Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

kâsırâtu

  Sâffât / 48 -

 Diyanet İşleri = Yanlarında bakışlarını yalnızca kendilerine çevirmiş iri gözlü eşler vardır.

kâsırâtu

  Sâffât / 48 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Ve yanlarında, gözlerini kendi eşlerinden ayırmayan iri gözlü hûriler var.

kâsırâtu

  Sâffât / 48 -

 Abdullah Parlıyan = Yanlarında bakışlarını sadece eşlerine çevirmiş, güzel gözlü hûriler de bulunur.

kâsırâtu

  Sâffât / 48 -

 Adem Uğur = Yanlarında güzel bakışlarını yalnız onlara tahsis etmiş, iri gözlü eşler vardır.

kâsırâtu

  Sâffât / 48 -

 Ahmed Hulusi = Yanlarında gözlerini yalnızca onlara dikmiş, göz aydınlığı olanlar vardır.

kâsırâtu

  Sâffât / 48 -

 Ahmet Tekin = Yanlarında süzgün bakışlı, alımlı, hasretlik çekmiş gibi gözlerini yalnız eşlerine çevirmiş, çılgınca seven, iri gözlü güzeller var.

kâsırâtu

  Sâffât / 48 -

 Ahmet Varol = Yanlarında bakışlarını yalnız kendilerine dikmiş iri gözlü eşler vardır.

kâsırâtu

  Sâffât / 48 -

 Ali Bulaç = Ve yanlarında bakışlarını yalnızca eşlerine çevirmiş iri gözlü kadınlar vardır.

kâsırâtu

  Sâffât / 48 -

 Ali Fikri Yavuz = Yanlarında, bakışlarını kocalarına hasretmiş iri gözlü hanımlar var.

kâsırâtu

  Sâffât / 48 -

 Ali Ünal = Ve yanlarında güzel gözlü, başkalarını görmeyen ve bakışlarını sadece onlara hasretmiş eşler,

kâsırâtu

  Sâffât / 48 -

 Bayraktar Bayraklı = Yanlarında, gözlerini kendilerinden ayırmayan güzel gözlü eşleri olacaktır.

kâsırâtu

  Sâffât / 48 -

 Bekir Sadak = (48-49) Yanlarinda, ortulu yumurta gibi (bembeyaz), bakislarini da yalniz eslerine cevirmis guzel gozluler vardir.

kâsırâtu

  Sâffât / 48 -

 Celal Yıldırım = Yanlarında bakışlarını yalnız eşlerine çevirmiş iri gözlü (huriler) bulunur.

kâsırâtu

  Sâffât / 48 -

 Cemal Külünkoğlu = (48-49) Yanlarında, korunmuş yumurtalar gibi, gözlerini onlara dikmiş (sadece onlardan emir bekleyen), iri gözlü dilberler (hizmetçi kadınlar) vardır.

kâsırâtu

  Sâffât / 48 -

 Diyanet İşleri (eski) = (48-49) Yanlarında, örtülü yumurta gibi (bembeyaz), bakışlarını da yalnız eşlerine çevirmiş güzel gözlüler vardır.

kâsırâtu

  Sâffât / 48 -

 Diyanet Vakfi = Yanlarında güzel bakışlarını yalnız onlara tahsis etmiş, iri gözlü eşler vardır.

kâsırâtu

  Sâffât / 48 -

 Edip Yüksel = Yanlarında da, gözlerinin içine bakan güzel eşler...

kâsırâtu

  Sâffât / 48 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Yanlarında iri gözlü nazarlarını hasretmiş nazenînler

kâsırâtu

  Sâffât / 48 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Yanlarında bakışlarını kendilerinden ayırmayan iri gözlü dilberler.

kâsırâtu

  Sâffât / 48 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Yanlarında iri gözlü, bakışlarını kocalarından başkalarına çevirmeyen hanımlar vardır.

kâsırâtu

  Sâffât / 48 -

 Gültekin Onan = Ve yanlarında bakışlarını yalnızca eşlerine çevirmiş iri gözlü kadınlar vardır.

kâsırâtu

  Sâffât / 48 -

 Harun Yıldırım = Yanlarında güzel bakışlarını yalnız onlara tahsis etmiş, iri gözlü eşler vardır.

kâsırâtu

  Sâffât / 48 -

 Hasan Basri Çantay = Yanlarında da nazarlarını yalınız zevclerine atfetmiş iri (şahin) gözlü kadınlar vardır,

kâsırâtu

  Sâffât / 48 -

 Hayrat Neşriyat = Ve yanlarında, (kocalarından) başkasına bakmayan iri gözlü (zevce)ler vardır.

kâsırâtu

  Sâffât / 48 -

 İbni Kesir = Yanlarında el değmemiş ve bakışlarını yalnız eşlerine çevirmiş iri gözlüler vardır.

kâsırâtu

  Sâffât / 48 -

 Kadri Çelik = Ve yanlarında bakışlarını yalnızca eşlerine çevirmiş iri gözlü kadınlar vardır.

kâsırâtu

  Sâffât / 48 -

 Muhammed Esed = Ve yanlarında yumuşak bakışlı, güzel gözlü eşler olacak,

kâsırâtu

  Sâffât / 48 -

 Mustafa İslamoğlu = ve yanlarında gözü dışarıda olmayan tatlı bakışlı eşler;

kâsırâtu

  Sâffât / 48 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = (47-49) Kendisinde ne bir gâile vardır ve ne de onlar ondan sarhoş olacaklardır. Ve onların yanlarında irice gözlü, nazarlarını (kendilerine) tahsis etmiş zevceler de vardır. Sanki onlar, kapalı yumurtalardır.

kâsırâtu

  Sâffât / 48 -

 Ömer Öngüt = Yanlarında da, yalnız kendilerine göz dikmiş, iri gözlü huriler vardır.

kâsırâtu

  Sâffât / 48 -

 Şaban Piriş = Yanlarında da, gözlerini sadece kendisine çevirmiş, güzel gözlü eşler.

kâsırâtu

  Sâffât / 48 -

 Sadık Türkmen = Yanlarında gözlerini yalnız kendilerine dikmiş, iri gözlü eşler!

kâsırâtu

  Sâffât / 48 -

 Seyyid Kutub = Yanlarında da bakışlarını yalnız kendisine çevirmiş iri gözlü eşler vardır.

kâsırâtu

  Sâffât / 48 -

 Suat Yıldırım = (48-49) Yanlarında, kocalarından başkasının yüzüne bakmayan, yumuşak bakışlı, güzel gözlü, gün yüzü görmemiş yumurtanın pembe beyaz renginde eşleri de olacaktır.

kâsırâtu

  Sâffât / 48 -

 Süleyman Ateş = Yanlarında da, yalnız kendilerine göz dikmiş iri gözlü eşler vardır.

kâsırâtu

  Sâffât / 48 -

 Tefhim-ul Kuran = Ve yanlarında bakışlarını yalnızca eşlerine çevirmiş iri gözlü kadınlar vardır.

kâsırâtu

  Sâffât / 48 -

 Ümit Şimşek = Yanlarında da bakışlarını kendilerine çevirmiş güzel gözlü eşler vardır.

kâsırâtu

  Sâffât / 48 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Yanlarında, gözlerini onlara dikmiş, iri gözlü dilberler vardır.

kâsırâtu

  Sâffât / 48 -

 İskender Ali Mihr = Ve onların yanında, bakışlarını saklayan (sadece onlara çeviren) güzel gözlü kadınlar vardır.

kâsırâtu

  Sâffât / 48 -

 İlyas Yorulmaz = Yanlarında gözleri utanç içinde hizmetçiler.

kâsırâtu

  Sâd / 52 -

 Diyanet İşleri = Yanlarında gözlerini kendilerinden ayırmayan yaşıt eşler vardır.

kâsırâtu

  Sâd / 52 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Ve yanlarında, eşlerinden gözlerini ayırmayan hûriler olacak ki her biri de eşit ve aynı yaşta.

kâsırâtu

  Sâd / 52 -

 Abdullah Parlıyan = Yanlarında gözlerini kocalarından başkasına dikmeyen, kendileriyle yaşıt eşler de vardır.

kâsırâtu

  Sâd / 52 -

 Adem Uğur = Ve yanlarında bakışlarını yalnızca eşlerine çevirmiş yaşıt kadınlar vardır.

kâsırâtu

  Sâd / 52 -

 Ahmed Hulusi = Yanlarında, eşlerinden başkasına bakmayan, kendilerine yaşıt güzeller vardır.

kâsırâtu

  Sâd / 52 -

 Ahmet Tekin = Yanlarında süzgün bakışlı, alımlı, hasretlik çekmiş gibi gözlerini yalnız eşlerine çevirmiş, çılgınca seven, iri gözlü aynı yaşta dilberler, güzeller var.

kâsırâtu

  Sâd / 52 -

 Ahmet Varol = Yanlarında bakışlarını yalnız kendilerine dikmiş yaşıt eşler vardır.

kâsırâtu

  Sâd / 52 -

 Ali Bulaç = Ve yanlarında bakışlarını yalnızca eşlerine çevirmiş yaşıt kadınlar vardır.

kâsırâtu

  Sâd / 52 -

 Ali Fikri Yavuz = Yanlarında da gözlerini zevclerinden ayırmayan, hep aynı yaşta dilberler var.

kâsırâtu

  Sâd / 52 -

 Ali Ünal = Yanlarında, tam kendileri gibi, onlara pek yakışır ve gözleri başkalarını görmeyen yumuşak bakışlı eşler bulunur.