Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

hum hâmidûne

  Yâsîn / 29 -

 Diyanet İşleri = Sadece korkunç bir ses oldu. Bir anda sönüp gittiler.

hum hâmidûne

  Yâsîn / 29 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Azâbımız, ancak bir bağrıştan ibaretti, o anda hepsi de sönüp gitti.

hum hâmidûne

  Yâsîn / 29 -

 Abdullah Parlıyan = Onlara vereceğimiz azap ve helak sadece bir ses, bir çığlık oldu ve böylece hepsi sönüp gitmiş yok olmuşlardı.

hum hâmidûne

  Yâsîn / 29 -

 Adem Uğur = (Onları helâk eden) korkunç sesten başka bir şey değildi. Birdenbire sönüverdiler.

hum hâmidûne

  Yâsîn / 29 -

 Ahmed Hulusi = (Onların cezâsı) sâdece (korkunç) bir ses oldu; öyleki onlar (hayat cihetiyle) o anda sönüveren kimseler kesildiler!

hum hâmidûne

  Yâsîn / 29 -

 Ahmet Tekin = Sadece şiddetli bir gürleme halinde âni bir darbe indirildi. Onlar sönen ocaklara dönüverdiler, yeryüzünden silindiler.

hum hâmidûne

  Yâsîn / 29 -

 Ahmet Varol = Sadece bir çığlık (onlara yetti) ve böylece anında sönüverdiler.

hum hâmidûne

  Yâsîn / 29 -

 Ali Bulaç = (Ancak onlara) Yalnızca bir tek çığlık (yetti); anında sönüverdiler.

hum hâmidûne

  Yâsîn / 29 -

 Ali Fikri Yavuz = O (helâk edilişlerine sebep) yalnız bir sayha (Cebraîl’in sesi) oldu; hemen sönüverdiler (öldü gittiler).

hum hâmidûne

  Yâsîn / 29 -

 Ali Ünal = O bir sayhadan başka olmadı. O anda onlar hemen sönüvermiş kimseler oldular.

hum hâmidûne

  Yâsîn / 29 -

 Bayraktar Bayraklı = Olan, sadece korkunç titreşimli bir sesti. Bir anda sönüverdiler.

hum hâmidûne

  Yâsîn / 29 -

 Bekir Sadak = Tek çığlıktan başka bir şey olmadı. O anda sönüverdiler.

hum hâmidûne

  Yâsîn / 29 -

 Celal Yıldırım = Sadece bir haykırış (yetti); hemen sönüverdiler.

hum hâmidûne

  Yâsîn / 29 -

 Cemal Külünkoğlu = (28-29) Ve o(nun şehid edilmesin)den sonra kavminin üzerine (onları yok etmek için) gökten bir ordu indirmedik, indirme gereği de duymadık. Sadece korkunç bir ses oldu, hemen sönüp gittiler (kendilerinden hiçbir eser kalmadı).

hum hâmidûne

  Yâsîn / 29 -

 Diyanet İşleri (eski) = (28-29) Ondan sonra milleti üzerine gökten bir ordu indirmedik; zaten indirecek de değildik; sadece tek bir çığlık.. o kadar, hemen sönüp gittiler.

hum hâmidûne

  Yâsîn / 29 -

 Diyanet Vakfi = (Onları helâk eden) korkunç sesten başka bir şey değildi. Birdenbire sönüverdiler.

hum hâmidûne

  Yâsîn / 29 -

 Edip Yüksel = Sadece bir patlama... Hemen donakaldılar.

hum hâmidûne

  Yâsîn / 29 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = O yalnız bir sayha oldu derhal sönüverdiler.

hum hâmidûne

  Yâsîn / 29 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = O sadece bir sayha (gürültü) oldu; hemen sönüverdiler.

hum hâmidûne

  Yâsîn / 29 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Sadece bir gürültü oldu, onlar da hemen sönüverdiler.

hum hâmidûne

  Yâsîn / 29 -

 Gültekin Onan = (Ancak onlara) yalnızca bir tek çığlık (yetti); anında sönüverdiler.

hum hâmidûne

  Yâsîn / 29 -

 Harun Yıldırım = (Onları helâk eden) korkunç sesten başka bir şey değildi. Birdenbire sönüverdiler.

hum hâmidûne

  Yâsîn / 29 -

 Hasan Basri Çantay = (Onların yakalanması, yahud ukuubeti) birtek sayhadan başka (bir şeyle) değildi. Artık hemen sönü (b gidi) verenler (oldular).

hum hâmidûne

  Yâsîn / 29 -

 Hayrat Neşriyat = (Onların cezâsı) sâdece (korkunç) bir ses oldu; öyleki onlar (hayat cihetiyle) o anda sönüveren kimseler kesildiler!

hum hâmidûne

  Yâsîn / 29 -

 İbni Kesir = Sadece, bir tek çığlık oldu. Ve onlar hemen sönüp gittiler.

hum hâmidûne

  Yâsîn / 29 -

 Kadri Çelik = (Ancak onlara) Yalnızca bir tek çığlık (yetti); anında sönüverdiler.

hum hâmidûne

  Yâsîn / 29 -

 Muhammed Esed = hiçbir şey (gerekmiyordu), bir (ceza) çığlığından başka! Ve sonunda sessiz ve hareketsiz bir kül yığınına dönüverdiler.

hum hâmidûne

  Yâsîn / 29 -

 Mustafa İslamoğlu = eğer bu gerekseydi, tek bir çığlık yeterli olurdu; o zaman da onlar sönmüş köz gibi kararıp küle dönerlerdi.

hum hâmidûne

  Yâsîn / 29 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = O bir sayhadan başka olmadı. O anda onlar hemen sönüvermiş kimseler oldular.

hum hâmidûne

  Yâsîn / 29 -

 Ömer Öngüt = Sadece bir tek çığlık oldu, o anda hemen sönüverdiler.

hum hâmidûne

  Yâsîn / 29 -

 Şaban Piriş = Tek çığlıktan başka bir şey olmadı. O anda sönüverdiler.

hum hâmidûne

  Yâsîn / 29 -

 Sadık Türkmen = Sadece bir çığlık!.. Hemen hepsi bir kül yığınına dönüverdiler.

hum hâmidûne

  Yâsîn / 29 -

 Seyyid Kutub = Sadece korkunç bir ses oldu, hemen sönüp gittiler.

hum hâmidûne

  Yâsîn / 29 -

 Suat Yıldırım = (Orduya ne lüzum?), bir tek ses yeter! Bir de bakmışsınız: Sönüp kalmışlar...

hum hâmidûne

  Yâsîn / 29 -

 Süleyman Ateş = Sâdece korkunç bir gürültü oldu, hemen sönüverdiler.

hum hâmidûne

  Yâsîn / 29 -

 Tefhim-ul Kuran = (Ancak onlara) Yalnızca bir tek çığlık (yetti); anında sönüverdiler.

hum hâmidûne

  Yâsîn / 29 -

 Ümit Şimşek = Korkunç bir ses onlara yetti; sönüp gittiler.

hum hâmidûne

  Yâsîn / 29 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Olan, sadece korkunç titreşimli bir sesti. Ve bir anda söndüverdiler.

hum hâmidûne

  Yâsîn / 29 -

 İskender Ali Mihr = (Onların cezası) sadece bir sayha (şiddetli ses dalgası) oldu. O zaman onlar sönenler oldular.

hum hâmidûne

  Yâsîn / 29 -

 İlyas Yorulmaz = Yalnızca (yüksek frekanslı) bir ses dalgası ve birden bire ateşin bıraktığı küller gibi yere yayılıverdiler.