Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

ve inne-humâ

  Hicr / 79 -

 Diyanet İşleri = Onlardan da intikam aldık. İkisi de (Lût kavminin yaşadığı Sodom ile Şu’ayb kavminin yaşadığı Eyke) belirgin bir anayol üzerinde idiler.

ve inne-humâ

  Hicr / 79 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Öcaldık onlardan; iki şehir de apaçık görünmede, yol uğrağında hâlâ.

ve inne-humâ

  Hicr / 79 -

 Abdullah Parlıyan = Ve bu yüzden onları da, hakettikleri cezaya uğrattık. Gerçek şu ki, Lût ve Eykeliler kavmi de, bugün dahi görülebilen bir ana yol üzerinde yaşamaktaydılar.

ve inne-humâ

  Hicr / 79 -

 Adem Uğur = Biz onlardan da intikam aldık. İkisi de (Eyke ve Medyen) açık bir yol üzerindedir.

ve inne-humâ

  Hicr / 79 -

 Ahmed Hulusi = Bu sebeple onlara yaptıklarının acı sonuçlarını yaşattık! Her ikisi de açık seçik görülebilen bir bölgededir.

ve inne-humâ

  Hicr / 79 -

 Ahmet Tekin = Biz onlara, lâyık oldukları cezayı verdik. İkisi de, Eyke ve Medyen açık bir yol üzerindedir.

ve inne-humâ

  Hicr / 79 -

 Ahmet Varol = Bu yüzden onlardan da intikam aldık. Her ikisi de açık bir yol üzerindedir.

ve inne-humâ

  Hicr / 79 -

 Ali Bulaç = Bundan dolayı onlardan intikam aldık; her ikisi de açıkça (gözler) ön(ün)dedir.

ve inne-humâ

  Hicr / 79 -

 Ali Fikri Yavuz = Biz Eyke halkından da intikam aldık. (Sedum ve Eyke şehirlerinin) ikisi de (herkesin görebileceği uğrak) apaçık bir yol üzerindedir.

ve inne-humâ

  Hicr / 79 -

 Ali Ünal = Onlara da hak ettikleri cezayı verdik. Bu her iki (günahkâr) memleketin harabeleri uğrak bir yol üzerindedir.

ve inne-humâ

  Hicr / 79 -

 Bayraktar Bayraklı = Biz onlardan da intikam aldık. İkisi de açık bir yol üzerindedir.

ve inne-humâ

  Hicr / 79 -

 Bekir Sadak = Bunun icin onlardan da ocaldik. Hala her iki memleket de islek bir yol uzerindedirler. *

ve inne-humâ

  Hicr / 79 -

 Celal Yıldırım = O yüzden onlardan da intikam aldık. (Sözünü ettiğimiz) şehirlerin ikisi de açık bir (yolun) önünde bulunuyordur.

ve inne-humâ

  Hicr / 79 -

 Cemal Külünkoğlu = Onlardan intikam aldık (Sodom ve Eyke halklarına hak ettikleri cezayı verdik). Bu her ikisi de (Lût kavminin yaşadığı Sodom ile Şuayip kavminin yaşadığı Eyke herkesin görebileceği uğrak) apaçık bir yol üzerindedir.

ve inne-humâ

  Hicr / 79 -

 Diyanet İşleri (eski) = Bunun için onlardan da öç aldık. Hala her iki memleket de işlek bir yol üzerindedirler.

ve inne-humâ

  Hicr / 79 -

 Diyanet Vakfi = Biz onlardan da intikam aldık. İkisi de (Eyke ve Medyen) açık bir yol üzerindedir.

ve inne-humâ

  Hicr / 79 -

 Edip Yüksel = Biz onlara, lâyık oldukları cezayı verdik. İkisi de, Eyke ve Medyen açık bir yol üzerindedir.

ve inne-humâ

  Hicr / 79 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Onlardan da intikam aldık, ikisi de apaçık önde bulunuyor

ve inne-humâ

  Hicr / 79 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Bundan dolayı onlardan intikam aldık; her ikisi de açıkça (gözler) ön(ün)dedir.

ve inne-humâ

  Hicr / 79 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Biz Eyke halkından da intikâm aldık. İkisi de (Eyke ve Medyen) açık bir yol üzerindedir.

ve inne-humâ

  Hicr / 79 -

 Gültekin Onan = Onlara da hak ettikleri cezayı verdik. Bu her iki (günahkâr) memleketin harabeleri uğrak bir yol üzerindedir.

ve inne-humâ

  Hicr / 79 -

 Harun Yıldırım = Biz onlardan da intikam aldık. İkisi de açık bir yol üzerindedir.

ve inne-humâ

  Hicr / 79 -

 Hasan Basri Çantay = Onun için bunlardan da intikam aldık. (Bu yerlerin) ikisi de apaçık bir yol (üzerinde) dir.

ve inne-humâ

  Hicr / 79 -

 Hayrat Neşriyat = Onlardan da intikam aldık. Her ikisi (Lût kavminin şehri ile Eyke kavmi harâbeleri) de hâlâ apaçık (bilinen) bir yol üzerinde (durmakta)dır.

ve inne-humâ

  Hicr / 79 -

 İbni Kesir = Bunun için onlardan öc aldık. Her ikisi de hala işlek bir yol üzerindedir

ve inne-humâ

  Hicr / 79 -

 Kadri Çelik = Bundan dolayı onlardan intikam aldık. İkisi de (Eyke ve Medyen yıkıntıları) açık (gidip geldiğiniz işlek) bir yol üzerindedir.

ve inne-humâ

  Hicr / 79 -

 Muhammed Esed = Ve bu yüzden onları da hak ettikleri cezaya uğrattık. Gerçek şu ki, sözü geçen her iki (günahkar toplum) da, (bugün dahi) görülebilen bir ana yol üzerinde yaşamaktaydılar.

ve inne-humâ

  Hicr / 79 -

 Mustafa İslamoğlu = Bundan dolayı Biz, onlara (da) yaptıklarının acısını tattırdık. İşte adı geçen bu iki toplumun da, (dünyevi refah açısından) çok önde olduğu ayan açık ortadaydı.

ve inne-humâ

  Hicr / 79 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Artık onlardan da intikam aldık ve şüphe yok ki, ikisi de elbette apaçık öndedirler.

ve inne-humâ

  Hicr / 79 -

 Ömer Öngüt = Biz onlardan intikam aldık. Hâlâ her iki memleket de işlek bir yol üzerindedir.

ve inne-humâ

  Hicr / 79 -

 Şaban Piriş = Biz de onlardan intikam aldık. Şüphesiz bu iki olay da apaçık (göz) önündedir.

ve inne-humâ

  Hicr / 79 -

 Sadık Türkmen = Derhal onlardan intikam aldık. Ve her ikisi de işlek/açık bir yol üzerinde durmaktadırlar.

ve inne-humâ

  Hicr / 79 -

 Seyyid Kutub = Bu yüzden onlardan da öç aldık; bu beldelerin her ikisi de işlek bir yol üzerindedirler.

ve inne-humâ

  Hicr / 79 -

 Suat Yıldırım = Onlara da hak ettikleri cezayı verdik. Bu her iki şehir harabesi de uğrak bir yol üzerindedir.

ve inne-humâ

  Hicr / 79 -

 Süleyman Ateş = Onlardan da öcümüzü aldık, her ikisi de (Sodom da, Eyke de) hâlâ (yol üzerinde, gözler) ön(ün) de apaçık durmaktadır.

ve inne-humâ

  Hicr / 79 -

 Tefhim-ul Kuran = Bundan dolayı onlardan intikam aldık; her ikisi de açıkça (gözler) ön(ün) dedir.

ve inne-humâ

  Hicr / 79 -

 Ümit Şimşek = Biz onlardan da intikam aldık. Her ikisinin izleri de hâlâ gözler önündedir.

ve inne-humâ

  Hicr / 79 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Onlardan intikam aldık. Her ikisi önde, belirgin bir biçimde durmaktadır.

ve inne-humâ

  Hicr / 79 -

 İskender Ali Mihr = Bu sebeple onlardan da intikam aldık ve muhakkak ki; ikisi de (iki şehir de) gerçekten, açıkça bir rehberdir (gelecek nesillere ibrettir).

ve inne-humâ

  Hicr / 79 -

 İlyas Yorulmaz = Bizde onlardan, yaptıkları zulmün intikamını aldık. Şüphe yok ki, haddi aşan bu iki toplum, yaptıkları çirkinliklerde (diğer toplumlara) açıkça kötü örnek olmuşlardı.

inne-humâ

  Sâffât / 122 -

 Diyanet İşleri = Çünkü onlar mü’min kullarımızdan idiler.

inne-humâ

  Sâffât / 122 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Şüphe yok ki ikisi de inanan kullarımızdandı.

inne-humâ

  Sâffât / 122 -

 Abdullah Parlıyan = Şüphe yok ki, ikisi de inanan kullarımızdandı.

inne-humâ

  Sâffât / 122 -

 Adem Uğur = Şüphesiz, ikisi de mümin kullarımızdandı.

inne-humâ

  Sâffât / 122 -

 Ahmed Hulusi = Muhakkak ki ikisi de iman eden kullarımızdandır.

inne-humâ

  Sâffât / 122 -

 Ahmet Tekin = O bizi ilâh tanıyan, candan müslüman olarak bize bağlanan, saygıyla bize kulluk ve ibadet eden kullarımızdandı.

inne-humâ

  Sâffât / 122 -

 Ahmet Varol = Şüphesiz onlar mü'min kullarımızdandılar.

inne-humâ

  Sâffât / 122 -

 Ali Bulaç = Şüphesiz ikisi, bizim mü'min olan kullarımızdandılar.

inne-humâ

  Sâffât / 122 -

 Ali Fikri Yavuz = Çünkü ikisi de mümin kullarımızdandı.

inne-humâ

  Sâffât / 122 -

 Ali Ünal = Gerçekten onlar, hakkıyla inanmış has kullarımızdandı.