Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
in kullun illâ
Diyanet İşleri = (O grupların) her biri peygamberleri yalanladı da onları cezalandırmam hak oldu.
in kullun illâ
Abdulbaki Gölpınarlı = Her biri, peygamberleri ancak yalanladılar da azâbı hak ettiler.
in kullun illâ
Abdullah Parlıyan = Hepsi de elçileri yalanladılar ve bu nedenle cezamızı hak ettiler.
in kullun illâ
Adem Uğur = Onların her biri gönderilen peygamberleri yalanladılar da bu yüzden (kendilerine) azabım hak oldu.
in kullun illâ
Ahmed Hulusi = Hepsi de sadece Rasûlleri yalanladılar. . . Bu yüzden de yaptıklarının kötü sonucunu yaşamayı hak ettiler!
in kullun illâ
Ahmet Tekin = Hepsi de gönderilen peygamberleri yalanladılar. Hür iradeye, özgürce seçme hakkına sahipken, peygamberlere ve kutsal kitaplara itibar etmedikleri için, onları suçlarına denk adâletle cezalandırmam gerekçeli olarak gerçekleşti.
in kullun illâ
Ahmet Varol = Onların hepsi de peygamberleri yalanladılar, böylece cezam hak oldu.
in kullun illâ
Ali Bulaç = Hepsi de elçileri yalanladılar, böylece azabla sonuçlandırmam (onlara) hak oldu.
in kullun illâ
Ali Fikri Yavuz = O kavimlerin her biri, peygamberlerini tekzib etmeleriyle azabım onlara vacib oldu.
in kullun illâ
Ali Ünal = Her biri, rasûlleri yalanladı ve hak ettikleri şiddetli cezam, başlarında patladı.
in kullun illâ
Bayraktar Bayraklı = Onların her biri, gönderilen peygamberleri yalanladılar da bu yüzden azabım hak oldu.
in kullun illâ
Celal Yıldırım = Hepsi de peygamberleri yalanladılar. Bu yüzden azabım (onlar hakkında) gerçekleşti.
in kullun illâ
Cemal Külünkoğlu = Hepsi de peygamberleri yalanladılar ve bu yüzden azabı hak ettiler.
in kullun illâ
Diyanet İşleri (eski) = Hepsi peygamberleri yalanladı da azabımı hakettiler.
in kullun illâ
Diyanet Vakfi = Onların her biri gönderilen peygamberleri yalanladılar da bu yüzden (kendilerine) azabım hak oldu.
in kullun illâ
Elmalılı Hamdi Yazır = Başka değil, hepsi gönderilen elçileri (Resulleri) tekzib etti de öyle hak oldu azâbım
in kullun illâ
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Başka değil hepsi gönderilen peygamberleri yalanladılar da azabım böyle hak oldu.
in kullun illâ
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Hepsi de gönderilen peygamberleri yalanladılar da azabım böyle hak oldu.
in kullun illâ
Gültekin Onan = Hepsi de elçileri yalanladılar, böylece azabla sonuçlandırmam (onlara) hak oldu.
in kullun illâ
Harun Yıldırım = Onların her biri gönderilen peygamberleri yalanladılar da bu yüzden azabım hak oldu.
in kullun illâ
Hasan Basri Çantay = Onların herbiri, başka değil, gönderilen (o peygamber) leri tekzîb etdi (ler) de (bu yüzden onlara) azabım hak oldu.
in kullun illâ
Hayrat Neşriyat = Doğrusu hepsi peygamberleri yalanladı da azâbım (onların üzerine) hak oldu.
in kullun illâ
İbni Kesir = Hepsi de peygamberleri yalanladılar. Ve bu yüzden azabı hak ettiler.
in kullun illâ
Muhammed Esed = Hepsi de elçileri yalanladılar; ve bu nedenle cezamızı hak ettiler.
in kullun illâ
Mustafa İslamoğlu = Hepsi de elçileri yalanladılar: Bu yüzden cezamızı hak ettiler.
in kullun illâ
Ömer Nasuhi Bilmen = (13-14) Ve Semûd ve kavm-i Lût ve Eyke ahalisi de (tekzîp etmişlerdi). İşte bunlar, o tâifelerdir. Başka değil, hepsi de peygamberleri tekzîp ettiler de artık azabım hak oldu.
in kullun illâ
Şaban Piriş = Hemen hepsi de elçileri yalanladılar da azabımı hak ettiler.
in kullun illâ
Sadık Türkmen = Ancak hepsi de elçileri yalanladılar. Sonunda azabımı hak ettiler.
in kullun illâ
Suat Yıldırım = Bunların her biri peygamberlere yalancı demiş ve cezalarını hak etmişlerdi.
in kullun illâ
Tefhim-ul Kuran = Hepsi de peygamberleri yalanladılar, böylece azabla sonuçlandırmam (onlara) hak oldu.
in kullun illâ
Yaşar Nuri Öztürk = Bunların hepsi, resulleri yalanlamaktan başka bir şey yapmadılar. Sonunda azabım hak oldu.
in kullun illâ
İskender Ali Mihr = Onların hepsi resûlleri, sadece yalanladı. Böylece ikabım (cezalandırmam) hak oldu.
in kullun illâ
İlyas Yorulmaz = Ancak (kendilerine gönderilmiş) elçileri yalanladılar. Sonra da azabım üzerlerine hak oldu.