Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
kalû
Diyanet İşleri = (Elçiler ise) şöyle dediler: “Bizim gerçekten size gönderilmiş elçiler olduğumuzu Rabbimiz biliyor.”
kalû
Abdulbaki Gölpınarlı = Rabbimiz bilir ki demişlerdi, şüphe yok, biz size gönderildik elbet.
kalû
Abdullah Parlıyan = Peygamberler dediler: “Rabbimiz bilir ki, biz size gönderilmiş elçileriz.
kalû
Adem Uğur = (Elçiler) dediler ki: Rabbimiz biliyor; biz gerçekten size gönderilmiş elçileriz.
kalû
Ahmed Hulusi = (Rasûller) dediler ki: "Rabbimiz biliyor ki, gerçekten biz size irsâl olunanlarız. "
kalû
Ahmet Tekin = Peygamberler:'Rabbimiz biliyor. Biz gerçekten size tebliğ görevi ile özgürce sorumluluklarını yerine getirmek üzere Rasul olarak gönderilenleriz.' dediler.
kalû
Ahmet Varol = (Elçiler) dediler ki: 'Rabbimiz biliyor ki biz muhakkak size gönderilmiş elçileriz.
kalû
Ali Bulaç = Dediler ki: "Rabbimiz, gerçekten size gönderilmiş elçiler olduğumuzu bilir."
kalû
Ali Fikri Yavuz = (Elçiler onlara şöyle) dediler: “- Rabbimiz biliyor ki, biz gerçekten size gönderilmiş elçileriz.
kalû
Ali Ünal = Elçiler, “Rabbimiz biliyor ki,” diye (karşılık verdiler), “biz, hiç kuşkusuz size gönderilmiş elçileriz.
kalû
Bayraktar Bayraklı = Dediler ki: "Rabbimiz, gerçekten size gönderilmiş elçiler olduğumuzu bilir."
kalû
Bekir Sadak = (Elçiler onlara şöyle) dediler: “- Rabbimiz biliyor ki, biz gerçekten size gönderilmiş elçileriz.
kalû
Celal Yıldırım = Elçiler de, «Rabbimiz bilir ki biz gerçekten size gönderilen elçileriz.
kalû
Cemal Külünkoğlu = (16-17) (Elçiler) şöyle dediler: “Rabbimiz biliyor ki, hakikaten biz, (Allah tarafından) size gönderilmiş elçileriz. Bizim üzerimize düşen, yalnızca apaçık tebliğdir.”
kalû
Diyanet İşleri (eski) = (16-17) Elçiler: 'Doğrusu Rabbimiz bizim size gönderildiğimizi bilir; bize düşen ancak apaçık tebliğdir' demişlerdi.
kalû
Diyanet Vakfi = (Elçiler) dediler ki: Rabbimiz biliyor; biz gerçekten size gönderilmiş elçileriz.
kalû
Elmalılı Hamdi Yazır = Dediler: rabbımız bilir, inanın biz gerçek size gönderilmiş, Resulleriz,
kalû
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Elçiler: «Rabbimiz biliyor ki, biz gerçekten size gönderilmiş elçileriz.
kalû
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Peygamberler dediler ki: «Rabbimiz biliyor ki biz gerçekten size gönderilmiş elçileriz.»
kalû
Gültekin Onan = Dediler ki: "Rabbimiz, gerçekten size gönderilmiş elçiler olduğumuzu bilir."
kalû
Harun Yıldırım = Dediler ki: Rabbimiz biliyor; biz gerçekten size gönderilmiş elçileriz.
kalû
Hasan Basri Çantay = (Elçiler şöyle) dediler: «Rabbimiz biliyor ki biz hakıykaten size gönderilmiş elçileriz».
kalû
Hayrat Neşriyat = (Elçiler) dediler ki: 'Rabbimiz biliyor ki, şübhesiz biz, gerçekten size gönderilmiş elçileriz.'
kalû
İbni Kesir = Dediler ki: Rabbımız bilir ki biz, muhakkak size gönderilmiş elçileriz.
kalû
Kadri Çelik = Dediler ki: “Rabbimiz, gerçekten sizin için gönderilmiş elçiler olduğumuzu bilmektedir.”
kalû
Muhammed Esed = (Elçiler,) "Rabbimiz bilir ki" dediler, "biz gerçekten size gönderilmiş elçileriz;
kalû
Mustafa İslamoğlu = (Elçiler) dediler ki: "Rabbimiz biliyor ki biz size gönderilmiş elçileriz.
kalû
Ömer Nasuhi Bilmen = (O elçiler de) Dediler ki: «Rabbimiz bilir ki, muhakkak bizler sizin için elbette gönderilmiş elçileriz.»
kalû
Ömer Öngüt = Elçiler de: "Rabbimiz biliyor ki gerçekten biz size gönderilmiş elçileriz. " dediler.
kalû
Şaban Piriş = Elçiler ise: -Rabbi’miz biliyor ki biz size gönderilen elçileriz, diye karşılık verdiler.
kalû
Sadık Türkmen = Dediler ki: “Rabbimiz biliyor ki, gerçekten biz size gönderilmiş elçileriz.
kalû
Seyyid Kutub = Elçiler dediler ki; «Rabb'imiz bilir ki, biz size gönderilmiş elçileriz.»
kalû
Suat Yıldırım = Resuller dediler: "Elbette biliyor Rabbimiz. Size gönderilen elçileriz biz."
kalû
Süleyman Ateş = (Elçiler) Dediler ki: "Rabbimiz bilir ki biz size gönderilmiş elçileriz."
kalû
Tefhim-ul Kuran = Dediler ki: «Rabbimiz, gerçekten sizin için gönderilmiş elçiler olduğumuzu bilmektedir.»
kalû
Ümit Şimşek = Elçiler 'Rabbimiz biliyor ki,' dediler. 'biz size gönderilmiş elçileriz.
kalû
Yaşar Nuri Öztürk = Dediler: "Rabbimiz biliyor ki, biz size gönderilmiş elçileriz."
kalû
İskender Ali Mihr = (Resûller) dediler ki: "Bizim, gerçekten size gönderilmiş resûller olduğumuzu Rabbimiz biliyor."
muskalûne
Diyanet İşleri = Yoksa sen onlardan (tebliğ görevine karşılık) bir ücret istiyorsun da onlar, borçtan ağır bir yük altında mı kalmışlardır?
muskalûne
Abdulbaki Gölpınarlı = Yoksa onlardan ücret istiyorsun da bu yüzden ağır bir borca mı giriyorlar?
muskalûne
Abdullah Parlıyan = Yoksa ey Muhammed! Peygamberlik görevine karşılık, onlardan bir ücret istiyorsun da, bu yüzden ağır bir borca mı girmiş oluyorlar?
muskalûne
Adem Uğur = Yoksa sen kendilerinden bir ücret istiyorsun da, bu yüzden onlar ağır bir borç altında eziliyorlar mı?
muskalûne
Ahmed Hulusi = Yoksa onlardan bir karşılık istiyorsun da, (bu yüzden) ağır bir borç yükü altına mı girmişler?
muskalûne
Ahmet Tekin = Yoksa sen kendilerinden bir ücret istiyorsun da, ağır bir borç altına girecekleri için mi davetinden, İslâm’dan, Kur’ân’dan yüz çeviriyorlar?
muskalûne
Ahmet Varol = Yoksa sen onlardan ücret istiyorsun da onlar borçtan ağır yük altında mı kaldılar?
muskalûne
Ali Bulaç = Yoksa sen onlardan bir ücret mi istiyorsun ki, haksız bir borçtan dolayı ağır bir yük altındalar?
muskalûne
Ali Fikri Yavuz = Yoksa, (iman etmeleri için) kendilerinden bir ücret istiyorsun da (bunu) cereme vermekten ağırlanıyorlar?
muskalûne
Ali Ünal = Yoksa sen tebliğin karşısında onlardan bir ücret talep ediyorsun da, ağır bir borç yükü altında mı eziliyorlar?