Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

hedâhumullâhu (hedâ-hum allâhu)

  Zümer / 18 -

 Diyanet İşleri = Sözü dinleyip de onun en güzeline uyanlar var ya, işte onlar Allah’ın hidayete erdirdiği kimselerdir. İşte onlar akıl sahiplerinin ta kendileridir.

hedâhumullâhu (hedâ-hum allâhu)

  Zümer / 18 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = O kullarım ki sözü dinlerler de en güzeline uyarlar, onlar, öyle kişilerdir ki Allah, doğru yola sevk etmiştir onları ve onlardır aklı başında bulunanların ta kendileri.

hedâhumullâhu (hedâ-hum allâhu)

  Zümer / 18 -

 Abdullah Parlıyan = O kullarım ki, söylenen her sözü dinlerler ve en güzeline uyarlar. İşte Allah'ın dosdoğru yola eriştirdiği bunlardır ve gerçekten de aklı başında olanlar bunlardır.

hedâhumullâhu (hedâ-hum allâhu)

  Zümer / 18 -

 Adem Uğur = O kullarımı ki, onlar sözü dinlerler, sonra da en güzeline uyarlar. İşte onlar, Allah'ın doğru yola ilettiği kimselerdir. Gerçek akıl sahipleri de onlardır.

hedâhumullâhu (hedâ-hum allâhu)

  Zümer / 18 -

 Ahmed Hulusi = Onlar, sözü dinleyip en güzeline uyarlar. Onlar, Allah’ın kendilerine doğru yolu gösterdiği kimselerdir. Onlar, sağduyu sahibi olanlar onlardır.

hedâhumullâhu (hedâ-hum allâhu)

  Zümer / 18 -

 Ahmet Tekin = Onlar sözü dinlerler, onun en güzeline uyarlar! İşte onlar, Allah’ın önerdiği yolda giden kimselerdir. Temiz akıl sahipleri, işte onlardır!

hedâhumullâhu (hedâ-hum allâhu)

  Zümer / 18 -

 Ahmet Varol = Onlar ki, sözü dinler ve en güzeline uyarlar. İşte onlar Allah'ın kendilerini hidayete erdirdikleridir ve onlar akıl sahipleridir.

hedâhumullâhu (hedâ-hum allâhu)

  Zümer / 18 -

 Ali Bulaç = Ki onlar, sözü işitirler ve en güzeline uyarlar. İşte onlar, Allah'ın kendilerini hidayete erdirdiği kimselerdir ve onlar, temiz akıl sahipleridir.

hedâhumullâhu (hedâ-hum allâhu)

  Zümer / 18 -

 Ali Fikri Yavuz = O kullarım ki, (Kur’an’ı) dinlerler sonra da onun en güzelini (en açığını ve kuvvetlisini) tatbik ederler. İşte bunlar Allah’ın kendilerine hidayet verdiği kimselerdir ve bunlar gerçek akıl sahibleridir.

hedâhumullâhu (hedâ-hum allâhu)

  Zümer / 18 -

 Ali Ünal = Onlar ki, herhangi bir söze kulak verdiklerinde, onda daima doğru ve güzel olanı arar ve onu bulduklarında da en güzel şekilde ona tâbi olurlar. Onlardır Allah’ın her bakımdan doğruya ilettiği kutlu insanlar ve onlardır gerçek idrak sahipleri.

hedâhumullâhu (hedâ-hum allâhu)

  Zümer / 18 -

 Bayraktar Bayraklı = Sözleri dinleyip en güzeline uyanları müjdele. İşte Allah'ın doğru yola ulaştırdığı bunlardır. Gerçek akıl sahipleri de bunlardır.

hedâhumullâhu (hedâ-hum allâhu)

  Zümer / 18 -

 Bekir Sadak = (17-18) seytana ve putlara kulluk etmekten kacinip, Allah'a yonelenlere, onlara, mujde vardir. Dinleyip de, en guzel soze uyan kullarimi mujdele. Iste Allah'in dogru yola eristirdigi onlardir. Iste onlar akil sahipleridir.

hedâhumullâhu (hedâ-hum allâhu)

  Zümer / 18 -

 Celal Yıldırım = Onlar ki, sözü dinlerler, onun en güzeline uyarlar. İşte Allah'ın doğru yola eriştirdiği bunlardır. Ve işte akıl sahipleri de bunlardır.

hedâhumullâhu (hedâ-hum allâhu)

  Zümer / 18 -

 Cemal Külünkoğlu = (17-18) Şeytani güçlere kulluk etmekten kaçınıp gönülden Allah'a yönelenlere bir müjde vardır. (Ey Resulüm!) O halde sözü dinleyip sonra da en güzelini tatbik eden kullarıma bu müjdeyi ver! İşte Allah'ın doğru yola ilettiği kimseler onlardır. Gerçek akıl sahipleri de onlardır.

hedâhumullâhu (hedâ-hum allâhu)

  Zümer / 18 -

 Diyanet İşleri (eski) = (17-18) Şeytana ve putlara kulluk etmekten kaçınıp, Allah'a yönelenlere, onlara, müjde vardır. Dinleyip de, en güzel söze uyan kullarımı müjdele. İşte Allah'ın doğru yola eriştirdiği onlardır. İşte onlar akıl sahipleridir.

hedâhumullâhu (hedâ-hum allâhu)

  Zümer / 18 -

 Diyanet Vakfi = (17-18) Tâğut'a kulluk etmekten kaçınıp, Allah'a yönelenlere müjde vardır. (Ey Muhammed!) Dinleyip de sözün en güzeline uyan kullarımı müjdele. İşte Allah'ın doğru yola ilettiği kimseler onlardır. Gerçek akıl sahipleri de onlardır.

hedâhumullâhu (hedâ-hum allâhu)

  Zümer / 18 -

 Edip Yüksel = Onlar ki sözü (kavl) dinlerler ve en güzeline uyarlar. Onlar, ALLAH'ın yol gösterdiği kimselerdir. Onlar akıl sahipleridir

hedâhumullâhu (hedâ-hum allâhu)

  Zümer / 18 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Onlar ki sözü dinlerler, sonra da en güzelini tatbık ederler, işte onlar Allahın kendilerine hidayet verdiği kimselerdir ve işte onlardır o temiz akıllılar

hedâhumullâhu (hedâ-hum allâhu)

  Zümer / 18 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = onlara ki, sözü dinler, sonra da en güzelini uygularlar. İşte onlar Allah'ın kendilerine hidayet verdiği kimselerdir, işte temiz akıllılar da onlardır.

hedâhumullâhu (hedâ-hum allâhu)

  Zümer / 18 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = O kullarımı ki, onlar sözü dinlerler, sonra da en güzeline uyarlar. İşte onlar, Allah'ın kendilerine hidayet verdiği kimselerdir. İşte temiz akıllılar da onlardır.

hedâhumullâhu (hedâ-hum allâhu)

  Zümer / 18 -

 Gültekin Onan = Ki onlar, sözü işitirler ve en güzeline uyarlar. İşte onlar, Tanrı'nın kendilerini hidayete erdirdiği kimselerdir ve onlar, temiz akıl sahipleridir.

hedâhumullâhu (hedâ-hum allâhu)

  Zümer / 18 -

 Harun Yıldırım = O kullarımı ki, onlar sözü dinlerler,sonra da en güzeline uyarlar. İşte onlar, Allah'ın doğru yola ilettiği kimselerdir. Gerçek akıl sahipleri de onlardır.

hedâhumullâhu (hedâ-hum allâhu)

  Zümer / 18 -

 Hasan Basri Çantay = (O kullarım ki) onlar söze (dikkatle) kulak verirler de onun en güzeline uyarlar. İşte bunlar Allahın kendilerine hidâyet etdiği kimselerdir, işte bunlar temiz akıl saahibleri olanların ta kendileridir.

hedâhumullâhu (hedâ-hum allâhu)

  Zümer / 18 -

 Hayrat Neşriyat = Onlar ki, sözü dinlerler de onun en güzeline uyarlar. İşte onlar, Allah’ın kendilerine hidâyet verdiği kimselerdir ve işte onlar, (gerçek) akıl sâhiblerinin ta kendileridir.

hedâhumullâhu (hedâ-hum allâhu)

  Zümer / 18 -

 İbni Kesir = Onlar ki; sözü dinlerler de, en güzeline uyarlar. İşte bunlar; Allah'ın kendilerini hidayete eriştirdiği kimselerdir. Ve işte bunlar; akıl sahiblerinin kendileridir.

hedâhumullâhu (hedâ-hum allâhu)

  Zümer / 18 -

 Kadri Çelik = Onlar, sözü işitirler ve en güzeline uyarlar. İşte onlar, Allah'ın kendilerini hidayete eriştirdikleridir ve onlar temiz akıl sahipleridir.

hedâhumullâhu (hedâ-hum allâhu)

  Zümer / 18 -

 Muhammed Esed = (şu) söylenen her sözü (dikkatle) dinleyen ve onların en güzeline uyan (kullarım)a: (çünkü) Allah'ın hidayetine mazhar olanlar onlardır ve onlar (gerçek) akıl iz'an sahipleridir!

hedâhumullâhu (hedâ-hum allâhu)

  Zümer / 18 -

 Mustafa İslamoğlu = O kullar ki, sözün tamamını dinlerler ve en güzeline uyarlar: İşte Allah'ın kendilerine doğru yolu gösterdiği kimseler bunlardır; ve işte onlar, akletme yetilerini kamil manada kullananlardır.

hedâhumullâhu (hedâ-hum allâhu)

  Zümer / 18 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = O kimseler ki sözü dikkatle dinlerler, sonra onun en güzeline tâbi olurlar. İşte onlar o kimselerdir ki, onları Allah hidâyete erdirmiştir. Ve işte selim akıllara sahip olanlar da ancak onlardır.

hedâhumullâhu (hedâ-hum allâhu)

  Zümer / 18 -

 Ömer Öngüt = O kullarım ki, sözü işitip de onun en güzeline uyarlar. İşte bunlar Allah'ın kendilerine hidayet ettiği kimselerdir. İşte bunlar öz akıl sahiplerinin tâ kendileridir.

hedâhumullâhu (hedâ-hum allâhu)

  Zümer / 18 -

 Şaban Piriş = Onlar, sözü dinleyip en güzeline uyarlar. Onlar, Allah’ın kendilerine doğru yolu gösterdiği kimselerdir. Onlar, sağduyu sahibi olanlar onlardır.

hedâhumullâhu (hedâ-hum allâhu)

  Zümer / 18 -

 Sadık Türkmen = Onlar sözü dinlerler, onun en güzeline uyarlar! İşte onlar, Allah’ın önerdiği yolda giden kimselerdir. Temiz akıl sahipleri, işte onlardır!

hedâhumullâhu (hedâ-hum allâhu)

  Zümer / 18 -

 Seyyid Kutub = Onlar ki, sözü dinler ve onun en güzeline uyarlar. İşte onlar, Allah'ın kendilerini doğru yola ilettiği kimselerdir. İşte onlar akıl sahipleridir.

hedâhumullâhu (hedâ-hum allâhu)

  Zümer / 18 -

 Suat Yıldırım = (17-18) Tağuta ibadet etmekten kaçınıp gönülden Allah’a yönelenlere müjdeler var! O halde sözü dinleyip sonra da en güzelini tatbik eden kullarımı müjdele! İşte onlardır Allah’ın hidâyetine mazhar olanlar ve işte onlardır akl-ı selim sahibi olanlar.

hedâhumullâhu (hedâ-hum allâhu)

  Zümer / 18 -

 Süleyman Ateş = Sözü Kur’ân’ı ve sünneti dinleyip, kendilerine emredilenlerin en güzelini, en faziletlisini tercih edip uygulayanları, konuşmaları, hikmetli sözleri dinleyip en iyisini, en doğrusunu benimseyenleri müjdele. İşte onlar, Allah’ın kendilerini doğru yola ilettiği kimselerdir. Onlar, işte onlar akıl ve vicdan sahibi kimselerdir.

hedâhumullâhu (hedâ-hum allâhu)

  Zümer / 18 -

 Tefhim-ul Kuran = Onlar ki, sözü dinler ve en güzeline uyarlar. İşte onlar Allah'ın kendilerini hidayete erdirdikleridir ve onlar akıl sahipleridir.

hedâhumullâhu (hedâ-hum allâhu)

  Zümer / 18 -

 Ümit Şimşek = Ki onlar, sözü işitirler ve en güzeline uyarlar. İşte onlar, Allah'ın kendilerini hidayete erdirdiği kimselerdir ve onlar, temiz akıl sahipleridir.

hedâhumullâhu (hedâ-hum allâhu)

  Zümer / 18 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Onlar ki, sözü dinler de en güzeline uyarlar. İşte bunlardır, Allah'ın kılavuzladıkları; işte bunlardır, akıl ve gönül sahipleri.

hedâhumullâhu (hedâ-hum allâhu)

  Zümer / 18 -

 İskender Ali Mihr = Onlar, sözü işitirler, böylece onun ahsen olanına tâbî olurlar. İşte onlar, Allah’ın hidayete erdirdikleridir. Ve işte onlar; onlar ulûl’elbabtır (daimî zikrin sahipleri).

hedâhumullâhu (hedâ-hum allâhu)

  Zümer / 18 -

 İlyas Yorulmaz = Onlar sözü dinlerler ve sözlerin en güzeline uyarlar. İşte Allah’ın doğru yola ilettiği kimseler ve akılarını kullananlar bunlardır.