Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

kalû

  Yâsîn / 16 -

 Diyanet İşleri = (Elçiler ise) şöyle dediler: “Bizim gerçekten size gönderilmiş elçiler olduğumuzu Rabbimiz biliyor.”

kalû

  Yâsîn / 16 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Rabbimiz bilir ki demişlerdi, şüphe yok, biz size gönderildik elbet.

kalû

  Yâsîn / 16 -

 Abdullah Parlıyan = Peygamberler dediler: “Rabbimiz bilir ki, biz size gönderilmiş elçileriz.

kalû

  Yâsîn / 16 -

 Adem Uğur = (Elçiler) dediler ki: Rabbimiz biliyor; biz gerçekten size gönderilmiş elçileriz.

kalû

  Yâsîn / 16 -

 Ahmed Hulusi = (Rasûller) dediler ki: "Rabbimiz biliyor ki, gerçekten biz size irsâl olunanlarız. "

kalû

  Yâsîn / 16 -

 Ahmet Tekin = Peygamberler:'Rabbimiz biliyor. Biz gerçekten size tebliğ görevi ile özgürce sorumluluklarını yerine getirmek üzere Rasul olarak gönderilenleriz.' dediler.

kalû

  Yâsîn / 16 -

 Ahmet Varol = (Elçiler) dediler ki: 'Rabbimiz biliyor ki biz muhakkak size gönderilmiş elçileriz.

kalû

  Yâsîn / 16 -

 Ali Bulaç = Dediler ki: "Rabbimiz, gerçekten size gönderilmiş elçiler olduğumuzu bilir."

kalû

  Yâsîn / 16 -

 Ali Fikri Yavuz = (Elçiler onlara şöyle) dediler: “- Rabbimiz biliyor ki, biz gerçekten size gönderilmiş elçileriz.

kalû

  Yâsîn / 16 -

 Ali Ünal = Elçiler, “Rabbimiz biliyor ki,” diye (karşılık verdiler), “biz, hiç kuşkusuz size gönderilmiş elçileriz.

kalû

  Yâsîn / 16 -

 Bayraktar Bayraklı = Dediler ki: "Rabbimiz, gerçekten size gönderilmiş elçiler olduğumuzu bilir."

kalû

  Yâsîn / 16 -

 Bekir Sadak = (Elçiler onlara şöyle) dediler: “- Rabbimiz biliyor ki, biz gerçekten size gönderilmiş elçileriz.

kalû

  Yâsîn / 16 -

 Celal Yıldırım = Elçiler de, «Rabbimiz bilir ki biz gerçekten size gönderilen elçileriz.

kalû

  Yâsîn / 16 -

 Cemal Külünkoğlu = (16-17) (Elçiler) şöyle dediler: “Rabbimiz biliyor ki, hakikaten biz, (Allah tarafından) size gönderilmiş elçileriz. Bizim üzerimize düşen, yalnızca apaçık tebliğdir.”

kalû

  Yâsîn / 16 -

 Diyanet İşleri (eski) = (16-17) Elçiler: 'Doğrusu Rabbimiz bizim size gönderildiğimizi bilir; bize düşen ancak apaçık tebliğdir' demişlerdi.

kalû

  Yâsîn / 16 -

 Diyanet Vakfi = (Elçiler) dediler ki: Rabbimiz biliyor; biz gerçekten size gönderilmiş elçileriz.

kalû

  Yâsîn / 16 -

 Edip Yüksel = Dediler ki, 'Rabbimiz bilir ki biz size gönderildik.'

kalû

  Yâsîn / 16 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Dediler: rabbımız bilir, inanın biz gerçek size gönderilmiş, Resulleriz,

kalû

  Yâsîn / 16 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Elçiler: «Rabbimiz biliyor ki, biz gerçekten size gönderilmiş elçileriz.

kalû

  Yâsîn / 16 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Peygamberler dediler ki: «Rabbimiz biliyor ki biz gerçekten size gönderilmiş elçileriz.»

kalû

  Yâsîn / 16 -

 Gültekin Onan = Dediler ki: "Rabbimiz, gerçekten size gönderilmiş elçiler olduğumuzu bilir."

kalû

  Yâsîn / 16 -

 Harun Yıldırım = Dediler ki: Rabbimiz biliyor; biz gerçekten size gönderilmiş elçileriz.

kalû

  Yâsîn / 16 -

 Hasan Basri Çantay = (Elçiler şöyle) dediler: «Rabbimiz biliyor ki biz hakıykaten size gönderilmiş elçileriz».

kalû

  Yâsîn / 16 -

 Hayrat Neşriyat = (Elçiler) dediler ki: 'Rabbimiz biliyor ki, şübhesiz biz, gerçekten size gönderilmiş elçileriz.'

kalû

  Yâsîn / 16 -

 İbni Kesir = Dediler ki: Rabbımız bilir ki biz, muhakkak size gönderilmiş elçileriz.

kalû

  Yâsîn / 16 -

 Kadri Çelik = Dediler ki: “Rabbimiz, gerçekten sizin için gönderilmiş elçiler olduğumuzu bilmektedir.”

kalû

  Yâsîn / 16 -

 Muhammed Esed = (Elçiler,) "Rabbimiz bilir ki" dediler, "biz gerçekten size gönderilmiş elçileriz;

kalû

  Yâsîn / 16 -

 Mustafa İslamoğlu = (Elçiler) dediler ki: "Rabbimiz biliyor ki biz size gönderilmiş elçileriz.

kalû

  Yâsîn / 16 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = (O elçiler de) Dediler ki: «Rabbimiz bilir ki, muhakkak bizler sizin için elbette gönderilmiş elçileriz.»

kalû

  Yâsîn / 16 -

 Ömer Öngüt = Elçiler de: "Rabbimiz biliyor ki gerçekten biz size gönderilmiş elçileriz. " dediler.

kalû

  Yâsîn / 16 -

 Şaban Piriş = Elçiler ise: -Rabbi’miz biliyor ki biz size gönderilen elçileriz, diye karşılık verdiler.

kalû

  Yâsîn / 16 -

 Sadık Türkmen = Dediler ki: “Rabbimiz biliyor ki, gerçekten biz size gönderilmiş elçileriz.

kalû

  Yâsîn / 16 -

 Seyyid Kutub = Elçiler dediler ki; «Rabb'imiz bilir ki, biz size gönderilmiş elçileriz.»

kalû

  Yâsîn / 16 -

 Suat Yıldırım = Resuller dediler: "Elbette biliyor Rabbimiz. Size gönderilen elçileriz biz."

kalû

  Yâsîn / 16 -

 Süleyman Ateş = (Elçiler) Dediler ki: "Rabbimiz bilir ki biz size gönderilmiş elçileriz."

kalû

  Yâsîn / 16 -

 Tefhim-ul Kuran = Dediler ki: «Rabbimiz, gerçekten sizin için gönderilmiş elçiler olduğumuzu bilmektedir.»

kalû

  Yâsîn / 16 -

 Ümit Şimşek = Elçiler 'Rabbimiz biliyor ki,' dediler. 'biz size gönderilmiş elçileriz.

kalû

  Yâsîn / 16 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Dediler: "Rabbimiz biliyor ki, biz size gönderilmiş elçileriz."

kalû

  Yâsîn / 16 -

 İskender Ali Mihr = (Resûller) dediler ki: "Bizim, gerçekten size gönderilmiş resûller olduğumuzu Rabbimiz biliyor."

kalû

  Yâsîn / 16 -

 İlyas Yorulmaz = Onlar da “Rabbimiz biliyor ki biz onun gönderdiği elçileriz. ”

muskalûne

  Tûr / 40 -

 Diyanet İşleri = Yoksa sen onlardan (tebliğ görevine karşılık) bir ücret istiyorsun da onlar, borçtan ağır bir yük altında mı kalmışlardır?

muskalûne

  Tûr / 40 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Yoksa onlardan ücret istiyorsun da bu yüzden ağır bir borca mı giriyorlar?

muskalûne

  Tûr / 40 -

 Abdullah Parlıyan = Yoksa ey Muhammed! Peygamberlik görevine karşılık, onlardan bir ücret istiyorsun da, bu yüzden ağır bir borca mı girmiş oluyorlar?

muskalûne

  Tûr / 40 -

 Adem Uğur = Yoksa sen kendilerinden bir ücret istiyorsun da, bu yüzden onlar ağır bir borç altında eziliyorlar mı?

muskalûne

  Tûr / 40 -

 Ahmed Hulusi = Yoksa onlardan bir karşılık istiyorsun da, (bu yüzden) ağır bir borç yükü altına mı girmişler?

muskalûne

  Tûr / 40 -

 Ahmet Tekin = Yoksa sen kendilerinden bir ücret istiyorsun da, ağır bir borç altına girecekleri için mi davetinden, İslâm’dan, Kur’ân’dan yüz çeviriyorlar?

muskalûne

  Tûr / 40 -

 Ahmet Varol = Yoksa sen onlardan ücret istiyorsun da onlar borçtan ağır yük altında mı kaldılar?

muskalûne

  Tûr / 40 -

 Ali Bulaç = Yoksa sen onlardan bir ücret mi istiyorsun ki, haksız bir borçtan dolayı ağır bir yük altındalar?

muskalûne

  Tûr / 40 -

 Ali Fikri Yavuz = Yoksa, (iman etmeleri için) kendilerinden bir ücret istiyorsun da (bunu) cereme vermekten ağırlanıyorlar?

muskalûne

  Tûr / 40 -

 Ali Ünal = Yoksa sen tebliğin karşısında onlardan bir ücret talep ediyorsun da, ağır bir borç yükü altında mı eziliyorlar?