Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

innellezîne (inne ellezîne)

  Mü’minûn / 57 -

 Diyanet İşleri = Rablerinin azametinden korkup titreyenler,

innellezîne (inne ellezîne)

  Mü’minûn / 57 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Şüphe yok, öyle kişilerdir onlar ki Rablerinin büyüklüğünden korkarlar.

innellezîne (inne ellezîne)

  Mü’minûn / 57 -

 Abdullah Parlıyan = Ama Rablerinden derin bir saygı ile korkup titreyenler,

innellezîne (inne ellezîne)

  Mü’minûn / 57 -

 Adem Uğur = Rablerine olan saygıdan dolayı kötülükten sakınanlar;

innellezîne (inne ellezîne)

  Mü’minûn / 57 -

 Ahmed Hulusi = Onlar ki Rablerinin haşyetinden titreyenlerdir (hakikati müşahede sonucu).

innellezîne (inne ellezîne)

  Mü’minûn / 57 -

 Ahmet Tekin = Rablerine korkuyla karışık saygı gösterenler, korkarak Allah’ın emirlerine itina ederler.

innellezîne (inne ellezîne)

  Mü’minûn / 57 -

 Ahmet Varol = Gerçekten Rabblerinin korkusuyla içleri titreyenler,

innellezîne (inne ellezîne)

  Mü’minûn / 57 -

 Ali Bulaç = Gerçekten, Rablerine olan haşyetlerinden dolayı saygıyla korkanlar,

innellezîne (inne ellezîne)

  Mü’minûn / 57 -

 Ali Fikri Yavuz = Gerçekten Rablerinin azabından korkanlar,

innellezîne (inne ellezîne)

  Mü’minûn / 57 -

 Ali Ünal = Buna karşılık, Rabbilerine olan derin saygıları sebebiyle sürekli O’nun huzurundaymışçasına hep bir ürperti içinde yaşayanlar;

innellezîne (inne ellezîne)

  Mü’minûn / 57 -

 Bayraktar Bayraklı = (57-59) Rablerine olan saygıdan dolayı kötülükten sakınanlar, Rablerinin âyetlerine inananlar, Rablerine ortak koşmayanlar,

innellezîne (inne ellezîne)

  Mü’minûn / 57 -

 Bekir Sadak = (57-61) Rablerinden korkarak titreyenler, Rablerinin ayetlerine inananlar, Rablerine es kosmayanlar, Rablerine donecekleri icin kalbleri urpererek vermeleri gerekeni verenler, iste onlar iyi islerde yaris ederler, o ugurda ileri gecerler.

innellezîne (inne ellezîne)

  Mü’minûn / 57 -

 Celal Yıldırım = Doğrusu onlar ki Rablarından derin bir saygı ile korkup titrerler;

innellezîne (inne ellezîne)

  Mü’minûn / 57 -

 Cemal Külünkoğlu = (57-59) Rablerine olan saygıdan dolayı kötülükten sakınanlar, Rablerinin ayetlerine inananlar. Rablerine ortak koşmazlar.

innellezîne (inne ellezîne)

  Mü’minûn / 57 -

 Diyanet İşleri (eski) = (57-61) Rablerinden korkarak titreyenler, Rablerinin ayetlerine inananlar, Rablerine eş koşmayanlar, Rablerine dönecekleri için kalbleri ürpererek vermeleri gerekeni verenler, işte onlar iyi işlerde yarış ederler, o uğurda ileri geçerler.

innellezîne (inne ellezîne)

  Mü’minûn / 57 -

 Diyanet Vakfi = Rablerine olan saygıdan dolayı kötülükten sakınanlar;

innellezîne (inne ellezîne)

  Mü’minûn / 57 -

 Edip Yüksel = Rab'lerine olan saygıdan ötürü alabildiğine dikkatli olanlar,

innellezîne (inne ellezîne)

  Mü’minûn / 57 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Her halde rablarının haşyetinden titreyenler

innellezîne (inne ellezîne)

  Mü’minûn / 57 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Herhalde Rablerinin korkusundan titreyenler,

innellezîne (inne ellezîne)

  Mü’minûn / 57 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Rablerine olan saygıdan dolayı titreyenler,

innellezîne (inne ellezîne)

  Mü’minûn / 57 -

 Gültekin Onan = Gerçekten, rablerine olan haşyetlerinden dolayı saygıyla korkanlar;

innellezîne (inne ellezîne)

  Mü’minûn / 57 -

 Harun Yıldırım = Rablerine olan saygıdan dolayı kötülükten sakınanlar;

innellezîne (inne ellezîne)

  Mü’minûn / 57 -

 Hasan Basri Çantay = (57-58-59-60-61) Hakıykaten Rablerini büyük tanıyıb (Onun korkusuyle) rikkate gelenler, Rablerinin âyetlerine îman etmekde sebat gösterenler, Rablerine eş tutmaz olanlar, Rablerinin huzuruna döneceklerinden yürekleri kork (u ile çarp) arak vergilerini verenler (yok mu?) İşte bunlardır ki hayırlarda sür'at yarışı yaparlar ve bunlar onun için tâ önde gidenlerdir.

innellezîne (inne ellezîne)

  Mü’minûn / 57 -

 Hayrat Neşriyat = Şübhesiz (bir de hayırda gayret gösteren) o kimseler (de var) ki, onlar Rablerinin azâbından korkarak titreyenlerdir.

innellezîne (inne ellezîne)

  Mü’minûn / 57 -

 İbni Kesir = Muhakkak ki Rabblarından korktukları için titreyenler,

innellezîne (inne ellezîne)

  Mü’minûn / 57 -

 Kadri Çelik = Gerçekten Rablerine olan haşyetlerinden dolayı korkanlar.

innellezîne (inne ellezîne)

  Mü’minûn / 57 -

 Muhammed Esed = Ama, Rablerinden korkarak kendilerini saygı ve duyarlık içinde tutanlar,

innellezîne (inne ellezîne)

  Mü’minûn / 57 -

 Mustafa İslamoğlu = Şüphesiz Rablerine karşı duydukları derin bir saygıdan dolayı tir tir titreyenler,

innellezîne (inne ellezîne)

  Mü’minûn / 57 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Muhakkak o kimseler ki, onlar Rablerinin korkusundan dolayı daima havf üzere bulunur kimselerdir.

innellezîne (inne ellezîne)

  Mü’minûn / 57 -

 Ömer Öngüt = Onlar ki Rablerine olan saygıdan dolayı korkudan titrerler.

innellezîne (inne ellezîne)

  Mü’minûn / 57 -

 Şaban Piriş = Şüphesiz ki Rab’lerinin korkusundan titreyenler,

innellezîne (inne ellezîne)

  Mü’minûn / 57 -

 Sadık Türkmen = Gerçekten rablerine olan saygılarından dolayı sakınanlar,

innellezîne (inne ellezîne)

  Mü’minûn / 57 -

 Seyyid Kutub = Onlar ki, Rabb'lerinin korkusu ile titriyorlar.

innellezîne (inne ellezîne)

  Mü’minûn / 57 -

 Suat Yıldırım = Ama asıl Rab’lerine duydukları saygıdan dolayı çekinenler.

innellezîne (inne ellezîne)

  Mü’minûn / 57 -

 Süleyman Ateş = Onlar ki Rablerine saygıdan titrerler.

innellezîne (inne ellezîne)

  Mü’minûn / 57 -

 Tefhim-ul Kuran = Gerçekten, Rablerine olan haşyetlerinden dolayı saygıyla korkanlar.

innellezîne (inne ellezîne)

  Mü’minûn / 57 -

 Ümit Şimşek = O kimseler ki, Rablerinin korkusundan ürperirler.

innellezîne (inne ellezîne)

  Mü’minûn / 57 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Onlar ki, Rablerine saygıdan titrerler,

innellezîne (inne ellezîne)

  Mü’minûn / 57 -

 İskender Ali Mihr = Muhakkak ki onlar, Rab’lerinin haşyetinden korkanlardır.

innellezîne (inne ellezîne)

  Mü’minûn / 57 -

 İlyas Yorulmaz = Onlar, Rablerine olan saygılarından, her zaman alçak gönüllülük içerisindedirler.

innellezîne (inne ellezîne)

  Nûr / 11 -

 Diyanet İşleri = O ağır iftirayı uyduranlar, sizin içinizden bir güruhtur. Bu iftirayı kendiniz için kötü bir şey sanmayın. Aksine o sizin için bir hayırdır. Onlardan her biri için, işledikleri günahın cezası vardır. İçlerinden (elebaşılık ederek) o günahın büyüğünü üstlenen için ise ağır bir azap vardır.

innellezîne (inne ellezîne)

  Nûr / 11 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = O uydurma haberi size getiren sizden bir tâifedir; onu şer sanmayın kendinize, hattâ o, hayırdır size. Onlardan herbirinin kazandığı günah, kendisine âittir, içlerinden, suçun en büyüğünü yüklenene gelince: Onundur en büyük azap.

innellezîne (inne ellezîne)

  Nûr / 11 -

 Abdullah Parlıyan = Doğrusu peygamberin hanımına iftira edenler, içinizden aralarında işbirliği olan bir gurupdur. Ey mü'minler! Bu olayı, kendiniz için şer sanmayın, belki bu sizin için bir hayırdır. İftira edenlere gelince, onların her biri işledikleri günahın vebalini çeker. İftira işinde başı çekenlere gelince, o da büyük bir azaba uğrayacaktır.

innellezîne (inne ellezîne)

  Nûr / 11 -

 Adem Uğur = (Peygamber'in eşine) bu ağır iftirayı uyduranlar şüphesiz sizin içinizden bir guruptur. Bunu kendiniz için bir kötülük sanmayın, aksine o, sizin için bir iyiliktir. Onlardan her bir kişiye, günah olarak ne işlemişse (onun karşılığı ceza) vardır. Onlardan (elebaşlık yapıp) bu günahın büyüklüğünü yüklenen kimse için de çok büyük bir azap vardır.

innellezîne (inne ellezîne)

  Nûr / 11 -

 Ahmed Hulusi = Muhakkak ki zina iftirasıyla gelenler (Hz. Ayşe r. a. 'a iftira eden münafıklar) sizden sırf o çirkin itham için bir araya gelen bir gruptur! Onu (iftirayı) sizin için bir şerr sanmayın! Bilakis o sizin için bir hayırdır. . . Onlardan her bir kişinin o suçtan kazandığı kendisinindir. Onlardan suçun büyüğünü üstlenen elebaşına gelince, onun için çok büyük azap vardır.

innellezîne (inne ellezîne)

  Nûr / 11 -

 Ahmet Tekin = Peygamberin eşine, bu ağır iftirayı atanlar, iffetsizlik suçlamasında bulunanlar, şüphesiz sizin içinizden bir gruptur. Bunu kendiniz için kötü bir olay sanmayın. Aksine o sizin için hayırlı bir olaydır. Onlardan her bir kişiye, bilerek ne günah işlemişse onun karşılığı olan ceza uygulanacaktır. Onlardan elebaşılık yapıp, bu günahın, vebalin büyümesine yol açan kimse için de çok büyük bir azap vardır.

innellezîne (inne ellezîne)

  Nûr / 11 -

 Ahmet Varol = O düzmece haberi (iftirayı) getirenler içinizden bir gruptur. Siz onu kendiniz için kötü sanmayın. Aksine o sizin için bir hayırdır. Onlardan her birine kazandığı günah(ın cezası) vardır. Onlardan (suçun) büyüğünü üstlenene ise büyük bir ceza vardır.

innellezîne (inne ellezîne)

  Nûr / 11 -

 Ali Bulaç = Doğrusu, uydurulmuş bir yalanla gelenler, sizin içinizden birlikte davranan bir topluluktur; siz onu kendiniz için bir şer saymayın, aksine o sizin için bir hayırdır. Onlardan her bir kişiye kazandığı günahtan (bir ceza) vardır. Onlardan (iftiranın) büyüğünü yüklenene ise büyük bir azab vardır.

innellezîne (inne ellezîne)

  Nûr / 11 -

 Ali Fikri Yavuz = (Hz. Aişe hakkında) o iftira haberini getirenler, içinizden (münafık olan) bir zümredir. O iftirayı, Allah katında sizin için bir kötülük sanmayın. Bilâkis o, (sevab bakımından ahirette) hakkınızda bir hayırdır. (Bu hitab, iftira hadisesinden üzülen müminleredir). O iftiracılardan her kişiye, kazandığı günah kadar ceza vardır. Onlardan günahın büyüğünü yüklenen (Abdullah İbni Ubeyy) için büyük bir azab vardır.

innellezîne (inne ellezîne)

  Nûr / 11 -

 Ali Ünal = O iftirayı çıkaranlar, içinizden küçük bir gruptur. Ama bu hadiseyi hakkınızda kötü bir şey olarak görmeyin; bilakis o, hakkınızda hayırlı olmuştur. İftiracılardan her biri, iftiraya olan katılımı nisbetinde günah kazanmıştır. O işte en büyük payı olan elebaşı şahıs için ise çok büyük bir azap vardır.