Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

kânetâ

  Enbiyâ / 30 -

 Diyanet İşleri = İnkâr edenler, göklerle yer bitişikken, bizim onları ayırdığımızı ve diri olan her şeyi sudan meydana getirdiğimizi görmediler mi? Hâlâ inanmayacaklar mı?

kânetâ

  Enbiyâ / 30 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Kâfir olanlar görmezler mi ki gerçekten de göklerle yer birdi de biz onları ayırdık ve her şeyi, sudan yarattık, hâlâ mı inanmazlar?

kânetâ

  Enbiyâ / 30 -

 Abdullah Parlıyan = O Allah'tan gelen gerçekleri örtbas edenler, görmüyorlar mı ki göklerin ve yerin başlangıçta bir bütün olduğunu, sonradan onları bizim ayırdığımızı; yaşayan herşeyi su sayesinde canlı kıldığımızı? Hâlâ inanmayacaklar mı?

kânetâ

  Enbiyâ / 30 -

 Adem Uğur = İnkâr edenler, göklerle yer bitişik bir halde iken bizim, onları birbirinden kopardığımızı ve her canlı şeyi sudan yarattığımızı görüp düşünmediler mi? Yine de inanmazlar mı?

kânetâ

  Enbiyâ / 30 -

 Ahmed Hulusi = O hakikat bilgisini inkâr edenler görmediler mi ki (atom altı boyutuyla) semâlar ve arz birleşik idi de biz onları (algılayıcı kuvvelerin yoğunlaşmasıyla) yarıp ayırdık! Her diri şeyi sudan (H2O) oluşturduk. . . Hâlâ iman etmiyorlar mı?

kânetâ

  Enbiyâ / 30 -

 Ahmet Tekin = Kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenler, göklerin, yerin, yaşa-maya, ürün vermeye elverişsiz ve işlevsiz olduğunu, bizim onları, yaşamaya, ürün vermeye elverişli ve işlevli hale getirdiğimizi, göklerde ve yerde hayat-destek ortamları ve imkânları oluşturduğumuzu, bütün can-lıları, hayvanları, bitkileri sudan hazırlayıp var ettiğimizi görmüyorlar mı, anlamıyorlar mı? Bilimden birazcık nasibi olanlar hâlâ iman etmeyecekler mi?

kânetâ

  Enbiyâ / 30 -

 Ahmet Varol = İnkar edenler görmediler mi ki, göklerle yer bitişikken biz onları ayırdık ve her canlı şeyi sudan yarattık? Hala iman etmeyecekler mi?

kânetâ

  Enbiyâ / 30 -

 Ali Bulaç = O inkâr edenler görmüyorlar mı ki, (başlangıçta) göklerle yer, birbiriyle bitişik iken, biz onları ayırdık ve her canlı şeyi sudan yarattık. Yine de onlar inanmayacaklar mı?

kânetâ

  Enbiyâ / 30 -

 Ali Fikri Yavuz = O kâfir olanlar, görmediler mi ki, göklerle yer bitişik bir halde iken biz onları ayırdık. Hayatı olan her şeyi sudan yarattık. Hâlâ inanmıyorlar mı?

kânetâ

  Enbiyâ / 30 -

 Ali Ünal = (Kâinatın idaresini başka ilâhlara taksim eden) o küfredenler düşünüp nazara almazlar mı ki, göklerle yer kendi içlerinde dürülmüş, bitişik bir halde idi de, Biz onları birbirinden ayırdık. Canlı olan her şeyi de ‘su’dan meydana getirdik. Bu gerçek karşısında halâ iman etmeyecekler mi?

kânetâ

  Enbiyâ / 30 -

 Bayraktar Bayraklı = İnkâr edenler, göklerin ve yerin birbirine yapışık olduğunu, bizim onları ayırdığımızı ve bütün canlıları sudan yarattığımızı görmüyorlar mı? Buna rağmen inanmayacaklar mı?[325]

kânetâ

  Enbiyâ / 30 -

 Bekir Sadak = inkar edenler, gokler ve yer yapisikken onlari ayirdigimizi ve butun canlilari sudan meydana getirdigimizi bilmezler mi? inanmiyorlar mi?

kânetâ

  Enbiyâ / 30 -

 Celal Yıldırım = İnkarcı sapıklar, göklerin ve yerin bitişik olduğunu, onları bizim ayırdığımızı ve her canlı olanı sudan yaratıp meydana getirdiğimizi görüp anlamıyorlar mı ? Hâlâ inanmıyorlar mı?

kânetâ

  Enbiyâ / 30 -

 Cemal Külünkoğlu = İnkârcılar, göklerin ve yerin (başlangıçta bir madde halinde) tek bir bütün olduğunu ve bizim sonradan onu (büyük bir patlama ile) ikiye ayırdığımızı ve yaşayan her şeyi sudan yarattığımızı görmüyorlar mı? Hala inanmayacaklar mı?

kânetâ

  Enbiyâ / 30 -

 Diyanet İşleri (eski) = İnkar edenler, gökler ve yer yapışıkken onları ayırdığımızı ve bütün canlıları sudan meydana getirdiğimizi bilmezler mi? İnanmıyorlar mı?

kânetâ

  Enbiyâ / 30 -

 Diyanet Vakfi = İnkâr edenler, göklerle yer bitişik bir halde iken bizim, onları birbirinden kopardığımızı ve her canlı şeyi sudan yarattığımızı görüp düşünmediler mi? Yine de inanmazlar mı?

kânetâ

  Enbiyâ / 30 -

 Edip Yüksel = İnkar edenler, görmezler mi ki gökler ve yer bitişik durumda idi de biz onları patlattık? Ayrıca her canlıyı da sudan yarattık. Hâlâ inanmıyacaklar mı?

kânetâ

  Enbiyâ / 30 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Ya o küfredenler görmedilerde mi ki Semavât-ü Arz bitişik idiler de biz onları ayırdık, hayatı olan her şey'i sudan yaptık, hâlâ inanmıyorlar mı?

kânetâ

  Enbiyâ / 30 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = O küfredenler görmediler mi ki, gökler ve yer bitişik idiler de Biz onları ayırdık; canlı olan her şeyi sudan yaptık. Hala inanmıyorlar mı?

kânetâ

  Enbiyâ / 30 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = O kâfir olanlar, görmediler mi ki, göklerle yer bitişik bir halde iken biz onları ayırdık. Hayatı olan her şeyi sudan yarattık. Hâlâ inanmıyorlar mı?

kânetâ

  Enbiyâ / 30 -

 Gültekin Onan = O küfredenler görmüyorlar mı ki, (başlangıçta) göklerle yer, birbiriyle bitişik iken biz onları ayırdık ve her canlı şeyi sudan yarattık. Yine de onlar inanmayacaklar mı?

kânetâ

  Enbiyâ / 30 -

 Harun Yıldırım = İnkâr edenler, göklerle yer bitişik bir halde iken bizim, onları birbirinden kopardığımızı ve her canlı şeyi sudan yarattığımızı görüp düşünmediler mi? Yine de inanmazlar mı?

kânetâ

  Enbiyâ / 30 -

 Hasan Basri Çantay = Göklerle yer bitişik bir halde iken biz onları birbirinden yarıb ayırdığımızı, her diri şey'i de sudan yaratdığımızı o küfr (ve inkâr) edenler görmedi (ler) mi? Haalâ inanmayacaklar mı onlar?

kânetâ

  Enbiyâ / 30 -

 Hayrat Neşriyat = İnkâr edenler görmediler mi ki, şübhesiz gökler ve yer birbirine bitişik idiler de onları ayırdık ve her canlı şeyi, sudan yaptık. Hâlâ îmân etmiyorlar mı?

kânetâ

  Enbiyâ / 30 -

 İbni Kesir = O küfredenler görmezler mi ki; gökler ve yer bitişikken Biz ayırdık onları. Ve her şeyi sudan canlı kıldık. Hala inanmıyorlar mı?

kânetâ

  Enbiyâ / 30 -

 Kadri Çelik = Küfre sapanlar, göklerle yer bitişik bir halde iken bizim onları birbirinden ayırdığımızı ve her canlı şeyi sudan yarattığımızı görmüyorlar mı? Yine de onlar inanmayacaklar mı?

kânetâ

  Enbiyâ / 30 -

 Muhammed Esed = Peki, hakkı inkara şartlanmış olan bu insanlar, göklerin ve yerin (başlangıçta) bir tek bütün olduğunu ve Bizim sonradan onu ikiye ayırdığımızı ve yaşayan her şeyi sudan yarattığımızı görmüyorlar mı? Hala inanmayacaklar mı?

kânetâ

  Enbiyâ / 30 -

 Mustafa İslamoğlu = İnkarda ısrar eden o kimseler görmezler mi ki; gökler ve yer başlangıçta bitişikken Biz onları ayırdık ve (hareket edebilen) her canlıyı sudan var ettik? Buna rağmen hala inanmayacaklar mı?

kânetâ

  Enbiyâ / 30 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = O kâfir olanlar bilmediler mi ki, muhakkak gökler ve yer bitişik bir halde iken Biz onları birbirinden yarıp ayırdık ve her diri şeyi sudan yarattık, hâlâ imân etmezler mi?

kânetâ

  Enbiyâ / 30 -

 Ömer Öngüt = İnkâr edenler görmediler mi? Göklerle yer önceleri bitişik bir halde idiler de, biz onları ayırdık ve her canlı şeyi sudan yarattık. Onlar hâlâ inanmıyorlar mı?

kânetâ

  Enbiyâ / 30 -

 Şaban Piriş = İnkar edenler, görmez mi ki gökler ve yer birleşik iken onları (biz) ayırdık ve her şeye sudan hayat sağladık. Hala inanmayacaklar mı?

kânetâ

  Enbiyâ / 30 -

 Sadık Türkmen = Peki inkâr edenler görmediler mi ki; gökler ve yeryüzü (başlangıçta) tek ve bitişik/gaz halinde/bir bütün idiler de Biz onları ayırdık! Canlı olan herşeyi sudan yarattık! Hâlâ inanmıyorlar mı?

kânetâ

  Enbiyâ / 30 -

 Seyyid Kutub = Kâfirler, gökler ile yer birbirine yapışıkken onları ayırdığımızı ve bütün canlıları sudan meydana getirdiğimizi görmüyorlar mı? Onlar yine de iman etmiyorlar mı?

kânetâ

  Enbiyâ / 30 -

 Suat Yıldırım = Hakkı, inkâr edenler görüp bilmediler mi ki göklerle yer bitişik (bir bütün) idi, onları Biz ayırdık, hayatı olan her şeyi sudan yaptık. Hâlâ inanmayacaklar mı?

kânetâ

  Enbiyâ / 30 -

 Süleyman Ateş = O nankörler görmediler mi ki göklerle yer bitişik idi, biz onları ayırdık ve her canlı şeyi sudan yarattık? Hâlâ inanmıyorlar mı?

kânetâ

  Enbiyâ / 30 -

 Tefhim-ul Kuran = O küfre sapanlar görmüyorlar mı ki, (başlangıçta) göklerle yer, birbiriyle bitişik iken, biz onları ayırdık ve her canlı şeyi sudan yarattık. Yine de onlar inanmayacaklar mı?

kânetâ

  Enbiyâ / 30 -

 Ümit Şimşek = İnkâr edenler görmedi mi: Gökler ve yer bitişik iken Biz onları birbirinden ayırdık. Her canlı şeyi de sudan yarattık. Hâlâ mı inanmıyorlar?

kânetâ

  Enbiyâ / 30 -

 Yaşar Nuri Öztürk = O küfre sapanlar görmediler mi ki gökler ve yer bitişik idi, biz onları ayırdık. Her canlı şeyi sudan oluşturduk. Hâlâ iman etmeyecekler mi?

kânetâ

  Enbiyâ / 30 -

 İskender Ali Mihr = İnkâr edenler (kâfirler), semaların ve arzın bitişik olduğunu görmediler mi? Sonra Biz, o ikisini (birbirinden) ayırdık. Ve her canlı şeyi sudan yarattık. Hâlâ inanmazlar mı?

kânetâ

  Enbiyâ / 30 -

 İlyas Yorulmaz = Gerçekleri inkar edenler, gökleri veri bitişik olarak görmüyorlar mı? Halbuki biz göklerle yerin arasını ayırdık. Biz canlı olan her şeyi sudan yarattık. Artık iman etmeyecekler mi?

kânetâ

  Tahrîm / 10 -

 Diyanet İşleri = Allah, inkâr edenlere, Nûh’un karısı ile Lût’un karısını örnek gösterdi. Bu ikisi, kullarımızdan iki salih kişinin nikâhları altında bulunuyorlardı. Derken onlara hainlik ettiler de kocaları, Allah’ın azabından hiçbir şeyi onlardan savamadı. Onlara, “Haydi, ateşe girenlerle beraber siz de girin!” denildi.

kânetâ

  Tahrîm / 10 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Allah, kâfir olanlara, Nûh'un karısıyla ve Lût'un karısıyla örnek getirmededir; ikisi de, temiz kullarımızdan ikisinin nikâhı altındaydı, derken onlara karşı hâinlikte bulundular da o iki temiz kul, hiçbir sûretle onları kurtaramadı Allah'ın cezâsından ve onlara girin denildi ateşe, girenlerle berâber.

kânetâ

  Tahrîm / 10 -

 Abdullah Parlıyan = Allah gerçekleri örtbas eden inkârcılara Nuh'un karısıyla Lut'un karısını örnek getirmektedir. Onlar iki erdemli kulumuzun nikahı altında idiler ama kocalarına iman etmeyip inkâr etmek suretiyle onlara karşı hainlikte bulundular. Onlar peygamber olmalarına rağmen karılarından Allah'ın azabından hiçbir şeyi savamadılar. Onlara cehennem görevlileri tarafından: “Cehenneme giren suçlu kâfirlerle birlikte sizde ateşe girin” denilir.

kânetâ

  Tahrîm / 10 -

 Adem Uğur = Allah, inkâr edenlere, Nuh'un karısı ile Lût'un karısını misal verdi. Bu ikisi, kullarımızdan iki sâlih kişinin nikâhları altında iken onlara hainlik ettiler. Kocaları Allah'tan gelen hiçbir şeyi onlardan savamadı. Onlara: Haydi, ateşe girenlerle beraber siz de girin! denildi.

kânetâ

  Tahrîm / 10 -

 Ahmed Hulusi = Allâh, hakikat bilgisini inkâr edenler için Nuh'un karısı ile Lût'un karısını misal verdi. . . (O kadınların ikisi de) kullarımızdan iki sâlih kulun (nikâhı) altında idiler. (Karıları) onlara (Nuh ve Lût'a) hainlik ettiler de, (Nuh ve Lût) Allâh'tan (gelen) hiçbir şeyi onlardan uzaklaştıramadılar. (O iki kadına): "Girenlerle beraber ateşe girin!" denildi.

kânetâ

  Tahrîm / 10 -

 Ahmet Tekin = Allah, mü’minlerle akrabalığı olan kâfirlerin ibret almaları için, Nûh’un karısı ile, Lût’un karısını misal vererek anlatıyor. Bu ikisi, bizi ilâh tanıyan, candan müslümanlar olarak bize bağlı, saygılı kullarımızdan dindar, ahlâklı, hayır-hasenât sahibi, mü’min iki sâlih kişinin nikâhları altında iken, onlara hıyanet ettiler. Kocaları, onları Allah’ın azâbından kurtaramadılar. Onlara:'Haydi, ateşe girenlerle beraber, siz de ateşe girin.'denildi.

kânetâ

  Tahrîm / 10 -

 Ahmet Varol = Allah inkâr edenlere Nuh'un karısı ile Lut'un karısını örnek verdi. Bu ikisi kullarımızdan iki salih kulun (nikâhı) altındaydılar. Ama onlara hıyanet ettiler. Bu durumda (kocaları), Allah'tan gelen hiçbir şeyi onlardan savamadı ve o iki kadına: 'Girenlerle beraber siz de ateşe girin' denildi.

kânetâ

  Tahrîm / 10 -

 Ali Bulaç = Allah, inkâr edenlere, Nuh'un eşini ve Lut'un eşini örnek verdi. İkisi de, kullarımızdan salih olan iki kulumuzun nikahları altındaydı; ancak onlara ihanet ettiler. Bundan dolayı, (kocaları) kendilerine Allah'tan gelen hiçbir şeyle yarar sağlamadılar. İkisine de: "Ateşe diğer girenlerle birlikte girin!" denildi.

kânetâ

  Tahrîm / 10 -

 Ali Fikri Yavuz = Allah, kâfirlere, Nûh’un karısı ile Lût’un karısını bir misal yaptı. O iki kadın, kullarımızdan birer salih kulun (Nûh ile Lût peygamberin) nikâhları altında idiler. Böyle iken (iman hususunda) kocalarına hainlik ettiler. Onun için kocaları da onları Allah’ın azabından zerrece kurtaramadı. O iki kadına şöyle denildi: “- Girin ateşe, diğer girenlerle beraber...”

kânetâ

  Tahrîm / 10 -

 Ali Ünal = Allah, küfre batmış olanlar için Nuh’un hanımı ile Lût’un hanımını misal getirir: Her ikisi de, kullarımız içinde iki salih kulun nikâhı altında idiler, fakat (onları inkâr ederek ve düşmanlarıyla işbirliği yaparak) onlara ihanet ettiler. (Peygamber olan) kocalarının Allah karşısında onlara hiçbir yardımı dokunmadı ve her ikisine de, “Girin Ateş’e ona girenlerle birlikte!” denildi.