Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
in ..... illâ
Diyanet İşleri = Göklerdeki ve yerdeki herkes Rahman’a kul olarak gelecektir.
in ..... illâ
Abdulbaki Gölpınarlı = Göklerde ve yerde ne varsa hepsi de rahmânın tapısına kul olarak gelir.
in ..... illâ
Abdullah Parlıyan = Göklerde ve yerde olan herkes, sınırsız rahmet sahibi Rahman'ın huzuruna birer kul olarak çıkacaktır.
in ..... illâ
Adem Uğur = Göklerde ve yerde olan herkes istisnasız, kul olarak Rahmân'a gelecektir.
in ..... illâ
Ahmet Tekin = Göklerdeki ve yerdeki akıllı ve sorumlu varlıkların hepsi istisnasız, Rahmet sahibi Rahmanın huzuruna O’nu ilâh tanıyan, O’na teslim olan kul olarak gelecektir.
in ..... illâ
Ahmet Varol = Göklerde ve yerde bulunanların hiçbiri müstesna olmaksızın hepsi Rahman'a kul olarak gelir.
in ..... illâ
Ali Bulaç = Göklerde ve yerde olan (herkesin ve her şeyin) tümü Rahman (olan Allah)a, yalnızca kul olarak gelecektir.
in ..... illâ
Ali Fikri Yavuz = Göklerde ve yerde hiç bir kimse yoktur ki, Rahman’a kul olarak gelici olmasın.
in ..... illâ
Ali Ünal = Göklerde ve yerde kim varsa, (yaratılışları, hayatları, vücutları ve kendilerini kuşatan cebrî şartlar itibariyle) ancak Rahmân’ın kudret ve iradesi altında ve (kendi adlarına hayır, şer, fayda, zarar, hayat, ölüm hiçbir şeye malik olmayıp,) her bakımdan O’na muhtaç birer kuldur.
in ..... illâ
Bayraktar Bayraklı = Göklerde ve yerde olan herkes, istisnasız birer kul olarak Rahmân'a gelecektir.
in ..... illâ
Bekir Sadak = (92-93) Oysa Rahman'a cocuk edinmek yarasmaz, cunku goklerde ve yerde olan her sey Rahman'a bas egmis kul olarak gelecektir.
in ..... illâ
Celal Yıldırım = Göklerde ve yerde her kim ve ne varsa mutlaka Rahmân'a kul olarak gelirler.
in ..... illâ
Cemal Külünkoğlu = Göklerde ve yerde olan herkes Rahman (olan Allah'ın) huzuruna birer kul olarak gelecektir.
in ..... illâ
Diyanet İşleri (eski) = (92-93) Oysa Rahman'a çocuk edinmek yaraşmaz, çünkü göklerde ve yerde olan her şey Rahman'a baş eğmiş kul olarak gelecektir.
in ..... illâ
Diyanet Vakfi = Göklerde ve yerde olan herkes istisnasız, kul olarak Rahmân'a gelecektir.
in ..... illâ
Edip Yüksel = Göklerde ve yerde ne varsa hepsi de rahmânın tapısına kul olarak gelir.
in ..... illâ
Elmalılı Hamdi Yazır = Göklerde ve Yerde hiç bir kimse yoktur ki o rahmana kul olarak gelecek olmasın
in ..... illâ
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Göklerde ve yerde Rahman'a kul olarak gelmeyecek hiçbir kimse yoktur.
in ..... illâ
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Göklerde ve yerde bulunan hiçbir kimse yoktur ki (kıyamet günü) Rahmân'ın huzuruna kul olarak çıkmasın.
in ..... illâ
Gültekin Onan = Göklerde ve yerde olan (herkesin ve her şeyin) tümü Rahmana, yalnızca kul olarak gelecektir.
in ..... illâ
Harun Yıldırım = Göklerde ve yerde olan herkes istisnasız, kul olarak Rahmân'a gelecektir.
in ..... illâ
Hasan Basri Çantay = Göklerde ve yerde olan herkes, müstesna olmamak üzere, O çok esirgeyici (Allaha) mutlakaa kul olarak gelecekdir.
in ..... illâ
Hayrat Neşriyat = Göklerde ve yerde bulunan hiçbir kimse yoktur ki, Rahmân’a kul olarak gelecekbiri olmasın!
in ..... illâ
İbni Kesir = Çünkü göklerde ve yerlerde olan her şey, Rahman'a kul olarak gelecektir.
in ..... illâ
Kadri Çelik = Göklerde ve yerde olan herkes Rahman'a birer kul olarak gelirler.
in ..... illâ
Muhammed Esed = Çünkü göklerde ve yerde bulunan her şey ancak Rahman’a kul olarak gelir.
in ..... illâ
Mustafa İslamoğlu = Hem göklerde ve yerde olan herkes, O rahmet kaynağının huzuruna sadece ve sadece bir kul olarak çıkacaklardır.
in ..... illâ
Ömer Nasuhi Bilmen = Göklerde ve yerde olan şeylerin hepsi de Rahmân'a kul olarak vücûda gelmiş şeylerden başka değildir.
in ..... illâ
Ömer Öngüt = Göklerde ve yerde olan herkes Rahman'a birer kul olarak gelirler.
in ..... illâ
Şaban Piriş = Çünkü göklerde ve yerde bulunan her şey ancak Rahman’a kul olarak gelir.
in ..... illâ
Sadık Türkmen = Göklerde ve yeryüzünde bulunanların hepsi, Rahmân’a yalnızca ‘bir kul’ olarak gelecektir.
in ..... illâ
Seyyid Kutub = Göktekilerin ve yerdekilerin tümü rahmeti bol olan Allah'ın huzuruna kul olarak geleceklerdir.
in ..... illâ
Suat Yıldırım = Göklerde ve yerde kim varsa, Rahman’ın ancak kulu olabilir.
in ..... illâ
Süleyman Ateş = Göklerde ve yerde bulunan herkes Rahmân'a kul olarak gelecektir.
in ..... illâ
Tefhim-ul Kuran = Göklerde ve yerde olan (herkesin her şeyin) tümü Rahman (olan Allah)a, yalnızca kul olarak gelecektir.
in ..... illâ
Ümit Şimşek = Göklerde ve yerde kim varsa, hepsi Rahmân'ın huzuruna kul olarak gelir.
in ..... illâ
Yaşar Nuri Öztürk = Göklerde ve yerde bulunan herkes, Rahman'a kul olarak gelecektir.
in ..... illâ
İskender Ali Mihr = Semalarda ve yeryüzünde olan kimselerin hepsi, mutlaka Rahmân’a kul olarak gelecek.
in ..... illâ
İlyas Yorulmaz = Şüphe yok ki, göklerde ve yerde olanların hepsi, Rahmana yalnızca kul olarak gelecektir.
illâ(in ..... illâ)
Diyanet İşleri = (103-104) Aralarında birbirlerine “(Dünya’da) sadece on (gün) kaldınız” diye gizli gizli konuşacaklar. -Onların, hakkında konuşacakları şeyi biz daha iyi biliriz.- O vakit içlerinden en aklı başında olanları, “Siz sadece bir gün kaldınız” diyecektir.
illâ(in ..... illâ)
Abdulbaki Gölpınarlı = Aralarında gizli gizli konuşup ancak derler, on geceden fazla kalmadınız dünyâda.
illâ(in ..... illâ)
Abdullah Parlıyan = Birbirleriyle fısıldaşarak, “Dünyada on günden fazla kalmadınız değil mi?” diye soracaklar.
illâ(in ..... illâ)
Adem Uğur = Aralarında birbirlerine gizli gizli şöyle derler: "Dünyada sadece on gün kaldınız."
illâ(in ..... illâ)
Ahmed Hulusi = Kendi aralarında şöyle fısıldaşırlar: "(Dünya'da) sadece on (saat) kaldınız. "
illâ(in ..... illâ)
Ahmet Tekin = 'Siz dünyada sadece on gün kaldınız' diye kendi aralarında fısıltı halinde konuşacaklar.
illâ(in ..... illâ)
Ahmet Varol = '(Dünyada) sadece on (gün) kaldınız' diye aralarında fısıldaşırlar.
illâ(in ..... illâ)
Ali Bulaç = "(Dünyada) Yalnızca on (gün) kaldınız" diye kendi aralarında fısıldaşacaklar.
illâ(in ..... illâ)
Ali Fikri Yavuz = Aralarında (korkularından) gizlice şöyle konuşacaklar: “- Dünyada ancak on gece kaldınız, değil mi?”
illâ(in ..... illâ)
Ali Ünal = O halin dehşeti içinde aralarında fısıldaşır ve içlerinden bir kısmı, “Dünyada olsa olsa on gün kadar kaldınız.” der.