Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
kâsırâtu
Diyanet İşleri = Yanlarında bakışlarını yalnızca kendilerine çevirmiş iri gözlü eşler vardır.
kâsırâtu
Abdulbaki Gölpınarlı = Ve yanlarında, gözlerini kendi eşlerinden ayırmayan iri gözlü hûriler var.
kâsırâtu
Abdullah Parlıyan = Yanlarında bakışlarını sadece eşlerine çevirmiş, güzel gözlü hûriler de bulunur.
kâsırâtu
Adem Uğur = Yanlarında güzel bakışlarını yalnız onlara tahsis etmiş, iri gözlü eşler vardır.
kâsırâtu
Ahmed Hulusi = Yanlarında gözlerini yalnızca onlara dikmiş, göz aydınlığı olanlar vardır.
kâsırâtu
Ahmet Tekin = Yanlarında süzgün bakışlı, alımlı, hasretlik çekmiş gibi gözlerini yalnız eşlerine çevirmiş, çılgınca seven, iri gözlü güzeller var.
kâsırâtu
Ahmet Varol = Yanlarında bakışlarını yalnız kendilerine dikmiş iri gözlü eşler vardır.
kâsırâtu
Ali Bulaç = Ve yanlarında bakışlarını yalnızca eşlerine çevirmiş iri gözlü kadınlar vardır.
kâsırâtu
Ali Fikri Yavuz = Yanlarında, bakışlarını kocalarına hasretmiş iri gözlü hanımlar var.
kâsırâtu
Ali Ünal = Ve yanlarında güzel gözlü, başkalarını görmeyen ve bakışlarını sadece onlara hasretmiş eşler,
kâsırâtu
Bayraktar Bayraklı = Yanlarında, gözlerini kendilerinden ayırmayan güzel gözlü eşleri olacaktır.
kâsırâtu
Bekir Sadak = (48-49) Yanlarinda, ortulu yumurta gibi (bembeyaz), bakislarini da yalniz eslerine cevirmis guzel gozluler vardir.
kâsırâtu
Celal Yıldırım = Yanlarında bakışlarını yalnız eşlerine çevirmiş iri gözlü (huriler) bulunur.
kâsırâtu
Cemal Külünkoğlu = (48-49) Yanlarında, korunmuş yumurtalar gibi, gözlerini onlara dikmiş (sadece onlardan emir bekleyen), iri gözlü dilberler (hizmetçi kadınlar) vardır.
kâsırâtu
Diyanet İşleri (eski) = (48-49) Yanlarında, örtülü yumurta gibi (bembeyaz), bakışlarını da yalnız eşlerine çevirmiş güzel gözlüler vardır.
kâsırâtu
Diyanet Vakfi = Yanlarında güzel bakışlarını yalnız onlara tahsis etmiş, iri gözlü eşler vardır.
kâsırâtu
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Yanlarında bakışlarını kendilerinden ayırmayan iri gözlü dilberler.
kâsırâtu
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Yanlarında iri gözlü, bakışlarını kocalarından başkalarına çevirmeyen hanımlar vardır.
kâsırâtu
Gültekin Onan = Ve yanlarında bakışlarını yalnızca eşlerine çevirmiş iri gözlü kadınlar vardır.
kâsırâtu
Harun Yıldırım = Yanlarında güzel bakışlarını yalnız onlara tahsis etmiş, iri gözlü eşler vardır.
kâsırâtu
Hasan Basri Çantay = Yanlarında da nazarlarını yalınız zevclerine atfetmiş iri (şahin) gözlü kadınlar vardır,
kâsırâtu
Hayrat Neşriyat = Ve yanlarında, (kocalarından) başkasına bakmayan iri gözlü (zevce)ler vardır.
kâsırâtu
İbni Kesir = Yanlarında el değmemiş ve bakışlarını yalnız eşlerine çevirmiş iri gözlüler vardır.
kâsırâtu
Kadri Çelik = Ve yanlarında bakışlarını yalnızca eşlerine çevirmiş iri gözlü kadınlar vardır.
kâsırâtu
Ömer Nasuhi Bilmen = (47-49) Kendisinde ne bir gâile vardır ve ne de onlar ondan sarhoş olacaklardır. Ve onların yanlarında irice gözlü, nazarlarını (kendilerine) tahsis etmiş zevceler de vardır. Sanki onlar, kapalı yumurtalardır.
kâsırâtu
Ömer Öngüt = Yanlarında da, yalnız kendilerine göz dikmiş, iri gözlü huriler vardır.
kâsırâtu
Şaban Piriş = Yanlarında da, gözlerini sadece kendisine çevirmiş, güzel gözlü eşler.
kâsırâtu
Sadık Türkmen = Yanlarında gözlerini yalnız kendilerine dikmiş, iri gözlü eşler!
kâsırâtu
Seyyid Kutub = Yanlarında da bakışlarını yalnız kendisine çevirmiş iri gözlü eşler vardır.
kâsırâtu
Suat Yıldırım = (48-49) Yanlarında, kocalarından başkasının yüzüne bakmayan, yumuşak bakışlı, güzel gözlü, gün yüzü görmemiş yumurtanın pembe beyaz renginde eşleri de olacaktır.
kâsırâtu
Süleyman Ateş = Yanlarında da, yalnız kendilerine göz dikmiş iri gözlü eşler vardır.
kâsırâtu
Tefhim-ul Kuran = Ve yanlarında bakışlarını yalnızca eşlerine çevirmiş iri gözlü kadınlar vardır.
kâsırâtu
Ümit Şimşek = Yanlarında da bakışlarını kendilerine çevirmiş güzel gözlü eşler vardır.
kâsırâtu
Yaşar Nuri Öztürk = Yanlarında, gözlerini onlara dikmiş, iri gözlü dilberler vardır.
kâsırâtu
İskender Ali Mihr = Ve onların yanında, bakışlarını saklayan (sadece onlara çeviren) güzel gözlü kadınlar vardır.
kâsırâtu
Diyanet İşleri = Yanlarında gözlerini kendilerinden ayırmayan yaşıt eşler vardır.
kâsırâtu
Abdulbaki Gölpınarlı = Ve yanlarında, eşlerinden gözlerini ayırmayan hûriler olacak ki her biri de eşit ve aynı yaşta.
kâsırâtu
Abdullah Parlıyan = Yanlarında gözlerini kocalarından başkasına dikmeyen, kendileriyle yaşıt eşler de vardır.
kâsırâtu
Adem Uğur = Ve yanlarında bakışlarını yalnızca eşlerine çevirmiş yaşıt kadınlar vardır.
kâsırâtu
Ahmed Hulusi = Yanlarında, eşlerinden başkasına bakmayan, kendilerine yaşıt güzeller vardır.
kâsırâtu
Ahmet Tekin = Yanlarında süzgün bakışlı, alımlı, hasretlik çekmiş gibi gözlerini yalnız eşlerine çevirmiş, çılgınca seven, iri gözlü aynı yaşta dilberler, güzeller var.
kâsırâtu
Ahmet Varol = Yanlarında bakışlarını yalnız kendilerine dikmiş yaşıt eşler vardır.
kâsırâtu
Ali Bulaç = Ve yanlarında bakışlarını yalnızca eşlerine çevirmiş yaşıt kadınlar vardır.
kâsırâtu
Ali Fikri Yavuz = Yanlarında da gözlerini zevclerinden ayırmayan, hep aynı yaşta dilberler var.
kâsırâtu
Ali Ünal = Yanlarında, tam kendileri gibi, onlara pek yakışır ve gözleri başkalarını görmeyen yumuşak bakışlı eşler bulunur.