = (Harun:) Ey annemin oğlu! dedi, saçımı sakalımı, yolma! Ben, senin: "İsrailoğullarının arasına ayrılık düşürdün; sözümü tutmadın!" demenden korktum.

kavlî

  Tâ-Hâ / 94 -

 Ahmed Hulusi = (Harun) dedi ki: "Ey anamın oğlu! Saçıma, sakalıma yapışıp durma! Muhakkak ki ben: 'İsrailoğulları arasında ayrılık çıkardın, sözümü tutmadın' demenden korktum. "

kavlî

  Tâ-Hâ / 94 -

 Ahmet Tekin = Hârûn:'Ey anamın oğlu, sakalımı ve saçımı tutma. Ben, senin, İsrâiloğulları arasında ayrılık çıkardın, sözümü tutmadın, demenden korktum.' dedi.

kavlî

  Tâ-Hâ / 94 -

 Ahmet Varol = (Harun) dedi ki: 'Ey annemin oğlu! Sakalımdan ve başımdan tutma! Ben: 'İsrailoğullarının arasında ayrılık çıkardın ve sözümü tutmadın' demenden korktum.'

kavlî

  Tâ-Hâ / 94 -

 Ali Bulaç = Dedi ki: "Ey annemin oğlu, sakalımı ve başımı tutup yolma. Ben, senin: "İsrailoğulları arasında ayrılık çıkardın, sözümü önemsemedin" demenden endişe edip korktum."

kavlî

  Tâ-Hâ / 94 -

 Ali Fikri Yavuz = (Harûn şöyle) dedi: “- Ey anamın oğlu, sakalımı ve başımı (saçımı) yakalama. Ben, senin; “- İsrail oğulları arasında ayrılık çıkardın, sözüme bakmadın.” diyeceğinden korktum.

kavlî

  Tâ-Hâ / 94 -

 Ali Ünal = Harun, “Ey anamın oğlu!” dedi, “lütfen sakalımdan ve başımdan tutup da beni böyle sarsıp durma. (Bir defa, bu topluluk beni bir hiç yerine koydu ve linç edip öldürmeye kalktı. Sonra, olup bitene kesin bir müdahalede bulunmaktan sakındım. Çünkü) ‘İsrail Oğulları arasına tefrika soktun; sözümü de dinlemedin!’ demenden korktum.”