Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

ilâ el cenneti

  Zümer / 73 -

 Diyanet İşleri = Rablerine karşı gelmekten sakınanlar da grup grup cennete sevk edilirler. Cennete vardıklarında oranın kapıları açılır ve cennet bekçileri onlara şöyle der: “Size selâm olsun! Tertemiz oldunuz. Haydi ebedî kalmak üzere buraya girin.”

ilâ el cenneti

  Zümer / 73 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Ve Rablerinden çekinenler de bölük bölük cennete sürülmüştür, oraya geldikleri zaman kapıları açılmıştır da bekçileri, esenlik size, tertemiz oldunuz, artık girin ebedî olarak derler.

ilâ el cenneti

  Zümer / 73 -

 Abdullah Parlıyan = Yol ve yordamlarını Rablerinin kitabı vasıtasıyla bulanlar da bölük bölük cennete gönderileceklerdir. Oraya vardıklarında kapıları açılmış olacaktır ve oranın bekçileri onlara: “Selam size, hoş geldiniz, iyi ettiniz, ne hoşsunuz, işte buyurun içinde temelli ve ebedi kalacağınız bu cennete girin!” diyeceklerdir.

ilâ el cenneti

  Zümer / 73 -

 Adem Uğur = Rablerine karşı gelmekten sakınanlar ise, bölük bölük cennete sevk edilir, oraya varıp da kapıları açıldığında bekçileri onlara: Selam size! Tertemiz geldiniz. Artık ebedî kalmak üzere girin buraya, derler.

ilâ el cenneti

  Zümer / 73 -

 Ahmed Hulusi = Rablerinden ittika edenler (bedenselliklerinden korunanlar) ise sınıflar hâlinde cennete sevkolunmuştur. . . Nihayet oraya geldiklerinde ve onun kapıları açıldığında, onun muhafızları hitap eder: "Selâmun aleyküm! Ne hoş olmuşsunuz. . . Sonsuza dek kalmak üzere girin!"

ilâ el cenneti

  Zümer / 73 -

 Ahmet Tekin = Rablerine sığınıp, emrine yapışarak günahlardan arınıp, azaptan korunanlar, kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarına ve özgürlüklerine sahip çıkarak şahsiyetli davranan, dinî ve sosyal görevlerinin bilincinde olan, takvâya dayalı düzeni benimseyen mü’minler ise, imanda ve itaattaki derecelerine göre cennete bölük bölük sevkedilir. Cennete geldikleri zaman cennetin sekiz kapısı birden açılır. Cennetin bekçileri gelenlere:'Selâmün aleyküm! (Allah’ın selâmı, selâmeti üzerinize olsun, selâmete erdiniz). Tertemiz geldiniz. İçinde ebedî yaşayacağınız Cennet’e girin.' derler.

ilâ el cenneti

  Zümer / 73 -

 Ahmet Varol = Rablerinden sakınanlar da bölük bölük cennete iletilirler. Sonunda oraya gelip kapıları açıldığında, (cennetin) bekçileri onlara: 'Size selâm olsun. Hoş ve temiz geldiniz. İçinde sonsuza kadar kalmak üzere girin oraya!' derler.

ilâ el cenneti

  Zümer / 73 -

 Ali Bulaç = Rablerinden korkup sakınanlar da, cennete bölük bölük sevkedildiler. Sonunda oraya geldikleri zaman, kapıları açıldı ve onlara (cennetin) bekçileri dedi ki: "Selam üzerinizde olsun, hoş ve temiz geldiniz. Ebedi kalıcılar olarak ona girin."

ilâ el cenneti

  Zümer / 73 -

 Ali Fikri Yavuz = Rablerine itaat edenler de bölük bölük cennete gönderilir. Nihayet oraya varıb cennetin kapıları açılınca, bekçileri şöyle derler: “ - (Her türlü kederden) selâmet size! (Günah kirinden) tertemizsiniz? Artık ebedî olarak kalmak üzere girin oraya.”

ilâ el cenneti

  Zümer / 73 -

 Ali Ünal = Rabbilerine gönülden saygı besleyen, O’na karşı gelmekten ve dolayısıyla O’nun azabından sakınanlar ise bölük bölük Cennet’e sevkolunurlar. Nihayet oraya vardıklarında, (Allah’ın rahmeti olarak) Cennet’in kapıları açılır ve vazifeli melekleri onlara şöyle hitap ederler: “Selâm olsun size! Ne mutlu size (ki, bütün günahlardan arınmış ve bütün dertlerden, sıkıntılardan kurtulmuş bulunuyorsunuz). Sonsuzca kalmak üzere artık girin Cennet’e!”

ilâ el cenneti

  Zümer / 73 -

 Bayraktar Bayraklı = Rabblerine saygı duyanlar da, gruplar halinde cennete götürüleceklerdir. Oraya geldiklerinde ve cennetin kapıları açıldığında, cennetin bekçileri onlara, “Size selâm olsun, hoş geldiniz. Artık süreli kalmak üzere giriniz buraya” derler.

ilâ el cenneti

  Zümer / 73 -

 Bekir Sadak = Rablerine karsi gelmekten sakinanlar, boluk boluk cennete goturulurler. Oraya varip da kapilari acildiginda, bekcileri onlara: «Selam size, hos geldiniz! Temelli olarak buraya girin» derler.

ilâ el cenneti

  Zümer / 73 -

 Celal Yıldırım = Rablarından korkup (küfür ve böbürlenmekten) sakınanlar, bölük bölük Cennet'e götürülürler; sonunda oraya geldiklerinde Cennet kapıları açılır, oranın bekçileri onlara derler ki: Selâm size olsun ! Gönül huzuru buldunuz. Ebedî kalıcıları olarak girin Cennetlere.

ilâ el cenneti

  Zümer / 73 -

 Cemal Külünkoğlu = Rablerine karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanlar da gruplar halinde cennete sevk edilirler. Cennete vardıklarında oranın kapıları açılır ve (cennet) bekçileri onlara şöyle der: “Size selâm olsun, hoş geldiniz! Haydi, ebedî kalmak üzere girin buraya!”

ilâ el cenneti

  Zümer / 73 -

 Diyanet İşleri (eski) = Rablerine karşı gelmekten sakınanlar, bölük bölük cennete götürülürler. Oraya varıp da kapıları açıldığında, bekçileri onlara: 'Selam size, hoş geldiniz! Temelli olarak buraya girin' derler.

ilâ el cenneti

  Zümer / 73 -

 Diyanet Vakfi = Rablerine karşı gelmekten sakınanlar ise, bölük bölük cennete sevk edilir, oraya varıp da kapıları açıldığında bekçileri onlara: Selam size! Tertemiz geldiniz. Artık ebedî kalmak üzere girin buraya, derler.

ilâ el cenneti

  Zümer / 73 -

 Edip Yüksel = Rablerini sayıp dinleyenler ise yığınlar halinde cennete götürülürler. Oraya vardıklarında onun kapıları açılır ve bekçileri onlara, 'Size barış olsun; kazandınız. Haydi temelli kalmak üzere oraya giriniz,' derler

ilâ el cenneti

  Zümer / 73 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Rablarına korunmuş olan müttekîler de zümre zümre Cennete sevk olunmaktadır, nihayet ona vardıkları ve kapıları açılıp bekçileri onlara «selâm sizlere ne hoşsunuz! Haydin girin onlara ebediyyen kalmak üzere» diye selâm durdukları

ilâ el cenneti

  Zümer / 73 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Rablerinden korkan takva sahipleri de bölük bölük cennete sevkedilmektedir. Nihayet oraya vardıkları ve kapıları açıldığı zamar bekçileri onlara: «Selam sizlere, ne hoşsunuz! Haydi gidin oraya, sonsuza dek kalmak üzere!» diye selama duracaklar.

ilâ el cenneti

  Zümer / 73 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Rablerinden korkanlar da bölük bölük cennete sevk edilmektedir. Nihayet oraya vardıkları zaman kapıları açılır ve bekçileri onlara: «Selâm sizlere, ne hoşsunuz! Ebedî olarak içinde kalmak üzere haydi girin oraya!» derler.

ilâ el cenneti

  Zümer / 73 -

 Gültekin Onan = Rablerinden korkup sakınanlar da, cennete bölük bölük sevkedildiler. Sonunda oraya geldikleri zaman, kapıları açıldı ve onlara (cennetin) bekçileri dedi ki: "Selam üzerinizde olsun, hoş ve temiz geldiniz. Ebedi kalıcılar olarak ona girin."

ilâ el cenneti

  Zümer / 73 -

 Harun Yıldırım = Rablerine karşı gelmekten sakınanlar ise, bölük bölük cennete sevk edilir, oraya varıp da kapıları açıldığında bekçileri onlara: Selam size! Tertemiz geldiniz. Artık ebedî kalmak üzere girin buraya, derler.

ilâ el cenneti

  Zümer / 73 -

 Hasan Basri Çantay = Rablerinden korkanlar ise (i'zâz ve ikram ile) fevc feve cennete sevk edildi. Nihayet oraya varıb kapıları açılınca (cennetin) bekçileri (şöyle) dedi (ler): «Selâm (ve selâmet) size! Tertemiz geldiniz! Artık ebedî kalmak üzere girin buraya».

ilâ el cenneti

  Zümer / 73 -

 Hayrat Neşriyat = Rablerinden sakınanlar da bölük bölük Cennete sevk edilmişlerdir. Nihâyet oraya vardıkları zaman, kapıları açılmıştır ve bekçileri onlara: 'Selâm size; tertemiz oldunuz! Artık ebediyen kalıcı kimseler olmak üzere buraya girin!' derler.

ilâ el cenneti

  Zümer / 73 -

 İbni Kesir = Rabblarından sakınanlar ise fevc fevc cennete götürüldüler. Oraya varıp da kapıları açılınca, bekçileri onlara dediler ki: Selam olsun size. Hoş geldiniz. Temelli olarak girin buraya.

ilâ el cenneti

  Zümer / 73 -

 Kadri Çelik = Rablerine karşı gelmekten sakınanlar, bölük bölük cennete sevk edilir. Oraya varıp kapılar açıldığında bekçileri onlara, “Selâm size, hoş geldiniz! Temelli kalıcılar olarak buraya girin” derler.

ilâ el cenneti

  Zümer / 73 -

 Muhammed Esed = Rablerine karşı sorumluluk bilinci duyanlar da bölük bölük cennete gönderileceklerdir; oraya vardıklarında kapılarının ardına kadar açık olduğunu görecekler; ve muhafızlar onlara, "Selam size! Hoş geldiniz! İşte buyrun, içinde temelli kalacağınız bu (cennete) girin!" diyecekler.

ilâ el cenneti

  Zümer / 73 -

 Mustafa İslamoğlu = Rablerine karşı sorumluluklarının bilincinde olanlar ise guruplar halinde cennete yollanacaklar. Kapıları zaten açılmış bulunan cennete vardıklarında, oranın muhafızları kendilerine şöyle diyecek: "Selam olsun size! Safa başınıza! Ebedi kalmak üzere buyursunlar!.."

ilâ el cenneti

  Zümer / 73 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Ve Rablerinden korkmuş olanlar da cennete zümre zümre sevkedildi. Vaktâ ki ona geldiler ve kapıları açıldı ve onlara bekçileri dedi ki: «Selâmün aleyküm, tertemiz bulundunuz. Artık bunlara ebedîyyen kalıcılar olmak üzere giriniz.»

ilâ el cenneti

  Zümer / 73 -

 Ömer Öngüt = Rablerinden korkanlar da bölük bölük cennete götürülürler. Oraya geldiklerinde cennet kapıları açılır. Bekçiler onlara derler ki: "Selâm olsun size! Hoş geldiniz! Ebedî olarak içinde kalmak üzere buraya girin!"

ilâ el cenneti

  Zümer / 73 -

 Şaban Piriş = Rablerinden sakınan kimseler bölük bölük cennete sevkedilmiştir. Oraya geldiklerinde kapılar açılmış ve onun bekçileri: -Selam size, hoş geldiniz, ebedi kalmak üzere girin oraya! demişlerdir.

ilâ el cenneti

  Zümer / 73 -

 Sadık Türkmen = Rablerinden korkup sakınanlar da, zümreler halinde/bölük bölük cennete sevkedilirler! Sonunda oraya geldikleri zaman ve kapılar açıldığında cennetin bekçileri onlara: “Size selâm olsun! Tertemizsiniz! Haydi (hiç ölmeden) sonsuz kalıcılar olarak oraya girin!” derler.

ilâ el cenneti

  Zümer / 73 -

 Seyyid Kutub = Rabb'lerine karşı gelmekten sakınanlar, bölük bölük cennete götürülürler. Oraya varıp kapılar açıldığında, bekçileri onlara, «Selâm size, hoş geldiniz! Temelli olarak buraya girin» derler.

ilâ el cenneti

  Zümer / 73 -

 Suat Yıldırım = Rab’lerine karşı gelmekten sakınanlar ise bölük bölük cennete sevkolunurlar. Nihayet oraya varıp da kapıları açılınca cennet bekçileri "Selâm olsun sizlere, ne mutlu size! Haydi, ebediyyen kalmak üzere, giriniz oraya!" derler.

ilâ el cenneti

  Zümer / 73 -

 Süleyman Ateş = Rablerinin (azâbından) korunanlar da bölük bölük cennete sevk edilmişlerdir. Kapıları daha önce açılmış bulunan cennete vardıklarında onun bekçileri onlara: "Selâm size,(ne) hoşsunuz, ebedi kalmak üzere buraya girin!" demişlerdir.

ilâ el cenneti

  Zümer / 73 -

 Tefhim-ul Kuran = Rablerinden korkup sakınanlar da, cennete bölük bölük sevkedildiler. Sonunda oraya geldikleri zaman, onun kapıları açıldı ve onlara (cennetin) bekçileri dedi ki: «Selam üzerinizde olsun, hoş ve temiz geldiniz. Ebedi kalıcılar olarak ona girin.»

ilâ el cenneti

  Zümer / 73 -

 Ümit Şimşek = Rablerine karşı gelmekten sakınanlar da bölük bölük Cennete sevk edilirler. Oraya vardıklarında Cennetin kapıları açılır ve bekçileri 'Size selâm olsun,' derler. 'Tertemiz geldiniz. Oraya ebediyen kalmak üzere girin.'

ilâ el cenneti

  Zümer / 73 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Rablerinden korkanlar da bölükler halinde cennete sevk edilirler. Oraya geldiklerinde, cennet kapıları da kendilerine açıldığında, oranın bekçileri onlara şöyle derler: "Selam size! Tertemizsiniz. Hadi girin şuraya, sürekli kalıcılar olarak!"

ilâ el cenneti

  Zümer / 73 -

 İskender Ali Mihr = Rab’lerine karşı takva sahibi olanlar (cehennemi gördükten sonra) zümre zümre cennete sevkedilirler. Oraya (cennete) geldikleri zaman onun (cennetin) kapıları açılır. Ve onun (cennetin) bekçileri, onlara: "Selâmun aleykum, siz temize çıktınız (aklandınız) ve öyleyse ebedi olarak ona (cennete) girin" derler.

ilâ el cenneti

  Zümer / 73 -

 İlyas Yorulmaz = Rablerinden sakınıp korunanlar, guruplar halinde cennete götürüldükleri zaman ve açılmış cennetin kapılarına geldiklerinde, cennetin görevlileri onlara “Allah’ın selamı üzerinize olsun, iyi ve hoş geldiniz, sürekli kalmak üzere içeri girin” derler.

ilâ el cenneti

  Bakara / 221 -

 Diyanet İşleri = İman etmedikleri sürece Allah’a ortak koşan kadınlarla evlenmeyin. Allah’a ortak koşan kadın hoşunuza gitse de, mü’min bir cariye Allah’a ortak koşan bir kadından daha hayırlıdır. İman etmedikleri sürece Allah’a ortak koşan erkeklerle, kadınlarınızı evlendirmeyin. Allah’a ortak koşan hür erkek hoşunuza gitse de; iman eden bir köle, Allah’a ortak koşan bir erkekten daha hayırlıdır. Onlar ateşe çağırırlar, Allah ise izniyle, cennete ve bağışlanmaya çağırır. O, insanlara âyetlerini açıklar ki, öğüt alıp düşünsünler.

ilâ el cenneti

  Bakara / 221 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Allah'a şirk koşan kadınları, imana gelmedikçe nikâhlamayın. İman sahibi bir cariye bile sizi imrendiren bir müşrik kadından daha hayırlıdır. Şirk koşan erkeklere de kızlarınızı vermeyin. Müşrik, sizi imrendirse bile iman ehli bir kul, ondan hayırlıdır. Onlar, sizi ateşe çağırırlar, Allah'sa, izniyle cennete ve yarlıganmaya. Anarlar, hatırda tutarlar diye de insanlara delillerini apaçık bildirmededir.

ilâ el cenneti

  Bakara / 221 -

 Abdullah Parlıyan = Allah'la birlikte başka şeylerin ilahlığını da tanıyan müşrik kadınlarla iman edinceye kadar evlenmeyin. Çünkü inanmış bir kadın, böyle müşrik bir kadından bu sizin hoşunuza gitse de kesinlikle daha hayırlıdır. Allah'la birlikte başka şeylerin ilahlığını tanıyan müşrik erkeklerle iman edinceye kadar, kadınlarınızı nikahlamayın. Zira inanan bir mü'min erkek, böyle müşrik bir erkekten bu sizin hoşunuza gitse bile kesinlikle daha hayırlıdır. Müşrikler sizi ateşe çağırırken, Allah ta sizi kendi izniyle cennete ve günahlardan temizleyip bağışlamaya çağırır. Ve Allah mesajını insanlığa açıklar ki, ondan ders alabilsinler.

ilâ el cenneti

  Bakara / 221 -

 Adem Uğur = İman etmedikçe putperest kadınlarla evlenmeyin. Beğenseniz bile, putperest bir kadından, imanlı bir câriye kesinlikle daha iyidir. İman etmedikçe putperest erkekleri de (kızlarınızla) evlendirmeyin. Beğenseniz bile, putperest bir kişiden inanmış bir köle kesinlikle daha iyidir. Onlar (müşrikler) cehenneme çağırır. Allah ise, izni (ve yardımı) ile cennete ve mağfirete çağırır. Allah, düşünüp anlasınlar diye âyetlerini insanlara açıklar.

ilâ el cenneti

  Bakara / 221 -

 Ahmed Hulusi = Şirk koşan kadınlarla, iman edene kadar nikâhlanmayın. İman eden bir cariye, hoşunuza gitse dahi şirk ehli bir kadından kesinlikle daha hayırlıdır (güzellik bedende değil inanç paylaşımındadır). Müşrik erkeklere de, iman edinceye kadar, (iman eden kadını) nikâhlamayın. İman eden bir köle, size hoş gelse dahi müşrik bir erkekten elbette daha hayırlıdır. Onlar (şirk ehli) ateşe davet ederler. Allâh ise (hakikatinizin elvermesinden doğan) izniyle cennete ve mağfirete davet ediyor. Allâh (hakikatin) işaretlerini insanlar için apaçık beyan eder ki, (bu gerçekler) hatırlansın.

ilâ el cenneti

  Bakara / 221 -

 Ahmet Tekin = İmân etmedikçe, ilâhlığında, otoritesinde, mülkünde, tasarruflarında Allah’a ortak koşan putperest, müşrik kadınlarla evlenmeyin.Güzelliği ile sizi büyülemiş, hayranlığınızı mûcip olup son derece hoşunuza gitmiş olsa bile, putperest hür bir kadından, mü’min bir câriye daha hayırlıdır.Mü’min kadınları da, imân etmedikçe putperest, müşrik erkeklerle evlendirmeyin.Hoşunuza bile gitmiş olsa, ilâhlığında, otoritesinde, mülkünde, tasarruflarında Allah’a ortak koşan müşrik, putperest hür bir erkekten mü’min bir köle daha hayırlıdır.Onlar ateşe, Cehennem’e davet ederler. Allah ise, planı, iradesi ve lütfuyla Cennet’e, koruma kalkanına almaya, bağışlamaya davet ediyor. Hatırlarında tutup, öğüt alsınlar diye âyetlerini, dinin emir ve yasaklarını insanların iyiliği, kurtuluşu için açıklıyor.

ilâ el cenneti

  Bakara / 221 -

 Ahmet Varol = Allah'a iman etmedikleri sürece müşrik kadınları nikahlamayın. Şüphesiz mü'min bir cariye, hoşunuza gitse bile müşrik olan bir kadından daha hayırlıdır. Müşrik erkeklere de iman etmedikleri sürece (kızlarınızı) nikahlamayın. Şüphesiz mü'min bir köle, hoşunuza gitse bile müşrik bir adamdan daha hayırlıdır. Onlar ateşe çağırmaktadırlar. Allah ise, kendi izniyle cennete ve bağışlanmaya çağırmakta ve belki, düşünüp öğüt alırlar diye insanlara ayetlerini açıklamaktadır.

ilâ el cenneti

  Bakara / 221 -

 Ali Bulaç = Müşrik kadınları, iman edinceye kadar nikahlamayın; iman eden bir cariye, -hoşunuza gitse de- müşrik bir kadından daha hayırlıdır. Müşrik erkekleri de iman edinceye kadar nikahlamayın; iman eden bir köle, -hoşunuza gitse de- müşrik bir erkekten daha hayırlıdır. Onlar, ateşe çağırırlar, Allah ise kendi izniyle cennete ve mağfirete çağırır. O, insanlara ayetlerini açıklar. Umulur ki öğüt alıp düşünürler.

ilâ el cenneti

  Bakara / 221 -

 Ali Fikri Yavuz = Ey müminler, Allah’a ortak koşan (kâfir) kadınlarla, onlar iman etmedikçe evlenmeyin. İmanı olmıyan (müşrike) bir kadın, sizi imrendirse bile, iman etmiş bir cariye elbette ondan daha hayırlıdır. (Bu yasak, Mâide Sûresi 5. âyeti ile kitap ehli olmıyan kâfirlere tahsis edilmiştir. Kitap ehli olanlarla evlenmek böylece câiz olmuştur. Celâleyn) Müşrik erkekler de iman etmedikçe, onlara mümin kadınları nikâhlamayın; bir kâfir size hoş görünse bile. Mümin köle elbette ondan daha hayırlıdır. Onlar sizi cehenneme çağırırlar. Allah ise izniyle cennete ve mağfirete dâvet ediyor da âyetlerini insanlara beyan buyuruyor. Gerek ki düşünüp ibret alsınlar.

ilâ el cenneti

  Bakara / 221 -

 Ali Ünal = İman etmedikçe müşrik kadınları nikâhınıza almayın. İman etmiş bir cariye, bir hizmetçi kadın, (güzelliği, malı, mevkii ve soyu itibariyle) hoşunuza da gitse müşrik bir kadından daha hayırlıdır. (Kadınlarınızı da,) iman etmedikçe müşrik erkeklerle nikâhlamayın. (Yine malı, mevkii ve soyu itibariyle) hoşunuza da gitse, müşrik (hür) bir erkekten mü’min bir köle, bir hizmetçi daha hayırlıdır. O (müşrik erkek ve kadınlar) Ateş’e çağırırlar; Allah ise, sizi izniyle Cennet’e ve günahlarınızın bağışlanmasına çağırır. O, âyetlerini insanlar için açıklıyor ki, düşünsünler, müzakere etsinler ve gerekli öğüdü alsınlar.